Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT DIŞI (46)

65–80 / 141 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • İyi Toplum Yoktur Yazar:

    Nihan Kaya, çok ses getiren kitabı İyi Aile Yoktur’dan sonra, hiç farkında olmadan topluma uygun hâle getiriliş biçimlerimizi ve bu
    mekanizmanın hem toplumun hem de bireyin gerçekten var olabilmesini nasıl engellediğini anlatıyor. İyi Aile Yoktur’un devam kitabı
    olan İyi Toplum Yoktur, sünnet, nikâh, düğün, kına gibi törenlerin bize anlatılandan çok başka amaçlara dayandığını, her törenin
    aslında bir kurban etme töreni olduğunu savunurken, yine ezber bozuyor, doğru bildiğimiz inanışlarımızı altüst ediyor.
    İnsanın en önemli aynası cinselliğidir. Aynı şekilde toplumlar da cinsiyet ve cinsellik üzerinden şekillenirler -nitekim, bu ikisi aslında
    aynı şeydir. Toplumun, bireyleri kendi uzantısına dönüştürebilmesi için, kadınlık ve erkeklik algısı yaratılır, bu algı törenlerle
    pekiştirilir. Varlığından bir şekilde haberdar olduğumuz ve kanıksadığımız her tören, bizi topluma kurban eder ve toplumu da ölü,
    işlevsiz kılar.
    Törenlere verdiğimiz anlam, kendimize verdiğimiz anlamı ve hayatımızın kontrolünün kimin elinde olduğunu belirlemektedir.

  • Kader Üçgeni Yazar: Noam Chomsky 1,00 

    “Kader Üçgeni, Siyonizm ile Filistinliler arasındaki anlaşmazlıkla ilgili olarak, merkezine Amerika Birleşik Devletleri’ni koyan en iddialı kitap denemesi olabilir. Bu kitap, insan yozlaşmasının ve entelektüel sahtekârlığın yorulmak bilmez bir ifşasıdır.” –Edward Said

    “Bir süredir, yapacağım konuşmaları çok uzun süre önceden organize etme eğilimindeyim. Kimi zaman seneler sonra yapacağım bir konuşmanın başlığı isteniyor. Bu durumlarda her zaman kullanabileceğim bir başlık olduğunu fark ettim: ‘Orta Doğu’daki Güncel Kriz’… Kitabın ilk baskısına eklenen bölümler, Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesinin ileri aşamalarını, işgal edilen bölgelerde İsrail için değerli olan her şeyin İsrail kontrolüne geçmesini… ve neredeyse tüm dünyanın desteklediği diplomatik uzlaşmanın gerçekleşme umudunun sabote edilişini anlatmaktadır.”

    Noam Chomsky’nin Orta Doğu’nun politik meseleleriyle ilgili klasik yapıtı, güncellenmiş baskısıyla yeniden okurların karşısında…

  • Kadim Felsefe Yazar: Aldous Huxley 1,00 

    Cesur Yeni Dünya’nın yazarı Aldous Huxley, Kadim Felsefe’de okurlarını Doğu ve Batı’nın eskimeyen felsefi ve dini geleneklerinde eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap, Eckhart ve Buddha’dan Gazali ve Mevlana’ya kadar, içsel aydınlanmanın en önemli üstatlarından yapılan alıntılarla çok önemli bir antoloji görevi de görüyor.

  • Kadın Seri Katiller Yazar: Kolektif 1,00 

    Yüzyıllar boyunca seri katilleri ve psikopat yırtıcıları erkek olarak düşünmeye koşullandırıldık. Kadınlar kolektif paranoya radarımıza nadiren yakalandı. Bu etkileyici kitapta Peter Vronsky, öldüren kadınlar olgusunu, her bir kurbanla birlikte gömülen politik, ekonomik, sosyal ve cinsel içerimleri açığa çıkarıyor ve sorguluyor. Elizabeth Bathory’den Nazi Canavarı Irma Grese’ye ve ünlü Aileen Wuornos’a kadar, hem ilgi çekici hem de dehşet verici birçok ismin öyküsünü bu kitapta bulacaksınız.

  • Kafka: Utanç ve Suçluluğun Şairi Yazar: Saul Friedlander 1,00 

    Franz Kafka: Alman kültürü ve Yahudi kimliğinin arasında kalan, ikisinden de beslenen ancak her ikisine de ait olamayan, neredeyse kendi kendisiyle bile ortak noktası olmadığını itiraf eden modern bir yabancı, daimi bir sürgün…

    “Kafka gibi bir yazar nasıl ortaya çıktı?” veya “Bir daha böyle bir yazar çıkabilir mi?” sorularının peşindeyseniz, bu kitabın size açacağı çok kapı var. Kapının ardında da, itiraflarını paylaşmayı bekleyen, kendini dönüştüremese de okurlarını neredeyse yüz yıldır dönüştüren bir yazar bekliyor.

    2008’de Pulitzer Ödülü kazanan ünlü tarihçi/yazar Saul Friedländer, bu kitabında Franz Kafka’nın gençliğini, gönül ilişkilerini, hastalık yıllarını utanç ve suçluluk duygularının etrafında ele alıyor ve uzun zamandır Max Brod’un sansürleriyle gizlenen Kafka’nın gerçek portresini, yazarın hem kurgu eserlerinden hem de mektuplarından ve günlüklerinden hareketle dürüst bir şekilde resmediyor.

    Bu kitabı içinizdeki böcekle birlikte okuyacaksınız!

  • Kafka’dan Yana, Kafka’ya Karşı Yazar: Günther Anders 1,00 

    20. yüzyılın en orijinal, en açık sözlü filozoflarından biri olduğu halde yakın bir tarihe kadar gölgede bırakılan, “Umutsuzsam bana ne! Değilmişim gibi devam!” ilkesini benimseyen Günther Anders nihayet Türkçede. Kafka’dan Yana Kafka’ya Karşı, polemikçi yaklaşımıyla, Kafka okurlarını ve eleştiri türünü sevenleri hayal kırıklığına uğratmayacak…

    “Kafka… masada oturmuş, önünde boş bir tabak, inatla, tabakta olmayan yemeği kaşıklayan birini andırır. Dolu zannedenlere, tabağın gerçekten de boş olduğunu göstermek istercesine.”

  • Kanunilik ve Meşruiyet Yazar: Carl Schmitt 1,00 

    Hukuk ve siyaset kuramı alanlarında 20. yüzyılın en önde gelen isimlerinden biri olan Carl Schmitt’in elinizdeki kitabı 1932 tarihli olmakla birlikte, “başkanlık sistemi” tartışmalarının gündemden düşmediği günümüzde de olağanüstü önemini koruyor.
    “Sonrasında hakikat intikamını alacaktır” cümlesiyle biten Kanunilik ve Meşruiyet’i dilimize Mehmet Cemil Ozansü çevirdi. Ozansü’nün, metni hem tarihsel bağlamı hem de içeriğiyle değerlendiren doyurucu sunuş yazısının da okurların ilgisini çekeceğini düşünüyoruz.
    “Kanunilik ve Meşruiyet’in temel eleştirel pozisyonu, kanun kavramı ve bunun 19. yüzyıl içinden 20. yüzyıla sarkan dejenerasyonudur. Metinden de anlaşılacağı üzere Schmitt… kanunu kendi tarihsel hareketi içinde anlamlandırmaya çalışır.”

  • Kayıp Binyıl: İslam Dünyasında Hiyeroglifler ve Eski Mısır Yazar: Okasha El-Daly 1,00 

    1822’de Batı dünyası hiyerogliflerin nihayet çözüldüğü haberiyle çalkalandı ve ardından Eski Mısır uygarlığını keşif çalışmaları başladı. Bu kitap Orta Çağ’a geri dönüyor ve daha önce nadiren kullanılan kaynaklara yönelerek, İslam dünyasında yüzyıllar önce hiyerogliflerin çözümü konusunda ilk adımların atıldığını ve Eski Mısır hakkında geniş bir bilgiye sahip olunduğunu ileri sürüyor.

    “Bu etkileyici çalışma, büyük ölçüde ihmal edilmiş ve yanlış anlaşılmış bir konuyu, Arap-Müslüman yazarların Eski Mısır’a yönelik ilgilerini ele alıyor.”
    -Charles Burnett-

    “Bu, çığır açan bir çalışma; gün doğmadan önceki ilk ışık.”
    -Kenneth Kitchen-

    “El-Daly, meraksız ve ilgisiz Arap-Müslüman imgesini yıkarak, Champollion ve Thomas Young’dan yüzlerce yıl önce Eski Mısır eserlerinin yarattığı sorularla meşgul olan bir kültüre hayat veriyor.”
    -Stephen Quirke-

  • Kendine Ait Bir Kalem – Kadın Yazını Üzerine Yazar: Nil Sakman 1,00 

    Nil Sakman, Kendine Ait Bir Kalem’de neredeyse yok sayılan ve Kanon dışında bırakılan Kuruluş Dönemi kadın yazınını derinlemesine ele alıyor. Batı edebiyatından kadın yazarların eserlerinin de incelendiği çalışmada iktidar ve toplumsal cinsiyet rollerinin edebiyatta nasıl tezahür ettiği, deneyim ile edebi üretim arasındaki çetrefil ilişkinin “yazan kadın” bağlamında ne anlama geldiği ve erk olanın “meşru” ve “nitelikli” alanı işgalini mümkün kılan pratikleri disiplinlerarası bir anlayışla inceleniyor. Kadın yazınının, bu “meşru” ve “nitelikli” alanın neresinde olduğuyla ilgili derinlemesine bir tahlil yaparken olması gereken yeri ve engelleri belirtmekle kalmıyor; “erkekegemen” üslup ve yazınla belirlenen sınırları aşındırma yollarını sunuyor. Bunu özellikle Kuruluş Dönemi yazarlarının eserlerinden örneklerle gerçekleştiriyor.

    Batı’da olduğu gibi Osmanlı’da da “nitelikli” ya da “okunmaya değer” edebiyatın sahip olması gereken vasıflar büyük ölçüde eril bir zihniyet tarafından belirlenmiş, yani nitelikli edebiyatı meydana getiren ölçütler eril bir zihnin işleyişi, yaşam algısı ve deneyim alanı tarafından tanımlanıp inşa edilmiştir. Bir ötekilik, erkeğe kıyasla ikincil bir varlık olarak algılanan; kamusal varlığı ya da makro-tarihe etkisi neredeyse yok denecek kadar az olan kadın ve kadınlık hâlleri ise erkek toplumsal cinsiyetini içine alan deneyim alanının büyük ölçüde dışında kalmış/bırakılmıştır. Bununla birlikte kadın ya da kadınlık hâllerinin yaşam deneyimi kayda değer ölçüde erkek toplumsal cinsiyetinin hiçbir zaman deneyimlemediği ve/veya deneyimleyemeyeceği, bütünüyle kadınlığa özgü kimi deneyim alanlarından meydana gelmiştir.

  • Kendini Fransa Kralı Sanan Adam Yazar: Tommaso Di Carpegna Falconieri 1,00 

    Yıl 1354. Zengin tüccar Giannino, o sıralar Roma’yı yöneten Cola di Rienzo tarafından Roma’ya çağırtıldı. Cola di Rienzo kendisini görür görmez ayaklarına kapanıp: “Fransa’nın gerçek kralı sensin, doğduktan sonra beşikte başka bir bebekle değiştirildin,” dedi ve ardından bunun nasıl gerçekleştiğini anlatınca, sakin bir hayat süren Siena’lı tüccar şaşkına döndü. Böylelikle başladı Giannino, Yüz Yıl Savaşları’nın ortasında tahttaki hakkını talep etmeye ve Avrupa’nın her yerinde yardım aramaya. Fransa’nın düşmanı olan güçlerden biri tarafından desteklenince planlarına kardinalleri ve güçlü lordları dahil etti; sahte evraklar, bir taç, bir kılıç, zırh edinip, bir paralı asker ordusunun eşliğinde “kendi” krallığının fetihlerine başladı.

  • Kirli Yüzlü Melekler Yazar: Jonathan Wilson 1,00 

    Diego Maradona, Gabriel Batistuta, Juan Román Riquelme, Sergio Agüero, Lionel Messi… Arjantin, gezegendeki birçok büyük yıldızın vatanı. Zengin ve değişken tarihi çalkantılı, büyük ve heyecanlı olaylarla dolu bir ülke.

    Futbolla yatıp futbolla kalkan Arjantin’in hem futbol hem de siyasi, sosyal tarihine yakından bakan Jonathan Wilson Kirli Yüzlü Melekler’de Arjantin futbolunun doğuşunu, altın la nuestra çağını, Juan Perón dönemi Arjantin’ini, anti−futbolun gelişimini, César Luis Menotti yönetimindeki muazzam takımı ve son zamanlardaki yetenekli ayakları keyifli bir dille anlatıyor.

    Futbolun evlerde, her sokak başında, yazarlarının ve filozoflarının zihninde her daim heyecanla yaşadığı Arjantin’i oldukça kapsamlı ele alan Kirli Yüzlü Melekler futbola ve Arjantin’e ilgi duyan her okuru heyecanlandıracak bir eser.

  • Kitaplık Yazar:

    Kitaplarınız evinizin hangi kısmında? Neye göre sınıflandırıyorsunuz kitaplarınızı? Başkalarının veya büyük kurumların
    kitapları nasıl düzenlediğine hiç dikkat ettiniz mi peki? Bu soruları cevaplarken başvuracağımız temel bir nesne var ki o
    da kitaplık. Buna benzer suallerin insanlık tarihi boyunca hep sorulageldiğini belirten antropolog ve tarihçi Lydia Pyne,
    “ince şeylerin hatırını gözetmeye çalışan” minima kurgudışı dizimizin ilk kitabı olan Kitaplık’ta, okuma kültürünün maddi
    bir nesnesi olarak kitaplık aracılığıyla bizi kısa bir gezintiye çıkarıyor. Antik Roma dünyasından başlayarak Ortaçağ
    katedrallerindeki zincirli kitaplıklara, 20. yüzyıl başında New York’ta inşa edilen muazzam halk kütüphanesinin devasa
    raflıklarından günümüzde pek çoğumuzun evine girmiş çeşitli tarzdaki kişisel kitaplıklara kadar uzanan geniş bir sahayı
    ele alan Pyne, bu anlatısını edebiyattan örnekler ve ilginç anekdotlarla zenginleştiriyor. Kitaplığın sadece saklamaya,
    tutmaya yarayan bir nesne olmadığını, hayata dair bakış açımızı ve değerlerimizi de yansıttığını, zaman içinde biçimsel
    olarak evrilen bir araç olduğunu anlatıyor. Dijital aygıtların ve kaynakların yaygınlaşmasına rağmen, gerek bir mecaz
    gerek somut bir nesne olarak önemini devam ettiren kitaplık üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi.
    Yalnızca kitap kültürüne ve tarihine merak salan tutkunların değil, kitap okuyan herkesin sayfalarını ilgiyle karıştıracağı,
    kitapla kurduğu ilişkiyi düşünmek için faydalanabileceği bir çalışma bu. Kitaplık’ı okuduktan sonra onları sakladığınız
    yerlere, yani kitaplıklara farklı bir gözle bakacaksınız.

  • 5 üzerinden 3.50 oy aldı
    Klinik Görüşme Yazar: Rita Sommers Flanagan, John Sommers Flanagan, 1,00 

    Klinik Görüşme, alan deneyimleri ve akademisyenlikleriyle ABD’de çok sayıda bilimsel kitap kaleme alan John ve Rita Sommers-Flanagan tarafından yazılmış temel bir başvuru kitabıdır. Ve bireyle çalışan farklı meslek dallarındaki profesyonellerin sıklıkla uyguladıkları klinik görüşmeyle ilgili oldukça kapsamlı bir çalışma niteliğindedir. Psikoloji, psikiyatri, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal hizmetler, psikiyatri hemşireliği başta olmak üzere görüşme ile bir başka kişiye yardım etmeyi amaç edinmiş pek çok meslek çalışanı, uzman ve bu alanlarda eğitim alan lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrenciler için zengin bir içerik sunmaktadır. Kitap, sadece eğitim esnasında kullanılabilecek bir kaynak olmanın ötesinde, meslek elemanlarının profesyonel yaşamlarında da danışmak isteyecekleri bir kılavuz niteliğindedir ve bu basımıyla, daha etkin ve donanımlı klinik görüşmeler yapabilmek için gerekli olan teknik ve becerilere yönelik bir içgörü de sağlamaktadır.

    Elinizdeki kitap, etkin klinik görüşme için gerekli bilgi, beceri ve tekniklerle kuramsal açıklamaların yanı sıra, gerçek hayattan alınan vaka örnekleri ve anekdotlarla zenginleştirilmiştir. Sakın aklınıza sadece kuramsal bilgilerin olduğu ansiklopedi tarzında bir ders kitabı gelmesin! Tam aksine yazarlar, konuları anlatırken diyaloglar ve kişisel hayatlarından örneklerle kitabı sıkıcı olmaktan uzak tutuyor. Kitap, bu alandaki güncel tartışma ve literatür bilgi ve bulgularını da ele alıyor. Çok sayıda örnek uygulama ile okuyuculara bilgi ve becerileri benimseyebilmeleri için fırsat sunuyor. Ayrıca, alanda karşılaşılabilecek durumlara ilişkin örnek olaylar ve sorgulamalar ile bireysel ve kültürel açıdan farkındalık yaratmaya çalışıyor. Ülkemizde temeli klinik görüşmeye dayanan çok sayıda alan ve uygulama olmasına rağmen, maalesef güncel ve kapsamlı bir kaynak bulmakta zorluk çekiliyor. Bu nedenle, dilimize çevrilen bu kitabın ilgi uyandıracağını düşünmek herhalde yerinde olur. Nihayetinde klinik görüşme ile ilgili temel bir kitap Klinik Görüşme…
    -Doç. Dr. Orçun Yorulmaz-

  • Kökler: İngiliz Futbolunun Yakın Tarihi Yazar: David Winner 1,00 

    “David Winner’a şükürler olsun… Muazzam bir kitap.” –FourFourTwo

    Hollanda futbolunu ve kültürünü incelikle anlatan Harika Portakal’ın yazarı David Winner’dan bu kez yakın İngiliz futbol tarihine ışık tutan bir kitap: Kökler.

    İngiltere’nin Dünya Kupası’nda başarısız sonuçlar almasının arkasında yatan sebep ne? Roy Keane ile asla karşılaşmamış ancak hafif piyade tugayı teyakkuzunda ölen asker arasında nasıl bir bağlantı var? İngiltere’nin ruhu üzerinde çamurun ve ıslak meşinin ne gibi bir önemi bulunuyor?

    İşte İngiliz futbolunu ilgilendiren bu ve bunun gibi sorulara sıradışı ve eğlenceli bir yaklaşımla yanıt bulan Winner, İngilizliğin ve sürekli devinim içinde olan futbolun ruhunu benzersiz üslubuyla anlatmayı başarıyor.

  • Komik Edebi Türler – Parodi, Satır ve İroni Yazar: Oğuz Cebeci 1,00 

    “Türk edebiyat eleştirisinde, ‘komik edebi türlere’ yönelik kapsamlı bir çalışmanın kaleme alınmamış olması, ironik ve parodik yapılara dayanan modern ve postmodern yapıtların değerlendirilmesinde ciddi sorunlar yaratmaktadır.

    ‘İroni’ kavramının ve tekniklerinin yeterince tanınmaması, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi ‘ironik yazarlar’ın kapsamlı bir biçimde değerlendirilmesinin önüne geçmiş hatta çoğu zaman yanlış değerlendirilmelerine yol açmıştır. ‘Parodik ve satirik’ yapılara ilişkin bilgi yokluğu da benzer sorunlara neden olmuş, özellikle çağdaş roman okumalarında karşımıza çıkan postmodern tekniklerin ele alınmasında kullanılacak bazı ‘kavramsal araçlar’, Türk edebiyat eleştirisinde tümüyle göz ardı edilmiştir. Bilgi ve kaynak yokluğunun salt eleştiri için bir sorun ürettiğini düşünmek saflık olur, aynı zamanda yazar ve okurlar için de ciddi yoksullaşmalara yol açan bir olgudur bu. İşte tüm bu güçlükleri aşmanın yolu kuşkusuz konuyu enine boyuna analiz eden çalışmaların yazılması ve yayınlanmasıdır.”

    Oğuz Cebeci, Komik Edebi Türler: Parodi, Satir ve İroni’de hem yukarıda değinilen güçlüklerin üstesinden gelmemize katkı sağlayacak biçimde komik edebi türlerin kapsamlı bir analizini yaparak bu türlere ilişkin bütünlüklü bir tanım sunmakta hem de teorik araçların yapıt analizinde nasıl kullanılacağını mükemmel bir biçimde örnekleyerek eleştiri literatürümüz açısından “dönüştürücü” olacağına inandığımız bir müdahalede bulunmaktadır…

  • Komünist Manifesto Yazar: Karl Marx, Friedrich Engels, 1,00 

    “Bir dehanın berraklığı ve ihtişamıyla yazılan bu eser, yepyeni bir dünya görüşünü, tutarlı materyalizmi ve sosyal yaşamı ana hatlarıyla ortaya koyuyor.” –Vladimir Lenin

    “GELMİŞ̧ GEÇMİŞ̧ BÜTÜN TOPLUMUN TARİHİ SINIF SAVAŞIMLARI TARİHİDİR.”

    İlk olarak 1848 yılında Avrupa’daki devrimler öncesinde yayımlanan Komünist Manifesto, Marx ve Engels tarafından hararetli entelektüel paylaşımlar neticesinde geliştirilmiş tutarlı ve öngörülü fikriyatın bir sonucu. Diyalektik materyalizmin prensiplerini formüle eden eser, işgücünün zenginlik getireceğini ve bu sebepten de kapitalizmin sömürücü ve özgürlüğe karşı ahlak dışı bir yaklaşım olduğunu öne sürüyor. Yazıldıktan sonra tüm fikir tarihini derinden etkileyen ve dünyayı değiştiren bu eser yayımlandığı tarihten asırlar sonra bile okurları etkilemeye devam ediyor.

    Komünist Manifesto‘nun bu basımı, yeni bir Türkçe çevirinin yanı sıra, “Komünist Parti Manifestosu”nun 1848’deki ilk basımının (sonraki basımlarla karşılaştırılarak düzeltilmiş) özgün metniyle Marx ve Engels’in farklı basımlara yazdığı bütün önsözlerin özgün metinlerini de bir araya getiriyor.

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları