Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler

11 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Anneannem Bir Film Yıldızı Yazar: Kolektif 1,00 

    Bir film yıldızı olmak, çok güzel olmak, anneanne olmak, hatta inzivaya çekilmek doğayı korumak uğruna savaşmaya engel midir? Tabii ki hayır… İngiltere’de hayatlarını sürdüren Defne ile Can’ın annesiyle babası, çevre bilim uzmanıdır ve bir yıllığına Kuzey Kutbu’na araştırma yapmaya gideceklerdir. Bu süreçte çocuklar, Türkiye’de yaşayan eski film yıldızı anneannelerinin yanına taşınmak zorundadırlar. Anneanne küçük bir sahil kasabasına yerleşmiştir. Çocuklar; anneanneleri, anneannelerinin ablası, yardımcısı, köpeği Zegay ve ördekleri Golden ile küçük bir taş evde yaşarlar. Günleri oldukça hareketli geçer. Doğa harikası kasaba halk plajının, otel yapılarak tahrip edilmesine karşı çıkarlar. Okula giderler. Suçiçeği olurlar. Zeytin hasadına ve ardından yapılan zeytin şenliğine katılırlar.

  • Fil Kadar Küçük Yazar: Jennifer Richard Jacobson 1,00 

    “Filler tehlikeyi sezebilir. Onlar, yaklaşan tsunamiyi ya da depremi önceden hissedebilme kabiliyetine sahiptir. Ne yazık ki Jack bu yeteneğe sahip değildi. Bu yüzden, hayatının tepetaklak olduğu gün, hazırlıksız yakalanmıştı.”

    11 yaşındaki Jack, sabah uyanıp önceki gün annesiyle geldiği kamp alanında yalnız olduğunu fark eder. Akli dengesi yerinde olmayan annesinin daha önce de ortadan kaybolduğunu bilen ve buna alışkın olan Jack, diğer çocukların yapacağı gibi birilerine annesinin kayıp olduğunu haber vermek yerine kendi başının çaresine bakmaya karar verir. Annesini kendi bulacaktır. Bunun için yapması gerekenlerse önce karnını doyurmak, sonra da kamp alanından evine dönmenin yolunu bulmaktır.

  • Hayaletler de Korkar ( Will Moogley Hayalet Ajansı) Yazar: Pierdomenico Baccalario 1,00 

    Milyonlarca gencin gönlüne taht kurmuş Ulysses Moore’un yaratıcısı Pierdomenico Baccalario’dan yepyeni bir seri!!!

    Will Moogley’nin Hayalet Ajansı’na hoşgeldiniz!

    New York’ta Hayalet Ajansı olur da, hayalet avcısı olmaz mı? Moogley Ajansı’nın başı bu kez bir hayalet avcısıyla dertte! Ajansın hayaletleri avcının garip makinesine yakalanma korkusuyla dehşet içinde ne yapacaklarını bilemezken, Will ve Tupper bu konuya bir çözüm bulmak üzere derhal harekete geçiyorlar ama tek dertleri gizemli hayalet avcısı değil. New York’ta bir gökdelen dairesinde tek başına yaşayan bir çocuk ihbarı alan iki sosyal hizmet uzmanı da Will’in peşinde… İki kafadar bu belalardan nasıl mı kurtuluyor? Her zamanki gibi olağanüstü bir plan ile, ancak planı uyguladıklarında neler oluyor bir bilseniz!

    Bunu öğrenmek için sabırsızlanıyor musunuz??

    O zaman bu eğlenceli kitabın tadını çıkarmaya hazır olun!

  • Hırsızlar Sirki: Kıyamet Piyangosu Yazar: William Sutcliffe 1,00 

    “Hem hafif, akıcı hem de bir insan güllesi kadar ağırlığı olan, önemli bir metin… Onu diğerlerinden ayıran keyifli mizahı, muhteşem yan karakterleri (Büyükanne ve Barut) ve başkası yapsa fiyasko olabilecek fakat bu kitabı bir klasik statüsüne çıkaran postmodern dipnotları. Bir sonraki kitap bir an önce gelmeli!” -The Times, Haftanın Çocuk Kitabı

    Hannah’nın sıkıcı, sıkıcı, çok sıkıcı bir hayatı var! Fakat bir gün Armitage Shank’ın Akıl Almaz Sirki şehre gelip de Billy Shank, devesi Narkissos ve sirkin diğer muhteşem ve garip çalışanlarıyla tanışınca Hannah’nın hayatı hiç tahmin edemediği kadar heyecanlı olur. Fakat hiçbir şey göründüğü gibi değildir: Sirk’in yöneticisi ve Billy’nin üvey babası olan Armitage Shank’in zalim planları vardır ve engellenmezse Hannah’nın sıkıcı kasabasında bir felakete yol açabilir. Hannah ve Billy, çok geç olmadan onu durdurmak için bir plan yaparlar… William Sutcliffe’in yazdığı ve David Tazzyman’ın resimlediği Hırsızlar Sirki’ni elinizden bırakamayacak, serinin bir sonraki kitabını heyecanla bekleyeceksiniz.

    William Sutcliffe, yetişkinler için yazdığı kitaplarıyla çoksatan bir yazar. Türkçe çevirisi de yayımlanan, genç-yetişkinler için yazdığı Duvar kitabıyla Guardian Kurgu Ödülü ve Carnegie Medal ödüllerine aday oldu. Hırsızlar Sirki serisini ise 8-12 yaş arası çocuklar için yazdı. Edinburgh’da yaşamaktadır. David Tazzyman, Leicester’da büyüdü, Manchester Metropolitan Üniversitesi’nde okudu ve 1997’de Londra’ya yerleşmeden önce üç yıl boyunca Asya’da seyahat etti. Futbol, kriket, bisküvi, müzik ve çizim yapmayı seviyor. Kerevizi sevmiyor.

  • Kirpi Kız Yazar: Merve Yıldıran 1,00 

    Yolda çok tanıdık gelen bir kirpi görüp “ninane”sinin masallarıyla çocukluğuna doğru bir yolculuğa koyulan Kil, yaşıtları sivilce çıkarırken diken çıkaran bir kızın öyküsüne götürüyor bizi. Kirpi Kız’ın bir bir çıkan dikenleri, daha sonra bulduğu küçük dostunun yardımlarıyla onu terk edecek ve büyütecekti…

    “Yavru Kirpi, uyku nehirlerinde mışıl mışıl ilerlerken Kirpi Kız’ın son bir işi daha kalmıştı. Yerde duran dikenlerini özenle toplayıp onları kırmızı kadifeden bir kesenin içine koydu. Bir zamanlar kalbinin üstünde olan o minicik sivri diken de aralarındaydı.

    ‘Çıktığın günü hatırlıyorum,’ dedi ona. ‘Bir yıldız ormanından geldin sen!’Kesenin ağzını kapatırken, ‘Herkes ikinci bir şansı hak eder!’ diye mırıldandı kendi kendine. Bir ses vardı içinde. Ormana gitmesini söylüyordu ona. Bay Yamuk’u görmesini…”

  • Kırk Evin Delisi Yazar: Başak Daşman 1,00 

    Başak Daşman ilk öykü kitabı Kırk Evin Delisi’nde, gündelik hayatın umulmadık derecede yaralayıcı taraflarını, teselli aranan olgu ve hadiselerle yan yana getirirken günlük güneşlik bir hava sunmuyor okurlara. Ara ara yöneldiği mesel dünyası da, dünyanın kendisi gibi, iyi ile kötü, kolay ile zor arasında ayakta kalmaya çalışıyor.

    “Sevgilinin failini tanıyorsun. Uzun boylu, esmer, evli, iki çocuk babası… Yüzünde bir doğum lekesi var, hafif kızılımsı. Bir ülke ya da bir şehre benziyor, hatırlamadığın… Arkandan bakıyorum. Boynunda çapraz asılı çantan. Rüzgâr saçlarını savuruyor. Terlemişsin ve biraz da korkmuş. Adımların söylüyor. Sevgilinin failinin peşine düştün yine…Öldürecek ya da affedecek biri yoksa, ya dünyanın kendisiyse her gece sokaklarda aradığın. Dünyanın kendisiyse…”

  • Özgürlük Şarkısı Yazar: Ahmet Kırkavak 1,00 

    Özgürlük Şarkısı, hınzır, kör bir kütüphanecinin zihnindeki labirentte kaybolmayı göze alarak dolaşmaktan çekinmeyenlere melodilerle bezenmiş bir yolculuk. Geçmişin artık geri gelmesi mümkün olmayan kömür karası hüzünlü anılarından sonsuz kadar uzaktaki başlangıca, küf kokan yaşlı sinema salonlarından Oğuz Atay’ın daha önce geçtiği ve hâlâ ayak izlerini taşıyan istasyona götürüyor.

    Nereden geldiği fark edilemeyen bir müziğin eşliğinde on yedi öyküde toplumsal kırılma noktalarının hayatlarımıza etkisini, ilk aşkımızı, sokak aralarını, vardiya düdüklerini, yıkılan hayalleri ve “yine” de umudu anlatıyor. Aniden yükselen “Debout! les damnés de la terre…” başka marşlar ve başka şarkılarla çoğalıyor, çoğalıyor…

  • Pireler Terk Etmeden Yazar: Kaan Koç 1,00 

    Zaman, sırtı dikenli bir balık, kayıp gidiyor, çaresi yok. Biz böyle kalalım, o gitsin Belki o da hayata, ölümü üzerinde taşıyarak tutunuyordur.

    Şiirleriyle tanıdığımız Kaan Koç, bu defa bize hikâyeleriyle sesleniyor.

    Yaşam ile ölüm arasında salınan, karanlığın içinde parıldayan mücevherlere benzeyen değerli öykülerinde Kaan Koç, kederi ve mutluluğu, umudu ve umutsuzluğu aynı anda yaşatıyor.

    Şair eli değmiş keyifli ve hüzünlü cümleler.

    Ümitvâr olun, hayattasınız…

  • Sadık, Akıllı Bıdık! Yazar: Finn-Ole Heinrich, Ran Flygenring, 1,00 

    Sadık, hep bir köpeği olsun istiyordu, hem de en iyi cinsten, koskocaman bir İrlanda kurt köpeği! Onun yerine bula bula ne buldu? Bir yumurta.”

    Sınıf arkadaşları Sadık’ı görür görmez “Sadık, akıllı bıdık” diye şarkı söylemeye başlardı, annesi Sadık’a babasının küçük bir kopyası olduğunu söyler, onu aynı babası gibi giydirirdi. Sadık gözlük takmadığı için mutluydu, yoksa tıpkı babası gibi olacaktı. Yine de bunları pek önemsemezdi, onun en çok istediği bir köpeği olmasıydı, bir de ürettiği yeni kelimeleri rahat rahat kullanabilmek. Ama kimse onu rahat bırakmıyordu. Üst sınıftan Ayı Hamdi bir gün ona sataşıp kafasını kuma soktuğunda Sadık burnunun ucunda bir yumurta buldu: Bundan böyle sınıftakiler ona ne derse desin asla umursamayacaktı çünkü artık onun bir sırrı vardı. Fakat bakalım yumurtanın içinden çıkanlarla nasıl baş edecekti?

  • Solucanlı Ay Yazar: Sally Gardner 1,00 

    “Büyüleyici, tüyler ürpetici ve nefes kesici.”
    -Meg Rosoff-

    Eğer diyorum;
    Eğer o futbol topu duvarın ardında kaybolmasaydı,
    Eğer Hector onu aramaya hiç gitmeseydi,
    Eğer karanlık sırrı kendine saklamasaydı,
    Eğer…
    O zaman herhalde kendime başka bir öykü anlatırdım. Görüyorsunuz ya, “eğer”ler yıldızlar kadar çoktur.

    Hector ve Standish, Anavatan’ın onları -ve onlar gibi olan diğerlerini- gözetim altında tutabileceği Yedinci Bölge’de yaşamaktadır. Bu iki dost, Anavatan’ın Ay’a iniş planlarına dair bir sırrı öğrendiklerinde hayatları tehdit altına girer. Ve Standish, kısa bir zaman içinde yoluna çıkan tehlikelere karşı direnmek zorunda olduğunu anlar. Gerçek mücadele silahlarının güven ve arkadaşlık olduğu güçlü, orijinal ve etkileyici bir hikâye.

    Sally Gardner, Londra’da yaşıyor. Genç okurlar için yazdığı romanlar büyülü ve tarihsel gerçekçiliğin karışımından oluşuyor ve hem konu hem üslup itibarıyla okurlarını Gardner’ın yarattığı dünyalara davet ediyor.

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Yeryüzü Müzesi Yazar: Bilimkurgu Kulübü 1,00 

    “Bilimkurgu Kulübü’nün, Türkiyeli yazarların bilimkurgu öykülerinden oluşan bir antoloji hazırlıyor olmasına çok sevindim. Bu zor zamanlarda tüm yazarlar, yaratıcılık ilkesine bağlı yaşayan diğer yazarlardan ve bu yazarlara, finansal beklentilerin zincirlerinden kurtulmaları konusunda destek veren yayınevlerinden güç alırlar. Her birimiz, dünyanın dört bir yanında, büyük bir karanlıkta yolumuzu bulmaya çalışıyoruz diyebilirim. Böyle eserler en ihtiyaç duyduğumuz vakitlerde yakılan, etrafımızdakileri ve gitmemiz gereken yolu aydınlatan lambalardır. Bu lambaların yakıtı da hayal gücüdür. Türkiyeli okurlarım, dostlarım ve yoldaş yazarlar, bu ışığın yanmasına vesile olduğunuz için size teşekkürü borç bilirim.”

    Ursula K. Le Guin