Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler

4 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Baudelaire Yazar: Jean Paul Sartre 1,00 

    ‘Hak ettiği gibi yaşayamadı.’ Baudelaire’in yaşamı, bu teselli edici sözün görkemli bir örneği gibi görünüyor. Kuşkusuz ne bu anneyi, ne ömür boyu katlandığı bu rahatsızlığı, ne bu vasi mahkemesini, ne bu cimri metresi ne de bu frengiyi hak etmişti. Hele erken ölümünden daha haksız ne olabilir ki? Ancak, düşününce, bir kuşku beliriyor insanda: Çünkü Baudelaire’in kendisini de incelersek, o da kusursuz ve görünüşe bakılırsa çelişkisiz değil: bu yoldan çıkmış adam bir daha geri dönmemecesine, en bayağı ve en keskin ahlâkı benimsemiş; bu ince ruhlu kişi en sefil fahişelerle düşüp kalkmıştır.”

    -Jean-Paul Sartre-

  • Komik Edebi Türler – Parodi, Satır ve İroni Yazar: Oğuz Cebeci 1,00 

    “Türk edebiyat eleştirisinde, ‘komik edebi türlere’ yönelik kapsamlı bir çalışmanın kaleme alınmamış olması, ironik ve parodik yapılara dayanan modern ve postmodern yapıtların değerlendirilmesinde ciddi sorunlar yaratmaktadır.

    ‘İroni’ kavramının ve tekniklerinin yeterince tanınmaması, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi ‘ironik yazarlar’ın kapsamlı bir biçimde değerlendirilmesinin önüne geçmiş hatta çoğu zaman yanlış değerlendirilmelerine yol açmıştır. ‘Parodik ve satirik’ yapılara ilişkin bilgi yokluğu da benzer sorunlara neden olmuş, özellikle çağdaş roman okumalarında karşımıza çıkan postmodern tekniklerin ele alınmasında kullanılacak bazı ‘kavramsal araçlar’, Türk edebiyat eleştirisinde tümüyle göz ardı edilmiştir. Bilgi ve kaynak yokluğunun salt eleştiri için bir sorun ürettiğini düşünmek saflık olur, aynı zamanda yazar ve okurlar için de ciddi yoksullaşmalara yol açan bir olgudur bu. İşte tüm bu güçlükleri aşmanın yolu kuşkusuz konuyu enine boyuna analiz eden çalışmaların yazılması ve yayınlanmasıdır.”

    Oğuz Cebeci, Komik Edebi Türler: Parodi, Satir ve İroni’de hem yukarıda değinilen güçlüklerin üstesinden gelmemize katkı sağlayacak biçimde komik edebi türlerin kapsamlı bir analizini yaparak bu türlere ilişkin bütünlüklü bir tanım sunmakta hem de teorik araçların yapıt analizinde nasıl kullanılacağını mükemmel bir biçimde örnekleyerek eleştiri literatürümüz açısından “dönüştürücü” olacağına inandığımız bir müdahalede bulunmaktadır…

  • Orhan Pamuk Edebiyatında Tarih ve Kimlik Söylemi Yazar: Zafer Doğan 1,00 

    Orhan Pamuk Edebiyatında Tarih ve Kimlik Söylemi, Türkiye’deki kimlik sorunlarının Orhan Pamuk’un eserlerinde hangi söylem biçimleriyle ifade edildiğini edebiyat ve tarihin kesiştiği bir eksende incelemeyi hedefleyen ve sadece içerdiği kavramsal zenginlik açısından değil, yöntemindeki tutarlılık ve berraklık açısından da “Orhan Pamuk incelemeleri” arasında özel yeri olan bir kitap.

    Disiplinlerarası bir yaklaşımın zenginliğini ve derinliğini barındıran çalışmasında Zafer Doğan ulusal alegori, merkez-taşra ve Doğu-Batı karşıtlığının yarattığı gerilim, modernleşme ve gelenek gibi Türk edebiyatının hep merkezinde yer almış izleklerin Orhan Pamuk edebiyatında nasıl ele alındığını inceliyor; başlı başına, “Bir edebiyat yapıtına nasıl bakmalıyız?” sorusunun yanıtını veriyor.

    “Gelenek, hafıza ve onun şimdiyle nasıl bir ilişki kurabileceği üzerine yaratıcı bir şekilde kafa yoranlar geleneğe en yakın ya da Batılılaşma etkisine en uzak kesimlerin içinden değil, bizzat Orhan Pamuk gibi bu etkiye en açık olanların içinden çıkar. Orhan Pamuk, cumhuriyetin ilk yıllarındaki, gelenekten elini eteğini çekerek modern olunabileceğini düşünen aydınlardan farklı olarak böyle bir şeyin ancak kültürel bir çoraklığa yol açabileceğini sezmiş; bu nedenle de tasavvuf ve klasik Şark eserlerinden olabildiğince yararlanmıştır. Üstelik bunu edebiyat geleneğimizin pek aşina olmadığı ve yadırgadığı estetik edebi biçimleri kullanarak yapmıştır. Onun bu tavrı Doğucu ve milliyetçi reflekslerin öngördüğü “geleneğin dirilişi” için yapılan gelenek sahipçiliğinden mantık olarak farklıdır. Bu tür bir yerelcilik tutumunu benimsemez. Geleneği yararlanabileceği bir kumaş dolabı gibi açıp, o kumaşları kesip biçerek yeni bir elbise diken terzi gibidir. Kısacası geleneği modernleştiren bu tutum, çorak ve renksiz bir küresel modernliğin de, gelenekçi sığ bir yerelciliğin de ötesine geçer. İşte Orhan Pamuk’un bu konumu, Doğu Batı arasındaki gri, muğlak alanda rahatça dolaşabilmesine imkân tanır. Bu konum, aynı zamanda onu medeniyetlerin çatışmasından doğan endişe ve huzursuzluğu anlamaya sevk eder.”

  • Yıldızları Seyreden Kadın: Suat Derviş Edebiyatı Yazar: Kolektif 1,00 

    “Suat Derviş 1920’lerden 1970’lere kadar durmadan yazmış; öyküler, romanlar, gazete yazıları, röportajlar ve edebiyat eleştirileri bırakmış ardında. Siyasi görüşleri ve bireysel duruşuyla da özgür ve özgün bir kadın Suat Derviş. Bu denli üretken bir yazarın ve cesur bir kadının hafızalardan tamamen silinmiş olduğu düşünülemez elbette…”

    Günseli Sönmez Işık tarafından yayına hazırlanan Yıldızları Seyreden Kadın – Suat Derviş Edebiyatı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin düzenlediği 3. Kadın Yazarlar Sempozyumu’nda yapılan sunumlardan bir seçki. Türk edebiyatında hak ettiği yere kavuşamamış bir ismin edebi dünyasını bütün yönleriyle ele alan çalışma, hem Suat Derviş’in yapıtlarını severek takip eden okurlar hem de araştırmacılar için bir başvuru kitabı niteliğinde.