Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
TARİH (24)

1–20 / 24 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • 1917 Devrimin Rapsodisi Yazar: Ferit Burak Aydar 1,00 

    “Yaşanan bir komplo değil, ayaklanmadır. Petersburglu işçi ve askerlerin devrimci enerjisini biledik. Kitlelerin iradesini bir komploya değil, açıkça bir ayaklanmaya yönlendirdik. Şimdi zafere ulaşmışken al ben yemeyeyim sen ye diyelim, uzlaşalım, müzakere edelim, öyle mi? Peki ama kiminle? Hayır, uzlaşma mümkün değildir. Bize bu teklifle gelenlere cevabımız şudur: Siz bir avuç sefil müflissiniz, sizin işiniz bitti. Yallah, layık olduğunuz yere: Tarihin çöplüğüne!”

    Bolşevikler devrimin hemen ertesinde tarihsel eylemlerini bu sözlerle açıklamışlardı. Bolşevikler doğru zamanda harekete geçerek tarihte ilk kez solu mağlup, mağdur ve mahzun olmaktan kurtarmışlardı. Devrimin melankolisi gitmiş, rapsodisi gelmişti.

    Daha önce İspanya İç Savaşı’nın öyküsünü kaleme alan Ferit Burak Aydar, 100. yılında Devrim’i ayrıntılı bir tahlille mercek altına alıyor.

  • 20. Yüzyıl Türkiye ve Dünya Tarihi Yazar: İbrahim Arslan 1,00 

    ” 20. Yüzyılda Türkiye ve Dünya Tarihi Dersi”nin amacı 21. yüzyılın gereksinimlerine yanıt veren ve gelecekle ilgili sağlam öngörülerde bulunan öğrenciler yetiştirmektir. 20. yüzyıl Türkiyesinin siyasi, sosyal ve tarihi yapısını anlamak; tarih, coğrafya ve sosyoloji disiplinlerine ait bilgi birikimi ile olanaklıdır. Avrupa ve dünyadaki gelişim ve değişimin ülkemize etkilerini kavratarak, çeşitli bakış açılarıyla tarih, coğrafya ve sosyoloji alanlarında araştırma bilinci kazandırmak Avrupa ve dünyadaki farklı kültürleri anlarken, ulusal tarih ve kültürümüz konusunda bilinçli bireyler yetiştirmek dersimizin amaçları arasındadır. Bu ders kitabı, yukarıda belirtilen becerileri öğrencilere kazandırmak için yazılmıştır.”

  • Bir Osmanlı Akıncı Beyi Gazi Evrenos Bey Yazar: Ayşegül Kılıç 1,00 

    Gazi Evrenos Bey, muamma dolu kuruluş yılları Osmanlı tarihinin en önemli figürlerinden biridir. Öyle ki, onun başarıları adeta bir hanedan gibi neslinin günümüze kadar varlığını koruyabilmesini sağlamıştır. Bir Osmanlı Akıncı Beyi olarak, Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’a geçiş ve yerleşme sürecinde tarih sahnesine çıkmış, kimi zaman sultanların ondan çekinmesine neden olan başarılarıyla Balkan fatihi yakıştırmasını hak etmiştir. Ancak, Evrenos Bey’in hayatı ve faaliyetleri de kuruluş yıllarının tarihi kadar bilinmeyenlerle doludur. Bu kitap, yüz yılı aşkın bir süredir merak konusu olan Evrenos Bey’in etnik kökenini ve tarih sahnesine çıktığı bölgeyi, Osmanlı arşivinde bulunan bir belgeyle aydınlatıyor.

    “Eser, Evrenos Bey’in bir akıncı beyi olarak çalışmalarını gün ışığına çıkarırken, Balkanlar’ın Türkleşmesi ve İslamlaşmasıyla bölgede Osmanlı şehirlerinin kurulmasındaki rolünü ayrıntılı bir şekilde, akıcı bir üslupla anlatıyor. Evrenos Bey üzerine bu ilk ayrıntılı çalışma, sadece uzmanların değil, tarihe meraklı herkesin ilgiyle okuyacağı bir eserdir.”
    -Melek Delilbaşı-

  • Bizans Kısa Kronikleri: Osmanlı Tarihinin Bizanslı Tanıkları Yazar: Şahin Kılıç 1,00 

    “İsa’nın doğumundan sonra 1553 yılı, 28 Ağustos’ta Sultan Souleiman?s [I. Süleyman] büyük bir orduyla Perslerin [Safevi] üzerine yürüdü. O oradan dönerken, Moustafas [Şehzade Mustafa] isimli oğlu ki Hıristiyanları çok severdi, babasına itaat ederek kenti terk etti. O [I. Süleyman] onu [Mustafa] yakalayarak, öldürdü. Bütün ordu babanın kendi oğlunu öldürttüğüne dair bu zavallı emirden haberdar olduğunda, hepsi gözyaşı döktü ve inançsız ve merhametsiz babanın kalpsizliği hakkında az üzülmediler.”

    Osmanlı tarihi hakkında irili ufaklı birçok bilgi içeren Bizans Kısa Kronikleri, bu kitapla ilk kez Türkçe olarak yayınlanıyor. Yunanca’dan çevrilen bu metinlerin, Osmanlı kronikleriyle paralel bir okumaya davet edeceğine ve bu şekilde Türkiye’deki Bizans-Osmanlı çalışmaları sahasında önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.

  • Cenderedeki Medya Tenceredeki Gazeteci Yazar: Ertuğrul Mavioğlu 1,00 

    “Onlar, dizlerinin üzerine çökmüş olduğunuz için size büyük görünüyorlar; ayağa kalkın!”

    Elinizdeki kitabın konusu gazetecilik… ülkemizde son yılların en tartışmalı konusu bu şüphesiz. Özellikle Ahmet Şık ve Nedim Şener’in bilinen ama bilinmeyen nedenlerle tutuklanmaları ve KCK operasyonlarıyla başlayan kitlesel tutuklamalarla gündeme oturan otoriterleşme ve siyasal alanın daraltılması-imhası tartışmalarının da düğüm noktalarından biri. Ertuğrul Mavioğlu, gazetecilik mesleğinin dününü ve bugününü; Türkiye’nin toplumsal, siyasal, ekonomik değişim ve dönüşümleriyle paralel bir biçimde ele aldığı bu son çalışmasında demokratik toplumların sine qua non koşulu olan haber alma özgürlüğünün güncel durumunu gözler önüne seriyor.

    Gazeteci kimdir? Haber ve haber alma özgürlüğü nedir? Tarafsızlık ne anlama gelir? İfade özgürlüğünün sınırları var mıdır? Yazma ve yayınlama özgürlüğü ne anlama gelir? Medya, sermaye ve iktidar ilişkileri nasıl tanımlanmalı, nasıl ele alınmalıdır? Tüm bu ilişkiler, yapılar ve haklar kurumsal düzeyde nasıl düzenlenmelidir? Hak gaspları nasıl engellenmelidir?

    Kısacası quo vadimus?

  • Herodotos’un Aynası Yazar: François Hartog 1,00 

    “Hartog’un kitabı, Arkaik ve Klasik dönem Yunanistanı’nın düşünce modellerindeki tarih kavramını

    yeniden kuruyor.” -Gregory Nagy

    “Bir tarihçinin, yine bir tarihçi üzerine yaptığı en etkileyici çalışma…”  -Peter Burke

    Yalnızca tarihyazımıyla değil, “öteki”nin tasavvuru ve sunumuyla, antropolojiyle,

    edebiyat eleştirisiyle, dinler tarihiyle ilgilenenler için de klasik bir çalışma.

  • İki İmparatorluk Tek Coğrafya: Bizans’tan Osmanlı’ya Geçişin Anadolu ve Balkanlar’daki İzleri Yazar: Melek Delilbaşı 1,00 

    “[Melek Delilbaşı] bugün dünyada Bizans ve Balkan tarihi uzmanları arasında seçkin bir yer kazanmıştır ve Türkiye’yi tam bir yetkiyle temsil etmektedir.”
    Halil İnalcık

    “Bir imparatorluğun bir başka imparatorluğun halefi olması -bu durumda Bizans İmparatorluğu’nun çöküşü ve onun Osmanlı İmparatorluğu tarafından ikame edilmesi- eğer tek taraflı incelenirse, doğru incelenmesi mümkün olmayan bir olgudur. Tarihçi, o dönemde yaşayan insanların siyasi gelişmeleri, keza ekonomik ve demografik değişmeleri nasıl değerlendirdiğini incelemelidir. Bu araştırma, bir tarihçi yazılı tanıklıkları, yani o dönemin insanlarının -Bizanslılar ve Osmanlılar- bize bıraktıkları kaynakları analiz ettiği takdirde mümkün olabilir. Melek Delilbaşı, bütün bu kaynaklara nüfuz etmek için büyük uğraş vermiştir.”
    Elizabeth Zachariadou

  • Işık Aşktan Daha Eskidir Yazar: Ricardo Menendez Salmon 1,00 

    Kimbilir, belki de sanatçı bilinçsiz bir katilden başka bir şey değildi.

    1350 yılında bir pazartesi günü, Avrupada hâlâ Kara Veba’nın yaralarını sarmaya çalışırken, kardinal yardımcısı Piere Roger de Beaufort, ressam Adriano de Robertis’in son eseri Sakallı Meryem’i yok etmeye gider.
    25 Şubat 1970’de Rus asıllı Amerikan ressam Mark Rothko bileklereni keserek intihar eder.
    Rus ressam Vsévolod Semiasin resmin hakimi olma arzusuyla kendi tuvallerini parçalayıp yer.
    Acılarıyla bu üç ressamın hikâyesini anlatarak yüzleşen yazar Bocanegra 2040 yılında “ölümsüzlüğe” erişir.

  • Kadın Seri Katiller Yazar: Kolektif 1,00 

    Yüzyıllar boyunca seri katilleri ve psikopat yırtıcıları erkek olarak düşünmeye koşullandırıldık. Kadınlar kolektif paranoya radarımıza nadiren yakalandı. Bu etkileyici kitapta Peter Vronsky, öldüren kadınlar olgusunu, her bir kurbanla birlikte gömülen politik, ekonomik, sosyal ve cinsel içerimleri açığa çıkarıyor ve sorguluyor. Elizabeth Bathory’den Nazi Canavarı Irma Grese’ye ve ünlü Aileen Wuornos’a kadar, hem ilgi çekici hem de dehşet verici birçok ismin öyküsünü bu kitapta bulacaksınız.

  • Kanunilik ve Meşruiyet Yazar: Carl Schmitt 1,00 

    Hukuk ve siyaset kuramı alanlarında 20. yüzyılın en önde gelen isimlerinden biri olan Carl Schmitt’in elinizdeki kitabı 1932 tarihli olmakla birlikte, “başkanlık sistemi” tartışmalarının gündemden düşmediği günümüzde de olağanüstü önemini koruyor.
    “Sonrasında hakikat intikamını alacaktır” cümlesiyle biten Kanunilik ve Meşruiyet’i dilimize Mehmet Cemil Ozansü çevirdi. Ozansü’nün, metni hem tarihsel bağlamı hem de içeriğiyle değerlendiren doyurucu sunuş yazısının da okurların ilgisini çekeceğini düşünüyoruz.
    “Kanunilik ve Meşruiyet’in temel eleştirel pozisyonu, kanun kavramı ve bunun 19. yüzyıl içinden 20. yüzyıla sarkan dejenerasyonudur. Metinden de anlaşılacağı üzere Schmitt… kanunu kendi tarihsel hareketi içinde anlamlandırmaya çalışır.”

  • Kayıp Binyıl: İslam Dünyasında Hiyeroglifler ve Eski Mısır Yazar: Okasha El-Daly 1,00 

    1822’de Batı dünyası hiyerogliflerin nihayet çözüldüğü haberiyle çalkalandı ve ardından Eski Mısır uygarlığını keşif çalışmaları başladı. Bu kitap Orta Çağ’a geri dönüyor ve daha önce nadiren kullanılan kaynaklara yönelerek, İslam dünyasında yüzyıllar önce hiyerogliflerin çözümü konusunda ilk adımların atıldığını ve Eski Mısır hakkında geniş bir bilgiye sahip olunduğunu ileri sürüyor.

    “Bu etkileyici çalışma, büyük ölçüde ihmal edilmiş ve yanlış anlaşılmış bir konuyu, Arap-Müslüman yazarların Eski Mısır’a yönelik ilgilerini ele alıyor.”
    -Charles Burnett-

    “Bu, çığır açan bir çalışma; gün doğmadan önceki ilk ışık.”
    -Kenneth Kitchen-

    “El-Daly, meraksız ve ilgisiz Arap-Müslüman imgesini yıkarak, Champollion ve Thomas Young’dan yüzlerce yıl önce Eski Mısır eserlerinin yarattığı sorularla meşgul olan bir kültüre hayat veriyor.”
    -Stephen Quirke-

  • Kendini Fransa Kralı Sanan Adam Yazar: Tommaso Di Carpegna Falconieri 1,00 

    Yıl 1354. Zengin tüccar Giannino, o sıralar Roma’yı yöneten Cola di Rienzo tarafından Roma’ya çağırtıldı. Cola di Rienzo kendisini görür görmez ayaklarına kapanıp: “Fransa’nın gerçek kralı sensin, doğduktan sonra beşikte başka bir bebekle değiştirildin,” dedi ve ardından bunun nasıl gerçekleştiğini anlatınca, sakin bir hayat süren Siena’lı tüccar şaşkına döndü. Böylelikle başladı Giannino, Yüz Yıl Savaşları’nın ortasında tahttaki hakkını talep etmeye ve Avrupa’nın her yerinde yardım aramaya. Fransa’nın düşmanı olan güçlerden biri tarafından desteklenince planlarına kardinalleri ve güçlü lordları dahil etti; sahte evraklar, bir taç, bir kılıç, zırh edinip, bir paralı asker ordusunun eşliğinde “kendi” krallığının fetihlerine başladı.

  • Kültür Mitleri – Tanrıları Yaratmak Ulusları İcat Etmek Yazar: William F.McCants 1,00 

    Yakındoğu’da birbiri ardına ortaya çıkan büyük güçlerin, kendi kökenlerine ve başarılarına dair tasavvurlarını nasıl oluşturduğunu inceleyen bu kitap, özellikle Müslüman toplumların önceki medeniyetlerle kurduğu ilişkiye ışık tutuyor.

    William F. McCants, Princeton Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayan yazar, halen Johns Hopkins Üniversitesi’ne bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

  • Latince Kuran Çevirileri 1140-1560 Yazar: Thomas E. Burman 1,00 

    Çeviriler hangi şartlar altında yapıldı? İslam’ın Kutsal Kitabı’nı Latince çevirisiyle kimler okudu ve nasıl tepki verdi? Burman’ın çalışması, Batı dünyası ve İslamiyet arasındaki ilişkilerin pek az bilinen bir yönünü bütün ayrıntılarıyla ele alıyor.

    Kültür Tarihi Alanında 2007 Jacques Barzun Ödülü

    “Hem Orta Çağ hem de İslam’la ilgilenenler tarafından okunmayı hak eden son derece başarılı bir disiplinlerarası çalışma.”
    American Historical Review

  • Mısırlı Musa – Batı Tektanrılıcığında Mısır’ın İzi Yazar: Jan Assmann 1,00 

    “Çok parlak bir çalışma… Tartışmaların çok zarif bir şekilde ele alındığı, etkileyici bir şekilde belgelendirilmiş Mısırlı Musa, tektanrıcılığın ilk dönemleriyle ilgili çığır açıcı yeni bulgular ve Mısır’ın modern Batı kültüründeki yerine dair yeni bir yorum sunuyor.”
    -Anthony Grafton, New Republic-

    “Olağanüstü bir bilgi birikiminin, keskin bir içgörünün ve tarihsel kavrayışın ürünü…”
    -Robert L. Wilken, The Los Angeles Times-

    “Gelenek onu Musa’ya atfettiği için, dindeki doğru ile yanlış arasındaki ayrımı ‘Musa Ayrımı’ olarak adlandıralım. Musa’nın gerçekten yaşayıp yaşamadığını bilemiyoruz, geleneksel bilgiler dışında onun dünyadaki mevcudiyetine dair herhangi bir iz bulunmamaktadır. Ancak ayrımı ilk yapanın o olmadığı kesindir. Milattan önce on dördüncü yüzyılda, kendini Akhenaton olarak adlandıran bir Mısır kralının yaşadığı, tektanrılı bir din kurduğu, bu anlamda bir öncül olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte Akhenaton’un kurduğu din herhangi bir gelenek yaratamamış ve ölümünden hemen sonra unutulmuştur. Musa tarihi bir şahıs olmaktan ziyade hatırlanan bir şahıs iken, Akhenaton unutulmuş bir tarihi şahıstır. Kültürel ayrım ve inşa sürecinde hafıza önem taşıdığı için, Akhenaton’un ayrımından çok Musa ayrımından bahsetmemiz haksızlık sayılmaz. Söz konusu ayrımın sonucunda ortaya çıkan alan, Batı tektanrıcılığının alanıdır. Avrupalılar yaklaşık olarak iki bin yıldır, bir inşa ürünü olan bu zihinsel ya da kültürel alanda yaşamaktadırlar.” Tektanrıcılığın tarihi ve alımlanışı üzerine en çarpıcı çalışmalardan biri…

  • Osmanlı’nın Tasfiyesi (1. Cilt) Yazar: Cengiz Yazoğlu

    Osmanlı’nın parçalanması, 19. yüzyılın başlarından itibaren Batı’nın önde gelen meselesi olmuştur.

    “Tanzimat”, “Meşrutiyet”, “Hürriyet” derken, İngiltere’nin başrolü oynadığı büyük bir planın uygulamaya konulması neticesinde Osmanlı Saltanatı ile Hilafet tarih sahnesinden silinmiş, yerine, geçmişle bütün bağlarını koparmış yeni bir devlet kurulmuştur. Burada apaçık bir tasfiye söz konusudur ve işte bu kitap, bütün oyuncularıyla birlikte “Osmanlı’nın Tasfiyesi”nin hikâyesidir.

  • Osmanlı’nın Tasfiyesi (2. Cilt) Yazar: Cengiz Yazoğlu

    Osmanlı’nın parçalanması, 19. yüzyılın başlarından itibaren Batı’nın önde gelen meselesi olmuştur.

    “Tanzimat”, “Meşrutiyet”, “Hürriyet” derken, İngiltere’nin başrolü oynadığı büyük bir planın uygulamaya konulması neticesinde Osmanlı Saltanatı ile Hilafet tarih sahnesinden silinmiş, yerine, geçmişle bütün bağlarını koparmış yeni bir devlet kurulmuştur. Burada apaçık bir tasfiye söz konusudur ve işte bu kitap, bütün oyuncularıyla birlikte “Osmanlı’nın Tasfiyesi”nin hikâyesidir.

  • Pratik Etik Yazar: Peter Singer 1,00 

    Peter Singer, yayımlandığı günden itibaren büyük ses getiren Pratik Etik’te, gündelik hayat ve etik konusunu çarpıcı başlıklar altında tartışıyor.

    “En önemli etik meseleler her gün karşımıza çıkanlardır: Aşırı yoksulluk içinde yaşayan insanlara yardım edebilecekken, eğlencemize para harcamak doğru mu? Hayvanlara, sadece bize yememiz için et üreten makinelermiş gibi davranmamız haklı gösterilebilir mi? Yürüyebiliyorsak, bisiklet kullanabiliyorsak ya da toplu taşıma araçlarına binebiliyorsak, bir yandan gezegeni ısıtan sera gazlarını da salarak araba kullanmalı mıyız? Kürtaj ve ötenazi gibi öteki sorunlar neyse ki çoğumuz için gündelik kararlardan değil; fakat gene de önemli, çünkü hayatımızın bir noktasında ortaya çıkabilir. Bunlar ayrıca, demokratik bir toplumdaki her aktif katılımcının bilgiye dayalı, enine boyuna düşünülmüş görüşlere sahip olması gerektiği güncel kaygılara ilişkin meseleler.”

    “Bu kitap ahlak felsefesinin nasıl uygulanacağına dair bir model sunuyor. Ahlak felsefesini uygulamak (yalnızca okumanın aksine), kişinin en temel ahlaki inançlarının tarafsız ve açık görüşlü bir sorgulamasını içerir; teorinin ve savların baskısıyla kişinin inançlarını (ve uygulamalarını) değiştirmek için ihtiyaç duyduğu entelektüel cesareti gerektirir. Singer bu kitapta tartıştığı ahlaki meselelerin her birine böylesi bir tarafsızlık, açık görüşlülük ve entelektüel cesaretle yaklaşıyor.”
    -Mylan Engel Jr., Northern Illinois Üniversitesi, The American Journal of Bioethics-

  • Sağduyu, Bilim ve Şüphecilik: Bilgi Kuramına Tarihsel Bir Giriş Yazar: Alan Musgrave 1,00 

    Herhangi bir şeyi kesin olarak bilebilir miyiz? Bilebileceğimizi düşünenler (“dogmatikler”) ve bilemeyeceğimizi düşünenler (“şüpheciler”) vardır. Bilgi kuramı -ya da epistemoloji- bu iki uç arasında süren büyük bir çekişmedir. Bazı dogmatikler kesinliği duyuların yargılarında aradılar. Bunlara karşı şüpheciler duyuların kesin bilgi için ne güvenilir ne de yeterli bir temel olduğu itirazını getirdiler. Diğer dogmatikler ise kesinliği salt aklın yargılarında aradılar. Bunlara karşı ise şüpheciler rasyonel apaçıklığın doğruluğun garantisi olmasına itiraz ettiler.

    Sağduyu, Bilim ve Şüphecilik söz konusu çekişmeyi felsefe tarihini temel alarak inceleyen giriş niteliğinde bir kitap. Esas itibariyle, şüphecilerin tarafında olmakla birlikte felsefecilerin şüpheciliğin hakkından gelme arzusuyla çoğu kez idealist ya da realizm-karşıtı yapıda öğretiler geliştirdiklerini gösterir. Şüphecilik böyle öğretilere karşı çıkarak sağduyu ve bilim tarafında yer alır.

    Elinizdeki kitap şüphecilikten hareket ederek üçüncü bir görüşe varır: yanlışlanabilircilik ya da eleştirel rasyonalizm. Şüphecilerin iddia ettikleri gibi, çok az kesin bilgimiz olsa veya hiç olmasa da, çok sayıda tahmini bilgiye sahip olabiliriz ve sahibiz de. Bu üçüncü görüş algıya ilişkin, bilime ilişkin ve doğruluğun doğasına ilişkin tavizsiz bir realizmi bünyesinde taşır.

  • Tahsilli Bir Domuzun Anıları Yazar: Russell Potter 1,00 

    Tarihin şahit olduğu en yetenekli, en sevimli, en seçkin (ve en şanslı) domuzun anıları.

    ‘Sam’in gençlere özgü hassasiyetinden kaynaklanan o Tesadüfi durum söz konusu olmasaydı, şüpheniz olmasın, Masanızda yazdığım bu Kitap yerine bir dilim Domuz pastırması ve bir Dizi Kaburga duracak -ve benim tek fani kalıntım da bunlardan ibaret olacaktı.’
    Salford’daki bir çiftlikte geçirdiği ilk dönemlerinin sıradanlığından yıldırım hızıyla Şöhrete yükselişiyle asla unutamayacağınız Olağandışı bir hikâye yaşayan TOBY’nin akıl çelen anıları işte böyle başlıyor. Zira bunlar sıradan Anılar değil; bir domuzun anıları.