Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
DÜNYA KLASİKLERİ (46)

1–20 / 46 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Adem ile Havva’nın Güncesi Yazar: Mark Twain 1,00 

    “Uzun saçlı bu yeni yaratık fazla ayakaltında dolanıyor. Bu hiç hoşuma gitmedi. Etrafımda birinin olmasına hiç alışık değilim. Keşke diğer hayvanlarla birlikte kalsa… Bugün gökyüzü bulutlu, doğuda rüzgâr var. Galiba yağmurdan sırılsıklam olacağız. Biz mi dedim ben? Bu da nereden çıktı? Şimdi hatırladım, yeni yaratık hep bizden söz ediyor.”

    “Amerikan edebiyatının babası” olarak anılan Mark Twain, yazarlık hayatı boyunca Âdem ile Havva’nın ve onların soyundan gelen ilk büyük ailenin öykülerine özel bir ilgi gösterdi ve sık sık bu konuya döndü. İthaki Yayınları Dünya Klasikleri dizisinin bu kitabında, Âdem ile Havva’nın Güncesi’nin yanı sıra, Mark Twain’in iğneli üslubunu yansıtan, Cennetteki O Gün, Dünyadan Mektuplar, Âdem Ailesinin Belgeleri başlıklı metinleri de bulacaksınız.

  • Baskerville’lerin Köpeği – Sherlock Holmes – Yazar: Sir Arthur Conan Doyle 1,00 

    “Büyük edebiyat eserleri hayatımıza bir şey katar. Doyle da Sherlock Holmes eserleriyle bunu gerçekleştirdi.” –Anthony Burgess

    En önemli polisiye eserlerden biri olmasının yanında gotik esintiler de taşıyan Baskerville’lerin Köpeği, Sherlock Holmes külliyatının en dehşet dolu eseri. Doyle araştırmalarınca da yazarın en iyi romanı olarak gösterilen eser, gerçek bir dünya klasiği.

    “Watson, giderek kendini aşıyorsun,” dedi Holmes. Sandalyesini geriye itip bir sigara yaktı. “Şimdiye kadarki tüm işlerimizde çok iyiydin ama benim küçük başarılarımı takdir ederken kendi yeteneklerini azımsadığını söylemeliyim. Parlayan sen değilsin belki ama sen ışığı iletiyorsun. Kimi insanlar dâhi olmasalar da dehayı ortaya çıkarmak konusunda müthiş bir güce sahiptirler. İtiraf etmeliyim ki sevgili dostum, sana çok şey borçluyum.”

    Grez Buzwell’in sonsözüyle.

  • Beyaz Diş Yazar: Jack London 1,00 

    Et, yaşamın kendisiydi. Yaşam, yaşam sayesinde devam ediyordu. Yiyenler ve yenilenler vardı. Yasa: ye ya da seni yesinler idi. Yasanın açık bir şekilde formülünü çıkarmıyor, terimler uydurmuyor, üzerinde kafa yormuyordu. Yasayı aklından bile geçirmiyordu; onu kesinlikle düşünmüyor, sadece yaşıyordu.

  • Beyaz Geceler Yazar: Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 1,00 

    Çünkü o anlarda hiçbir zaman gerçek bir hayatım olmayacakmış gibi geliyor bana, çünkü her türlü ahengi, şimdiki ve gerçekteki tüm sezgimi artık yitirdiğimi sanıyorum. Çünkü sonunda kendi kendimi lanetledim, çünkü hülyalı gecelerimden sonra korkunç ayılma anları yaşıyorum.

  • Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Yazar: Stefan Zweig 1,00 

    “Zweig, belki de en şöhretli eseri olan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nda, vicdansızlıkla yoğrulan toplumun ikiyüzlülüğünü incelikle anlatıyor.”

    -Salman Rushdie-

    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig’in kaleme almayı sevdiği marjinal karakter ve olaylardan bir başkası. Bir ömrü dolduran büyük bir suskunluğun, tek bir mektupla, son bir patlamayla bozulması. “Mektup”un ne kadar tehlikeli bir edebi form olduğunun göstergesi.

  • Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat Yazar: Stefan Zweig 1,00 

    “Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat, küçük bir başyapıt.”

    -Sigmund Freud-

    Biyografileriyle özellikle sanatçı ruhunun derinliklerine ışık tutmakta ne kadar usta olduğunu gösteren Stefan Zweig, Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat’te bu defa dikkatini “sıradan” bir yaşamın olağanüstü bir gününe ve yirmi dört saatlik bir fırtınaya tutulan bir kadının ruhuna yoğunlaştırıyor.  Bu küçük kitap aynı zamanda, Zweig’in birçok öyküsü ve novellası gibi, analize açık, klasik bir “vaka örneği” niteliğinde.

  • Bir Noel Şarkısı Yazar: Charles Dickens 1,00 

    “Dünya üzerinde kahkaha ve güler yüzlülük kadar karşı konulmaz derecede bulaşıcı olan bir şey yoktur.”

    Charles Dickens’ın ünlü eserlerinden, insana dair sıcak ve ürkütücü bir Noel hikâyesi olan Bir Noel Şarkısı, Ebenezer Scrooge’un sıradışı hikâyesini anlatır.

    Yıllar önce hayatını kaybeden iş ortağı Marley’nin hayaleti, huysuz, cimri ve Noel ruhundan yoksun Scrooge’un evine gelir ve ona üç hayalet tarafından ziyaret edileceğini söyler. Bunlar, Geçmişin, Şimdinin ve Geleceğin hayaletleridir. Scrooge, bu üç hayaletle birlikte hayatını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkacaktır.

    Gelmiş geçmiş en ünlü Noel hikâyesi olan Bir Noel Şarkısı, soğuk kış gecelerinde içinizi ısıtacak bir eser.

    “İnsana dair güzel ve şaşırtıcı bir hikâye; evrensel ve insanı her daim etkileyecek türden…”
    -Robert Zemeckis-

  • Candide ve Micromegas Yazar: Voltaire 1,00 

    Yüz kez canıma kıymak istedim ama hâlâ hayatı seviyorum. Bu gülünç çaresizlik eğilimlerimiz arasında en tehlikeli olanı belki de; çünkü bir yükü, yere atmak isterken sürekli olarak taşıma ısrarı içinde olmaktan daha ahmakça bir şey olabilir mi? Varlığından iğrenmek fakat yine de onu sürdürmeye çalışmaktan başka… Ya da başka bir deyişle bizi yok eden bir yılanı, kalbimizi yiyene kadar okşamak niye?

  • Demir Ökçe Yazar: Jack London 1,00 

    “Sözlerimin hiçbirinin sizi etkileyeceğini sanmıyorum,” dedi.
    “Çünkü sizde etkilenecek ruh yok. Siz, omurgasız, solucan gibi birer yaratıksınız. Burnunuz havada, Demokratız, Cumhuriyetçiyiz, diyorsunuz…

    Siz, tükürük yalayıcı asalak yaratıklarsınız. Plütokrasinin kuklalarısınız siz. Sırtınızda Demir Ökçe’nin kan kırmızı uşak üniformasıyla kalkmış özgürlük aşkı denen modası geçmiş sözler kullanıyorsunuz.”

  • Dönüşüm Yazar: Vladimir Nabokov, Franz Kafka, 1,00 

    Kafka’nın başyapıtı Dönüşüm’ü, Nabokov’un makalesiyle zenginleştiriyoruz…

    “Kafka’nın üslubunun, yani kullandığı dilin duruluğu­nun, açık seçikliğinin ve resmi tonlamasının, anlattığı masalın kâbusu andıran konusuyla çok çarpıcı bir karşıtlık için­de olduğunu fark edeceksinizdir. Bu siyah-beyaz hikâyeyi süsleyen tek bir poetik metafor yoktur. Üslubunun durulu­ğu, fantazisinin karanlık zenginliğini öne çıkarır. Karşıtlık ve birlik, üslup ve konu, tarz ve olay örgüsü mükemmel bir biçimde bütünleşmiştir.”

    -Nabokov

  • Dorian Gray’in Portresi Yazar: Oscar Wilde 1,00 

    “İnsanlar, Dorian Gray’in Portresi’ni okuduklarında kendi günahlarını görüyor. Ancak kitapta Dorian Gray’in günahının ne olduğunu kimse bilmiyor. Bu günahı, yalnızca günahı işleyenler fark ediyor.”
    -James Joyce-

    “Orta sınıf için hiçbir sanatçı, Oscar Wilde kadar çaba göstermemiştir.”
    -G.K. Chesterton-

    Oscar Wilde’ın tek romanı ve en bilinen eseri olan Dorian Gray’in Portresi, güzelliğiyle herkesi etkileyen ama yozlaşmış bir adamın kötülük, aldatmaca ve skandallarla örülü hikâyesini gözler önüne seriyor.

    Kendisi yerine portresinin yaşlanmasını isteyen Dorian’ın bu dileğinin gerçekleşmesi üzerine tüm hayatı değişir. Bu sırrın ağırlığı gün geçtikçe arttığından, Dorian’ın zulümleri ve ahlâksızlığı da aynı derecede artar.

    Yazıldığı andan itibaren pek çok tartışmaya sebep olan ve Wilde’ın öz sansür uyguladığı bu sansasyonel roman, insan kötülüğünü estetikle birleştiren, sanatın köklerini irdeleyen, Wilde’a bir sanatçı olarak hak ettiği değeri kazandıran bir başyapıt. Ancak Oscar Wilde’ın da dediği gibi “Sanatkâr güzel şeylerin yaratıcısıdır… Tüm sanatlar oldukça beyhudedir.”

    İthaki Yayınları bu eseri, yazar G.K. Chesterton’ın önsözü ve akademisyen James Gifford’ın sonsözüyle okurlara sunuyor.

  • Faust Yazar: Johann Wolfgang Von Goethe 1,00 

    Goethe’yi neredeyse bütün hayatı boyunca meşgul eden Faust, hemen her okura cazip gelecek olaylar ve kahramanlar kadar, eleştirmenleri ve yorumcuları uğraştıracak muammalarla da dolu bir yapıt.

    İster Şeytan’la anlaşma imzalayan kahramanının şaşırtıcı öyküsü olarak okunsun, ister büyük bir sanatçının köklü bir edebiyat geleneğindeki sayısız temayı ve motifi bir potada eritmeyi başardığı bir başyapıt gözüyle ele alınsın, Faust’un sırrını korumasının ardında belki de Heine’nin şu gözlemi yatmaktadır: “Herkes kendi Faust’unu yazmak isterdi…”

    “Goethe gerçekten de Dante’nin başlattığı çağın en son büyük yazarıdır.”
    -Harold Bloom-

    Faust I ve II’yi Genç Osman Yavaş’ın çevirisiyle sunduğumuz bu ciltte, B.W. Wells’in aydınlatıcı yorumlarını içeren bir önsözü de bulabilirsiniz.

  • Gulliver’in Gezileri Yazar: Jonathan Swift 1,00 

    “Fakat bu betimlemenin, itiraf etmeliyim ki, Britanyalılarla hiçbir şekilde ilgisi yoktur. Onlar, sömürgelerini kurmada gösterdikleri bilgelik, özen ve adaletle…yeni sömürgeleştirdikleri yerlere, anayurttan getirdikleri ölçülü yaşayış tarzları ve konuşmalarıyla; bütün sömürgelerinde sivil yönetimin başa getirilmesindeki adalet dağıtımıyla ilgili gösterdikleri kararlılıkla tüm dünyaya örnek olmuşlardır.”

    Jonathan Swift: Heccav.
    Ömrünün sonuna doğru felç geçirdi ve konuşma yeteneğini kaybetti.
    Mezar kitabesini kendi yazdı.

  • Hayatın Sınır Çizgileri Yazar: Saki 1,00 

    Hayatın Sınır Çizgileri, kısa öykünün ve “acı” İngiliz mizahının parlak isimlerinden Saki’nin tadına varabileceğimiz geniş bir seçki, gerçek bir şölen… “İşte burada bizim kendi kendimizi kandırma yönündeki üstün güçlerimiz devreye giriyor… Sahte ve aptal küçük hayatlarımızı yaşıyor ve gerçekten de makul bir çevrede makul bir hayat sürdüren, kısıtlamalardan azade kadınlar ve adamlar olduğumuza kendi kendimizi ikna edebiliyoruz.”

  • Horla ve Karanlık Öyküler Yazar: Guy De Maupassant 1,00 

    Birbirinden karanlık, dokunaklı ve akıllardan çıkmayan melankolik öykülerin bir araya geldiği bu derlemede, 19. yüzyılın en büyük isimlerinden Guy de Maupassant’ın yazarlığının karakteristik özelliklerini yansıtan kısa şaheserler okurun karşısına çıkıyor. Kısa öykücülüğün babası sayılan yazarın başta korku edebiyatı yazarları olmak üzere kendisinden sonra gelenleri derinden etkilediği, Horla, İntiharlar, Kesik El gibi öykülerin de yer aldığı bu cilt, okurları deliliğin kol gezdiği tekinsiz bir deneyime davet ediyor.

     

    “Maupassant, okurlardan kusurlarını görmezden gelmelerini hiçbir zaman istemez; çünkü onun yazarlığı daima kusursuzdur.”

    -Joseph Conrad-

  • İki Şehrin Hikayesi Yazar: Charles Dickens 1,00 

    İki Şehrin Hikâyesi, edebiyat dünyasının en kuvvetli yapıtlarından biridir ve dünya tarihinin en önemli olaylarından birinin -Fransız Devrimi’nin- gölgesinde meydana gelen trajik bir portredir. Doymak bilmez bir canavar olan giyotinin kızıla çaldığı topraklardaki var olma mücadelesinin hikâyesi, yalnızca geçmişin değil şu ânın ve geleceğin de izlerini taşır.

    Charles Dickens’ın en önemli yapıtı sayılan eser, devrimi ve zalimliği, yoksulluğu ve aşkı mükemmel bir biçimde ele alıyor.

    “İki Şehrin Hikâyesi, düşkünü olduğum, tarihin en güçlü hikâyelerinden biri.”
    -Terry Gilliam-

    “Charles Dickens’ın kalemi şimdiye kadar gördüğüm en canlı üsluba sahiptir
    -Edgar Allen Poe-

  • İntihar Kulübü Yazar: Robert Louis Stevenson 1,00 

    Bu bir gizem, paranoya ve elbette, cinayet öyküsü. Bir şüpheli gerçekçilik denemesi. Smokinli canilerin, müşfik katillerin, tuhaf beyefendilerin kumara çevirdiği hayata yakılan bir ağıt… Dr. Jekyll ve Bay Hyde’ın yazarı R. L. Stevenson’dan 19. yüzyıl Londra’sının karanlık sokaklarına bir davet. Eğer hayattan gerçekten bıktıysanız sizi bir buluşmaya götürmek istiyoruz. Kulübe hoşgeldiniz!

  • İvan İlyiç’in Ölümü Yazar: Lev Nikolayeviç Tolstoy

    İki hafta daha geçti. İvan İlyiç artık kanepeden kalkmıyordu. Yatakta yatmak istemediğinden kanepede yatıyordu. Neredeyse her zaman yüzü duvara dönük yatarak, bir başına, hep aynı çaresiz acıları çekiyor ve hep aynı çözümsüz soruyu düşünüyordu: “Nedir bu? Yoksa gerçekten ölüm mü?” İçinden bir ses cevap veriyordu: “Evet, öyle.” Yine soruyordu: “Bütün bu acılar neden öyleyse?” Aynı ses cevap veriyordu: “Öyle işte. Bir nedeni yok. Hepsi buydu, devamı yoktu.”

  • Jacob’ın Odası Yazar: Virginia Woolf 1,00 

    Kaptan artık belediye meclisi üyesiydi. İkisi de geceye baktılar, Londra’nın gecesiyle aynıydı, yalnızca bu çok daha şeffaftı. Kasabadaki kilise çanları saat on biri çalıyordu. Denizdeki rüzgâr dinmişti. Bütün yatak odası pencereleri karanlıktı, oysa o saatte Londra’da, Parliament Hill’dem Guy Fawkes’ı yakıyorlardı.

  • Kasım Yazar: Gustave Flaubert 1,00 

    KASIM –  Gustave Flaubert

    Eğer ölülerin mezarda düşündüğü bir şey varsa, toprağın altından komşu mezara ulaşmak,

    ölen kadının kefenini kaldırıp onun uykusuna karışmaktır.

    Gustave Flaubert: Realizmin doruklarında, romantizmin eteklerindeydi. Elimizdeki kitaba bakılırsa, öğle yemeğinde peynir yemiş bir ağzı öpmediği; kafesteki kanaryalara, köle halklardan daha çok acıdığı; medeni kanuna dayanarak,

    sabah kendisine verilen bir bakirenin yatağına zorla girmek istemediği anlaşılmakta. “L’Idiot de la famille”?