Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT DIŞI (46)

49–64 / 141 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Harika Portakal Yazar: David Winner 1,00 

    Bu kitap, futbolun entelektüel ve estetik doğasına dair detaylı bir araştırma. İçinde tüm zamanların en harika “mağlup”larından biri olan Hollanda milli takımına dair bir güzellemenin olduğu meşakkatli bir çaba. Mağlup diyorsak, galip olanlarından; zira hem 1974 hem de 1978’de kaybetmesine rağmen, dünya futbol tarihine, halen daha etkileri devam eden “Total Futbol”u miras bırakmış bir okul bu. Zaferin değil acının estetiğini konu alan…

    David Winner’ın Harika Portakal’ı da bu kıymetin hakkını veriyor ve “total bir futbol kitabı” yazıyor: Mimariden resime, tarihten sosyolojiye, felsefeden sanat tarihine, tüm beşeri bilimlerde gezinerek yüzyılın futbol mucizesinin kaynaklarına bakıyor. 1960’larda tüm dünyayı sarsan kültürel ve sosyal uyanışının izlerini Hollanda futbolunun derinliklerinde keşfediyor. Müthiş bir kazı çalışması bu; futbolun yaşama benzeyen yanlarını bir klişe basitliğinde değil, entelektüel bir titizlikle yapıyor.

    Kitap, Rinus Michels komutasında Cruff yönetiminde Ajax’la başlayıp, Hollanda milli takımında demlenen, sonrasında doğduğu topraklarla yetinmeyip Barselona, AC Milan, Arsenal ve daha nicelerinde devam eden geleneğin hikâyesini anlatıyor. Ki, dünya futbol yazınında bugün oynanan kolektif futbolun esvabı mucizesi olan ekolu anlamak için gösterilen en büyük çabalardan biri Winner’ın Harika Portakal’ı diyebiliriz.

    Futbol kitapları arasında, adeta bir “Cruyff çalımı” güzelliğinde olan bir kitap, oyuna dair “başka türlü” güzellikler tahayyül edenler için keyifli bir okuma olacaktır. Nihayetinde eski Provo anarşisti Roel van Dulin’in dediği üzere: “Herkesin top tepmeye ihtiyacı vardır.”

    Uğur Vardan’ın Sunumuyla

  • Hay bin Yakzan’ı Okumak Yazar: Avner Ben-Zaken 1,00 

    İbn Tufeyl’in Hay bin Yakzan’ı, İbranice, Latince ve İngilizce çevirileriyle, Pico Della Mirandola, Locke, Rousseau gibi isimler dahil olmak üzere, klasik İslam felsefesinden Rönesans hümanizmine ve Avrupa Aydınlanması’na kadar uzanan geniş bir tarihsel alanda, otodidaktizm tartışmalarının esin kaynağı olmuştur. Avner Ben-Zaken’in çalışması, metnin bu dolambaçlı seyahatini, farklı kültürel ortamlarda yol açtığı tartışmaları ve bu ortamlara nasıl uyarlandığını gösteriyor. “On İkinci Yüzyıl’dan bir Arapça metnin, Batı tarihinin dört dönemindeki macerasını izleyen büyüleyici bir çalışma.” -Bernard Bailyn, Harvard Üniversitesi-

  • Hegel Varyasyonları: Tinin Fenomenolojisi Üzerine Yazar: Fredric Jameson 1,00 

    “…Üstelik ahlakçılar ya da bilimciler bile başaramazken dili ciddiye almanın anlamı nedir? Bence onların dille ilgili sorununun iki yönü vardır: Bir taraftan niyetin dilde duyu-algısından daha fazla kaydedilemeyeceğini hiçbiri anlamamış görünüyor. “Kastettikleri”, “söylemek istedikleri” ya da “söylemeye niyet ettikleri” şey daima ölümcül bir tarzda söylediklerinin tersi çıkar. Dilin ya katı olguyu ya da görünüşün ötesini ifade etmesini isterler, ama dil ancak bu iki karşıtlık arasındaki diyalektik ilişkiyi aktarabilir.”

    Jameson’ın “negatifin emeği”ni Diyalektiğin Birleştirici Güçleri’nde en özenli şekilde sunduğunu düşünen okurları Hegel Varyasyonları hem şaşırtacak hem de onlara eleştirel bir destek sağlayacak. Hacmen küçük olsa da, Varyasyonlar’ın asla hafif sayılamayacak argümanları Jameson’ın Hegel’in zorlu soyutlamalarıyla girdiği teorik mücadelenin bir başka keyifli bölümünü okura sunuyor.
    -Peter Hitchcock, CUNY-

  • Hekimin Filozof Hali Yazar:

    Hekimin Filozof Hali, tıp ve felsefe arasında daha sık gerçekleşmesini beklediğimiz buluşmalardan biri. Genelde sadece “hastalık halinde” muhatabı olduğumuz tıp dünyasının, hayatla ve ölümle, insan olmanın ve yaşamanın anlamıyla her gün yüzleştiğini, yüzleşmek zorunda olduğunu vurgulayan yazılardan oluşan elinizdeki kitap, okurlara da cesaret aşılayacak nitelikte.

    Tıp sektöründeki “yabancılaştırıcı” gelişmelerden kişinin bedeni üzerinde söz sahibi olup olmadığına dair etik tartışmalara ve ölümlü olmanın getirdiği felsefi aydınlanmaya kadar birçok önemli konu üzerine tartışmalar aslında tek bir gerçeği vurguluyor: Hekimin filozof hali, hekimin zorunlu halidir.

    Yazılarıyla katkıda bulunanlar:

    1. Bilgin Saydam, Saffet Murat Tura, Yavuz Erten, Yavuz Dizdar, Hakan Kızıltan, Kaan Ökten, Arın Namal, İlgin Özden, Yağız Üresin, Mahmut Gürkan, Özgür Öğütcen, İsmet Berkan, Hasan Fehmi Yazıcıoğlu, Rainer Brömer, Faik Çelik, Hakan Ertin, İlhan İlkılıç, Lütfi Telci.
  • Herodotos’un Aynası Yazar: François Hartog 1,00 

    “Hartog’un kitabı, Arkaik ve Klasik dönem Yunanistanı’nın düşünce modellerindeki tarih kavramını

    yeniden kuruyor.” -Gregory Nagy

    “Bir tarihçinin, yine bir tarihçi üzerine yaptığı en etkileyici çalışma…”  -Peter Burke

    Yalnızca tarihyazımıyla değil, “öteki”nin tasavvuru ve sunumuyla, antropolojiyle,

    edebiyat eleştirisiyle, dinler tarihiyle ilgilenenler için de klasik bir çalışma.

  • Hobbit ve Felsefe Yazar: Eric Bronson, Gregory Basham, 1,00 

    Maceracı bir ruh ile kişisel gelişim arasında nasıl bir bağ vardır?
    Bilbo’nun karakterindeki dönüşümün kökenlerini nerede aramalıyız?
    Orta-Dünya’da şan, şöhret, kibir, tevazu, açgözlülük gibi kavramlara felsefi açıdan nasıl yaklaşabiliriz?
    Hobbitler oyun oynamayı neden sever?
    Tolkien gerçekte bir adil savaş teorisyeni miydi?
    Hobbit bize sanatın felsefesi hakkında neler sunabilir?
    Tolkien’in kahramanları aslında birer filozof mudur?

    Bir yanda Bilbo, Gandalf, Thorin ve Gollum; diğer yanda Aristoteles, Platon, Nietzsche ve Kant.
    Hobbit ve Felsefe, Bilbo Baggins ile yeni tanışacak okurlar, yıllarını Tolkien’in eserlerine veren Orta-Dünya takipçileri ve felsefe meraklıları için benzersiz bir kitap.

