Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler

9 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Abdalın Bir Günü Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Abdalın Bir Günü, geleneksel edebiyat içerikleriyle modern edebiyat biçimlerini buluşturan, çok katmanlı, deneysel bir roman. Sözlü anlatı geleneğinin modern bir ûslpla harmanlandığı, geleneksel içeriklerin modern biçimlerle yeniden üretildiği Abdalın Bir Günü’nde Uzun, ünlü dengbej, Evdalé Zeyniké’nin trajik yaşamını tek bir günde toplayarak, nesnel zamanı öznelleştirip, bir günü tüm yaşamın özeti haline getirerek, ustalıkla betimliyor.

    “Mehmed Uzun’un romanları günümüzde yazılan en iyi romanlardır. Edebiyata yeni olanaklar getirmiş, birçok ülkede de bu romanlar çok sevilmiştir.” Yaşar Kemal

    Mehmed Uzun, bir Kürt, dünyanın en büyükleri arasında yer alan bir yazar… Dili olağanüstü sade ve yoğun, etkisinden kurtulmak olanaksız. Olav Egil Aune, Norveç

  • Batı Kanonu Yazar: Harold Bloom 1,00 

    Önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Harold Bloom, yayımlandığı günden beri bir mihenk taşı olarak kabul edilen bu eserinde, Batı edebiyat dünyasındaki Kanon’un merkezine koyduğu Shakespeare’den yola çıkarak yaratıcı edebiyatı derinlemesine bilmek ve kavramak için okurlara çağrıda bulunuyor. Bunu yaparken, odağa aldığı Shakespeare’in yanına Dante, Chaucer, Cervantes, Montaigne, Moliére, Milton, Johnson, Goethe, Wordsworth, Austen, Whitman, Dickinson, Dickens, George Eliot, Tolstoy, Ibsen, Freud, Proust, Joyce, Woolf, Kafka, Borges, Neruda, Pessoa ve Beckett’ı ekliyor.

    Batı Kanonu, edebiyat dünyasını etkileyen yazarların Bloom tarafından listelenmesinden ibaret değil sadece; edebiyatın bize, yaşamlarımıza değen kısımlarının tanımlanmasına, edebiyattan kendimize, tarihimize bakmamıza da olanak sağlayan bir eser. Her şeyden önce iflah olmaz bir edebiyatsever olan Bloom, bu çalışmasında Kanon’a geniş bir pencere açıyor ve bu sayede, Batı Kanonu’nu iyi okurların, edebiyatseverlerin ve edebiyat eleştirisi okumak isteyenlerin başucu kitabına dönüştürüyor. Böylece yıllardır çeşitli akademik tartışmalarla yön verilmeye çalışılan Kanon’un gediği kapanıyor ve bize de, hem tarihsel hem de edebi anlamda iyi düzenlenmiş bir kitabın peşinden gitmek kalıyor.

    “Bloom’un yorumlarını okumak, klasik yazarları şimşeklerin ışığında okumak gibidir.”

    – M.H. Abrams

    (The Norton Anthology of English Literature editörü, eleştirmen)

  • Dublinesk Yazar: Enrique Vila Matas 1,00 

    Nitelikli yazarların, yayıncıların ve iyi okurların karşılaştıkları zorluklar ile iyi edebiyatın gücünü yitirdiği bir toplumda hayatta kalma mücadeleleri Dublinesk’te buluşuyor.

    “Vila-Matas’ın yazılarının üzerimdeki etkisi muazzamdır. Espri anlayışına, her tür edebiyat hakkında sahip olduğu bilgiye, yazarlara duyduğu şefkate ve edebiyatla ilgili konuları alıp korkusuzca yazılarının bir parçası yapmasına hayran kaldım.”
    -Paul Auster-

    “Modern İspanyol edebiyatında eşi benzeri olmayan bir yazar. Vila-Matas’ın mükemmelliği tartışılamaz bir gerçek.”
    -Roberto Bolano-

    “İspanya’nın en seçkin romancılarından biri.”
    -Rachel Nolan, The New York Times-

    Dublinesk, emekli olmuş ünlü bir edebiyat yayıncısının rüyasıyla başlar: Daha önce hiç ziyaret etmediği bir şehir olan Dublin’dedir ve hava, tutku hatta umutsuzlukla ağırlaşmıştır…

    Uyandığında bu rüya onun için bir takıntı haline gelir ve yayıncılığını yaptığı üç yazarla birlikte James Joyce’un Ulysses’inde Paddy Dignam’ın gömüldüğü mezarlığa gidip orada “Gutenberg Çağı” için bir cenaze töreni düzenler. Fakat bu sırada Samuel Beckett’a tıpatıp benzeyen gizemli bir adamın onu takip ettiğini fark eder…

    Eşsiz edebiyat yolculuğu işte böyle başlar.

    Enrique Vila-Matas, kimi eleştirmenlere göre en iyi yapıtı olan bu dokunaklı romanda, Joyce ile Beckett’ın dünyalarının birleştiği sınırlarda dolaşıyor. Bu benzersiz kitap Vila-Matas’ın naif üslubuyla benzersiz bir okuma vadediyor.

  • Dünyanın Kıyısında Dans Yazar: Ursula K. Le Guin 1,00 

    “Basılan kitapların fikirlerini hiçbir zaman değiştirmemek gibi bir sıkıntıları var,” diyor Le Guin, Dünyanın Kıyısında Dans’ın önsözünde ve “feminizm, edebiyat, seyahat ve sosyal sorumluluk” başlıkları altında topladığı elli metninde modern edebiyattan menopoza, ütopya düşüncesinden rodeoya, aile planlamasından sansüre, J.R.R. Tolkien’den Italo Calvino’ya kadar çeşitli fikirlerini güçlü, kıvrak ve oyunbaz üslubuyla bir araya getiriyor. Kelimelerin kadim büyücüsü Le Guin 1976-1988 arasında yazdıklarıyla, onlarca sene sonra dahi günümüzü doğrudan etkilemeye devam ediyor…

    “…ister sanat, ister bilim, ister teknoloji, ister şirket yönetimi, ister yatağın altını süpürmek olsun, neye yeteneğiniz varsa onu yapmanızı; size sırf bir kadın yaptığı için bunun ikinci sınıf bir iş olduğunu söylediklerinde cehenneme kadar yollarının olduğu yanıtını vermenizi ve eşit işe eşit ücret kazanmanızı umuyorum. Hükmetme ve hükmedilme ihtiyacı duymadan yaşamanızı umuyorum. Hiçbir zaman kurban olmamanızı umuyorum ama başkaları üzerinde erk sahibi olmamanızı da umuyorum. Başarısız olduğunuzda, yenildiğinizde, acı çektiğinizde, karanlıkta kaldığınızda karanlığın sizin yurdunuz, hiçbir savaşın olmadığı ve hiçbir savaşın kazanılmadığı ama geleceğin olduğu, yaşadığınız yer olduğunu hatırlamanızı umuyorum…”

  • Melekler de Ölür Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    Bir yanda “Satırlılar”ın yangın yerine dönüştürdüğü kâbus şehirlerde harca karılan, öte yanda “Deccal”lerin yakıp yıktığı köylerde toprak edilen yaşamlar…

    Melekler de Ölür kiminin bildiği, kiminin bildiğini sandığı birçok yaşanmışlığı iki ana karakterin yaşamından kesitlerle tekrar düşündürten bir şehir ve dönem romanı.

    İlhami Sidar, şiirli diliyle 1990’larda Diyarbakır’da yaşananlara Gülistan’ın, Vedat’ın, arkadaşlarının, ailelerinin yaşadıkları üzerinden bakmamızı sağlıyor, öte yandan ülkenin bir yanı yanarken bir diğer yanında yaşayanların sağır kalma “seçeneği” olduğunu bir kez daha vuruyor yüzümüze; Gülistan’ın ısrarlarıyla İstanbul’dan Diyarbakır’a gelen yazar Nejat Marmara, şehri gördükten sonra Vedat’ın dizelerini aklından çıkaramıyor: “Orda Göbeği çatlıyor şiirin Söylemeye varmıyor dilimiz…”

  • Nar Çiçekleri Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    “Nar Çiçekleri”, Mehmed Uzun’un Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor.
    Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanların dünyasına içerden bir bakış…

    “Mehmed Uzun; savaş ve barışın ünlü olayı. Çobanlardan, prenslerden ve dengbejlerden kalma bir dilin kurtarıcısı.”

  • Sen Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    İnsanın dünya üzerinde “yalnız” kaldığı anlar vardır… Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? “Sen”, acılı, trajik bir yaşamdan, Doğunun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara… Aynı insanın dününü ve bugününü iki farklı üslupla anlatan Uzun, bu ilk romanında insanın zor şartlar altında verdiği yaşam mücadelesini, dayanma gücünün sınırlarını ve Doğu insanının hayata bakış açısını bu manzaranın çerçevesi içine yerleştiriyor.

  • Xewneke Payize – Bir Sonbahar Rüyası Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    Xewn di nav xewnê de, Roman di nav romanê de… Xewneke Payîzê

    Xewneke Payîzê/Bir Sonbahar Rüyası,Kürt Edebiyatının Hafız-ı Şirazî’si Melayê Cizîrî’nin romanı Kırmızı Medrese’nin mistik hücrelerinde başlayan, Hasankeyf’in olağanüstü şiirsel dokusu içinde süren eşsiz bir ruh serüveni Bir Sonbahar Rüyası “aşk”ın romanı…”

    Edîb Ehmed doçentekî navsere yê edebiyata klasîk e. Gava piştî sî saliya xwe di îroniyeke dojehî de fêrî zimanê xwe yê zikmakî dibe dikeve nav cîhana edebiyata kurdî û di wê cîhanê de rastî Melayê Cizîrî tê. Piştî ku dubare sêbare diwana Mela dixwîne û di kûrahiya hest û ramanên wî de ji xwe dibihûre, biryar dide ku xebatek li ser şa’irê nemir bike û ev yek her diçe dibe yekane mebesta jiyana wî.

    Edîb Ehmed şeveke payîzê di rêwîtiyeke hiş de ji dem û wusatê dişiqite û diqevêze gerdûneke din. Di vê gerdûnê de çawa ku Vergilius di rêwîtiyeke hiş de rêbertiya şa’irê Komedyaya Îlahî Dante Alighieri dike, Melayê Cizîrî jî rêbertiya wî dike û wî li Medresa Sor diezmîne. Piştî nimêjeka sibehê Mela berî ku bikeve xewekê, qewdek keval radestî wî dike. Di van kevalan de Mela çîroka xwe vedibêje, çîroka eşqê, çîroka Selma’yê… Xewneke Payizê romana Melayê Cizîrî ye, ango romana eşqê…

  • Yaşlı Rind’in Ölümü Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Yaşlı Rindin Ölümü, Mehmed Uzun’un en kişisel romanı olarak değerlendirilebilir. Ülkesinden kaçan, sonrasında İsveç’e yerleşen ve yazmaya başlayan Serdar ile sınırdaki konaklama köyünde karşılaştığı, birçok dil öğrenip, birçok ülke gezen, sonunda hiç tanımadığı sınır köyüne yerleşen Yaşlı Rind’in hikayesi anlatılır. Usta bir kavalcı olan Yaşlı Rind’in hikayesinin etrafında göçmenlik, sürgünlük, kimlikler, aidiyetler ve ülke özlemi yeni ile eski kuşak arasında tartışılır. Müziğin ve şiirin eksik olmadığı romanda Serdar, Rind’in geçmişini aradıkça kendine de varır ve hayata dair güzergahını belirler.

    “Roman, çok başarılı biçimde, içten bir tutkuyu gözler önüne seriyor. Bunun yanı sıra sürgündeki Kürt aydınlarının yaşam ve mücadelelerine bir ışık tutuyor. Yalın ve canlı yazılmış olan roman otantikliği ve atmosferinin yoğunluğuyla kendisine bağlıyor.”