Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler

17–32 / 730 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Ağrıyan Yazar: Sadık Yemni 1,00 

    Sadık Yemni’den nadir rastlanan özgünlükte, okurken sizi soluksız bırakacak distopik bir roman.

    İnsanlık tarihi boyunca Ağrı Dağı’nda saklı duran muhteşem bir sistem, bir casus uydu tarafından keşfedilir. Dünya medyaları durumu ‘Nuh’un Gemisi Bulundu, Ağrı Dağı’nda Bir UFO Kalıntısına Erişildi, Yabancı Zekâların Kadim İstilası’ gibi kitlesel heyecan yaratmaya yönelik başlıklarla verir.

    Uluslararası bir teknik ekip bölgede araştırma yapmaya başlar. Bir şeyler ters gider ve dünya düzeni kökünden değişir. Belirli aralıklarla tüm dünya insanımsı ve tuhaf varlıkların istilasına uğrar. Bu küresel çaptaki akıl almaz yıkımı New York, Paris, Berlin ve İstanbul’da bütün açıklığıyla hissederiz.

    Sarp Sapmaz adlı kahramanımız rasgele seçilmiş beş kişiyle Ağrı’ya doğru yola çıkar. Sözüm ona Antalya’dan başlayan yolculuk boyunca akıl almaz olaylarla karşılaşırlar. Dünyanın durumu da iyiden iyiye kötüleşmektedir.

    Dünya yaşamına dalgalar halinde darbe indiren kaynak nereden beslenmektedir?
    Bu ortamda gezegen ölçeğinde oyun kurabilen merciler kimlerdir?
    Kara Külah adlı mega kuruluşun bu felaketteki payı nedir?

    Sadık Yemni’den nadir rastlanan özgünlükte, okurken sizi soluksız bırakacak distopik bir roman.

  • Ahmet Ferdi – Bir Kış Gecesi Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Kavuşamayan âşıklardan geleneksel aileye, mezarından kalkıp gelenlerden ölü gibi yaşayanlara uzanan çok sesli, çok renkli öyküleri kulağımıza fısıldıyor Suat Derviş. Bağırmadan, acele etmeden anlattıkları bazen korkudan tüylerimizi ürpertirken bazen heyecanlı bir oyunun içine çekiyor.

    Dinamik ama sakin anlatımıyla kendine has bir dil yaratan öncü yazar Derviş’in on üç öyküden oluşan kitabı 1923 Osmanlı Türkçesi basımından sonra ilk kez Latin alfabesiyle Türkçede okurla buluşuyor

    “Onu nasıl sevdiğimi, neden sevdiğimi öğrenmek mi istiyorsun!.. Sana uzun uzadıya, o zamanki hislerimi tahlil etmeden, yalnız şunu söyleyeceğim. O güzeldi… Ben de, sanatkârdım. O yeni ve genç, ben yıpranmış ve ihtiyardım…”

  • Akademik Bir Yaşam İçin Anahtar Kelimeler Yazar:

    Üniversite: Bu adın kendisi bilgiyi, kültürü ve bu asli kurumun özündeki alabildiğine evrensel kapsama amacını akla getiriyor.
    Özgürce sorgulamanın ve özgür bir toplumun kaleleri, toplumsal dönüşümün ve ekonomik kalkınmanın motorları, ulvileştirici
    tefekkürün ve yaratımın dışa kapalı bahçeleri olan üniversiteler, geçmişin hikmetini ve geleceğin umudunu taşıyorlar. Ya da taşıyorlar
    mı acaba?
    Princeton Üniversitesi’nde İnsan Bilimlerinde Disiplinlerarası Doktora Programı altında verilen “Disiplinlerarasılık ve
    Disiplin Karşıtlığı” başlıklı derste bir grup doktora öğrencisi ve öğretim üyesi tarafından ortaklaşa yazılmış bu eleştirel sözlükçe,
    akademik yaşama özgü elli sekiz terimi hem egoları hem de vicdanları rahatsız edecek tarzda tanımlıyor. “Akademi”den “uğraş”a
    “kanon”dan “meslektaş değerlendirmesi”ne, “disiplin”den “metodoloji”ye kadar uzanan bu kitap, modern disipliner yaşamın insanı
    çoğu zaman aptallaştıran yapılarını irdeliyor, “bilgi üretimi”ne kölece adanmanın düşüncenin düşmanı olduğunu ileri sürüyor.
    Oyunbaz ve kara mizahi bir dili, tutkulu ve derin bir eleştirel bakışı olan bu kitap öğretim, araştırma, teori, pratik ve
    akademik eğitime dair zorlu soruları gündeme getiriyor. Sonundaysa, ABD’nin akademik siperlerinden, okunmasında fayda olan bir
    harekat raporu çıkıyor. Bizde de muhakkak tartışma doğuracak, kâh eleştirel kâh ironik bir müdahale.

