Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler

1–16 / 93 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Adak Yazar: Deniz Erbulak 1,00 

    Nehir Efser, uzaklara sürülmüş genç bir öğretmendi. Her şeyi reddetmiş, her şeyi geride bırakmış, kendi yolunda yürümüş, genç, capcanlı. Ama geldiği şehirde kendisini bekleyen karanlığı tahmin etmesi imkânsızdı. Bu şehirde perdeleri açınca gün ışığı dolmuyor, sabah olunca kâbuslar kaybolmuyordu. Burada geceler uğursuzdu. Gündüzlerse olduğu gibi karanlığa adanmış. Burada herkes erkenden evine çekilir, burada erkenden geç olurdu… Ve etrafındaki gölgelerin git gide hızlanan dansında, Nehir Efser adımlarını karıştırmak üzereydi. Kıyametle Savaşanlar ve Aşkın Ötesinde kitaplarının yazarı Deniz Erbulak, Adak’la sizi daha önce tanık olmadığınız bir “karanlığa” davet ediyor.

  • Adem Aynası Yazar: Ece Gamze Atıcı 1,00 

    “Adım Baki benim; Baki Yıldız. Tam sekiz yıldır 42 yaşındayım. Zira ben bir roman kahramanıyım.”

    Hiç kendinizi bir filmin içinde gibi hissettiniz mi? Ya da başınıza gelenlerin hepsinin bir oyun olduğunu düşündüğünüz oldu mu, “Bu kadar da saçma olmaz ki canım” ya da “hadi oradan” dediğiniz? Baki’nin oldu. Çünkü o bir roman kahramanı.

  • Ahmet Ferdi – Bir Kış Gecesi Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Kavuşamayan âşıklardan geleneksel aileye, mezarından kalkıp gelenlerden ölü gibi yaşayanlara uzanan çok sesli, çok renkli öyküleri kulağımıza fısıldıyor Suat Derviş. Bağırmadan, acele etmeden anlattıkları bazen korkudan tüylerimizi ürpertirken bazen heyecanlı bir oyunun içine çekiyor.

    Dinamik ama sakin anlatımıyla kendine has bir dil yaratan öncü yazar Derviş’in on üç öyküden oluşan kitabı 1923 Osmanlı Türkçesi basımından sonra ilk kez Latin alfabesiyle Türkçede okurla buluşuyor

    “Onu nasıl sevdiğimi, neden sevdiğimi öğrenmek mi istiyorsun!.. Sana uzun uzadıya, o zamanki hislerimi tahlil etmeden, yalnız şunu söyleyeceğim. O güzeldi… Ben de, sanatkârdım. O yeni ve genç, ben yıpranmış ve ihtiyardım…”

  • Aksaray’dan Bir Perihan Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Bizi çirkinleştiren veya utandıran şeyleri düşünmemek en hayırlısı değil miydi?

    Perihan, Aksaray’da yetişmiş, kaba, sınıf atlama hevesi içinde olan ve bu sınıf atlama çabasını eşi Nuri ile para üzerinden gerçekleştiren bir kadındır. Nuri ise saraylı bir aileden gelen, Perihan’ın kontrolünde yaşayan, hiçbir şeye ses çıkarmayan, her türlü ahlaksız davranışı bile kabul eden bir adamdır. Perihan bu yolda her türlü davranışı mübah görmekte ve eşine de bu konuda sürekli telkinler vermektedir.

    Gece Postası‘nda tefrika edilen Aksaray’dan Bir Perihan‘da Suat Derviş, Perihan karakteri üzerinden zenginleşen, ama bir taraftan da yozlaşmakta olan toplumu eleştirir.

  • Altın Göl ( 12 yaş+) Yazar: Pınar Göçer 1,00 

    Güneş her doğuşunda, ışıkları aracılığıyla umutlarını da yansıtır üzerimize. Hiç ummadığımız anda yeni bir hayat kapımızı çalıverir. Beraberinde yeni bir ev, yeni dostlar, farklı meşguliyetler çıkagelir. Hatta nefesimizi kesen bir aşk da bulabiliriz karşımızda. Yeter ki kaygılarımızı ulaşılması en zor raflara kaldırabilelim ve sabredip, sıramızı bekleyelim.