  • Homeros Destanları ve Markos İncili Yazar: Dennis R. MacDonald 1,00 

    Klasik Yunan edebiyatının Hıristiyanlığın önemli metinleri üzerindeki etkilerine dair eserleriyle tanınan Dennis R. MacDonald, bu kitapta Markos İncili ile Homeros destanlarını, özellikle de Odysseia’yı karşılaştırıyor ve Homeros’un sayısız ismin yanı sıra Markos’u da etkilediği sonucuna varıyor:

    “İlk İncil yazarının eseri, çoğu yorumcunun sandığı gibi tarihi bir biyografi değil, düzyazıyla yazılmış bir karşı-destandır.”

    Homeros Destanları ve Markos İncili, yalnızca tarih ve dinler tarihi meraklılarının değil, karşılaştırmalı edebiyat incelemelerini takip edenlerin de ilgiyle okuyacağı, klasik edebiyata dair birçok önemli sorunu tartışan bir eser.

    “MacDonald, Homeros ile Markos arasında o kadar kapsamlı koşutluklar gösteriyor ki, bilinçli olsun olmasın, aralarında bir ilişki olduğu varsayılmalı. Bu, İncil’leri  anlayışımıza yönelik çok önemli bir içeriğe sahip radikal bir tez.”

    -William Hansen

  • Husserl Fenomelojisinde Görü Teorisi Yazar: Emmanuel Levinas 1,00 

    Sartre, Blanchot, Derrida, Lyotard gibi önemli isimleri derinden etkileyen, fenomenolojiye giriş için önemli bir kaynak olarak gösterilen Görü Teorisi, Husserl fenomenolojisinin temel kavramlarıyla tanışmak ve Heidegger’in bu fenomenolojiye getirdiği yenilikleri anlamak için iyi bir rehber olduğu kadar Levinas’ın kendi felsefesinin kurucu unsurları hakkında ipuçları vermesi açısından da önemlidir.

    “Bizi farklı varlık bölgelerindeki hakikati keşfetmeye yönelten vasıtaları belirlemek için, hakikatin özüne dair evrensel geçerliliği olan ve tamamen biçimsel bir idea yaratmak yeterli değildir. Varlık alanlarına erişebilmek için, yaklaşılan varlığın ‘anlamı’nı önceden haber verecek bir bakışa sahip olmak gerekir.”

    “Husserl’le derinlemesine ilk karşılaşmam Levinas’ın Görü Teorisi’ni okuyarak olmuştur, bunu hiç unutamam. Bu kitap Fransa’daki fenomenoloji çalışmalarının temelini atmıştır.”
    -Paul Ricoeur-

  • İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları Yazar: Louis Althusser 1,00 

    İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, Althusser’in 1970 Haziranı’nda La Penseée’de yayınlanır yayınlanmaz bütün dünyada büyük yankılar uyandıran ve yankıları hâlâ devam eden aynı adlı ünlü makalesini, bu makalenin 1969 tarihli ilk versiyonunu ve La Penseée’de yayınlanan makalede dile getirilen fikirlere yönelik eleştirilere Althusser’in Aralık 1976 tarihinde -ve bu tarih itibariyle- verdiği cevapları içeren bir derlemedir.

    Karl Polanyi, “yoksulluk” toplumda süren “doğa”dır, demişti. Çoktandır sadece kendilerini ve kendileri gibi düşünenleri ideolojinin dışında, başkalarını da daima ideolojinin içinde gören siyasi, felsefi, dini, ahlaki, kültürel ve etnik kamplarla kuşatılmış haldeyiz. Üstelik her meselede sadece kendilerini haklı başkalarını haksız, kendilerini iyi başkalarını kötü, kendilerini doğru başkalarını yanlış görmekteler. Güzellik ise sadece onlara has, başkaları çirkin de üstelik… Ve en kötüsü, aynı/özdeş olanı dost ve başka/farklı olanı daima (inkar ve asimilasyon işe yaramadığında) imha edilmesi gereken düşmanlar olarak görüyorlar, tıpkı “doğa” durumunda olduğu gibi! Althusser, işte bunun, yani ideolojinin neden, nasıl ve niçinini anlatıyor, belli ki kimsenin okuduğu yok bu kitabı!

  • İki İmparatorluk Tek Coğrafya: Bizans’tan Osmanlı’ya Geçişin Anadolu ve Balkanlar’daki İzleri Yazar: Melek Delilbaşı 1,00 

    “[Melek Delilbaşı] bugün dünyada Bizans ve Balkan tarihi uzmanları arasında seçkin bir yer kazanmıştır ve Türkiye’yi tam bir yetkiyle temsil etmektedir.”
    Halil İnalcık

    “Bir imparatorluğun bir başka imparatorluğun halefi olması -bu durumda Bizans İmparatorluğu’nun çöküşü ve onun Osmanlı İmparatorluğu tarafından ikame edilmesi- eğer tek taraflı incelenirse, doğru incelenmesi mümkün olmayan bir olgudur. Tarihçi, o dönemde yaşayan insanların siyasi gelişmeleri, keza ekonomik ve demografik değişmeleri nasıl değerlendirdiğini incelemelidir. Bu araştırma, bir tarihçi yazılı tanıklıkları, yani o dönemin insanlarının -Bizanslılar ve Osmanlılar- bize bıraktıkları kaynakları analiz ettiği takdirde mümkün olabilir. Melek Delilbaşı, bütün bu kaynaklara nüfuz etmek için büyük uğraş vermiştir.”
    Elizabeth Zachariadou

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi Yazar: Werner Jaeger 1,00 

    Werner Jaeger, Parmenides, Herakleitos, Empedokles gibi karanlık ve zor düşünürlerin metinlerini ayrıntılı bir şekilde yorumlarken, Tanrı düşüncesinin Yunan felsefesinde en başından itibaren oynadığı belirleyici rolün altını çiziyor.

    “Burada, Yunan felsefi düşüncesinde teolojinin başlangıcının izini sürmek istiyorum…Tanrı ve tanrısallık meselesinin, erken dönem doğa filozoflarının düşüncesinde, genellikle kabul etmeye hazır olduğumuzdan çok daha geniş bir yer işgal ettiğini göreceğiz… Pozitivizm çağı ve onu temsil eden felsefe tarihçileri, bu ilk dönem düşünürlerinin sırasıyla ampirik ve bilimsel karakterlerini vurguladılar. Sokrates öncesi filozofların modernliğini kanıtlama hevesiyle, bu kitapta doğal teolojinin kökeni perspektifi içinde ilgilendiğimiz yönlerini çoğu zaman önemsizleştirdiler. Halbuki bu, bizzat Antik Çağ düşünürlerinin bu filozofları görme biçimidir.”

  • İmgelem Yazar: Jean Paul Sartre 1,00 

    İlk olarak 1936’da yayımlanan ve bugün itibariyle Sartre felsefesinin tamamlayıcı parçalarından biri olan İmgelem filozofun özellikle Descartes ve Bergson’a yönelik önemli eleştirilerini ve Husserl fenomenolojisi üzerine değerlendirmelerini içeriyor.

    “Ancak, bir imgeyi imge olarak dolayımsızca kavramak ile genelde imgelerin doğası üstüne düşünceler kurmak başka başka şeylerdir. İmge olarak varoluşa ilişkin hakiki bir kuram oluşturmanın tek yolu, bu konuda düşünümlü bir deneyden doğrudan kaynaklanmayan herhangi bir şey ileri sürmekten kesinlikle kaçınmaktır. Gerçekten de, imge olarak varoluş güçlükle ele geçirilebilecek bir varlık kipidir. Zihnimizi yormamızı gerektirir; ama en önemlisi, tüm varoluş kiplerini fizik varoluşu örnek alarak kurma yolundaki neredeyse alt edilmez alışkanlığımızdan kurtulmamız gerekir. Varlık kiplerinin birbirine böyle karıştırılması, başka her yerde olduğundan daha akılçeler burada, çünkü imge olarak kâğıt yaprağı ile gerçeklik olarak kâğıt yaprağı, birbirinden farklı iki varoluş düzleminde tek ve aynı yapraktır zaten.”

  • İnanç Uykusu Yazar: Eyüp Erdoğan 1,00 

    Mersin Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Eyüp Erdoğan’dan, inancın doğasına, niçin inandığımıza, inanç ve özgürlük ilişkisine dair ufuk açıcı, zevkle okunan bir çalışma: İnanç Uykusu

    İnsan inanmakta özerk ise özgürdür. İnanmanın kendisi engellenmiş ya da insan bir başkasınca, bilerek ya da bilmeyerek, herhangi bir inanmaya zorlanmışsa, insanda inanç özgürlüğü eksik demektir. (Örneğin, uyutum yoluyla uyuşturulmuş insanda, inanmanın kendisi engellenmiş ya da kötürümleştirilmiştir.)

    Uyutum yoluyla uyuşturulmuşsanız, akvaryum içindeki balık gibisiniz! Balık akvaryum içinde olmayı ne kadar özgür iradesiyle seçtiyse, siz de uyumayı o kadar özgür iradenizle seçtiniz. Balık akvaryum içinde olduğunun ne kadar farkındaysa, siz de uyuduğunuzun o kadar farkındasınız…

  • İnsanın Eskimişliği I. Cilt – İkinci Endüstri Devrimi Çağında İnsan Ruhu Üzerine Yazar: Günther Anders 1,00 

    Filozof, aktivist ve eleştirmen kimliğiyle günümüz tartışmalarına hızla yeniden dahil olmaya başlayan Günther Anders (1902-1992), en önemli yapıtı sayılan İnsanın Eskimişliği’nde ortaya attığı “Prometheusçu Utanç” kavramıyla, teknolojiye yönelik en erken tarihli ve en zengin eleştirilerden birini dile getiriyor.

    Günlük hayatımıza iyice nüfuz ettiği halde hâlâ net bir şekilde hesaplaşamadığımız teknolojik başarılar karşısında nasıl bir tavır takınacağımız sorusu üzerine kafa yoranlar, Anders’in eleştirilerini güncel gelişmelere uyarlamakta zorluk çekmeyecekler. 

    İnsanın Eskimişliği, kanımca son yılların en önemli kitaplarından biri. Nasıl bir dünyada yaşadığımızı merak edenlerin, özel yaşamının ötesine geçip etkin bir rol oynamak isteyenlerin, dahası bir şeylerin değişmesinden yana olanların ıskalamaması gereken bir derleme. Anders’in özgün gözlemlerinden nasibini almamış eylem ve projelere daha baştan demode gözüyle bakılabilir. Bu türden bir felsefeye temas etmeyen felsefi yaklaşımlar lüksten ibarettir.”

    Helmut Gollwitzer

  • Işık Aşktan Daha Eskidir Yazar: Ricardo Menendez Salmon 1,00 

    Kimbilir, belki de sanatçı bilinçsiz bir katilden başka bir şey değildi.

    1350 yılında bir pazartesi günü, Avrupada hâlâ Kara Veba’nın yaralarını sarmaya çalışırken, kardinal yardımcısı Piere Roger de Beaufort, ressam Adriano de Robertis’in son eseri Sakallı Meryem’i yok etmeye gider.
    25 Şubat 1970’de Rus asıllı Amerikan ressam Mark Rothko bileklereni keserek intihar eder.
    Rus ressam Vsévolod Semiasin resmin hakimi olma arzusuyla kendi tuvallerini parçalayıp yer.
    Acılarıyla bu üç ressamın hikâyesini anlatarak yüzleşen yazar Bocanegra 2040 yılında “ölümsüzlüğe” erişir.

  • İyi Aile Yoktur Yazar:

    İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, “İyi aile yoktur” düsturuyla hareket edebilen ailedir.

    İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.

     

    Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.

     

    İyi Aile Yoktur sadece  anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.

    Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.

     

    İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika’da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.