Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
FANTASTİK (117)

49–64 / 138 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • İkizlerin Zamanı (Efsaneler Serisi 1. Kitap) Yazar: Tracy Hickman, Margaret Weis, 1,00 

    Palanthas’taki korkunç Yüksek Büyücülük Kulesi’nde, etrafı kötülüğün isimsiz varlıklarıyla çevrili, yapayalnız kalmış Raistlin, karanlığı fethetmek ve onu kontrolü altına almak için plan yapıyordu.

    Paladine’ın güzel ve sadık rahibesi Cyrsania ise inancının gücüyle Raistlin’i karanlıktan kurtarmak niyetindeydi. Fakat büyücünün karanlık planlarından habersizdi ve Raistlin onu ince ince dokuyup planladığı tuzağına yavaşça çekmekteydi.

    Plandan haberi olan Caramon, kardeşinin ruhunu kurtarmak için kender Tasslehoff ile birlikte Afet’ten önceye, Istar’ın talihsiz şehrine doğru zamanda bir yolculuğa çıkacaktı.

  • İlkbahar Şafağı Ejderhaları ( Ejderha Mızrağı Destanı 3. Kitap) Yazar: Tracy Hickman, Margaret Weis, 1,00 

    Kraliçe Takhisis’in ejderha kölelerine karşı verilen savaş hiddetlenmişti. Gizemli, büyülü ejderha küreleri ve parlak, gümüş ejderha mızrağı ile silahlanmış yol arkadaşları dünyaya umut veriyordu. Fakat şimdi, yeni bir günün şafağında, uzun zamandır yol arkadaşlarının kalplerini gölgeleyen sırlar günışığına çıkıyordu. İhanet, vefasızlık, kırılganlık ve zayıflık neredeyse tüm başardıklarını yok edecekti. Mücadele için yola çıktıkları en büyük savaş her birinin yüreğindeydi. Nihayet, sonunda kahraman olacaklardı. “Karanlık istila edebilirdi ama umudu hiçbir zaman yok edemezdi. Bir tek mum veya daha fazlası alevlenip sönebilirdi ama eski mumlardan yenileri yanacaktı. İşte böyle tutuşurdu umudun alevi hep, gelen güne kadar karanlığı aydınlatarak.”

  • İskandinav Mitolojisi Yazar:

    “BAŞLANGIÇTAN ÖNCE HİÇBİR ŞEY YOKTU: NE TOPRAK VARDI NE GÖKKUBBE, NE YILDIZLAR VARDI NE DE GÖKYÜZÜ̈. ŞEKİLSİZ VE ŞEMALSİZ, SİSTEN BİR ÂLEM İLE DURMADAN YANAN ATEŞTEN BİR ÂLEMDİ VAR OLAN.”

     

    Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.

     

    İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.

     

    Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…

     

    “Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin

     

    İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch

     

    “Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris

  • İskandinav Mitolojisi – Ciltli Yazar:

    “BAŞLANGIÇTAN ÖNCE HİÇBİR ŞEY YOKTU: NE TOPRAK VARDI NE GÖKKUBBE, NE YILDIZLAR VARDI NE DE GÖKYÜZÜ. ŞEKİLSİZ VE ŞEMALSİZ, SİSTEN BİR ÂLEM İLE DURMADAN YANAN ATEŞTEN BİR ÂLEMDİ VAR OLAN.”

     

    Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.

     

    İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.

     

    Gaiman, eski çağa ait bu hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…

     

    “Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin

     

    İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch

     

    “Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris

  • İstanbul’un Gizli Büyücüleri Yazar: Aylin Ünal 1,00 

    ” ‘İçinde yaşadığımız dünya yaşlı bir ağaçsa, İstanbul da o ağacın tam kalbinde durur. Bu nedenle İstanbul’da her ne olursa olsun, bundan tüm dünya etkilenir.’ Eski gizemciler, İstanbul’la ilgili böyle söyler. Kentte yaşayanlar bilir ki, şehir güzel yüzünü herkese göstermekten pek de hoşlanmaz. Koyu, karanlık, derin ormanların bağrında saklanmış bilge bir baykuştur İstanbul, ancak onu gören olmaz.’

    Giovanni Scognamillo ile beraber imza attığı Vampir Manifestoları ile Scognamillo hakkında hazırladığı Aşk ve Korku adlı kitaplardan tanıdığımız, Karanlığın Çocukları adlı radyo programını ilgiyle takip ettiğimiz yazar Aylin Ünal, bu kez merkezine İstanbul’u ve Galata’yı alan bir fantastik kurguyla çıkıyor karşımıza. İstanbullu büyücülerle yapılmış görüşmelerin hikâyeleriyle karşılaştığımız kitapta, belgesel ve kurgu, araştırma ve hayal gücü iç içe geçiyor.

    İstanbul’un Gizli Büyücüleri’nde, gerçekliğin satır aralarında kalan büyülü olayların ve şehrin sokak aralarında saklanan gizemli insanların öykülerini okuyacaksınız.

  • J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri (Kutulu-Numaralı Özel Baskı) Yazar: Christina Scull, Wayne G. Hammond, 1,00 

    J.R.R. Tolkien Hobbit’i yazdığında, belli bir seviyede başarıya ulaşmış amatör bir sanatçıydı. Kitabı henüz taslak aşamasındayken onun için illüstrasyonlar çizmişti. İlk Hobbit baskısı; yazarı tarafından çizilmiş on adet siyah beyaz resim, iki harita, cilt ve şömiz tasarımlarıyla beraber basıldı. Sonrasında, en iyi eserlerinden birkaçını oluşturan beş adet renkli çizim daha yaptı.

    Hobbit’in yayımlanışının 75. yılını kutlamak üzere, yazarın bu metin için kendisi tarafından çizilmiş tüm eserleri J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri kitabında bir araya getirildi. İlgili resimler, yüzden fazla eskiz, çizimler, boyamalar, haritalar ve planların ön çalışmaları, alternatif versiyonları ve deneysel tasarımları, çizimlerin son halleriyle beraber bu kitapta okuyucuyla buluşuyor. Bu görsellerin bazıları ilk kez, bazıları ise renkli çizimleriyle ilk kez yayımlanıyor.

    J.R.R. Tolkien’den Hobbit Resimleri, Tolkien hakkında önde gelen uzmanlardan olan Wayne G. Hammond ve Christina Scull tarafından hazırlanmıştır.

  • Jamrach’ın Canavarları Yazar: Carol Birch 1,00 

    Ödüllü yazar Carol Birch’ten, Sineklerin Tanrısı ve Moby Dick gibi eserlerle karşılaştırılan, tarihsel kurgu ve fantastik kurgu arasında mekik dokuyan bir roman!

    Jaffy Brown’un serüveni, bir gün sokakta yürürken Bay Jamrach’ın egzotik hayvan dükkânından firar etmiş bir Bengal kaplanına rastlamasıyla başlıyor. 19. yüzyılın karanlık sokakları, fakir mahalleleri, hayvan koleksiyoncuları ve balina avcılığı Birch’ün romanının fonunu oluştururken, doğanın en doğaüstü yaratığının, bir ejderhanın peşinden açık denizlerde geçen oldukça zor bir yolculuk, denizin düş gördüren fantastik dünyasına sürüklüyor bizi.

    Jamrach’ın Canavarları, deli bir tanrıyla acımasız bir doğa arasında sıkışan hayvan ve insan krallığında hayatta kalmanın öyküsünü anlatıyor. Gerçek olaylardan esinlenerek yazılan bu roman, hayvanlarla arasına mesafe koyarak uygarlaşan insana da bir eleştiri niteliğinde.

    Jamrach’ın “Canavarları”nın kimler olduğuna okur karar verecek…

  • Kan Şarkısı Yazar: Anthony Ryan 1,00 

    “Pek çok adı vardı. Daha otuz yaşına gelmemiş olmasına rağmen, tarih ona bol unvan ihsan edilmesini layık görmüştü: Onu bize eziyet etsin diye gönderen deli kralın karşısında Diyar’ın Kılıcı, savaşlar boyunca onu izleyen adamların yanında Genç Atmaca, Cumbraelli düşmanlarına karşı Karanlıkkılıç ve sonradan öğrendiğime göre Büyük Kuzey Ormanı’nda yaşayan esrarengiz kabileler arasında da Beral Shak ur adıyla anılırdı, yani; Kuzgun Gölgesi.

    Ama benim insanlarım onu tek bir isimle tanırdı ve onu iskeleye getirdiklerinde aklımda dönüp duran da bu isimdi: Umut Katili. Yakında öleceksin ve ben de bunu göreceğim. Umut Katili.”Vaelin Al Sorna, annesinin ölümünün yarattığı üzüntüyü henüz üzerinden atamamışken, kendisini İtikad’ın koruyucusu Altıncı Nişan’ın kapısında, Kral’ın Savaş Lordu olan babası tarafından terk edilmiş olarak bulur. Nişan’a adım attıktan sonra ise artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır. Bu inanç koruyucusu savaş okulunda ölümcül sınavlarla boğuşurken, dövüşmenin yanı sıra kardeşliği, sadakati, karanlığı, ihaneti ve hayatta kalmayı öğrenir. Diyardaki kardeşleri ise onun tek ailesidir. On yaşında o kapıdan adım atan çocuk, genç bir adam olduğunda, Diyar’ının en tanınmış figürlerinden biri haline gelmiştir. Krallarla pazarlık yapar, ordular yönetir ve Diyar’ın kâbuslarından Karanlık’la başa çıkmaya çalışır. Artık sadece Diyar’ının değil, tüm dünyanın kaderi onun ellerindedir. Her şeyden öte, Vaelin’in zorlu hayatında böylesine yükselmesini sağlayan gizli ve karanlık bir gücü vardır: Kan Şarkısı.

    “Eğer Rothfuss veya Sanderson tarzı fantastik kurgu seviyorsanız, Kan Şarkısı sizin için biçilmiş kaftan.”
    -Felicia Day-

    “Cesur bir kurgu, kadim büyüler, amansız entrikalar ve kanlı bir macera…”
    -Publishers Weekly-

  • Kan Yemini Yazar: Brian McClellan 1,00 

    Kralların çağı sona erdi ve bu sonu ben getirdim.

    Bir kralı tahtından indirmek kanlı bir iştir…

    Feldmareşal Tamas’ın kralına karşı yaptığı darbe yozlaşmış soyluları giyotine gönderip halkın karnını doyurdu. Ama bir yandan da Dokuz Ulus’la bir savaşın çıkmasına, kral yanlılarının içten gelen saldırılarına ve Tamas’ın müttefikleri olan Kilise, işçi sendikaları ve paralı askerlerin güç için bir yarışa girmelerine yol açtı.

    Tamas’ın geriye kalan bir avuç barut büyücüsüne bel bağlamaktan başka şansı yoktu. Bunlar arasında harika bir nişancı olan, Tamas’ın oğlu Taniel ve sadakati şantajla sınanan emekli polis müfettişi Adamat da vardı.

    Bir de tanrılar işin içine girince…

    İçeriden ve dışarıdan gelen saldırılar devam ederken, ölüm ve yıkım işaretlerinden bahseden fısıltıları da duyulmaya başladı. Dünyaya geri dönmek için uyanan tanrılardan bahseden eski köylü hikâyeleri. Eğitimli insanların inanmayacağı türden şeyler. Ama inanmalılar…

    Brandon Sanderson’ın edebi vârisi McClellan’ın teknolojiyle büyüyü birleştiren bu zengin dünyasında, barut ve mermileri kontrol edebilen büyücülerin karşısında kim durabilir ki?

    “Yaratıcı bir büyü sistemi, soluk soluğa bir kurgu, ilgi çekici bir dünya. Okurken çok eğlendim.”
    -Brandon Sanderson-

    “Epik fantaziye barut kokulu bir hava getiriyor.”
    -Anthony Ryan-

    “Silahlar, kılıçlar ve büyü bir arada? İnsan daha ne ister ki! Ya heyecan dolu aksiyon, hafızalara kazınan karakterler ve tekrarlanması güç bir başarı? Brian McClellan bu işi biliyor.”
    -Brenk Weeks-

  • Kanla Yaşıyoruz Yazar: Glen Duncan 1,00 

    Glen Duncan’ın “Son Kurtadam” üçlemesi sona eriyor…
    Kurtadamlar ve vampirler arasındaki son savaş başlıyor!

    Yirmi bin yaşındaki, bilinen en eski vampir Remshi, rüyalarına musallat olan Talulla’yı aramaktadır. Fakat kurtadam ve vampirleri yeryüzünden silmeye ant içmiş Hıristiyan tarikat Militi Christi de Talulla’nın peşindedir. Yolları tuhaf bir şekilde kesişen Remshi ve Talulla, ailelerini korumak ve türlerini felaketten kurtarmak için imkânsız bir aşk ve kadim bir kehanet içerisinde güçlerini birleştirmek zorundadırlar.

    “Duncan, Gotik edebiyatın genelde eksikliğini çektiği iki konuda çok başarılı: zarif bir anlatım ve incelikli bir edebi hassasiyet.”
    -Richmond Times-Dispatch-

  • Kanlı Kızıl Baron Yazar: Kim Newman 1,00 

    Poe, Kafka, Mata Hari ve Dr. Moreau’nun yollarını kesiştiren sıradışı bir roman.

    Yıl 1918… Kont Dracula, Almanya ve Avusturya-Macaristan ordularının komutanıdır. İnsanların en korkulu rüyaları gerçek olmuş ve onlara dünyada cehennemi yaşatmaya gelmişlerdir. Gökyüzü gölgelenmiş, ufuk çizgisi kana bulanmaya başlamıştır. Dracula’nın Kanlı Kızıl Baron’u artık göklerdedir. Bu korku verici pilotun başarısının ardında Dracula dışında bir karakterin daha büyük etkisi vardır: Edgar Allan Poe.

    Bram Stoker Ödülü ve Britanya Bilimkurgu Derneği Ödülü’nü kazanan ve Neil Gaiman’la ortak çalışmalar yapan yazar Kim Newman’dan korkuyu, savaş tarihini ve vampirleri bir araya getiren, sinema ve edebiyat tutkunlarının ellerinden bırakamayacağı bir eser. Bir alternatif tarih romanından, alışılmış vampir hikâyelerinden çok daha fazlası…

    Dracula Günlükleri’nin ikinci kitabında serinin hayranlarını bir sürpriz bekliyor. Yazarın kısa romanı Vampir Aşkı bu kitapta okuyucularla buluşuyor.

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Karahindiba Şarabı Yazar: Ray Bradbury 1,00 

    “Temiz, dumansız ve etkili, işte karahindiba şarabı bu.”

    Düzyazının şairi Ray Bradbury’den, kendi çocukluğundan esintiler taşıyan eşsiz bir cennet tasviri.

    Ölümün kaçınılmaz olduğunu bilse de yaşadığının farkına varan, aldığı her nefeste daha da güçlenen on iki yaşındaki Douglas Spaulding, ailesi, zaman makinesi yapmaya çalışan komşuları ve yaz mevsimini doyasıya yaşadığı arkadaşlarıyla birlikte bu benzersiz romanda hayat buluyor. Hayatın büyüsü Douglas’ı etkilerken, yaz mevsiminin tüm güzellikleri karahindiba şarabıyla birlikte şişeleniyor.

    Bradbury, yarı-otobiyografik romanı Karahindiba Şarabı’nda geçmişini ve anılarını olmasını istediği gibi yeniden canlandırırken, çocukluğunun büyülü kapılarında bekleyip, okuru kendi cenneti Green Town’da misafir ediyor. Yıllarca fantastik kurgu, bilimkurgu ve korku türünde yazdığı eserlerle tanınmasına rağmen, en iyi eserlerinden biri olan bu romanla yaşamı boyunca yazdığı her cümleye kaynaklık eden bir büyüme öyküsü anlatıyor bize.

    Karahindiba Şarabı, Tom Sawyer’ın Maceraları ve Çavdar Tarlasında Çocuklar’la karşılaştırılabilecek güçte olan nadir romanlardan.

  • Karanlık İşler Yazar: Kenneth Oppel 1,00 

    Niyetlerin en safı bile, en karanlık tutkuyu kışkırtabilir.Frankenstein ailesinin Cenevre yakınlarındaki şatosunda, birbirine güçlü duygularla bağlı ikiz kardeşler Victor ve Konrad… Güzelliğiyle büyüleyen kuzenleri Elizabeth… ve dostları Henry…

    Şatonun dehlizlerinde gizli, simyanın sırlarıyla dolu kitapları barındıran Karanlık Kütüphane’yi tesadüfen bulan gençler, farkında olmadan Pandora’nın Kutusu’nu da açmışlardır. Bu tesadüfün hayatlarının dönüm noktası olmasını sağlayacak olaylar, ikizlerden Konrad’ın ölümcül bir hastalığa yakalanmasıyla başlar. Kitapların birinde adı geçen Hayat İksiri’nin yapılabilmesi için gerekli olan bileşenleri bulma yolunda tehlikeli bir maceraya atılan Victor, Elizabeth ve Henry, Konrad’ı kurtarabilecekler mi? Aşk ve dostluğun, kardeşlik ve aile bağlarının, bencillik ve özverinin, cesaret ve kararlılığın sınandığı bu serüvende kazanan kim olacak?

    Ödüllü yazar Kenneth Oppel, Macarca, Portekizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve hatta Tayca gibi birçok dile çevrilen bu genç yetişkin türündeki romanında, Mary Shelley’nin ünlü kahramanı Frankenstein’a yeniden hayat veriyor.Karanlık İşler, dünya edebiyatının önemli klasiklerinden Frankenstein’a yakışan bir roman. Gerçek anlamda, Frankenstein’ın Çıraklık Dönemi.

    “Oppel, gotik macerayı çağdaş okurlar için yeniden icat ediyor. Shelley’ler bununla gurur duyardı.”
    -Rick Riordan-

    “Oppel’in öyküsü hem dokunaklı, hem heyecan verici hem de huzursuz edici… Nefis bir karışım.”
    -Publisher’s Weekly-

  • Keşifler Zamanı (Şamanlar Diyarı 2. Kitap) Yazar: Barış Müstecaplıoğlu 1,00 

    Bir yolculuğa anlam katan; yol açtığı keşiflerdir. Kimi zaman yeni yerler keşfederiz, kimi zamansa yeni dostlar. Bazı yolculuklar vardır ki, içimizde kalıcı izler bırakır, derinlerde sakladıklarımızı açığa çıkarır. Her attığımız adımda bizi başka birine dönüştürür. Kahramanlarımız birbirlerinden ayrı çıktıkları yolculuklarda, sürprizlerle dolu maceralar sonunda acaba nelerle karşılaşacak? Yabancı sandığımız diyarları, yeni bir geleceği ve sınırlarımızın ötesini keşfetme zamanı!

  • Kırılgan Şeyler Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Yokyer, Amerikan Tanrıları ve Anansi Çocukları gibi romanlara imza atan Neil Gaiman, Kırılgan Şeyler’de bu kez öykü ve şiirleriyle çıkıyor karşımıza. 2007’de Locus ödülünü kazanan bu derlemede, “Zümrüt Dosya”, “Kapanış Saati”, “Güneş Kuşu” ve “Koltuğa Ekim Oturduğunda” gibi tek başlarına ödüllendirilmiş öykülerle birlikte bir Amerikan Tanrıları öyküsü olan “Vadinin Hükümdarı” da yer alıyor.

    A. C. Doyle’dan Lovecraft’a, Ray Bradbury’den C. S. Lewis’e kadar uzanan bir çağrışım zincirinin görüldüğü bu metinlerde Gaiman, edebiyatın büyülü, fantastik ama hassas gerçekliğine yakından bakmaya davet ediyor bizi. Öykülerin, tıpkı hayallerimiz ve kalplerimiz gibi kırılgan şeyler olduklarını hatırlatıyor, özellikle de kâbuslardan ve gölgelerden doğan öykülerin…

  • Kış Gecesi Ejderhaları ( Ejderha Mızrağı Destanı 2. Kitap) Yazar: Tracy Hickman, Margaret Weis, 1,00 

    Artık insanlar Takhisis’in ejderha kölelerini tanıyorlardı. Karanlıklar Kraliçesi dönmüştü. Her ulustan insanlar yurtları, hayatları ve özgürlükleri uğruna savaşmaya hazırdı. Fakat uluslar uzun yıllardır önyargılarla ve nefretle ayrışmıştı. On bir savaşçı ve insan şövalye kendi aralarında dövüşe tutuşmuştu. Savaş, henüz baş-lamadan kaybedilmiş gibi gözüküyordu. Yol arkadaşları ayrı düşmüşlerdi, savaş tarafından parçalanmışlardı. Yeniden bir araya gelmeden bir mevsim geçecekti; o da tekrar bir araya gelirlerse. Karanlık gitgide derinleşirken gözden düşmüş bir şövalye, şımarık bir elfkızı ve geveze bir kender soluk kış günışığında yalnız başınaydılar. Pek de kahraman gibi değillerdi. “Utanma Tas. Düşmanının ölümü karşısında hem acıma hem de utanç duyduğun için haline şükret. Karşımızdaki düşmanımız bile olsa, umursamayı bıraktığımız gün, savaşı kaybettiğimiz gündür zaten.” Ejderha Mızrağı Destanı bu kitapla devam ediyor.