Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
DÜNYA KLASİKLERİ (59)

33–48 / 59 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Kendine Ait Bir Oda Yazar: Virginia Woolf 1,00 

    “Yapabileceklerim, sizlere önemsiz sayılabilecek bir noktada fikir sunmakla sınırlıydı; eğer kurmaca birmetin yazmak istiyorsa, bir kadının parası ve kendine ait bir odası olmalıydı.” Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un yazdıkları arasında yazıldığı dönemi en iyi yansıtan ve en akılda kalıcı kitaplardan biridir. Yazıldığı dönemin ve hatta öncesinin “kadın” algısını mükemmel bir şekilde resmeden Woolf, tek özellikleri “kadın olmamak” olan erkeklere kalemini hiç sakınmadan savurur.

  • Kızıl Dosya Yazar: Sir Arthur Conan Doyle 1,00 

    “Tüm Sherlock Holmes hikâyelerini okudum… her biri İngiliz edebiyatında daimi yerleri olan eserler.”

    -Winston Churchill

    Arthur Conan Doyle, Kızıl Dosya‘da Brixton Caddesi’nde işlenen bir cinayeti ve duvara kanla yazılı sözlerin gizemini araştıran dünyanın en ünlü dedektifinin ilk macerasını ve yoldaşı Dr. Watson ile tanışma hikâyesini anlatıyor.

    İlk Sherlock Holmes macerası olarak büyük bir önem taşıyan eser, kendisinden sonra gelecek dedektif romanlarının esin kaynağı.

  • Kızıl Ölümün Maskesi Yazar: Edgar Allan Poe 1,00 

    Karanlığın, Çürümenin ve Kızıl Ölüm’ün her şey üstündeki sonsuz egemenliği başladı.

  • Köpek Kalbi Yazar: Mihail Bulgakov 1,00 

    “Köpek Kalbi bir satirden daha fazlası; yirminci yüzyılın en büyük yazarlarından birince yazılmış etkili, çok katmanlı, eğlencesi ve derinliği eksik olmayan ahlaki bir fabl.”

    -A. S. BYATT-

    1925’te yazılmasına rağmen yazarı öldükten uzun yıllar sonra, ancak 1987’de anadilinde yayımlanabilen Köpek Kalbi, döneminin en sivri dilli ve ustalıklı yazarlarından Bulgakov’un adeta bir kâhin gibi geleceği öngördüğü, tartışmalı eserlerinden. Saygın bilim insanı Profesör Filipoviç, sokakta bulup evine götürdüğü köpek Şarik’i, Frankenstein’ı aratmayacak bir operasyonla ameliyat edip hormon bezlerini amansız bir suçlununkiyle değiştirir. Bu süreç sonucunda köpek insanlaşır ve profesörün isteğinin aksine arsız, azgın, saldırgan ve bencil bir canlıya dönüşür. Ancak bu dönüşüm, köpeğin Sovyet bürokrasisinde kendisine yer edinmesini engellemeyecektir.Köpek Kalbi, gerçeküstü ve tekinsiz mizahı ile Rus Devrimi, Sovyetler ve komünizm üzerine lafını sakınmayan bir satir.

    James Meek’in önsözüyle.

  • Korku Vadisi: Sherlock Holmes Yazar: Sir Arthur Conan Doyle 1,00 

    Polisiye edebiyatında cinayetin şekli mi ön plandadır yoksa sebebi mi? Suçun çözümü Sherlock’un zihninde, ayrıntılar Watson’ın notlarında, cevaplar geçmişin sayfalarında… Korku Vadisi, Sherlock Holmes romanlarının dördüncüsü ve sonuncusu. Külliyat içinde ayrı tutulması gereken bu eser, A.C. Doyle’un yazdığı en karanlık Sherlock öyküsüne sahne oluyor. “Burası Korku Vadisi, burası Ölüm Vadisi. Korku, gün batımından şafağa kadar insanların kalbini terk etmiyor.”

  • Martin Eden Yazar: Jack London 1,00 

    Martin Eden, Jack London’ın başyapıtı sayabileceğimiz ve büyük oranda otobiyografik izler taşıyan unutulmaz romanlarından biridir. Keskin sınıfsal bilinci, güçlü kalemi ve devrimci sanatıyla Jack London, burjuva gerçekliği karşısında sınıf atlamak isteyen genç bir yazarın düştüğü trajik durumu ustalıkla ve tüm çıplaklığıyla resmeder Martin Eden’da. Büyük çabalarla ulaşılan hedefin, yani burjuva yaşamının, anlamsızlığı, sahteliği ve hiçliği karşısında, Martin Eden, kendisini beyaz bir heykel gibi batacağı dipsiz derinliklere bırakır.

    Büyük anlatıcılar kuşağının son üyelerinden biridir Jack London, 1916 yılında öldüğünde, zamanının ve tüm zamanların en büyük yazarları arasında çoktan yerini almıştı.

  • Muhteşem Gatsby Yazar: F. Scott Fitzgerald 1,00 

    “Beni en çok etkileyen kitabı seçmem gerekirse, hiç düşünmeden Muhteşem Gatsby derim.”
    -Haruki Murakami-

    F. Scott Fitzgerald’ın başyapıtı Muhteşem Gatsby 20. yüzyılın önde gelen Amerikan romanlarından belki de en önemlisi. “Büyük Amerikan Romanı” tabirine Moby Dick ve Huckleberry Finn’in Maceraları ile birlikte en çok yakıştırılan eserlerden de biri. Fitzgerald’ın “Caz Çağı” olarak adlandırdığı dönemi şairane bir dille anlatan roman, Amerikan rüyası kavramını da derinlikli bir biçimde ele alıyor ve Amerikan edebiyatının en önemli karakterlerinden birini okurlara kazandırıyor. Jay Gatsby, dışarıdan göründüğü kadarıyla her şeye sahip adamdır. Ancak en çok istediği şey uzanamayacağı bir yerde durmaktadır. Malikânesinde verdiği şatafatlı partilerin sonu gelmez ve şöhretini aşan bu eğlencelere herkes davetlidir. Yine de Gatsby, onca kalabalık arasında yalnız kalmaya, bir bilinmez olmaya, izlemeye ve beklemeye devam eder. Bu gizemli ve sessiz görüntüsünün altındaki tutku dolu sırlar ise yavaş yavaş ortaya çıkar: beş sene önce yaşanan tek bir âna olan saplantısı, Daisy Buchanan’a olan aşkı ve elde etmek istediğine ulaşmak için kendini baştan yaratması…Umut etmekten vazgeçmeyen Gatsby, okurları da karşı kıyıda yanıp sönen yeşil ışığa inanmaya davet ediyor…
    Harold Bloom’un sonsözüyle.

  • Müşterek Dostumuz (2 cilt) Yazar: Charles Dickens 1,00 

    “Hiçbir 19. Yüzyıl romancısı, hatta Tolstoy bile, Dickens kadar güçlü değildir; onun yaratı zenginliği neredeyse Chaucer ve Shakespeare’le boy ölçüşür.”

    –Harold Bloom

    “Charles Dickens ile ilgili olarak… söylenebilecek tek şey, deha sahibi bir insan olduğudur.”

    –Jorge Luis Borges

    Müşterek Dostumuz’da Dickens, dönemin kapitalizminin başkenti Londra’daki hayata dair muhteşem bir panaroma sunar. En alt tabakalardan en üst tabakalara kadar mekik dokuyarak varlığın ve yokluğun portresini çizer.

    Thames Nehri’ne düşen cesetleri toplama işi yapan ailenin rutin turlarından birinin tekinsiz betimlenişiyle başlayan hikâye hemen ardından yeni zengin Veneeringler’in hayatının alaycı ve olağanüstü absürt bir biçimde anlatılmasıyla devam eder. Müthiş bir dil ve üslup çeşitliliğine sahip olan roman eleştirel ve insani yönden de derinlikli bir eser.

    Tuncay Birkan’ın sunumuyla

  • Operadaki Hayalet Yazar: Gaston Leroux 1,00 

    Gözyaşlarının tek bir damlasını bile kaçırmamak için çıkardım maskemi… ve kaçmadı benden! Ölmedi de! Hayattaydı, başımda benimle birlikte ağlamaktaydı. Beraber ağladık! Şu dünyanın sunabileceği tüm mutluluğu tattım ben!

  • Orman Kitabı Yazar: Rudyard Kipling 1,00 

    Orman Kitabı, Hindistan ormanlarının egzotik atmosferini, fabl türünün büyüleyici “hayvan kahramanları”yla birleştiren bir klasik. Rudyard Kipling’in eskimeyen yapıtı, hem neşeli hem de dokunaklı öyküleriyle, sinemaya, tiyatroya ve çizgi romana defalarca uyarlandı ve bugün de aynı heyecanla okunmaya devam ediyor.

  • Öteki Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 1,00 

    Yabancı onun yatağında, başında şapkası ve sırtında paltosuyla oturmakta, hafifçe gülümseyerek ve gözlerini kısarak onu dostça bir baş işaretiyle selamlamaktaydı. Bay Golyadkin haykırmak, bir şekilde protesto etmek istedi, ama yapamadı, gücü yetmedi. Saçları diken diken olmuştu ve dehşet içinde tüm duygularını kaybetmiş bir halde olduğu yere çöktü kaldı. Dehşete düşmesinin haklı bir nedeni vardı.

  • Palto Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol 1,00 

    “Yaratıcı okur lazım bana. Palto, onun için.”

    -Vladimir Nabokov-

    Kafka bürokrasisinden hiç de aşağı kalmayan, hatta belki de daha korkutucu olan, herkesi birbirinin “aynı”sına, “öteki”sine ve de bir “hayalet”e dönüştüren ünlü Rus bürokrasisinin doğurduğu unutulmaz öykülerden biri Palto. Muammalı içeriğiyle okurlarını ve eleştirmenlerini sürekli farklı yorumlara iterken, Nabokov gibi bir estetin de saygısını kazanan bir öykü. Bu küçük başyapıtı, tıpkı paltoyu diken terzinin yaptığı gibi birkaç defa “görmek”, birkaç defa okumak gerek…

  • Satranç Yazar: Stefan Zweig 1,00 

    Fakat insanoğlu satrancı yalnızca bir oyun olarak adlandırmakla aşağılayıcı bir kısıtlama yapmış olmuyor muydu? O aynı zamanda bir bilim, bir sanat değil mi?

  • Sergi Baba ve İki Hafif Süvari Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy 1,00 

    Her zaman aynı, her zaman iğrenç; şarap ve tütün kokulu, kırmızı, cilalı yüzler, aynı konuşmalar, aynı fikirler… Her şey aynı iğrenç şeylerin çevresinde dönüp duruyor. Hepsi de halinden memnun ve böyle olması gerektiğinden emin, ölene kadar böyle yaşayabilirler. Ben yapamam. Benim için sıkıcı bu. Bütün bunların altüst olduğu, tersine döndüğü bir şeyler gerek bana.

  • Suç ve Ceza Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 1,00 

    “Dostoyevski’nin yarattığı suçlulara, çılgınlara… bambaşka bir gözle bakarız. Bu kötü insanları sevdiğimizi, içimizde onlara yakın bir şeyler bulunduğunu anlamak, tekinsiz ve tuhaf bir etki bırakır.” –Hermann Hesse-

    “Benim bir şeyi öğrenmem, hem de ivedilikle öğrenmem gerekiyordu. Herkes gibi ben de bir bit miyim, yoksa bir insan mıyım?” Dostoyevski’nin karanlık kahramanı Raskolnikov’un sorduğu bu sorudan doğan Suç ve Ceza, insan ruhunun, hem köşe bucağında örümcekler gezinen dar bir odaya, hem de göz alabildiğine uzanan bir Sibirya ovasına dönüşebileceğini gösteriyor.

    Dostoyevski’nin dünyasına girmek için ideal bir başlangıç noktası olan, Rusça aslından çevirisiyle sunduğumuz Suç ve Ceza’nın ortaya attığı bilmece bugün de bize eşlik etmekte: Kimdir her sabah bıkkınlıkla yatağından kalkan, gün boyu ateşler ve sanrılar içinde sokakları adımlayan ve akşamları tekrar bıkkınlıkla yatağına dönen?

  • Suikast Bürosu Yazar: Jack London 1,00 

    “Sorumluluğu bize ait olan bütün ölümler için diyebilirim ki, ölenler arasında bunu hak etmeyen tek bir kişi bile yoktu. Ölümü insanlığa fayda sağlamayan tek bir kişi ölmedi.”