Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
BİLİMKURGU (69)

81–96 / 103 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Sürgün Gezegeni Yazar: Ursula K. Le Guin 1,00 

    “Otorite kişinin kendisinden mi kaynaklanır, yoksa etrafındakilerden mi?”

    Ursula K. Le Guin, bilimkurgu ve fantazi edebiyatına damga vurmuş en büyük yazarlardan; türün kraliçesi. Kitapları ve fikirleriyle hem okurlara hem de yazarlara ilham veren Le Guin, erken dönem eserlerinden Sürgün Gezegeni’nde bizi ötekilik, önyargı, varoluş ve yuva özlemi gibi olgular üzerine derin bir yolculuğa çıkarıyor.

    Galaksinin karanlık tarafındaki Sürgün Gezegeni’nde iki büyük halkın mücadelesi hep süregelmiştir: Alterralılar ve Tevarlılar. Gezegenin yabancıları ve “ötekileri” olan Alterralılar -diğer adıyla yabansoylular eski güçlerini kaybetmiş, nüfusu gittikçe azalan bir halktır.

    Tevarlılar diğer adıyla izcanlılar “ötekiler”den hoşlanmayan, muhafazakâr, geri kalmış, ilerlemeye kapalı bir topluluktur.

    Güney Göçü başlayıp Gaallar güneye doğru ilerleyince büyük savaş kapıya dayanır. Alterralılar ve Tevarlılar bir araya gelip ortak düşmana karşı savaşacak ya da yaklaşan uzun kışla birlikte felakete sürükleneceklerdir. Rolery ve Agat’ın sıradışı hikâyesi de işte bu süreçte başlar.

    Mülksüzler ve Karanlığın Sol Eli’nin de dahil olduğu Hainish Cycle’ın bir parçası olan Sürgün Gezegeni, toplumsal ve düşünsel yargılara etkileyici bir dokunuş.
    -Ursula K. Le Guin’in önsözüyle-

  • Tanrı Olmak Zor İş Yazar: 1,00 

    “Baştan sona muazzam bir kitap. Derin, yaratıcı, tatmin edici bir hikâye.”

    –Ursula K. Le Guin

    “Okuduğum en korkutucu bilimkurgu romanlarından biri.”

    –Thedore Sturgeon

    “KENDİMİ TANRI OLARAK HAYAL EDEBİLSEYDİM, ZATEN TANRI OLURDUM.”

    Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Tanrı Olmak Zor İş ise insanlığın karanlık geçmişinin kalbine yapılmış en cesur yolculuklardan biri.

    İnsanlık, Dünya’nın tıpatıp aynısı olan, üzerindeki insanların karanlık çağdan öteye gidemediği bir gezegene gözlemciler göndermiştir. Bu gezegenin gidişatına müdahale etmelerine hiçbir şekilde izin verilmeyen bu gözlemcilerin asıl amacı insanlığın karanlık çağını her ayrıntısıyla kayıt altına almaktır.

    Büyük bir değişimin kıyısında olan Arkanar Krallığı’nda halk baskı altında yaşamakta, yenilikler beşiğinde boğulmakta, okuma yazma bilenler linç edilmektedir. Bu gezegene gönderilmiş gözlemcilerden biri olan Anton da Don Rumata ismiyle bir asilzade hayatı yaşarken, bir yandan da dönemin aydınlarını kurtarmaya çalışır.

    Hari Kunzru’nun Önsözüyle

    Boris Strugatski’nin Sonsözüyle

  • Tanrıların Tohumu Yazar:

    “Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.” –Kingsley Amis
    “Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.” –George Orwell
    H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun
    Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden
    bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.
    Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada
    keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki,
    daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.
    Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu
    besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.
    Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun
    günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.

  • Toz Gibi Yıldızlar Yazar: 25,00 

    1950’li yılların başında, daha sonra en şöhretli serileri Vakıf ve Robot’a öncülük edecek Gelecek Tarihi öykülerini yazdıktan hemen sonra Isaac Asimov ilk romanlarını kaleme aldı. Artık hem okurlara hem de yayıncılık dünyasına kendini kabul ettirmiş büyük ustanın neredeyse tüm külliyatına egemen olan Galaktik İmparatorluk evreninin ilk uzun kurguları da böylece ortaya çıktı. Nükleer felaketin Dünya’yı yerle bir etmesinden binlerce yıl sonrasını anlatan Galaktik İmparatorluk Serisi insanlığın, galaktik medeniyet ve ilk Galaktik İmparatorluk’un doğuşuna uzanan yolculuğunun başlangıcı.

     

    Tyrannlılar, Atbaşı Nebulası’ndaki elli gezegeni kontrolleri altına almışlardı. Gezegenlerin yöneticileri, Tyrann gezegenindeki efsanevi taş sarayında yaşayan Tyrann Hanı’na koşulsuz şekilde boyun eğmişlerdi. Dünya Üniversitesi’ndeki son gününde bir suikasttan son anda kurtulan, Widemos Kâhyası’nın oğlu Biron Farrill, kendisini hiç ummadığı bir durumda, Tyrannlılar’a karşı düzenlenen bir başkaldırının ortasında bulur. Biron, tutuklandığını öğrendiği babasının izini sürmek ve hayatta kalmak için Rhodia’ya doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Gezegenlerin kaderini belirleyecek düşmanlar, komplolar ve dostlar orada kendisini beklemektedir.

  • Tuhaf Masallar Yazar: Ransom Riggs 1,00 

    Bayan Peregrine onlara kucak açmadan önce, tuhafların hikâyeleri Masallar’da anlatılmıştı. Tuhafların kopan uzuvlarıyla beslenen varlıklı yamyamlar. Çatal dilli bir prenses. İlk ymbrenenin ortaya çıkışı. İşte bunlar, ilk kez Ransom Riggs’in Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları serisinde bahsi geçen, tuhafların dünyası hakkında bilgileri sakladığı söylenen Tuhaf Masallar’da karşılaşacağınız şaşırtıcı masallardan sadece bazıları. Bayan Peregrine’in öğrencisi ve tuhaf olan her şeyin âlimi 
Millard Nullings tarafından derlenen ve notlandırılan bu yepyeni masallar, sizi tuhafların tarihinin sayfalarını 
karıştırmaya davet ediyor.

  • Tüm Sistemler Çöktü Yazar:

    Hugo, Nebula ve Locus En İyi Kısa Roman Ödülü Kazananı
    Kalpsiz bir ölüm makinesi olarak tam bir başarısızlık abidesiydim.

    Uzay araştırmalarının kurumsallaştığı bir gelecekte, araştırmalarda kullanılacak tüm malzemelerin Şirket’ten
    kiralanması gerekmektedir. Buna, araştırma yapacağınız gezegene gitmek için kullandığınız uzay gemisinden,
    sizi koruması için gönderilen GüvBirim androidi de dahil.
    Uzak bir gezegende, yüzey testi yapan bir grup biliminsanına da kendine “Katilbot” diyen ve kendi idari
    modülünü hacklediği için bilinç kazanmış bir GüvBirim androidi kiralanmıştır. İnsanlardan çekinen ve
    dikkatleri üzerine çekmek istemeyen Katilbot’un tek yapmak istediği görevini başarıyla yerine getirip insanların
    onu rahat bırakmasıdır.
    Ancak komşu bir araştırma ekibinden haber alınamadığında gerçeği ortaya çıkarmak Katilbot’a kalacaktır.
    Katilbot Günlükleri, Tüm Sistemler Çöktü ile başlıyor…
    “Bu kitabı ne kadar övsem az. Hem güldürdü hem de kalbimi kırdı.”
    –Patrick Rothfuss
    “Katilbot’a bayılıyorum.”
    –Ann Leckie

  • Üç Cisim Problemi Yazar: Cixin Liu 1,00 

    Yılın bilimkurgu romanı Üç Cisim Problemi, Çince aslından çevirisiyle Türkçede!

    -2015 Hugo En İyi Roman Ödülü
    -2014 Nebula Ödülü Adayı
    -2015 Locus Ödülü Adayı
    -2015 John W. Campbell Ödülü Adayı

    Gizli bir askeri proje, uzaylılarla iletişime geçmek için uzaya sinyal gönderir. Bu sinyali yakalayan, yıkımın eşiğindeki bir uygarlık ise Dünya’yı kendisi için istemektedir.

    “Olağanüstü bir kitap, bilimsel ve felsefi tartışmaların eşsiz bir karışımı.”
    -George R. R. Martin, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin Hugo, Nebula ve Locus ödüllü yazarı-

    “Cixin Liu, bilimkurgunun süperstarı.”
    -John Scalzi, Yaşlı Adamın Savaşı serisinin Hugo ve Locus ödüllü yazarı-

    “Türünün en iyilerinden, alışılmış ama aynı zamanda da tuhaf.”
    -Kim Stanley Robinson, Mars Üçlemesi ve 2312’nin Hugo, Nebula ve Locus ödüllü yazarı-

    “Etkili ve yaratıcı. Cixin Liu, spekülatif kurgu yazarlarının en iyilerinden.”
    -David Brin, Postacı’nın Hugo ve Nebula ödüllü yazarı-

    “Güçlü bir yazarın kaleminden, birinci sınıf bir kitap.”
    -Ben Bova, Hugo ve Nebula ödüllü yazar-

  • Uzay Akımları Yazar:

    Florina gezegeninin yükseklerine kurulmuş Yüksek Kent’te Sark’ın Toprak Efendileri rahat ve bolluk içinde
    yaşıyorlardı. Yüksek Kent’in gölgesinde de köylüler çalışarak Sarklı efendilerini zengin eden “kirt” adlı önemli
    bir maddeyi üretmeyi başardılar. İsyan ise Florina için unutulmuş bir kelimeydi. Fakat işçilerin arasında
    yaşayan, hafızasını yitirmiş Rik isimli bir adam, kendisine iletilmesi için verilen mesajı hatırlayınca gezegende
    işler tersine dönmeye başlayacaktı: Florina’daki herkes ölecek. Toprak Efendileri ve Trantor İmparatorluğu
    casusları Rik’in peşine düşerken Uzay Akımları da Florina’ya yıkım getirecekti.

  • Uzayda Piknik Yazar: Arkadi Strugatski, Boris Strugatski, 1,00 

    “Heyecan verici, canlı ve hoş… Girift olaylar, yaratıcı detaylar içeren, etik ve entelektüel açıdan sofistike bir eser.” –Ursula K. Le Guin

    “Mükemmel… Strugatskiler’in sadakati ve hırsı, dostluğu ve aşkı, umutsuzluk ve tükenmişliği marifetli ve yetenekli şekilde ele alması ortaya şahane bir hikâye çıkarıyor. Yıllarca unutulmayacak bir kitap.” –Thedore Sturgeon

    Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Uzayda Piknik ise yazarların en ünlü ve ilham verici romanı.

    Uzaylılar dünyanın beş bölgesini ziyaret etmiş ve giderken geriye “atıklarını” bırakmışlardır.  Bu atıklar, tüm dünyada bir gizem yaratır ve endüstri ve bilim çevrelerinin de odak noktası haline gelir. Atıkların bulunduğu yerler “bölge” olarak adlandırılarak karantina altına alınır ve bu bölgeler çevrelerindeki şehirleri ekonomik ve sosyal açıdan etkilemeye başlar.

    Redrick Schuhart, bölgeden uzaylı atıklarını kaçırıp satan bir “stalker” yani bir iz sürücüdür. Çoğu insan gibi, hayatı yasak “bölge” tarafından şekillendirilen Red ve bilim insanı arkadaşı Kiril’in bir “zamazingo” elde etmek amacıyla buraya yaptıkları yolculuk ise beklenmedik olaylara sebep olur… Tarkovski’nin Stalker ismiyle beyaz perdeye uyarladığı felsefi hikâye de işte burada başlar.

    Uzaylıların dünyaya yaptığı bu ziyaret bir piknikten mi ibarettir? Yoksa arkasında insan aklının alamayacağı bir gizem mi yatmaktadır?

  • Vadinin Hükümdarı Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Neil Gaiman’ın Locus adayı uzun öyküsü Vadinin Hükümdarı, Amerikan Tanrıları’nın iki sene sonrasını anlatıp kült romanın geleneğini devam ettiriyor. Daha önce Kırılgan Şeyler adlı öykü derlemesinde de yayımlanan eser, Amerikan Tanrıları için bir son ve Gölge için yeni bir başlangıç niteliğinde. Amerikan Tanrıları’ndaki olaylar çözüme kavuşalı ve Gölge, Amerika’yı terk edeli neredeyse iki yıl olmuştur. Artık alıştığı üzere, uykuları huzursuz edici kâbuslarla bölünür ve geceler giderek daha tehlikeli olmaya başlar. Yaşadıklarının etkisini atlatamamış olmasından dolayı eve dönüp dönmemeyi pek de umursamaz. Gökyüzünün soluk beyaz ve ulaşılmaz olduğu İskoçya’nın tepelerinde görkemli ve şatafatlı bir toplaşma olmak üzeredir ve vadinin tam ortasındaki gizemli bir evdeki buluşmaya Gölge de yine gizemli bir adam tarafından davet edilir. Canavarlarla insanlar arasında binlerce yıldır süren bir çatışmanın tam ortasında artık o vardır…

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Vakıf Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu‘nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Galaktik İmparatorluk’un altın çağıydı. Binlerce yıldır gezegenler bu kadim medeniyetçe yönetiliyordu. Ancak bir adam, imparatorluğun çökeceğini öngörme cüretini gösterdi: Psikotarih biliminin öncüsü Hari Seldon. Tahminlerine göre galaktik savaş kaçınılmazdı. Bu durumu olabildiğince ertelemek adına iki Vakıf kurdu; biri imparatorluğun sahip olduğu binlerce yıllık bilgiyi korumakla yükümlüydü, diğerinin ise ne yeri ne de amacı biliniyordu. İmparatorluk çökmeye başlayınca Galaktik Ansiklopedi üzerinde çalışan Birinci Vakıf sakinleri, Seldon’ın onlar için tahminlerinin de ötesinde bir rol biçtiğini anlayacaktı.

    İthaki Yayınları, Vakıf Serisi’ni yayımlanma sırasına göre yayımlamaya devam edecek.

    Yayımlanış tarihine göre: 1. kitap / Kronolojiye göre: 3. kitap

  • Vakıf ve İmparatorluk Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu‘nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.

    Yayımlanış tarihine göre: 2. Kitap / Kronolojiye göre: 4. Kitap

  • Yaban Diyarlarda Yabancı Yazar:

    Hugo En İyi Roman Ödülü

    Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

     

    “SİZ TANRI’SINIZ, BEN TANRI’YIM VE GROKLAYAN HER ŞEY TANRI’DIR.”

     

    Robert A. Heinlein, Clarke ve Asimov’la birlikte Altın Çağ bilimkurgusuna damga vuran üç büyük ustadan biri. İdeolojisi ve bunu eserlerinde kullanma tarzıyla çağdaşlarından farklılaşan yazarın yalnızca kendi külliyatında değil bilimkurgu türünde yazılmış en önemli, en tartışmalı ve en sıradışı romanlardan biri olan Yaban Diyarlarda Yabancı ise altkültür için bir dönüm noktası.

     

    Mars’ta Marslılarca geliştirilmiş insan Valentine Michael Smith, Arz’a geleli çok olmamıştır. Kendi halkıyla ilk kez tanışan Smith, bu mavi gezegendeki geleneklere, insan ırkının önyargılarına alışmakta zorlansa da –telepati, telekinezi, teleport ve kehanet gibi– zihinsel güçleri sayesinde insanlar arasında âdeta bir mesih gibi dolaşır. En nihayetinde Mars yönetiminin varisidir.

     

    Tüm bir gezegene ve ırka “groklamayı”, sevgiyi ve su paylaşımını öğretecek bu Marslı, otoriteyle ve Mars’ın yönetimini isteyen bürokratlarla uğraşmak zorunda kalsa da yazar Jubal Harshaw’un yardımlarıyla amacına adım adım ilerleyecek ve kendi kilisesini kurarak “serbest aşk”ı yaygınlaştırmaya devam edecek ve en nihayetinde –her mesihinki gibi– kaderiyle yüzleşecektir.

     

    Müfit Özdeş’in önsözüyle

    Virginia Heinlein’ın sunumuyla

    Neil Gaiman’ın sonsözüyle

     

    Yaban Diyarda Yabancı kısaltılmamış tam metin olarak İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nde!

  • Yakın Yazar:

    Bilimkurgu edebiyatının en büyük ustalarından Octavia E. Butler’ın başyapıtı Yakın, ilk kez Türkçede.
    “Octavia E. Butler upuzun bir süre boyunca unutulmayacak bir yazar. Yakın ise nadir bulunan, büyülü bir eser.” –Harlan Ellison
    “Butler, yirminci yüzyılın en büyük edebi sanatçılarından biri.” –Junot Diaz
    “Yakın, bilimkurgu edebiyatında neler yapılabileceğinin en iyi kanıtı.” –Walter Mosley
    1976 YILINDA DANA, YAZAR OLMA HAYALLERİ KURUYORDU. 1815’TE İSE BİR KÖLE OLDUĞU VARSAYILIYORDU.
    Yalnızca kaleminin kuvveti değil aynı zamanda muhalif duruşu, hiyerarşiye baş kaldırması, ırk ve cinsiyet eşitsizliğine karşı
    tepkisiyle de döneminin en mühim yazarlarından biri olan tarihteki ilk kadın siyahi bilimkurgu yazarı Octavia E. Butler, hem
    bilimkurguda hem de Afroamerikan edebiyatında bir dönüm noktası. Sadece tür içerisinde değil, modern edebiyat okurları arasında ve
    hatta akademide dahi çok önemli bir yer tutan Yakın ise zaman yolculuğunun, fantazinin ve tarihi kurgunun iç içe geçtiği türler ötesi
    bir roman.
    26. doğum gününde Dana ve eşi Kevin yeni evlerine yerleşmeye çalışıyordu ama o sırada Dana’nın midesi bulanmaya ve başı
    dönmeye başladı. Baş dönmesi geçtiğinde kendini yeşilliklerin arasında, bir nehrin kıyısında buldu. İşte o nehirde boğulmak üzere
    olan küçük Rufus’u kurtardığında pek çok zaman yolculuğunun ve hayati tehlikelerin ilkinin başladığını bilmiyordu.
    Dana köleliğin en sert dönemlerinin yaşandığı Maryland’e istemsizce yaptığı her zaman yolculuğunda hem kendisi hem Rufus hem
    kan bağı hem de kölelik hakkında çok daha fazlasını şey öğrenecekti.

  • Yakma Zevki: Fahrenheit 451 Öyküleri Yazar:

    “Ray Bradbury hem gerçek bir mucit hem de çok iyi bir edebiyatçı.” –C. S. Lewis

     

    Amerikan Ulusal Kitap Ödülü

    Pulitzer Onur Ödülü

     

    “KİTAPLAR GİBİ İNSANLARI DA YAKMAYACAĞIM NE MALUM?”

     

    Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Bradbury’nin ölümünden sadece iki sene önce derlenen ve klasik eseri Fahrenheit 451’in geçtiği yolları haritalandıran Yakma Zevki ise bir yazarın edebi süreci içinde çıkılan hayret verici bir yolculuk.

     

    Kültürün homojenleşmesi, teknolojinin beraberinde duyarsız bir dünya getirmesi, insanların geçmişleriyle olan bağlarının kopması… Fahrenheit 451’de olduğu gibi, Yakma Zevki’ni oluşturan öyküler de bu konuları işliyor.

     

    Ray Bradbury’nin kariyerinin farklı dönemlerinden 14 öykünün yanı sıra Fahrenheit 451’in öncül versiyonları olan “Geceyarısından Epey Sonra” ve “İtfaiyeci” öykülerini de bu derlemede bulabilirsiniz.

     

    Kültür, teknolojiyle birlikte yok olmaya mahkûm mudur? Yoksa teknoloji, kültürün evriminin bir sonraki basamağı mıdır?

     

    Yakma Zevki, bir klasiğin kıvılcımı.

  • Yaratık – Alien: Covenant Yazar: Alan Dean Foster 1,00 

    Ridley Scott, Yaratık: Covenant ile Yaratık evrenine geri dönüyor!

    Prometheus’ta yaşanan olaylardan on yıl sonrası… Covenant uzay gemisi ilk büyük kolonileşme denemesi için uzayda yol almaktadır. Kaynağı bilinmeyen bir radyo yayını sayesinde, keşfettikleri bu ıssız yerin cennetten bir parça olduğunu düşünürler. Fakat bu gezegen sessiz, karanlık, tehlikelerle doludur. Hayallerinin ötesinde bir tehditle yüzleştiklerini fark eden tayfanın ise kaçmaya çalışmaktan başka şansı yoktur.

    Ödüllü yazar Alan Dean Foster da bu kitapla birlikte ilk kez orijinal Yaratık filminin roman uyarlamasıyla adım attığı dünyaya geri dönüyor. Yaratık: Covenant, sinema tarihinin en destansı serilerinden olan Yaratık’ın öncesini anlatmakla kalmayıp bu dehşet verici dünyanın kapılarını da aralıyor.

    Yaratık’la yüzleşmeye hazır mısınız?

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları