Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT DIŞI (39)

1–16 / 132 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • 1917 Devrimin Rapsodisi Yazar: Ferit Burak Aydar 1,00 

    “Yaşanan bir komplo değil, ayaklanmadır. Petersburglu işçi ve askerlerin devrimci enerjisini biledik. Kitlelerin iradesini bir komploya değil, açıkça bir ayaklanmaya yönlendirdik. Şimdi zafere ulaşmışken al ben yemeyeyim sen ye diyelim, uzlaşalım, müzakere edelim, öyle mi? Peki ama kiminle? Hayır, uzlaşma mümkün değildir. Bize bu teklifle gelenlere cevabımız şudur: Siz bir avuç sefil müflissiniz, sizin işiniz bitti. Yallah, layık olduğunuz yere: Tarihin çöplüğüne!”

    Bolşevikler devrimin hemen ertesinde tarihsel eylemlerini bu sözlerle açıklamışlardı. Bolşevikler doğru zamanda harekete geçerek tarihte ilk kez solu mağlup, mağdur ve mahzun olmaktan kurtarmışlardı. Devrimin melankolisi gitmiş, rapsodisi gelmişti.

    Daha önce İspanya İç Savaşı’nın öyküsünü kaleme alan Ferit Burak Aydar, 100. yılında Devrim’i ayrıntılı bir tahlille mercek altına alıyor.

  • 20. Yüzyıl Türkiye ve Dünya Tarihi Yazar: İbrahim Arslan 1,00 

    ” 20. Yüzyılda Türkiye ve Dünya Tarihi Dersi”nin amacı 21. yüzyılın gereksinimlerine yanıt veren ve gelecekle ilgili sağlam öngörülerde bulunan öğrenciler yetiştirmektir. 20. yüzyıl Türkiyesinin siyasi, sosyal ve tarihi yapısını anlamak; tarih, coğrafya ve sosyoloji disiplinlerine ait bilgi birikimi ile olanaklıdır. Avrupa ve dünyadaki gelişim ve değişimin ülkemize etkilerini kavratarak, çeşitli bakış açılarıyla tarih, coğrafya ve sosyoloji alanlarında araştırma bilinci kazandırmak Avrupa ve dünyadaki farklı kültürleri anlarken, ulusal tarih ve kültürümüz konusunda bilinçli bireyler yetiştirmek dersimizin amaçları arasındadır. Bu ders kitabı, yukarıda belirtilen becerileri öğrencilere kazandırmak için yazılmıştır.”

  • Algının Fenomenolojisi Yazar: Maurice Merleau-Ponty 1,00 

    20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Maurice Merleau-Ponty, başyapıtı olan Algının Fenomenolojisi’nde, Husserl’den aldığı fenomenolojik yöntemi estetik bir anlayışla yeniden yorumluyor. Bedeni merkeze oturtan bu yorum, bir yandan psikolojizm ile entelektüalizm arasındaki Descartes ve empiristlerden beri devam eden tartışmaya özgün bir boyut kazandırıyor. Diğer yandan, bilim ile sanat arasındaki derinlemesine ilişkiyi felsefe aracılığıyla yeniden keşfetmemizi sağlıyor. Gerek analitik felsefenin gerekse kıta felsefesinin çağdaş sorunlarının ilk taslaklarını ortaya koyan bu çalışma, aslında yalnızca felsefe alanına değil, düşünceyi deyim yerindeyse ete kemiğe büründürmek isteyenler için bir referans kitap olma özelliğiyle edebiyattan sosyal bilimlere kadar uzanan geniş bir kapsama da hitap ediyor.

    “Bizler dünyadayız, yani, şeyler bir resim gibi ortaya çıkar, devasa bir birey kendini olumlar, her varoluş kendini ve başkalarını anlar. Yapmak gereken sadece tüm kesinliklerimizi temellendiren bu fenomenleri kabul etmektir.”

    – Maurice Merleau-Ponty

    “Merleau-Ponty hep görme hakkında düşündü. (…) Görmek nedir? Bu soru sonuna kadar diğerlerine dayanak oluşturdu; ama bunun nedeni konuşmadan önce veya düşünmeden önce görüyor olmamız değil, daha ziyade her zaman bu görme hakkında konuşmamız ama onu unutmamızdı, sorgulamanın zaten ondan geçen bir sorgulamayı uyandırmak olmasıydı, aynı anda hem gözü hem de sesi titreştirmek, ifadenin gizemini kabul etmek olmasıydı…”

    – Claude Lefort, “Eleştirel Baskıya Önsöz”

  • Aşkın Ontolojisi: Spinoza’yla Bir Yürüyüş Yazar: Sevinç Türkmen 1,00 

    Sevinç Türkmen Aşkın Ontolojisi: Spinoza’yla Bir Yürüyüş’te, son yıllarda giderek daha fazla rağbet gören Spinoza’nın felsefesini sıradışı bir yaklaşımla ele alıyor. Yarı-kurmaca bir çerçevede, Bento ile Maria’nın, aşk deneyimleri aracılığıyla Spinoza felsefesinin kimi önemli yanlarına ışık tutuyor: doğa, zihin, duygular, arzu ve özgürlük. Spinoza’nın hayatının onun başyapıtı olan Ethica’nın dolaysız bir ifadesi olması gibi, buradaki anlatı da bir aşk deneyimi vesilesiyle felsefeye hayatiyet kazandırıyor ve onu gündelik hayatın içinden anlamamıza kapı aralayacak şekilde ete kemiğe büründürmeye girişiyor. Spinoza’yı merak ve tutkuyla okuyanların, aşka Spinoza’nın gözlüğünden bakmak isteyenlerin, bu kitabı ilgiyle karşılayacağını umuyoruz.

    “Felsefe nerede biter, edebiyat nerede başlar? Felsefecilerin metinlerinde arz-ı endam eden soluk kavramlar nasıl olup da kanlı canlı insanların sözlerinde hayat bulabilir? İnsanın ve insanlığın aradığı sonsuzluk, tanımlanamayan bir kavramda içerilen bir nesne olmayıp, korkudansa hoşnutluğun, gururdansa onurun, benmerkezciliktense özdeğerin, bulantıdansa neşenin hâkim duygular olabildiği bir mekânda hemcinslerimizle özgürce yaşayabilme arzumuzda kaim olan bir arayış mıdır? Sevinç Türkmen bu eserinde ontolojiye ve Spinoza düşüncesine hâkimiyetini, ahlaki ve politik hassasiyetlerini, duru ve güzel Türkçesini tüm bu sorulara bir cevap önermek üzere cesurca bir araya getiriyor. ”

    Doç. Dr. Ahmet Ayhan Çitil (Felsefeci)

    “Yaklaşık üç yıldır zihnimizi daha çok meşgul eden temel iki kavramdan biri hakikat, diğeri ise özgürlük. Sevinç Türkmen’in Spinoza’nın felsefesi üzerine yazdığı bu kitap, tam da böyle bir zamanda onun ‘aşk, hakikat ve sonsuzluk sadece özgürlükte var olur’ gerçeği üzerine dönüp dolaşıp bir kez daha düşünmemizi sağlıyor.”

    Özcan Alper (Yönetmen)

  • Batı Kanonu Yazar: Harold Bloom 1,00 

    Önde gelen edebiyat eleştirmenlerinden Harold Bloom, yayımlandığı günden beri bir mihenk taşı olarak kabul edilen bu eserinde, Batı edebiyat dünyasındaki Kanon’un merkezine koyduğu Shakespeare’den yola çıkarak yaratıcı edebiyatı derinlemesine bilmek ve kavramak için okurlara çağrıda bulunuyor. Bunu yaparken, odağa aldığı Shakespeare’in yanına Dante, Chaucer, Cervantes, Montaigne, Moliére, Milton, Johnson, Goethe, Wordsworth, Austen, Whitman, Dickinson, Dickens, George Eliot, Tolstoy, Ibsen, Freud, Proust, Joyce, Woolf, Kafka, Borges, Neruda, Pessoa ve Beckett’ı ekliyor.

    Batı Kanonu, edebiyat dünyasını etkileyen yazarların Bloom tarafından listelenmesinden ibaret değil sadece; edebiyatın bize, yaşamlarımıza değen kısımlarının tanımlanmasına, edebiyattan kendimize, tarihimize bakmamıza da olanak sağlayan bir eser. Her şeyden önce iflah olmaz bir edebiyatsever olan Bloom, bu çalışmasında Kanon’a geniş bir pencere açıyor ve bu sayede, Batı Kanonu’nu iyi okurların, edebiyatseverlerin ve edebiyat eleştirisi okumak isteyenlerin başucu kitabına dönüştürüyor. Böylece yıllardır çeşitli akademik tartışmalarla yön verilmeye çalışılan Kanon’un gediği kapanıyor ve bize de, hem tarihsel hem de edebi anlamda iyi düzenlenmiş bir kitabın peşinden gitmek kalıyor.

    “Bloom’un yorumlarını okumak, klasik yazarları şimşeklerin ışığında okumak gibidir.”

    – M.H. Abrams

    (The Norton Anthology of English Literature editörü, eleştirmen)

  • Baudelaire Yazar: Jean Paul Sartre 1,00 

    ‘Hak ettiği gibi yaşayamadı.’ Baudelaire’in yaşamı, bu teselli edici sözün görkemli bir örneği gibi görünüyor. Kuşkusuz ne bu anneyi, ne ömür boyu katlandığı bu rahatsızlığı, ne bu vasi mahkemesini, ne bu cimri metresi ne de bu frengiyi hak etmişti. Hele erken ölümünden daha haksız ne olabilir ki? Ancak, düşününce, bir kuşku beliriyor insanda: Çünkü Baudelaire’in kendisini de incelersek, o da kusursuz ve görünüşe bakılırsa çelişkisiz değil: bu yoldan çıkmış adam bir daha geri dönmemecesine, en bayağı ve en keskin ahlâkı benimsemiş; bu ince ruhlu kişi en sefil fahişelerle düşüp kalkmıştır.”

    -Jean-Paul Sartre-

  • Bilimsel Zihnin Oluşumu Yazar: Gaston Bachelard 1,00 

    “Bilimsel Zihnin Oluşumu, Gaston Bachelard’ın opus magnumudur. Batıda biçimlenen modern bilimsel zihnin ya da Batı aklının tarihsel oluşumunu böylesine yetkin bir biçimde ele alan başka bir yapıt göstermek zordur. Althusser, Canguilheim, Foucault başta olmak üzre pek çok filozofu derinden etkilemiş ve etkileri halen devam eden bu eserin ülkemizde de dikkatle okunmasının, tartışılmasının vaktidir…”
    Ahmet Öz

    “Bachelard, kuantum mekaniğinin artık olgunlaşmaya başladığı bir dönemde, kısaca “gözle görünmez parçacıklar fiziği”nin felsefe için açtığı alanı düşünmektedir. Bilimin ideal bir imgesini değil, fiili üretimini, kavram ve pratiklerini konu alan Bachelard düşüncesi, bu gözle görünmez gerçekliğin aletsiz ve kavramsız, “saf” deneyim betimlemelerinden hareketle anlaşılamayacağını savunur. Bachelard’ın Bilimsel Zihnin Oluşumu’ndaki düşünce hareketi, Husserl’in Krisis’teki hareketinin tam olarak tersidir: modern bilimin ürettiği bilginin çeşitliliği karşısında yapılması gereken, bir “ilk deneyim”e dönerek bilgiyi burada mümkün kılmak, “şeylerin kendisine dönmek” değil, bilimin kendine özgü üretkenliğinin farkına varmaktır… Bachelard’a göre modern bilimin varlığını ortaya koyduğu olguların üretimini kavramak için iki temel tutumu benimsemek gerekir: 1) bilimsel kavramların incelenmesini ve eleştirilmesini merkeze alan yeni bir akılcılık; 2) bu üretimi kolektif ve tarihsel kimliğiyle kabullenecek, kısacası bir pratik olarak kavrayacak “inşacı” bir epistemoloji. Bu yaklaşım, yani bilimsel üretim bölgelerinin içinden düşünerek bilimsel kavramların tarihsel oluşumunu inceleyen tarihsel epistemoloji, özellikle Fransa’da hem fenomenolojiye hem de mantıksal pozitivizme alternatif oluşturan ve bugün hâlâ etkinliğini sürdüren bir bilim tarihi geleneğinin merkezinde yer alır…”
    Ferhat Taylan

  • Bir Filmin Serüveni: Mithat Alam Film Merkezi Sinema Seminerleri 2 Cilt Takım Yazar: Kolektif 1,00 

    Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nin 2010’dan bu yana gerçekleştirdiği atölye çalışmalarından oluşuyor. Merkez’in sinema salonunda, iki saatlik derslerden oluşan atölye çalışmalarının amacı; sinemanın farklı alanlarında profesyonel olarak çalışan kişilerin dahil oldukları meslek guruplarının sinemamızda neyi ifade ettiği konusunda bir farkındalık yaratmak ve öğrencileri bu dallarla tanıştırmaktı.

    Kitabın hazırlık çalışmaları iki yıl kadar sürdü. Dersler önce tek tek deşifre edildi, editörlerimizin elinden geçtikten sonra ders sahiplerine gönderildi. Kitaptaki derslerin sahipleri ise bu metinlere son hallerini verdi. Kitapta on üç başlık altında yirmi yedi sinemacının derslerini okuyacaksınız. Onlara Merkez’e gelip mesleklerinin inceliklerini öğrencilerle paylaştıkları ve bu kitabı var ettikleri için minnetlerimizi sunmak isteriz.

    Nadide Argun, Fatih Aydoğdu, Esra Cora, Feza Çaldıran, Feride Çiçekoğlu, Ayhan Ergürsel, Orhan Eskiköy, Burhan Gün, Uğur İçbak, Çiçek Kahraman, Cem Kısmet, Kenan Korkmaz, Cenker Kökten, Yaşar Kurtoğlu, Necip Memili, Yamaç Okur, Zeynep Özbatur, Tayfun Pirselimoğlu, Umut Şenyol, Seyfi Teoman, Selen Uçer, Özcan Vardar, Natali Yeres, Bennu Yıldırımlar, Serdar Yılmaz, Doğu Yücel, Fırat Yücel, Derviş Zaim

  • Bir Osmanlı Akıncı Beyi Gazi Evrenos Bey Yazar: Ayşegül Kılıç 1,00 

    Gazi Evrenos Bey, muamma dolu kuruluş yılları Osmanlı tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Öyle ki, onun başarıları adeta bir hanedan gibi neslinin günümüze kadar varlığını koruyabilmesini sağlamıştır. Bir Osmanlı Akıncı Beyi olarak, Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’a geçiş ve yerleşme sürecinde tarih sahnesine çıkmış, kimi zaman sultanların ondan çekinmesine neden olan başarılarıyla Balkan fatihi yakıştırmasını hak etmiştir. Ancak, Evrenos Bey’in hayatı ve faaliyetleri de kuruluş yıllarının tarihi kadar bilinmeyenlerle doludur. Bu kitap, yüz yılı aşkın bir süredir merak konusu olan Evrenos Bey’in etnik kökenini ve tarih sahnesine çıktığı bölgeyi, Osmanlı arşivinde bulunan bir belgeyle aydınlatıyor.

    “Eser, Evrenos Bey’in bir akıncı beyi olarak çalışmalarını gün ışığına çıkarırken, Balkanlar’ın Türkleşmesi ve İslamlaşmasıyla bölgede Osmanlı şehirlerinin kurulmasındaki rolünü ayrıntılı bir şekilde, akıcı bir üslupla anlatıyor. Evrenos Bey üzerine bu ilk ayrıntılı çalışma, sadece uzmanların değil, tarihe meraklı herkesin ilgiyle okuyacağı bir eserdir.”
    -Melek Delilbaşı-

  • Bir Şairin Yaşamöyküsü-T.S. Eliot Yazar: John Worthen 1,00 

    Yirminci yüzyıl modernist şiirin en büyük şairlerinden ve dönemin en önemli oyun yazarlarından olan Thomas Stearns Eliot’ın çalkantılı ve karmaşık hayatını anlatan bu eser, şair hakkında yazılmış en objektif metinlerden. Yalnızca bir şairin hayatını anlatmakla kalmıyor, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı dönemi Amerika’sı ile İngiltere’sinin sanat hayatını da mercek altına alıyor. Biyografi, W. B. Yeats, Ezra Pound, Bertrand Russell ve Virginia Woolf gibi ünlü isimlerin Eliot’ın yaşamındaki önemine tanıklık etmek açısından da önemli bir yer tutuyor.

  • Birinci Sınıf Delilik Yazar: Nassir Ghaemi 1,00 

    Tufts Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri profesörü ve Boston’daki Tufts Tıp Merkezi’nde uygulanan Ruhsal Bozukluklar Programı’nın yöneticisi olan Nassir Ghaemi, Birinci Sınıf Delilik’te akıl hastalıkları ile liderlik arasındaki güçlü bağlantılar hakkında cüretkâr bir tez ortaya atıyor: Depresyon, bipolar bozukluk gibi sorunlar kriz zamanlarında en iyi liderleri ortaya çıkarır!

    Kısacası: Anormal zorluklar, anormal liderleri gerektirir!

    “Sekiz ünlü liderin biyografilerini temel alan parlak bir psikolojik tarih… Birinci Sınıf Delilik bir roman tadında yazılmış ve sağlam tezlerle donatılmış.”
    -The Boston Globe-

    “Ghaemi’nin kitabı, renkli vaka tarihleri ve çok iyi seçilmiş alıntılarla, meslekten olmayanlar için depresyon, bipolar bozukluk ve diğer hastalıklar konusunda okunmaya değer bir rehber…”
    -The Washington Post-

    “Birinci Sınıf Delilik derinlikli bir psikoloji eseri, ama aynı zamanda ünlülerin tarihine ilişkin dedikoducu bir eser, şaşırtıcı bir kim kimdir çalışması.”
    -New York Observer-

  • Bizans Kısa Kronikleri: Osmanlı Tarihinin Bizanslı Tanıkları Yazar: Şahin Kılıç 1,00 

    “İsa’nın doğumundan sonra 1553 yılı, 28 Ağustos’ta Sultan Souleiman?s [I. Süleyman] büyük bir orduyla Perslerin [Safevi] üzerine yürüdü. O oradan dönerken, Moustafas [Şehzade Mustafa] isimli oğlu ki Hıristiyanları çok severdi, babasına itaat ederek kenti terk etti. O [I. Süleyman] onu [Mustafa] yakalayarak, öldürdü. Bütün ordu babanın kendi oğlunu öldürttüğüne dair bu zavallı emirden haberdar olduğunda, hepsi gözyaşı döktü ve inançsız ve merhametsiz babanın kalpsizliği hakkında az üzülmediler.”

    Osmanlı tarihi hakkında irili ufaklı birçok bilgi içeren Bizans Kısa Kronikleri, bu kitapla ilk kez Türkçe olarak yayınlanıyor. Yunanca’dan çevrilen bu metinlerin, Osmanlı kronikleriyle paralel bir okumaya davet edeceğine ve bu şekilde Türkiye’deki Bizans-Osmanlı çalışmaları sahasında önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.

  • Bizdeki Ben: Tanınma Teorisi Üzerine İncelemeler Yazar: Axel Honneth

    Bizdeki Ben’de Axel Honneth, daha önce yayımladığımız başyapıtı Tanınma Uğruna Mücadele’de geliştirdiği teorik çerçevesinin izinden gidiyor. Bizzat geliştirdiği ve felsefe çevrelerinde büyük etki yaratan tanınma teorisini bu kitapta yeri geldiğinde çeşitli itirazlar karşısında düzeltmek ya da netleştirmek için belli değişikliklerle yeniliyor, yeri geldiğindeyse farklı alanları kapsayacak şekilde genişletiyor.

    Alman felsefesi, İngiliz psikanalizi ve Fransız sosyolojisinden faydalanarak disiplinlerarası bir yaklaşım oluşturan Honneth burada, Hegel’in felsefesine dair incelikli okumalardan belirli psikanaliz teorilerinin sıkı eleştirilerine, kapitalizmin gelişimi hakkında içgörü dolu izahlardan sosyal adalet teorilerinin güçlü analizlerine uzanan düşünsel verimini yeniden gözler önüne seriyor.

    Honneth’in felsefi gücünü ve ilgi alanlarının genişliğini ortaya koyan bu çalışma, felsefe, siyaset bilimi, sosyoloji ve genel olarak sosyal bilimlerde derinlikli bir okuma serüveni için referans kitabı olabilecek nitelikte.

    “Bu kitap Honneth’in bugün eleştirel teorinin önde gelen savunucusu olarak tanınmayı hak ettiğini gösteriyor.”

    Simon Thompson

    (West of England Üniversitesi öğretim üyesi)

  • Çağdaş Hukuk Düşüncesine Giriş Yazar: Melike Belkıs Aydın, Sevtap Metin, Ertuğrul Uzun, Kasım Akbaş, 1,00 

    Amacımız, belli bir bakış açısının yorumladığı okulların, akımların, felsefecilerin takdim edilmesi değil, okuyucuyla orijinal metinleri buluşturmak. Yargılardan ziyade yargıların gerekçelerini ve muhakeme zincirini göstermeye çalışıyoruz. Bunu yaparken de orijinal metinlerden alıntı yapmaktan çekinmedik. İncelediğimiz alanlardaki kurucu metinlerin pek az bir kısmının Türkçede bulunabildiğini düşünecek olursak, bu yazım tarzının önemi ortaya çıkacaktır.

  • Cenderedeki Medya Tenceredeki Gazeteci Yazar: Ertuğrul Mavioğlu 1,00 

    “Onlar, dizlerinin üzerine çökmüş olduğunuz için size büyük görünüyorlar; ayağa kalkın!”

    Elinizdeki kitabın konusu gazetecilik… ülkemizde son yılların en tartışmalı konusu bu şüphesiz. Özellikle Ahmet Şık ve Nedim Şener’in bilinen ama bilinmeyen nedenlerle tutuklanmaları ve KCK operasyonlarıyla başlayan kitlesel tutuklamalarla gündeme oturan otoriterleşme ve siyasal alanın daraltılması-imhası tartışmalarının da düğüm noktalarından biri. Ertuğrul Mavioğlu, gazetecilik mesleğinin dününü ve bugününü; Türkiye’nin toplumsal, siyasal, ekonomik değişim ve dönüşümleriyle paralel bir biçimde ele aldığı bu son çalışmasında demokratik toplumların sine qua non koşulu olan haber alma özgürlüğünün güncel durumunu gözler önüne seriyor.

    Gazeteci kimdir? Haber ve haber alma özgürlüğü nedir? Tarafsızlık ne anlama gelir? İfade özgürlüğünün sınırları var mıdır? Yazma ve yayınlama özgürlüğü ne anlama gelir? Medya, sermaye ve iktidar ilişkileri nasıl tanımlanmalı, nasıl ele alınmalıdır? Tüm bu ilişkiler, yapılar ve haklar kurumsal düzeyde nasıl düzenlenmelidir? Hak gaspları nasıl engellenmelidir?

    Kısacası quo vadimus?

  • Che’yi Kim Öldürdü? Yazar: Michael Ratner, Michael Steven Smith, 1,00 

    Che’yi Kim Öldürdü? CIA Cinayetten Nasıl Sıyrıldı?

    Yirminci yüzyılın önde gelen devrimcilerinden Che Guevara’nın ölümü, yıllardır iddiaların, tartışmaların ve sözde belgelerin konusu oldu. Bu ölümsüz devrimciyi kim, nasıl ve neden katletmişti? Önemli olan tetiği çeken miydi yoksa çektiren mi? Gizli belgelere ulaşmak mümkün müydü?

    Michael Ratner ve Michael Steven Smith’in hazırladığı bu kitap, Che Guevara cinayetine dair gerçekleri ve koşulları gözler önüne seren, birçok belgeyi de orijinalleriyle beraber tarihin tanıklığına sunan önemli bir araştırma.

    “Amerikan imparatorluğu onu soğukkanlılıkla, önceden tasarlayarak ve korkakça katletmiş olabilir; fakat onu öldürmeyi başaramadı.”
    -Ricardo Alarcón de Quesada, Küba Ulusal Meclisi Başkanı-

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları