Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT DIŞI (46)

33–48 / 141 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Düşlemenin Poetikası Yazar: Gaston Bachelard 1,00 

    Şiir, hem düş kuranı hem de düş kuranın dünyasını inşa eder.
    Gece düşü bir ruhun düzenini bozabilirken, geceleyin denenen çılgınlıkları gündüze taşıyabilirken, güzel bir düşleme ruhun kendi durmasından gerçekten zevk almasına, kolay bir birlikten zevk almasına yardım eder. Psikologlar, kapıldıkları o gerçekçilik sarhoşluğu içinde, düş kurmadaki kaçış özelliğinde fazla ısrar ediyorlar. Düşlemenin, düş kuranın çevresinde yumuşak bağlar dokuduğunu, “bağlayıcı” olduğunu, kısacası düşlemenin düş kuranı tam anlamıyla “poetikleştirdiği”ni her zaman kabul etmiyorlar.

    Öyleyse düş kuran tarafında, düş kuranı oluşturan tarafta, psikolojik bir poetika bulunduğunu, tüm psişik güçlerin uyuma kavuştuğu bir Psişe poetikası diye nitelenebilecek bir poetikleştirme gücü bulunduğunu kabul etmek gerekir.

    Uyum ve eşgüdümün gücünü sıfattan isme doğru kaydırmalı ve poetik bir düşleme poetikası kurmalıyız o halde; böylece, aynı sözcüğü yineleyerek, ismin varlık tınısı kazandığını da vurgulamış oluruz. Poetik düşlemenin poetikası! Büyük bir istektir bu, çok büyük bir istektir, çünkü sonuçta her şiir, okuruna bir şair bilinci kazandıracaktır.

    Elbette poetik anlatımdan bir yaratıcının bilincine geçmemizi sağlayacak bu altüst olmayı, tam olarak asla başaramayacağız. En azından düş kuran bir varlığın vicdanını rahatlatacak böyle bir altüst olmayı başlatabilirsek, düş kurma Poetikamız amacına ulaşmış olur.

  • Eczacılık Bu Değil: İlaç Hastaya İlaç Mı? Yazar: Kolektif 1,00 

    Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan eczacılık sektöründen önemli isimlerin eleştiri ve değerlendirme yazılarını toplayan, editörlüğünü Yakup Ercan’ın yaptığı Eczacılık Bu Değil’in, daha önce yayımlanan ve büyük ilgi gören Tıp Bu Değil dizisi gibi beğenileceğini ve her kesimden okurlar arasında tartışmalara yol açacağını düşünüyoruz:

    “İlaç, ölümcül bir rekabetin ürünü olmadan önce, eczacılık okullarında bir destur öğretilirdi ve ona göre ‘ilacın kullanım değeri değişim değerinden önce gelir’di. Bu temenniyi tersine çevirmiş olan koşullara karşı gelmek, bu çalışmanın amacı idi. Bozulan bu paradigma yeniden kurulmaz ise, eczacı ilacın hastaya ulaştırılmasının vasıfsız ve küresel bir tezgâhtarı olacaktır. Çünkü bu yeni paradigma, kamunun ve hastanın sorumluluğunu taşımaktan uzak, küresel satış gereksinimlerinin çıkarını temsil etmektedir. Mevcut konjonktür ölümsüz ve neredeyse tanrısalmış gibi bir görüntü verse de, sağlık sisteminin özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi ile yeryüzünde milyonlarca insan sağlık hizmetlerine ve ilaca ulaşmakta zorlanmaktadır. Ve bu durum daha şimdiden sürdürülemez bir hal almıştır…”

  • Edebiyat ve Kuramlar Yazar: Fatma Erkman Akerson 1,00 

    Edebiyat üzerine çağlar boyunca neler düşünülmüş, edebiyattan neler beklenmiş? Bu kitap işte bu sorulara cevap arıyor. Sümerlerden başlayarak, Eski Yunan, Ortaçağ, İslam düşünürleri, Aydınlanma, Romantik Akımlar, Ondokuzuncu yüzyılın tarihsel bakış açıları, Tanzimat dönemi, Yirminci yüzyılın yazar, metin, toplum ve okur odaklı yaklaşımları, Yapısalcılık, Göstergebilim, Postmodernizm gibi dönemeçlerde yoğunlaşıyor. Gilgameş’ten, Aristoteles’ten, Dante’den, İbni Sina ve İbni Kuteybe’den, Vico’dan geçerek çağdaş eleştiri kuramlarına, Namık Kemal’e ve Şinasi’ye, Auerbach’a ve Bakhtin’e varıyor. Çağdaş akımlarla eski bakış açıları ve Batı kaynaklı eleştiri akımları ile Doğu kaynaklı anlayışlar arasındaki köprüleri kurmaya çalışıyor. Edebiyat eleştirisi ile ilgilenenler için vazgeçilmeyecek bir başvuru kitabı.

  • Eleştiri ve Bilginin Gelişmesi Yazar: Imre Lakatos, Alan Musgrave, 1,00 

    Elinizdeki kitap,  Thomas Kuhn’un bilim felsefesinde paradigma değiştiren Bilimsel Devrimlerin Yapısı (1962) adlı yapıtının yarattığı sorunlar üzerine eleştirel bir değerlendirme niteliğindeki makalelerden oluşuyor.

    Başta Popper, Lakatos ve Feyerabend olmak üzere, bilimsel bilginin gelişmesinin hangi koşullar altında gerçekleştiğini ele alan katılımcıların metinleri ve Kuhn’un eleştirmenlerine verdiği yanıt, bugün hâlâ verimli tartışmalara gebe, çünkü bilim insanlarının “devrim” niteliğinde kuramlar ortaya atmadıkları zamanlarda neyle meşgul oldukları sorusu cazibesini korumakta.

    Imre Lakatos ve Alan Musgrave’in yayıma hazırladığı kitapta makaleleri bulunan isimler şöyle: Thomas Kuhn, John Watkins, Stephen Toulmin, L. Pearce Williams, Karl Popper, Margaret Masterman, Imre Lakatos, Paul Feyerabend.

  • Evrimci Açıdan Din, Psikoloji, Siyaset Yazar: Kaan Arslanoğlu 1,00 

    “Bu kitapta tarif ettiğim gözlüğü kullandığınız anda hiç yaşamadığınız bir berraklık kazanacak görüşünüz… Dünya… ve insan. Elbette, yüzde yüz bir netlik bu gözlükle de elde edilemez. Ama önceki görüşünüze göre coşkulu bir sevinç yaşayacaksınız. Fakat kim bilir belki de bu açıklıktan, berraklıktan hoşlanmayacaksınız. Artık kişilik yapınıza göre… Belki insanların büyük bölümünün körlüğü bilinçli olarak yeğlemelerinde, onlara sunulan bu gözlüğe karşı direnmelerinde bir hikmet var.

    İnsan bu. Onu, yani kendini tüm renk ve çizgileriyle apaçık görmekten belki de bilerek kaçınıyor insan soyu. Ne var ki eğer cesaretliyseniz bir denemekte fayda var. Heyecan verici bir zihin açıklığı fırsatı elinizde…” Kaan Arslanoğlu, Evrimci Açıdan Din, Psikoloji, Siyaset isimli yeni kitabında, günümüz Türkiye’sinin hayati sorunlarını insanlığın en eski zamanlarda başlayan macerasıyla birlikte, bilimsel gelişmelerin ışığında ele alıyor. Arslanoğlu’nun çarpıcı gözlemleri ve samimi dili, kimliği ne olursa olsun bütün okurları etkileyecek ve düşünmeye yöneltecek.

  • Fanon’un Hayaletleri: Fanon’la Konuşmayı Sürdürmek Yazar:

    “Hayaletler, modern toplumların ayrılmaz parçaları, kurucu çelişkileri veya fark unsurlarıdır.
    Ekonomik eşitsizliklerin yanı sıra kültürel eşitsizliklerin üzerinde dolaşan hayaletler. İşte, hiç kimse bu
    hayaletlere Frantz Fanon’dan daha çarpıcı bir biçimde dikkat çekmemiştir.”
    Bu kitap, altbaşlıkta ifade edildiği gibi, Fanon’la konuşmayı sürdürme arzusunun ürünü. Kitabı oluşturan
    makalelerin anafikri, Fanon düşüncesindeki eleştirel potansiyelleri ortaya koymak biçiminde ifade edilebilir.
    “…biz onu unutmuş olsaydık da Fanon bizimle konuşmaya devam edecekti. Elinizdeki kitapta bu konuşmaya
    eleştirel-rasyonel bir biçim vermeyi, ona yeniden siyasal biçim kazandırmayı amaçladık. Hayaletsiz bir gelecek
    mümkün mü?”
    Fırat Mollaer’in editörlüğünü de üstlendiği kitaba yazılarıyla ve çevirileriyle emek verenler:
    Barış Ünlü                 Güneş Ayas
    Elçin Aktoprak        Abdurrahman Aydın
    Vefa Saygın Öğütle   Ömer Mollaer
    Judith Butler           Immanuel Wallerstein
    Homi Bhabha          Fırat Mollaer
    Andrew Ryder

  • Felsefi ve Siyasi Yazılar Yazar: Louis Althusser 1,00 

    Yazılar’ın bu altıncı ve son cildi, Althusser düşüncesinin klasik temalarından oluşan metinleri bir araya getiriyor. Felsefe, bilim, din ve ideoloji nasıl tanımlanmalıdır ve aralarındaki ilişkilerin doğası nedir? Tarih nedir? Öznesiz bir süreç olarak tarih nedir? Marx’ın gençlik yapıtlarıyla Kapital arasında gerçekleştirdiği “epistemolojik kopuş” ne anlama gelir? Ve felsefe nedir? Söz bir kez daha Althusser’in:
    Marksizmi emek felsefesi olarak gören bütün idealist yorumlar, bütün emek ideolojileri incelendiğinde, bunların 1844 Elyazmaları’nın konularını yinelediği ya da bir “praksis” Fenomenolojisi kurmaya çalıştıkları a posteriori olarak kolayca fark edilir. Ama burada söz konusu olanın, başka bir alana, bilimin alanına yerleşmiş tarihsel materyalizm değil, felsefi ideoloji olduğu söylenerek itiraz edilecektir.

    Emek kavramı, şu kavramlarda “parçalanır”: emek süreci, emek sürecinin toplumsal koşullarının yapısı, (emek değil) emek gücü, (emeğin değil) emek gücünün değeri, somut emek, soyut emek, emek gücünün uygulamaya koyulması, emek miktarı, vb. Tüm bu “parçalanmalar” yalnızca basit, kökensel emek mefhumunun tarihsel materyalizm için teşkil ettiği büyük epistemolojik engelin, tarih biliminin önünden kaldırıldığı belirli biçimlerdir. Marx Kapital’de, emeğin “toplumsal” niteliğinden, gitgide daha çok toplumsallaşan emekten bahsettiğinde, bu ifadelerdeki, emek kelimesi, teorik olarak ilksel ve dolayısıyla kendiliğinden bilimsel olan bir ana kavrama yani Emek kavramına göndermez, kısa bir listesini verdiğim birleşik yeni kavramlara gönderir.

  • Fildişi Kuyu Yazar: Nihan Kaya 1,00 

    Nihan Kaya, yaratıcılığın “fildişi kuyu” olduğunu iddia ediyor. Bütün bir psikanalitik düşüncenin panoraması olan Fildişi Kuyu, farklı türde edebiyat metinlerinin, çeşitli estetik teorilerinin iç dinamiklerini tartışıyor, psikanalitik kuramın edebiyata nasıl ve ne şekilde uygulanabileceğini örneklerle gösteriyor. Genişletilmiş ve gözden geçirilmiş tekrar baskısıyla Fildişi Kuyu yeniden okurla buluşuyor.

    “Edebiyatçılar tarihte sık sık fildişi kulede olmakla suçlandı. Halbuki edebiyatçı, ‘fildişi kuyu’dan yazıyor. Evet, burası fildişi. Ama dünyaya yukarıdan bakan, hayattan kopuk bir kule değil. Bilakis, ‘dikey hayat’la, yüzeyde olan biten her şeyin deriniyle, iç dinamikleriyle meşgul bir sondaj kuyusu. Edebiyat da psikoloji de, görünen gerçekliğin altındakilere ulaşmayı amaçlıyorlar. Yazar eserini hazırlarken gündelik hayatla arasına mesafe koymak zorunda; ama hayatın dışından değil, olabildiğince derininden bir çaba bu. Bu yüzden edebiyat ve psikoloji, bize fildişi bir kuyunun içinden sesleniyor, bizi o fildişi kuyunun içine çağırıyorlar.”

  • Futbol Adamları Yazar: Simon Kuper 1,00 

    Modern Futbolun Devlerine Bir Bakış

    Dünyanın en iyi spor yazarlarından Simon Kuper’in fırçasıyla, futbol dünyasının en önemli isimlerinin portreleri:
    Cristiano Ronaldo, Didier Drogba, Dirk Kuyt, Alex Ferguson, Jose Mourinho, Zinedine Zidane, Kaka, Thierry Henry, Cesc Fabregas, Andres Iniesta…

    Başka hiçbir yerde karşılaşamayacağınız anekdotlar ve bilgilerle dolu, futbol kadar eğlenceli bir futbol kitabı!
    William Hill Ödülü

  • Futbol Dünyayı Nasıl Açıklar? Yazar: Franklin Foer 1,00 

    Kızılyıldız taraftarları nasıl Sırp ordusunun en önemli parçalarından biri haline geldi?
    Celtic ve Rangers arasındaki ezeli rekabetin köklerinde ne yatıyor?
    Chelsea holiganları niçin toplama kamplarına gezi düzenliyorlar?
    Juventus ve Milan, hakemleri ve medyayı nasıl yönlendiriyor?
    Barca, niçin bir kulüpten daha fazlası?
    İran’da kadınlar maç seyredebilmek için neler yapıyor?

  • Futbol mu? Yok Daha Neler ! Yazar: Bilgehan Uçak 1,00 

    Türkiye’nin as takımıyla futbola, spora ve hayata dair sportmence söyleşiler.

     

    • Şahin Alpay
    • Mehmet Altan
    • Ergun Babahan
    • Mehmet Barlas
    • Canan Barlas
    • Murat Belge
    • Ahmet Çakar
    • Cengiz Çandar
    • Mehmet Demirkol
    • Sinan Genim
    • Faruk Ilgaz
    • Selim İleri
    • Cemil İpekçi
    • Juan Kaan
    • Eser Karakaş
    • Hakan Bilal
    • Kutlualp
    • Ömer Madra
    • Herkül Millas
    • Şafak Pavey
    • Mustafa Sarıgül
    • Cem Semerci
    • Hale Soygazi
    • Ahmet Ümit
    • Gündüz Vassaf

     

  • Futbol Taktikleri Tarihi Yazar: Jonathan Wilson 1,00 

    Nihayet! Futbol literatürünün klasiklerinden biri olan Inverting the Pyramid, diğer bir deyişle Futbol Taktikleri Tarihi artık Türkçede.

    “Futbolun sahada nasıl oynandığına dair yazılmış en iyi kitap.”

    Simon Kuper

    Jonathan Wilson’ın bu ödüllü çalışması ne basit bir taktik analizi kitabı ne de sayı ve dizilimlere boğulmuş bir istatistik derlemesi. Futbol taktiklerinin tarihsel gelişimini coğrafya, tarih, kültür ve hatta siyaset ekseninde ele alan ve futbolun hem saha içi hem de saha dışındaki evrimini konu edinen bir başyapıt.

    Güney Amerikalıların sömürgecilere karşı kendi becerilerini nasıl kabul ettirdiğinden, Avrupa’nın bireysel beceriyi takım düzenine göre uyarlamasına; beş forvetli dönemden, merkez golcülü yapıya; İskoçların pas oyununu dünyaya nasıl kabul ettirdiğine kadar pek çok tarihsel süreç bu kitapta gözler önüne seriliyor, taktiklerin tarihiyle ilgili onlarca soru kendine yanıt buluyor.

    Futbol Taktikleri Tarihi futbol izleme, yorumlama, kurgulama hatta oynatma seyrinizi değiştirecek ve oyunun kavramsal evreniyle olan mesafenizi yeniden düzenleyecek bir eser. Kim bilir, belki de birileri anlamakla yetinmeyip değiştirme üzerine de adım atacak ve bu kitabın ileriki baskılarına yerel katkılar sunacak.

    Yine de şimdilik “anlamakla” başlayalım.

    İbrahim Altınsay’ın önsözüyle

    Britanya Spor Kitapları En İyi Futbol Kitabı Ödülü

  • Geçmişi Susturmak Yazar: Michel-Rolph Trouillot 1,00 

    Michel-Rolph Trouillot, Aydınlanma’nın (veya o hat üzerinden devam edersek bugünkü “yüksek” medeniyetin) tam ortasında duran bir çelişkiyi ele alıyor. İnsanlık adına ortaya atılan büyük fikirlerin ancak belli suskunluklar pahasına kabul görebildiğini anlatıyor: Şöyle diyor: “Aydınlanma Çağı öyle bir çağdır ki Nantes’lı köle simsarları unvan satın alıp felsefecilerle kol kola yârenlik edebilir. Özgürlük savaşçısı Thomas Jefferson, hiçbir ahlâkî veya entelektüel sıkıntı yaşamadan köle sahibi olabilir.”

    “Tarihsel kültürle ilgilenen herkese seslenen bir kitap…”
    -American Historical Review-

  • Genel Dilbilim Yazıları Yazar: Ferdinand de Saussure 1,00 

    20. yüzyılın başlarında Cenevre Üniversitesi’nde verdiği derslerin yüzyılın ikinci yarısında felsefe ve tüm sosyal bilimleri derinden etkileyeceği ne Saussure’ün aklına gelirdi ne de ders notlarını derleyen öğrencilerinin. Bu etkiden de anlaşılacağı üzere Genel Dilbilim Dersleri yalnızca dilbilimin mahiyeti üzerine düşüncelerin yer aldığı bir metin olmaktan uzaktı, bütün sosyal bilimlere hem bir örnek oluşturuyor hem de onları kendi yöntemleri üzerine düşünmeye sevk ediyordu. Bu dönemin ürünü olan yapısalcılık ve post-yapısalcılık akımları Saussure’ün sadece derslerinden haberdardı, oysa bir de, bilerek veya bilmeyerek ihmal edilen ustanın kendi kaleminden çıkmış yazıları ve notları vardı…

    Üstelik, 1996’da bulunan ve bu kitapta yayınlanan bu elyazmalarının sunduğu Saussure portresi, dikkatli okurun rahatlıkla kavrayacağı şekilde, çok daha zengin bir eleştirel düşünce sunmaktaydı okuyucularına. Simon Bouquet ve Rudolf Engler tarafından yayına hazırlanan ve ilk olarak 2002 yılında Fransa’da yayınlanan Genel Dilbilim Yazıları, kapsamlı Önsöz’ü, Notlar’ı ve Ekler’iyle birlikte Savaş Kılıç tarafından mükemmelen Türkçeye çevrildi. Günümüzde yine radikal bir eleştiri ve düşünme sürecine kaynaklık eden, yeni-Saussure’cülüğün çıkış noktası Genel Dilbilim Yazıları nihayet Türkçede! İyi okumalar…

  • Günlük Yaşamın Psikopatolojisi Yazar: Sigmund Freud 1,00 

    Yayımlanışının üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçmiş olmasına rağmen, Günlük Yaşamın Psikopatolojisi hâlâ Freud’un en çok okunan metinlerinden biri. “Özel Adların Unutulması”, “Dil Sürçmeleri”, “Yanlış Okumalar ve Kalem Sürçmeleri”, “İzlenimlerin ve Tasarıların Unutulması” gibi konu başlıkları bu ilginin nedenini açıklıyor. Çarpıcı anekdotlar ve olgularla dolu olan Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, aynı zamanda Freud’u okumaya başlamak için en elverişli metinlerden biri.

    “Yaratıcı dâhi yazarların, zihinsel süreçler hakkında bölük pörçük içgörüleri olmuştur ama Freud’dan önce hiçbir sistematik araştırma yöntemi bulunmamaktadır. Onun bu aracı mükemmelleştirmesi yavaş yavaş olmuştur, çünkü böyle bir araştırmanın önündeki güçlükler de yavaş yavaş ortaya çıkmıştır.”
    -James Strachey-

  • Hakkıyla Yazar: Jean François Lyotard, Jean Loup Thebaud, 1,00 

    “Denize bırakılan şişeler gibi kitaplar yazdım ve sen de onları okuyorsun; sorular soran, hatta bununla da kalmayıp okuma yorumları öneren bir okursun, yani konuşmaya başlayan bir okursun. Bir okur, yazılı mesajların alıcısıdır. Konuşmaya başlayan bir okur ise, tersine yeni mesajlar gönderen bir konuma geçer. Her ne kadar bu mesaj bir soru olsa da, sırası geldiğinde bir cevap beklese de… Bu şekilde, şu anki oyunumuzda roller bir anlamda tersine dönmüştür, çünkü senin sorularını dinlemeye ve sırası gelince, onlardan hareketle konuşmaya çalışan benim. Yazmış olduklarım, senin kafanda ne ölçüde soru uyandırıyorsa sorularını buna göre soruyorsun ve sonra bu sorular benim kafamda kimi sorular uyandırıyor: rollerin değiş-tokuş edilmesi, yer değiştirmesi, bunlar tam da bu kitabın üretilmesini sağlayan şeyler. Daha öncekiler üzerine bir kitap değil bu ve olamaz da, çünkü burada ben, kitaplar yazmış olan kişi değil, o kitapları okumuş olan kişiyi (seni) dinleyen kişiyim. İşte benim tarafımdan yazılmış olmayacak, ‘bana’ ait bir kitap.”

    Hakkıyla’da Lyotard, dil felsefesinden, Kant’tan ve Lévinas’tan ödünç aldığı kavramlarla, Libidinal Ekonomi’nin yarattığı “skandaldan” sonra kendi politik duruşunu hazırlar ve ilan eder. Burada söz konusu olan, ne politik sorunun naif bir poetik düşünce adına terk edilmesi, ne de Lyotard’ın totaliter eğilimler taşıdığından şüphe ettiği spekülatif Hegel düşüncesinin yarattığı hayal kırıklığının ardından, basitçe Kant’a geri dönülmesidir. Söz konusu olan daha ziyade, Lyotard’ın politik düşüncesinin adalet sorusu etrafında yeniden şekillenmesidir.