Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
ÇOK SATANLAR (25)

17–25 / 25 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Marslı Yazar: Andy Weir 1,00 

    Goodreads okurlarına göre 2014’ün En İyi Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars’a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin.

    “Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip.”
    -Hugh Howey, Wool serisinin yazarı-

    “Sürükleyici… Defoe’nun Robinson Crusoe’su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi.”
    -Larry Niven, Hugo, Nebula ve Locus ödüllü Halka Dünya romanının yazarı-

    “Bu kitap tam da benim gibi okuyucuların seveceği türden.”
    -John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

    “Andy Weir’in yazdığı Marslı şimdiye kadar okuduğum en iyi bilimsel bilimkurgu romanı. Bu romanı -başka bir kitap hakkında hiç böyle bir şey söylemedim- edebi anlamda da elden bırakmak mümkün değil.”
    -Dan Simmons, Hugo ödüllü Hyperion serisinin yazarı-

    “Marslı aklımı başımdan aldı!”
    -Ernest Cline, Başlat romanının yazarı-

    “Aksiyon ve uzay macerasının kusursuz bir karışımı.”
    -Library Journal-

  • Mezarlık Kitabı Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    2009 Hugo Ödülü – En İyi Roman
    2009 Newberry Medal Ödülü

    Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur. Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod tamamıyla normal olurdu.

    Bir çocuk için mezarlıkta tehlikeler ve maceralar vardır: tepenin altındaki çok yaşlı Çivit Renkli Adam, gulyabanilerin terk edilmiş şehrinin bulunduğu çöle açılan bir geçit, korkunç bir tehdit saçan tuhaf Bekçi… Ama Bod mezarlıktan ayrılırsa, ailesini de öldürmüş olan Jack denen adamın saldırısına uğrayacaktır…

    “Sınırlar her zaman vardır, mezarlık ile onun ötesindeki dünya arasında, hayat ile ölüm arasında ve onların kesiştiği yerde.”
    -Neil Gaiman-

    “Bir çocuğu büyütmek için koca bir mezarlık gerekir. Bu kitapta en keyif aldığım şey, Bod’un kendi güzel ve harap mezarlığında ölü ve canlı arkadaşlarıyla büyümesini görmekti. Mezarlık Kitabı Neil Gaiman’ın bir başka şaşırtıcı ve harika eseri…”
    -Audrey Niffenegger, Zaman Yolcusunun Karısı’nın yazarı-

    “Açıkçası, Mezarlık Kitabı Neil Gaiman’ın şimdiye kadar yazdığı en iyi kitap. Kendisinin, büyüleyiciliği, cana yakınlığı, korkutuculuğu ve dehşeti tek bir fantezide toplamayı nasıl başardığını asla öğrenemeyeceğim, ama ihtişam dolu bir iş çıkardığı kesin…”
    -Diana Wynne Jones, Howl’s Moving Castle’ın yazarı-

  • Muhteşem Gatsby Yazar: F. Scott Fitzgerald 1,00 

    “Beni en çok etkileyen kitabı seçmem gerekirse, hiç düşünmeden Muhteşem Gatsby derim.”
    -Haruki Murakami-

    F. Scott Fitzgerald’ın başyapıtı Muhteşem Gatsby 20. yüzyılın önde gelen Amerikan romanlarından belki de en önemlisi. “Büyük Amerikan Romanı” tabirine Moby Dick ve Huckleberry Finn’in Maceraları ile birlikte en çok yakıştırılan eserlerden de biri. Fitzgerald’ın “Caz Çağı” olarak adlandırdığı dönemi şairane bir dille anlatan roman, Amerikan rüyası kavramını da derinlikli bir biçimde ele alıyor ve Amerikan edebiyatının en önemli karakterlerinden birini okurlara kazandırıyor. Jay Gatsby, dışarıdan göründüğü kadarıyla her şeye sahip adamdır. Ancak en çok istediği şey uzanamayacağı bir yerde durmaktadır. Malikânesinde verdiği şatafatlı partilerin sonu gelmez ve şöhretini aşan bu eğlencelere herkes davetlidir. Yine de Gatsby, onca kalabalık arasında yalnız kalmaya, bir bilinmez olmaya, izlemeye ve beklemeye devam eder. Bu gizemli ve sessiz görüntüsünün altındaki tutku dolu sırlar ise yavaş yavaş ortaya çıkar: beş sene önce yaşanan tek bir âna olan saplantısı, Daisy Buchanan’a olan aşkı ve elde etmek istediğine ulaşmak için kendini baştan yaratması…Umut etmekten vazgeçmeyen Gatsby, okurları da karşı kıyıda yanıp sönen yeşil ışığa inanmaya davet ediyor…
    Harold Bloom’un sonsözüyle.

  • Sandman 2 – Bebek Evi Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Tüm zamanların hem en popüler, hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan SANDMAN, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantazinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının resimlendirdiği seri, modern ve antik mitolojilerin çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım olan SANDMAN macerasının ikinci cildi, uzun zamandır kayıp akrabalarını, bir kongrede buluşan seri katilleri ve nihayetinde gerçek kimliğini kısacası beklediğinden çok daha fazlasını bulan Rose Walker’ın peşinden gidiyor. İplerin kendisine çok daha yakın birinin elinde olduğundan habersiz Rüyalar Efendisi’yse gizemi çözmeye çalışıyor.

    Clive Barker’ın sunumuyla

    “Çizgi roman tarihindeki en müthiş destan.”
    -The Los Angeles Times Magazine-

    “Neil Gaiman hikâyelerle dolu bir hazine sandığı ve elini hangi işe atsa biz kârlı çıkıyoruz.”
    -Stephen King-

    “Çizgi roman okuyup okumamanız umurumda bile değil ama bu seriyi kesinlikle okumalısınız.”
    -Patrick Rothfuss-

    “Gaiman, zengin bir hayal gücüne ve büyük konuları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip.”
    -Philip Pullman-

  • 5 üzerinden 3.00 oy aldı
    Sandman 3 – Düş Ülke Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Sandman’in bu sıradışı cildinde birbirinden farklı dört macera bir araya geliyor: William Shakespeare’in ilk Bir Yaz Gecesi Rüyası performansını konu edinen ve oyunla aynı adı taşıyan Dünya Fantazi Ödüllü öykü; bir romancıya ilham vermesi için esir tutulan ilham perisi Kalliope’nin hikâyesi; insanlığın tahakkümüne kedigözü misali ışık tutan bir fabl; son olarak da ölmeyi arzulayan, ölümsüz, yok edilemez bir kadının son anıları. Bunlara ek olarak, yazar ve çizer tarafından notlarla desteklenen ve çizgi roman yazımına dair büyük ipuçları veren, Neil Gaiman’ın “Kalliope” orijinal metni de öykülere eşlik ediyor.

  • Spider-Man: Düşmanca Devralma Yazar:

    REKORLAR KIRAN OYUNUN RESMİ ÖN HİKÂYESİ!
    Peter Parker karmakarışık bir ilişki ağının içerisindeydi. En ileri teknolojileri barındıran bir laboratuvarda çalışıp dünyayı
    değiştirmeye çalışan genç bir biliminsanıydı. Yine de ikinci işi olan suçla mücadelenin getirdiği sorumluluklarla baş
    etmekte zorlanıyordu…
    Wilson Fisk, namıdiğer Kingpin, New York’a dönmüş ve kendisini halk arasında fedakâr bir girişimci ve hayırsever biri
    olarak gösterme çalışmalarına başlamıştı. Örümcek-Adam bunun böyle olmadığını bilse de gerçekleşmesi halinde “bir
    daha geri dönüşü olmayan” o kötü niyetli plana dair gerçekleri açığa çıkaramazdı.
    Örümcek-Adam’ın kostümü ve özellikleriyle sokakları altüst etmeye başlayan yeni tehdit karşısında Ağ Kafa, yaşanan
    kötü olayların sorumlusu olmadığını gösterip masum olduğunu kanıtlayabilecek miydi? Zaman daralıyor ve insanların
    hayatı tehlikedeyken Örümcek-Adam, bu eli kanlı Örümcek’in cani saldırını durdurabilecek miydi? Örümcek-Adam
    düşmanlarına ve korkularına boyun mu eğecekti yoksa ayağa kalkıp eskisinden de güçlü olduğunu mu gösterecekti?

  • Tanrıların Tohumu Yazar:

    “Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.” –Kingsley Amis
    “Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.” –George Orwell
    H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun
    Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden
    bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.
    Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada
    keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki,
    daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.
    Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu
    besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.
    Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun
    günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.

  • Trendeki Kız Yazar: Paula Hawkins 1,00 

    Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.

    “Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!”
    -S.J. Watson-

    “Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock’u.” -Terry Hayes-

    “Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman.”
    -Lisa Gardner-

    “Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!”
    -Publishers Weekly-

    “Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar.” -Kirkus-

    “Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor.”
    -Entertainment Weekly-

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Vakıf Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu‘nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Galaktik İmparatorluk’un altın çağıydı. Binlerce yıldır gezegenler bu kadim medeniyetçe yönetiliyordu. Ancak bir adam, imparatorluğun çökeceğini öngörme cüretini gösterdi: Psikotarih biliminin öncüsü Hari Seldon. Tahminlerine göre galaktik savaş kaçınılmazdı. Bu durumu olabildiğince ertelemek adına iki Vakıf kurdu; biri imparatorluğun sahip olduğu binlerce yıllık bilgiyi korumakla yükümlüydü, diğerinin ise ne yeri ne de amacı biliniyordu. İmparatorluk çökmeye başlayınca Galaktik Ansiklopedi üzerinde çalışan Birinci Vakıf sakinleri, Seldon’ın onlar için tahminlerinin de ötesinde bir rol biçtiğini anlayacaktı.

    İthaki Yayınları, Vakıf Serisi’ni yayımlanma sırasına göre yayımlamaya devam edecek.

    Yayımlanış tarihine göre: 1. kitap / Kronolojiye göre: 3. kitap