  • Aksaray’dan Bir Perihan Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Bizi çirkinleştiren veya utandıran şeyleri düşünmemek en hayırlısı değil miydi?

    Perihan, Aksaray’da yetişmiş, kaba, sınıf atlama hevesi içinde olan ve bu sınıf atlama çabasını eşi Nuri ile para üzerinden gerçekleştiren bir kadındır. Nuri ise saraylı bir aileden gelen, Perihan’ın kontrolünde yaşayan, hiçbir şeye ses çıkarmayan, her türlü ahlaksız davranışı bile kabul eden bir adamdır. Perihan bu yolda her türlü davranışı mübah görmekte ve eşine de bu konuda sürekli telkinler vermektedir.

    Gece Postası‘nda tefrika edilen Aksaray’dan Bir Perihan‘da Suat Derviş, Perihan karakteri üzerinden zenginleşen, ama bir taraftan da yozlaşmakta olan toplumu eleştirir.

  • Alengirli Şiirler Yazar: Ali Lidar 1,00 

    “Ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
    Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
    Sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
    İşin yoksa çiçek al, saç tara, parfüm sık
    Küsmesi, barışması, ayılması, bayılması
    Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması”

    Eski türk filmlerinden apartman boşluklarına, ihtimallerden imkânsızlıklara, parklardan çıkmaz sokaklara, Ottawa’dan Eskişehir’e bir yolculuk. Anneler, babalar, kuşlar, trenler, eski sevgililer ve elbette atlar da dâhil işin içine…

    Kendisi her ne kadar üvey evlat muamelesinde bulunsa da şiirlerine, birçoğumuz Ali Lidar’ı samimi dizeleriyle tanıyıp sevdi. Tesirsiz Parçalar’da denemelerini okuduğumuz Tepebaşı Dükü, toplum artık hazırsa, uzun zamandır beklediğimiz şiirleriyle karşınızda! Aman dikkatli okuyun, gözünüze toz kaçmasın…

  • Algının Fenomenolojisi Yazar: Maurice Merleau-Ponty 1,00 

    20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.

    “Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”

    – Maurice Merleau-Ponty

    “Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (…) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı…”

    – Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”

  • Altın Göl ( 12 yaş+) Yazar: Pınar Göçer 1,00 

    Güneş her doğuşunda, ışıkları aracılığıyla umutlarını da yansıtır üzerimize. Hiç ummadığımız anda yeni bir hayat kapımızı çalıverir. Beraberinde yeni bir ev, yeni dostlar, farklı meşguliyetler çıkagelir. Hatta nefesimizi kesen bir aşk da bulabiliriz karşımızda. Yeter ki kaygılarımızı ulaşılması en zor raflara kaldırabilelim ve sabredip, sıramızı bekleyelim.

    Sinem, babasından kalan eski evdeki hissesini, ağabeyinin eşi Banu’ya satar. Banu, evi en çok çocukları Kayra ve Cansu ile eşi ressam Selim için istemiştir. Yeni yuva Kayra’nın yaratıcı yönünün ortaya çıkmasına vesile olur. Çünkü tesadüf eseri, aynı yerde atölyesi bulunan tasarımcı Hayrettin Şanlı ile tanışmıştır. Güzeller güzeli Cansu’nun, geleceğiyle alakalı doğru tercihi ararken kafası karışır. Ebru ve Murat’la karşılaşmak ise iki kardeşin kalplerinin çarpmasına sebep olur.

    Hep birlikte Altın Göl’de sanat eseri hırsızlarının peşinde unutamayacakları bir macera da yaşayacaklardır

  • Amatka Yazar:

     

    Dille şekillenen bir dünyada geçen, Margaret Atwood ve Ursula K. Le Guin geleneğinde bir çıkış romanı.

    Vanja, şehir hakkında bilgi toplamak için kış kolonisi Amatka’ya gönderilir. Amatka’ya adım atar atmaz bazı tuhaflıkları fark etmeye başlar: İnsanlar garip davranıyorlardır ve şehir sakinleri hükümet karşıtı düşüncelere karşı izlenmektedir.

     

    Amatka’da kısa bir süre kalmayı planlayan Vanja, ev arkadaşı Nina’ya aşık olunca ziyaretini uzatmaya karar verir. Burada, koloninin tehlike altında olduğunu ve hükümetin bunu halkından gizlediğini öğrendiğinde kendi araştırmasına başlayacak ve kendini büyük bir tehlikenin içinde bulacaktır.

     

    Amatka’nın distopik dünyasında insan dilinin gerçekliği değiştirme gücü vardır. Objeler, binalar ve geri kalan her şey sürekli isimlendirilip bu isimler tekrar edilmezse yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Baskıcı bir kolonide kısılı kalan Vanya’nın da lisanı kullanarak kendini özgür kılmayı arzulaması gerçekliği bile tehdit edecektir.

     

    Zeplin’in İsveçli yazarı Karin Tidbeck ilk romanı Amatka’yla 1984’ü andıran bir dünya yaratıp toplum kontrolü, değişim korkusu, dilin gücü ve devrimler üzerine sembollerle dolu politik bir masal anlatıyor.

     

    Amatka harika bir kısa hikâye yazarının daha da harika bir romancı olduğunu ortaya koyuyor.”

    -Jeff Vandermeer

     

    “Bu kitabı kesinlikle almalısınız.” -Ann Leckie

  • American Tabloid Yazar: James Ellroy 1,00 

    “Amerika Asla Masum Olmadı”

    James Ellroy’un 1995 Time Yılın Romanı Ödülü’nü alan kült kitabı “American Tabloid” nihayet Türkçe’de!

    Kennedy nasıl başkan oldu, kimler tarafından, niçin öldürüldü? Derin devletin kirli çamaşırları sayfaları dolduruyor.

    ABD tarihinin en önemli dönemlerinden birini masaya yatıran Ellroy, hardcore üslubuyla okurları büyüleyecek.

  • Amerikan Tanrıları Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Yayımlandığı anda çoksatan listelerine giren, Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazanarak zoru başaran Amerikan Tanrıları, bu kez yazarın tercih ettiği metinle karşınızda. Kitabın onuncu yılı için hazırlanan bu özel çalışma, sadece yeni önsöz ve sonsözlerle değil, metne yapılan eklemelerle de genişletildi ve Neil Gaiman’ın hayal gücünü gözler önüne seren bu başyapıtın benzersiz bir edisyonu ortaya çıktı. Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına en masum tanımla “esrarengiz” denilebilecek Bay Çarşamba oturur. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. “Artık Gölge on yaş daha yaşlı. Amerika da öyle. Ve Tanrılar beklemede.”

  • Amerikan Tanrıları ( Ciltli) Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Amerikan tanrıları geri döndü!

    Yayımlandığı anda çoksatan listelerine giren, Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazanarak zoru başaran Amerikan Tanrıları, bu kez yazarın tercih ettiği metinle karşınızda. Kitabın onuncu yılı için hazırlanan bu özel çalışma, sadece yeni önsöz ve sonsözlerle değil, metne yapılan eklemelerle de genişletildi ve Neil Gaiman’ın hayal gücünü gözler önüne seren bu başyapıtın benzersiz bir edisyonu ortaya çıktı.

    Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına en masum tanımla “esrarengiz” denilebilecek Bay Çarşamba oturur. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.”Artık Gölge on yaş daha yaşlı. Amerika da öyle. Ve Tanrılar beklemede.”

  • Anansi Çocukları Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi’nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor.

    Her şey Şişko Charlie’nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de…

  • Anayurt (Drizzt Efsanesi 1. Kitap) Yazar: R. A. Salvatore 1,00 

    New York Times çoksatanı bu kitapta, fantastik edebiyatın en sıradışı karakterlerinden birinin hikâyesi anlatılmaya başlanıyor. Bu kara elfin yaşadığı yerin altındaki daha da karanlık dünyasında geçen macerası sizi benzersiz bir yolculuğa davet ediyor. “Mevki benim toplumumun çelişkisidir, iktidar düşkünlüğü içindeki iktidarımızın kısıtlanmasıdır. İktidar ihanetle kazanılır ve iktidara sahip olana karşı ihanete davetiye çıkarır. Menzoberranzan’ın en kudretlileri, günlerini sırtlarına saplanacak hançere karşı arkalarını kolaçan ederek geçirirler. Ölümleri ise çoğunlukla önlerinden gelir.” Drizzt Efsanesi bu kitapla başlıyor!

  • Andromeda Nebulası Yazar:

    “Ivan Yefremov, modern bilimkurgunun nasıl yazılması gerektiğini gösterip Sovyet bilimkurgusunun altın
    çağını başlattı.” –Boris Strugatski
    Aynı zamanda bir biliminsanı olan Ivan Yefremov, Sovyet Rusya’da bilimkurgu edebiyatının öncülerinden biri.
    Başta Strugatski Kardeşler olmak üzere birçok Sovyet yazara ilham veren ve onlara yol gösteren belki de en
    önemli yazar.
    Andromeda Nebulası da sosyal içeriği ve Yefremov’un sahip olduğu bilimsel bakış açısıyla ilk modern Sovyet
    bilimkurgusu olarak kabul ediliyor.
    Kimsenin aç kalmadığı, fakirliğin yok olduğu, sınıf ayrımının ortadan kalktığı, insanların potansiyellerinin
    zirvelerine ulaşmak için tüm imkânlara sahip oldukları klasik bir komünist ütopya anlatısı Andromeda
    Nebulası. Zamanın bilimsel gelişmelerini sonuna kadar kullanmakla kalmayıp geleceğin toplumları hakkında
    çağdaşı bilimkurguların ötesinde şeyler söylemeyi de beceren, bunu yaparken macera dolu bir hikâye anlatmayı
    ihmal etmeyen bir kitap.

  • Anılar, Paramparça Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Tefrikalarda kalmış yüzlerce yazısı arasından titizlikle seçilen metinlerde ilk kez Suat Derviş kendi hayatını anlatıyor. Refah içinde başlayan bir hayatın değişimi, ailenin bilinmeyen tarihçesi, saklanan sırlar ve unutturulmaya çalışılan gerçekler…

    Gazete yahut dergi ciltleri arasında, birbirine, bir bütün olmaya belki de hasret metinler nihayet yan yana. 1939’da Son Posta’da tefrika edildiği günden bugüne hiçbir kaynakta adı geçmeyen Berlin hatıratından Sovyetler yazılarına, iki-üç sefer niyetlenip ancak çocukluk yıllarını yazabildiği hayat hikâyesinden ömrünce yapılmış röportajlardan seçmelere Suat Derviş’in yaşadıkları yazdıklarıyla gün yüzüne çıkıyor. Suat Derviş’in kardeşi Ruhi Dervişoğlu’nun oğlu Bülend İsmail Dervişoğlu’nun kaleme aldığı “Derviş Ailesi Tarihi” de bu kitap sayesinde okurla buluşuyor.

    “Suat Derviş bu defa paramparça, bölük pörçük de olsa anılarıyla, hayatıyla kendi kaleminden çıkmış şekliyle karşınızda. Her zamanki gibi onu yok sayan, unutturmak isteyen, başarılarının ve emeğinin üstüne bir perde-i nisyan çekmeye yeltenenlere kendinden emin, güçlü ve mağrur bakıyor.”

    Serdar Soydan

  • Ankara Mahpusu Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Şehir, sokaklarda sürünenler, köprü altında yatanlar, arsalarda, oyuklarda, kovuklarda tüneyenler… binlerce biçare, binlerce sefille doluydu. Bu tıklım tıklım şehrin tek insanları, yalnız insanları nereye giderler, onu kimse bilmezdi.

    Vasfi, tıp fakültesinde okurken mahallesindeki Zeynep adlı kıza âşık olur. Gözü Zeynep’in aşkından başka bir şey görmeyen Vasfi, Zeynep’in büyük amcasıyla evlenmesinin ardından yıkılır. Zeynep’e toz kondurmayan Vasfi, bir gün kuzeninin Zeynep’in foyasını ortaya çıkarmak için kumpas kurduğunu öğrenince, Zeynep için hiç tereddütsüz, düşünmeden kuzenini öldürür. Uzun yıllar süren hapis hayatından sonra Vasfi, yeniden hürriyetine kavuşur ve insanlar arasında kendine bir yer bulmaya çalışır. Tutunacak hiçbir şeyi olmayan Vasfi’nin artık ne parası ne kalacak bir yeri ne de kimsesi vardır. Vasfi’ye ait tek yer sokaklardır…

    Suat Derviş’in 1957 yılında Fransa’da yayımlanan ilk Türk romanı olma özelliği taşıyan ve Türkiye’de “Zeynep İçin” adıyla yayımlanan romanı Ankara Mahpusu ismiyle Türkiye’de ilk kez 1968 yılında yayımlanır. 18 dile de çevrilen bu eserinde Suat Derviş, bir aşk için hürriyetinden vazgeçen Vasfi üzerinden umudun, özgürlüğün öyküsünü kaleme alır. Ayrıca yıkılan bir imparatorluğun yerine kurulan yeni bir sistem içinde kendine yer bulamayan insanların hikâyesinin düşündürücü portresini de çizer Suat Derviş. Yazar, diğer eserlerinden farklı olarak ilk kez bu eseriyle umuda ve mutluluğa göz kırpar.

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları