Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
ÇOK SATANLAR (25)

1–16 / 25 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    10 Numaralı Kamara Yazar: Ruth Ware 1,00 

    Son zamanların en gerilim dolu romanlarından 10 Numaralı Kamara’da, seyahat yazıları yazan gazeteci Jo Blacklock on kamaralı lüks bir gemiyle Londra’dan Norveç’e yolculuk eder. Başta her şey şahane gözükür. Kamaralar konforlu, akşam yemekleri şaşaalı ve misafirler seçkin kimselerdir. Fakat günler uzar, gökyüzü kararır ve sert dalgalar gemiyi döverken bir gece Lo korkunç bir olaya tanık olur: Yan kamaradaki kadın, gemiden denize atılmıştır.

    Cinayeti aydınlatmaya çalışan Lo, hiçbir şey olmamış gibi davranan yolcular ve görevlilerle mücadele ederken aynı zamanda kendi zihniyle de mücadele eder. Acaba 10 numaralı kamaradaki kadın gerçekten var mıdır?

    Kapkaranlık Ormanda’nın New York Times çoksatan yazarı Ruth Ware okura ters köşelerle ve sürprizlerle dolu bir yolculuk vaat ediyor.

    “Diyalogları, karakterleri ve hikâyenin geçtiği ortamıyla âdeta modern bir Agatha Christie romanı.” –Kirkus

    “Şahane bir modern gerilim romanı.” –New York Post

    “Ruth Ware’in ürkütücü gerilim romanı okuru cezbediyor.”  –US Weekly

    “İyi yazılmış bir kadın başkarakter ve hızlı ilerleyen konusuyla kendine has bir gerilim romanı.” –Sunday Mirror

  • Amerikan Tanrıları Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Yayımlandığı anda çoksatan listelerine giren, Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazanarak zoru başaran Amerikan Tanrıları, bu kez yazarın tercih ettiği metinle karşınızda. Kitabın onuncu yılı için hazırlanan bu özel çalışma, sadece yeni önsöz ve sonsözlerle değil, metne yapılan eklemelerle de genişletildi ve Neil Gaiman’ın hayal gücünü gözler önüne seren bu başyapıtın benzersiz bir edisyonu ortaya çıktı. Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına en masum tanımla “esrarengiz” denilebilecek Bay Çarşamba oturur. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. “Artık Gölge on yaş daha yaşlı. Amerika da öyle. Ve Tanrılar beklemede.”

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Artemis Yazar: Andy Weir 1,00 

    Goodreads okurlarına göre 2017’nin en iyi bilimkurgu romanı.

    Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olan Marslı‘nın yazarı Andy Weir’dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap!

    Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı.

    Artemis… Ay’daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse “zalim bir sevgilidir”. Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa.

    Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz’in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz, tüm Artemis’in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür.

    Andy Weir, Marslı’da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis’te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor.

    Marslı’dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zekice, eğlenceli, adrenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü.” –Ernest Cline, Başlat’ın yazarı.

    “Weir imkânsızı başardı – Ay’daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı’yı solladı. Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı.” –Blake Crouch, Karanlık Madde’nin yazarı.

    “Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera… senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri.” –Booklist (starred review)

  • Bitmemiş Öyküler Yazar: J.R.R. Tolkien 1,00 

    Bitmemiş Öyküler, Tolkien’in Orta-Dünya efsanesinin çok önemli bir parçasıdır. Özellikle Yüzüklerin Efendisi, Silmarillion ve Hobbit kitaplarını okuyan Tolkien hayranlarının dikkatini çekecek bu kapsamlı çalışma, yazarın yaşarken tamamlayamadığı ama oğlu Christopher Tolkien’in kendi notlarıyla sunduğu bir eser.

    Bitmemiş Öyküler, Orta-Dünya’nın Birinci Çağı ile Yüzük Savaşı’nın sona erişi arasındaki zamana ait öyküleri kapsıyor. Çöküşü öncesindeki uzun çağlardan Númenor hakkında günümüze kalabilen tek öykünün yanı sıra, Palantíri ve Amroth Efsanesi de yine Bitmemiş Öyküler arasında anlatılıyor.

  • Carol Gömülmeden Yazar:

    KAFES KİTABININ ÇOKSATAN YAZARI JOSH MALERMAN’DAN UYUYAN GÜZEL MASALI İLE VAHŞİ BATI
    ÖYKÜLERİNİ USTACA HARMANLAYAN GERİLİM DOLU BİR ROMAN: CAROL GÖMÜLMEDEN
    Carol Evers’ın karanlık bir sırrı vardı. Bazen komaya giriyor ve komaya girdiğinde bir ölüden farksız oluyordu. Nabzı ve kalbi
    duruyor, nefes aldığı belli olmasa da bilinci asla kapanmıyordu. Ancak doktorlar bile onun öldüğünü düşünüyordu.
    Bu sırrı bilen iki kişiden biri olan ve ondan kurtulup servetine konmak isteyen kocası, Carol komaya girdiğinde onu diri diri mezara
    gömmek için yaptığı planı hayata geçirmeye koyulur. Komadaki Carol çevresinde olan her şeyi duyup hissederken, Harrows adlı
    kasabada cenaze hazırlıkları başlar.
    Bu sırrı bilen diğer kişi, Carol’ın eski sevgilisi, meşhur kanun kaçağı James Moxie ise haberi aldığında Carol gömülmeden Harrows’a
    yetişmek için yola çıkar. Tehlike ve gizemle dolu Yol’da yolculuk ederken eski düşmanlarla, ürkütücü varlıklarla ve peşindeki kiralık
    katillerle başa çıkmak zorundadır.
    “Fevkalade zekice yazılmış bir roman. Çoktan kaybedilmiş bir hayatı kurtarmak için yapılan tehlikeli bir yolculuğu ve ölümün bazen
    sadece başlangıç olduğunu anlatan bir eser.” –J. D. Barker, Çoksatan Dördüncü Maymun ‘un yazarı
    “Carol Gömülmeden, hepimizin içinde var olan tuhaf Batı’da cereyan eden bir Poe öyküsü, roman sadece yeri yerinden oynatmakla
    kalmıyor, yeri deliyor da. Bir tabutun sığacağı kadar.” –Stephen Graham Jones, Melezler’in yazarı

  • 5 üzerinden 2.00 oy aldı
    Değiştirilmiş Karbon Yazar: Richard K. Morgan 1,00 

    21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon’dan uyarlanan ve Netflix’in yayımlayacağı distopik dizi Altered Carbon, 2018’in en çok seyredilecek projelerinden biri olmaya aday!

    PHILIP K. DICK EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

    25. yüzyıl. İnsanlık BM’nin gözetimi altında tüm galakside hüküm sürmekte. Irk, inanç ve sınıf farklılıklarının hâlâ devam ettiği bu dönemde teknolojideki yükseliş hayatı âdeta baştan tanımladı. Bir insanın bilinci depolanarak yeni bir bedene (ya da “kılıf”a) kolayca indirilebilir hale geldi ve ölüm olgusu, ekrandaki bir bip sesine indirgendi.

    Eski bir asker ve BM elçisi olan Takeshi Kovacs daha önce de öldürülmesine rağmen son ölümü bilhassa acı vericiydi. Evinden 180 ışık yılı uzakta, eski adıyla San Francisco, yeni adıyla Bay City’de yeni bir bedende uyanan Kovacs kendini, “varoluş”u alınıp satılır şeyler olarak gören bir topluma göre bile karanlık ve büyük ölçekli bir komplonun tam merkezinde buldu. Dünyanın en güçlü insanlarından biri olan Laurens Bancroft bir ölümün sırrını açığa çıkarmak için Kovacs’ı tutmuştu: Kendi ölümünün.

    Blade Runner ve Neuromancer gibi eserlerin izinden giden siberpunk türündeki Değiştirilmiş Karbon, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-distopya romanlarından biri.

    Değiştirilmiş Karbon’un evreni özgün ve çarpıcı. Muazzam karakterler ve eşsiz bir gizem barındırıyor.” –Patrick Rothfuss

    “Şahane bir iş. Mükemmel bir bilimkurgu. Değiştirilmiş Karbon, çok iyi bir giriş yapıyor ve hızını gittikçe arttırıyor. Eşit derecede merak uyandırıcı ve özgün bir eser; son sayfaya kadar elinizden düşüremiyorsunuz.” –Peter F. Hamilton

    “Zekâ dolu bir kara noir, eşsiz bir kurgu ve hikâyesini dört gözle öğrenmek isteyeceğiniz bir karakter.” –Ken McLeod

    “Bu hızlı okunan, etkileyici roman William Gibson’ın Neuromancer’ı ve Norman Spinrad’ın Deus X’inin merak uyandırıcı bir karışımı.” –Publishers Weekly

  • Demir Ökçe Yazar: Jack London 1,00 

    “Sözlerimin hiçbirinin sizi etkileyeceğini sanmıyorum,” dedi.
    “Çünkü sizde etkilenecek ruh yok. Siz, omurgasız, solucan gibi birer yaratıksınız. Burnunuz havada, Demokratız, Cumhuriyetçiyiz, diyorsunuz…

    Siz, tükürük yalayıcı asalak yaratıklarsınız. Plütokrasinin kuklalarısınız siz. Sırtınızda Demir Ökçe’nin kan kırmızı uşak üniformasıyla kalkmış özgürlük aşkı denen modası geçmiş sözler kullanıyorsunuz.”

  • Gölün Dibindeki Ev Yazar: Josh Malerman 1,00 

    2015 ve 2016’da Türkiye’nin En Çok Satan Korku Gerilim Kitabı Olan Kafes’in Yazarı Josh Malerman’dan Tüyler Ürpertici, Yepyeni Bir Roman! İkisi de on yedi yaşındaydı. İkisi de korkuyordu. İkisi de evet diyordu. Mükemmel bir ilk randevuydu: üzerinde kanoyla kürek çekilen göller, sandviçler ve soğuk içecekler… Ama Amelia ve James aniden suyun altında yaşamlarını sonsuza dek değiştiren bir şey keşfettiler. İki katlı. Bir bahçeli. Ve ön kapısı da açık. Gölün dibinde bir ev. Amelia ve James için tek bir kural var: Evle ilgili soru sormak yok. Peki böylesine muhteşem bir yerin, belli bir bedelinin olmaması mümkün mü? İkili dalgaların altında parıldayan evde vakit geçirirken gerçekler de ortaya çıkmaya başlıyor: Bir Evin Boş Olması, Orada Kimse Olmadığı Anlamına Mı Geliyor? “Josh Malerman bu işi biliyor.”

    -Hugh Howey, Silo serisinin çoksatan yazarı-

    “Josh Malerman ilk aşkın getirdiği o peri masalı havasındaki nostaljiyi ustalıkla yansıtıyor ve biz okurlar da gerilimi hissettiğimizde bile uyarı işaretlerini görmezden gelip, bile isteye o yolda ilerlemeye devam ediyoruz.”

    -LitReactor.com-

    “Gölün Dibindeki Ev, klasik korku anlatılarında çıtayı yükseğe koyuyor. Malerman cüretkâr ve yetenekli bir hikâye anlatıcısı.”

    -Dead End Fullies-

    “Malerman, bu harikulade korku hikâyesinde, bizi aşk ve büyünün soğuk sularına sokuyor, iki gencin bu sulara açılma macerasını incelikle anlatıyor.”

    -Livius Nedin, Booked, Podcast-

  • Günler Haritası – Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları 4 Yazar:

    Günler Haritası’nda Bayan Peregrine’in vesayeti altındaki çocuklar Amerika’da yepyeni bir maceraya
    atılıyorlar.
    Tuhafların dünyasını yerle bir eden savaştan sonra döngüler ve tuhaf halk hayatlarını yeniden kurmaya
    çalışmaktadır. Jacob Portman da savaştaki rolünden sonra evine, Florida’ya dönmüştür. Hayatının normale
    döndüğünü sanan Jacob, arkadaşlarının sürpriz ziyaretiyle aslında tuhaflıkların peşini bırakmayacağını fark
    eder. Tam da istediği gibi.
    Dedesi hakkında daha önce hiç bilmediği yeni şeyler öğrenen Jacob, bir gölge avcısı olarak dedesinin
    izinden gitmeye ve Amerika’daki tuhaflara yardım etmeye karar verir. Yepyeni tuhaflıklara ev sahipliği yapan
    Amerika, tuhaflar için kanunsuz bir kıtadır. Jacob ve arkadaşları kendilerini eskisinden bile daha büyük bir
    tehlikenin içinde bulacaklardır.

  • Hayata Rağmen Edebiyat Yazar:

    Ali Lidar, Hayata Rağmen Edebiyat’la Kişisel Edebiyat Atlası’nın sınırlarını genişletiyor. Edebiyatın mihenk taşlarının yanında, unutulan yahut yeterince değer görmeyen edipleri de bilinmeyen yönleriyle anlatıyor.

    Ali Lidar’ın özgün bakış açısıyla, yaşamlarını ve eserlerini ustalıkla kaleme aldığı yirmi yazar, edebiyatın hayatla kesiştiği coğrafyada okurlarını bekliyor. Bizi hayata karşı ne savunabilir, edebiyattan başka?

    “Hayata Rağmen Edebiyat’ın yazarlarını seçerken yine tamamen sübjektif kriterler kullandım. Hiçbir kanonik kaygı gütmeden, sevdiğim, etkilendiğim, insanların okumasında yarar olabileceğini düşündüğüm yazarlara bir de benim penceremden bakılsın istedim. Bu yazarların hemen hemen hepsi üzerine binlerce sayfa yazılmıştır muhakkak. Amacım bu değerli birikime birkaç sayfa daha eklemek değil sadece, o yazarları neden sevdiğimi, onların eserlerinde ıskalanmış olabileceğini düşündüğüm neler gördüğümü anlatmak, paylaşmak istedim. Bu kitapta istisnasız bütün yazarlar sevdiğim ölüler arasından seçildi. Galiba ölüleri ve onların hatıralarını yaşayanlardan ve yaşarken paylaşılanlardan daha çok seviyor ve önemsiyorum…”

  • Kafes (Kopya) Yazar: Josh Malerman 1,00 

    2014’ün en çok ses getiren, haftalarca kendi türünde Amazon’da 1 numarada kalan, 16 ülkeye satılan ve Universal Studios’un film haklarını aldığı Kafes, şimdi Türkçe çevirisiyle raflarda!

    This Is Horror Ödülü – En İyi Roman
    Michigan Notable Book Ödülü
    Bram Stoker Ödülü – En İyi İlk Roman Finalisti
    Goodreads En İyi Korku Romanı Finalisti
    James Herbert Korku Ödülü Finalisti
    Shirley Jackson Korku Ödülleri Finalisti

    “Bir oturuşta ve parmakların arasındaki çıtırtılar hissedilerek okunması gereken bir kitap. Buna benzer bir korku öyküsü şimdiye kadar hiç anlatılmadı. Josh Malerman bu işi biliyor.”
    -Hugh Howey-

    “Çok iyi, çok başarılı ve doğrudan yazılmış büyük bir takdirle okuduğum çarpıcı bir roman. Josh Malerman, işini hızlı konuşan ve ne yaptığını bilen bir meleğin edasıyla yapıyor.”
    -Peter Straub-

    “Tüyler ürperten bir ilk kitap. Malerman okuyucuyu soğukkanlı ve acımasız anlatımıyla diken üstünde tutuyor. Hitchcock’un Kuşlar’ı, Stephen King’in en iyi işleri ve Jonathan Caroll’la karşılaştırılmayı hak eden sarsıcı bir macera.”
    -Kirkus Reviews-

    “Stephen King hayranları bayılacak.”
    -Publishers Weekly-

    Dışarıda bir şey var…

    Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

    Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

    Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat… Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

  • Kara Prizma Yazar:

    Son yılların en güçlü fantastik serilerinden Işıkyaratan, ilk kitabı Kara Prizma’yla başlıyor.
    “Kara Prizma, unutulmaz karakterleriyle, sürekli şaşırtan hikâyesiyle ve kesilmeyen aksiyonuyla beni ilk sayfasından itibaren esir
    aldı.” —TERRY BROOKS
    “Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” —PETER V. BRETT
    Işığın, tüm büyülerin kaynağı olduğu bir dünyada, Gavin Guile ışığın kırılımındaki tüm renkleri kullanabilen, barışın ve gücün
    odağındaki Prizma’dır. Halkın imparatoru ve dini lideri olan Prizma, büyünün dengesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak Prizmaların
    ömürleri çok kısadır.
    Gavin Guile da tam olarak ne kadar ömrü kaldığını biliyordu. Zekâsı, adaleti ve elinde bulundurduğu güçle görevlerini eksiksiz bir
    şekilde yerine getiren Gavin’in Prizma olarak süresi dolmadan gerçekleştirmek istediği beş şey vardı. Ancak bir oğlunun olması
    bunlara dahil değildi.
    Uzak bir Satraplık’ta bir oğlu olduğunu öğrenen Gavin ya oğlunun iyiliğini ya da bugüne kadar kurduğu düzeni seçmek zorunda
    kalacaktı. Bu uğurda vereceği kararlar Gavin’in karanlık sırlarını ortaya çıkaracak ve geçmişiyle yüzleşmesine neden olacaktı.
    David Gemmell En İyi Fantazi Romanı Ödülü adayı

  • Karanlık Sular Yazar: Paula Hawkins 1,00 

    Goodreads okurlarına göre 2017’nin en iyi polisiye-gerilim romanı!

    Yayımlandığı andan itibaren çoksatan listelerini altüst eden, pek çoklarınca yılın kitabı seçilen, son yılların en önemli gerilim romanı TRENDEKİ KIZ’ın yazarı Paula Hawkins’ten gizem dolu yepyeni bir roman!

    Nefes almak giderek daha da zorlaşacak.

    Ölümünden birkaç gün önce Nel yardım istemek üzere kız kardeşine telefon eder. Ancak kardeşi Jules yanıt vermez ve yardım çağrısını geri çevirir. Birkaç gün sonra Nel’in ölüm haberi gelir. Jules ise kaçtığı ve gelmemeye yemin ettiği kasabaya, geride kalan yeğenine bakmak için dönmek zorunda kalır.

    Ancak Jules dehşet içerisindedir. Çok korkmuştur. Anımsamak istemediği hatıraları su yüzüne çıkarken, Nel’in intihar etmeyeceğine de giderek ikna olur. Bunların ötesinde Jules sudan korkmaktadır, özellikle de Ölüm Göleti dönen o korku verici yerden…

    “Karanlık Sular’ın, Trendeki Kız kadar iyi olup olmadığını merak mı ediyorsunuz? Çok daha iyi!”

    -Clare Mackintosh-

    “Başından sonuna kadar Hitchcockvari bir hava taşıyan, eşsiz bir kitap.”

    -New York Times-

    “Bu kitap harcadığınız her saniyenin hakkını veriyor.”

    -Publishers Weekly-

    “Sürprizli sonları seven okurlar için vazgeçilmez olacak bir kitap.”

    -Library Journal-

    “Muhteşem bir kitap!”

    -Joanna Cannon-

    “Karanlık, rahatsız edici ve sürükleyici.”

    -Gilly Macmillan-

    “Hawkins, psikolojik gerilim türünü değiştiren ve günümüzde yazan kadın yazarlar arasında başı çekiyor.”

    -Vogue-

    “Bağımlılık yapacak türden.”

    -Marie Claire-

    “Hawkins baş döndürücü anlatısına daha güçlü bir şekilde geri dönüyor.”

    -Booklist (starred review)-

  • Kılıçlar Kenti Yazar:

    Locus En İyi Fantazi Romanı Ödülü Adayı
    Hugo En İyi Seri Ödülü Adayı
    İlahi Kentler serisi, ikinci kitabı Kılıçlar Kenti’yle devam ediyor.
    Bir zamanlar Voortyashtan kenti Ölüm ve Savaş Tanrıçası Voortya’nın gücüne sahipti ve onlar bu gücü bilinen dünyayı boyunduruk
    altına almak için kullandılar… ta ki İlahları, iki ulus arasında tüm dünyanın seyrini değiştirecek bir savaşın ilk zayiatı olarak suikasta
    uğrayana dek.
    Bir zamanlar dünyanın en büyük ve en işlek limanına sahip olan Voortyashtan, Voortya’nın ölümüyle hem limanını hem de kentin
    büyük kısmını kaybetmişti. Voortyashtan’ın eski kabileleri, şehirde huzuru sağlamaya çalışan Saypuri yönetimi ve burada yeni bir
    liman inşa etmeye çalışan yeni Dreyling ülkesi arasında kırılgan bir denge vardı.
    Eski Bulikov vilayet valisi, savaş kahramanı Turyin Mulaghesh, Bulikov’da yaşananlardan sonra emekli olmayı seçmişti. Fakat Shara
    Komayd’ın emriyle Voortyashtan’a gönderildiğini öğrendiğinde hiç de mutlu olmayacaktı. Elinden hem emekliliği alınmıştı hem de
    Kıta’nın en tehlikeli kentine gizli bir görevle gönderiliyordu. Üstelik bir asker olarak değil, bir casus olarak. Mulaghesh’in hayattan
    istediği şeyse, ömrünün kalanını sahil boyu kulübesinde sarhoş bir halde geçirmekti.
    Okyanusun derinliklerinde uyanan bir şeyler vardı. Ve Turyin Mulaghesh’in en istemediği şey ölmüş ve gömülmüş olması gereken
    şeylerle bir kez daha yüzleşmekti.
    Fakat bu sefer bir seçme şansı olmayacaktı.

  • Kumsalda Yazar:

    “Nükleer savaşın ardından radyasyon zehirlenmesiyle ölen bir dünyanın unutamayacağınız bir anlatımı.” –The New York Times
    “DÜNYANIN SONU DEĞİL Kİ BU. YALNIZCA BİZİM SONUMUZ. DÜNYA ESKİDEN NASILSA YİNE ÖYLE DEVAM EDECEK.”
    Döneminin en çok okunan yazarlarından Nevil Shute’un iki dünya savaşını da gören bir uçak mühendisi olduğunu bilince, edebiyatındaki, mesleğini
    seven, çalışkan, iyi niyetli ama dünyanın korkunçluğuyla karşı karşıya kalan çaresiz karakterlerini daha iyi anlayabiliyoruz. Ancak Nevil Shute
    sadece karamsar değildi, mühendisliğin, bilimin insan hayatını nasıl daha iyiye götürebileceğini de düşünen bir yazardı. Yayımlandığı zamanın
    korkularını açıkça görebileceğimiz Kumsalda, günümüzde de kendini unutturmayan “büyük savaş” endişesini ve bu savaşın kazananı olmayacağını
    anlatıyor.
    Dünyadaki son nesil. Üçüncü Dünya Savaşı’nın masum kurbanları. Gittikçe yaklaşan radyoaktif bulut. Medeniyetin son günleri.
    Avustralya’ya sığınan Amerikan denizaltısı Scorpion’ın kaptanı Dwight Towers, eşiyle çocuklarının hâlâ yaşadığına inanmak istiyordu. Yeni
    istihbarat subayı Peter Holmes ise kaçınılmaz sonu ailesiyle nasıl karşılayacağını düşünüyordu. Hayatını çalışarak, birçok arzusunu gerçekleştirmeye
    cesaret edemeden geçiren biliminsanı John Osborne ise kalan zamanını elinden geldiğince güzel geçirmeye kararlıydı.

    Sonra bir umut: Seattle yakınlarından gelen bir sinyal. Belki de hayatta kalan birileri daha vardı. Son bir göreve çıkan bu adamlar ne olursa olsun pes
    etmeden kıyametle yüzleşeceklerdi.
    Kumsalda, hayal bile edemeyeceğimiz bir kâbusu yaşayan sıradan insanların hikâyesi.

  • Kurak Yazar: Jane Harper 1,00 

    Büyük sırlarla dolu küçük bir kasabada umutsuz bir arayış.

    • Amazon › Ayın En İyi Kitabı, Ocak 2017
    • Victorian Premier Edebiyat › En İyi Kitap Ödülü
    • Avustralya Kitap Endüstrisi › En İyi Kitap Ödülü
    • Indie Kitap › En İyi Çıkış Kitabı Ödülü › Yılın Kitabı Ödülü

    Luke Hadler’ın namlusunun ucunda önce karısı ve çocuğu, ardından da kendisi var. Kiewarra’nın tarım topluluğu her gün ölüm kalım meseleleriyle karşı karşıya. İçlerinden biri, olur da bu yükün altından kalkamazsa…

    Onu yirmi yıl önce reddetmiş insanlardan dolayı federal dedektif Aaron Falk cenaze törenleri için Kiewarra’ya dönme konusunda isteksizdi. Ancak dedektiflik hünerleri, Hadler davasıyla ilgili gerçeklerden ve bu cinayet-intihar vakasından şüphe duymasına neden olmuştu.

    Falk ölümleri daha derinlemesine araştırdıkça eski yaralar da açılmaya başlıyor: Falk ve çocukluk arkadaşı Luke’un paylaştığı, Falk’un uzun zaman önce unutulduğuna inandığı, Luke’un ölümüyle ortaya çıkmaya başlamış olan bir sır…

    “Sıcağı hissedecek ve toprağı tadacaksınız. Kurak, güneşte kavrulmuş bir kasabanın en sıcak köşesine ışık tutan harikulade bir suç romanı.” –Michael Robotham

    “Okuduğum en iyi romanlardan biri. Avustralya’nın yakıcı sıcağını hissedebiliyordum. Her bir sözcüğü mükemmele yakın. Anlatı, bildiğinizi sandığınız her şeyi dev bir dalga misali yıkarcasına silip atıyor. Bu romanı okuyun!” –David Baldacci

    “Nefes kesici bir roman. Anında kapılacaksınız. Her sayfa yeni bir sırrı açığa çıkaracak.” —The New York Times