    Sinem, babasından kalan eski evdeki hissesini, ağabeyinin eşi Banu’ya satar. Banu, evi en çok çocukları Kayra ve Cansu ile eşi ressam Selim için istemiştir. Yeni yuva Kayra’nın yaratıcı yönünün ortaya çıkmasına vesile olur. Çünkü tesadüf eseri, aynı yerde atölyesi bulunan tasarımcı Hayrettin Şanlı ile tanışmıştır. Güzeller güzeli Cansu’nun, geleceğiyle alakalı doğru tercihi ararken kafası karışır. Ebru ve Murat’la karşılaşmak ise iki kardeşin kalplerinin çarpmasına sebep olur.

    Hep birlikte Altın Göl’de sanat eseri hırsızlarının peşinde unutamayacakları bir macera da yaşayacaklardır

  • Ankara Mahpusu Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Şehir, sokaklarda sürünenler, köprü altında yatanlar, arsalarda, oyuklarda, kovuklarda tüneyenler… binlerce biçare, binlerce sefille doluydu. Bu tıklım tıklım şehrin tek insanları, yalnız insanları nereye giderler, onu kimse bilmezdi.

    Vasfi, tıp fakültesinde okurken mahallesindeki Zeynep adlı kıza âşık olur. Gözü Zeynep’in aşkından başka bir şey görmeyen Vasfi, Zeynep’in büyük amcasıyla evlenmesinin ardından yıkılır. Zeynep’e toz kondurmayan Vasfi, bir gün kuzeninin Zeynep’in foyasını ortaya çıkarmak için kumpas kurduğunu öğrenince, Zeynep için hiç tereddütsüz, düşünmeden kuzenini öldürür. Uzun yıllar süren hapis hayatından sonra Vasfi, yeniden hürriyetine kavuşur ve insanlar arasında kendine bir yer bulmaya çalışır. Tutunacak hiçbir şeyi olmayan Vasfi’nin artık ne parası ne kalacak bir yeri ne de kimsesi vardır. Vasfi’ye ait tek yer sokaklardır…

    Suat Derviş’in 1957 yılında Fransa’da yayımlanan ilk Türk romanı olma özelliği taşıyan ve Türkiye’de “Zeynep İçin” adıyla yayımlanan romanı Ankara Mahpusu ismiyle Türkiye’de ilk kez 1968 yılında yayımlanır. 18 dile de çevrilen bu eserinde Suat Derviş, bir aşk için hürriyetinden vazgeçen Vasfi üzerinden umudun, özgürlüğün öyküsünü kaleme alır. Ayrıca yıkılan bir imparatorluğun yerine kurulan yeni bir sistem içinde kendine yer bulamayan insanların hikâyesinin düşündürücü portresini de çizer Suat Derviş. Yazar, diğer eserlerinden farklı olarak ilk kez bu eseriyle umuda ve mutluluğa göz kırpar.

  • Ares Harikalar Diyarında Yazar: Derviş Zaim 1,00 

    Komiserim,

    Şu anda durakladınız, biraz öne eğildiniz. Bir önceki resimde sizi çizdim. Aynen benim çizdiğim gibi bu satırları okuyorsunuz. Kapıya yapıştırdığım “story board”un üzerindeki bu satırları eğilerek ve sırtınızı hafifçe kamburlaştırarak okuyorsunuz. Sizi aynen öyle çizdim. İsterseniz geri dönüp bir önceki kareye, o karede bu satırları okumaya çalışan size yeniden göz atabilirsiniz… Hepimizin çok az vakti var…. Bu satırlar sona erer ermez her şey silinip gidecek. Yurt amiri, kâğıt, kalem, yazı, senaryo, yurt odası, konsoloslar, kültür ataşeleri, yandan ve önden farklı görünümler veren kız… Hepsi bitecek… Bitecek ama…

    1992’de Yunus Nadi Roman Armağanı’nı kazanan Ares Harikalar Diyarında, kurgunun kendi yolunu çizmeye çalıştığı bir roman. Renkli dili ve özgün üslubuyla, edebiyat severleri benzersiz bir maceraya davet ediyor.

  • Aşk Çetesi Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    Kemal Tahir’in 1937’de Karikatür Dergisi’nde yayımladığı tefrika romanı Aşk Çetesi’nin alt başlığı “Neşeli İnsanlara Mahsus Aşk Romanı”. Geleceğin usta romancısının erken tarihli bir kalem denemesi niteliğindeki Aşk Çetesi, Kemal Tahir’in mizahi öğeleri ne kadar başarılı bir şekilde kullandığını da bir kez daha göstermekte.

    “Açtı, ama nasıl? Domuzuna. Açlık, geveze bir arkadaştır. Aç adam dehşetli düşünür. Dehşetli karar verir. Fakat canına tak demeyince, bir şeyler beceremez.”

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?

    İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık ( Cep Boy) Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?
    İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır.
    Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız.
    Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

  • Aşkın Karanlık Yüzü Yazar: 1,00 

    14 Şubat Sevgililer Günü: Kimilerinin kâbusu, kimilerinin rüyası; bazı ilişkilerin başlangıcı, bazılarının sonu; mutlu çiftlerin hediye telaşı, mutsuz çiftlerin baş belası; yalnızların hüznü, kalabalıkların coşkusu. Ve hiç umurunda değilmiş gibi davrananları bile hayattan bezdiren, adeta zorunlu bir bayram kutlaması…

    Demokan Atasoy, Alper Kaya, Mehmet Berk Yaltırık, Göktuğ Canbaba, Işın Beril Tetik, Hakan Bıçakcı, Galip Dursun, Orkide Ünsür, Murat Baykan, Özlem Ertan, Murat Başekim, Gülbike Berkkam, Uğur Batı, Murat S. Dural’ın elinden çıkan Sevgililer Günü öyküleri, sadece 14 Şubat’ta değil; yılın herhangi bir zamanında aşkın karanlık yüzü ile tanışmak isteyen herkesi tekinsiz bir randevuya davet ediyor.

  • Aslında Herkes Haklı Yazar: Ali Lidar 1,00 

    Linç Çağı’nda, Şirintepe Parkı’nda, heybende meleğin emanetleri, çölleri ve karlı ovaları aşacak, yangınlara tanık olacaksın, soyut atların gölgesinde soluklanıp, şirk sınırlarını zorlarken, deliydim geçti de geç.

    Bu yolculukta en çok kendine tanık olacaksın; ayrılık öfke ve keder yoldaşın olacak, müzevirler dünyanı karartacak. Ali Lidar şiirleriyle seni, sana anlatacak.

    Dünyanın yükü kendisinden ağırsa, tek çare terazinin kefesine bir tutam adalet koymaktır.

    Aslında Herkes Haklı, anılardan bir kırkyama…

  • Aynadaki Sır Yazar: Özge Doğar 1,00 

    Kimsin Sen? Özgür zannettiğin bilinç, kendi seçimlerini kendisi mi yapıyor? Seni ve kitleleri yöneten bir güç mü var? Gerçekten de insan kendi kendisini var edebilen tek canlı mıdır, yoksa sanal bir dünyanın sana uydurduğu rolü mü oynuyorsun? Yaşam dediğin alanda kimin eserisin; başarı dediğin şey yalanlara uyum sürecin mi, kimin istediği hayatı yaşıyorsun ya da gerçekten yaşıyor musun? Peki ya özgürlüğün nerede, sen neredesin… “Apartmanda bir kadın, dalmış pembe âlemlere, uzaklaşmış kendince kendinden. Girmiş metal kutuya saklamış beynini, gizlemiş çıkarmamış gün yüzüne. Kadın dalmış rüyalara, bulmuş kendini bir saltanat koltuğunda, elinde bir kumanda dünya kimin umurunda. Dalmış dalmış uyutmuş beynini ninnilerle, kendisi bile kendinden çok uzak, bambaşka boyutta… Bir adam apartman boşluğunda derdini vurmuş bedenine, vurmuş vurmuş da yetmemiş beynine. Adı değişmiş, şekli değişmiş zehrin ama değişmemiş beyin dalgalarının hafif frekansta dans edişi ruhunda. Hafif çakır keyiften tanrısal ayinlere kadar uzanan bir yol yapmış kendine. Donmuş beyni, kimin umurunda, kendisi bile kendinden çok uzak…”

  • Ayyaş Buda Yazar: Göktuğ Canbaba 1,00 

    Tümden geliyor ve güme gidiyordu, tüm OBEB ve OKEK’lerinin toplamı belki de ona evrenin sırlarını açıklayabilirdi ama bunlar benim umurumda değildi.” Hayat, çukur ve tümseklerle dolu bir patika. Dünya, biçimsiz heykeller gibi dikildiğimiz bir yer. Ayyaş Buda, kozmik şakacıya karşı atılan bir kahkaha, mistik bir kılavuz. Göktuğ Canbaba, bilge ağaçların kollarında huzurlu bir uykuya ya da uçurumun kenarında ayaklarımızı gıdıklayan bir rüzgârla konuşmaya çağırıyor bizi. Bu kitaptaki öyküler, kutsal ve sıradan dünyalar arasında yalın ayak koşma rekoru kırıyor, yeraltında adım atmaya başlayıp gerçeküstü bir yolda ilerliyor Ayyaş Buda, sorularla dolu bir hayata karşı icra edilen serseri bir serenat. Cevaplarımız bir yol düşümü uzakta…

  • Başka Gökyüzü Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    İlhami Sidar bu kitabında kişisel trajedilerin toplumsal olanın içinde nasıl eridiğini gözler önüne seriyor. Başka Gökyüzü, bir öğretmenin uzak bir köy okulunda “öteki”yle tanışarak onu anlamasının ve sevmesinin hikâyesi. Yeni bir dünyanın var olabileceğine ve her şeyi değiştirebileceğine duyduğu inançla giriştiği mücadelenin umut dolu tasviri.

    İlhami Sidar kalemindeki ahengi korurken bütüncül bir dünya tahayyülünün aydınlık sabahlarını resmediyor.

    “Çocukluğumuzun en heyecanlı zamanlarında bize hep ödünç şeyler giydirildi; ödünç dil, ödünç tarih, ödünç yaşam…”

  • Bedirhan – Bir Cudi Söylencesi Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    18. yüzyılın ikinci yarısı… Osmanlı’ya karşı Kürt halkıyla birlikte bağımsızlık mücadelesi veren Mir Bedirhan hainliğin belki de en acı yüzüyle karşılaşır. Yeğeni Yezdanşêr ona ve halkına ihanet edecek ve bir halkın yenilgisine neden olacaktır. Tarihin seyri ve Kürt halkının bağımsızlık mücadelesi bu ihanetle değişse de mücadele yıllarca sürecektir.

    “Ben Azizi Hanedanlığı’nın son hükümdarı Mir Bedirhan, iktidarımın ilk gününden mazlum halkımın mücadelesini vermeye ant içtim. Selahaddin’in soylu torunları, içinde bulunduğumuz koşullar hiçbirinizi yarınlar için umutsuzluğa düşürmesin! Evet, şu an hainler yüzünden kaçınılmaz bir yenilgiyle karşı karşıyayız; fakat gelinen nokta Kürt tarihinde bir dönüm noktasıdır… Ne tehcir, ne zulüm, ne ölüm, hiçbir güç bu halkı kendi topraklarından söküp atamaz.”

    İlhami Sidar’ın Kürt tarihinin en önemli aktörlerinden Mir Bedirhan’ı ve Kürt halkının yüzyıllardır süren mücadelesini anlattığı bu romanı, tarihin arka sayfalarına ışık tutuyor. Müslüman olan Ali ile Hristiyan olan Meryem’in aşkıyla, onca zulme ve işkenceye karşın halkını satmayanların olduğu kadar, kıskançlık ve ihanetle bağımsızlığı hiçe sayanların da hikâyesidir bu.

    Tarihten bugüne miras kalandır Bedirhan / Bir Cudi Söylencesi…

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları