Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT (43)

33–48 / 563 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Arcturus’a Yolculuk Yazar: David Lindsay 1,00 

    “Arcturus’a Yolculuk’u büyük bir heyecanla okudum.”
    -J.R.R. Tolkien-

    “Arcturus’a Yolculuk yıkıcı, dayanılmaz ve karşı konulmaz bir eser.”
    -C.S. Lewis-

    “Tutku ve vahşetle döşenmiş, gizem dolu bir kitap.”
    -Philip Pullman-

    “İngilizce yazılmış çok az roman Arcturus’a Yolculuk gibi sıradışı ve etkileyici olmayı başarmıştır.”
    -Michael Moorcock-

    “Özgür Olabilmek İçin İnsanın Kendine Ait Bir Evreni Olmalıdır.”

    J.R.R. Tolkien, C.S. Lewis, Alan Moore ve Michael Moorcock gibi 20. yüzyıl spekülatif kurgusunun en büyük isimlerini büyüsü altına alan Arcturus’a Yolculuk, her gizemli hikâye gibi, bir toplantıyla başlar. Ardından her arayış hikâyesinde olduğu gibi, kahramanımız uzun ve zorlu bir yolculuğa çıkar. Yine de Arcturus’a Yolculuk’ta karşılaşacağınız bu akıl almaz anlatıyı başka hiçbir kitapta bulamazsınız.

    Arcturus’a Yolculuk’u okurken kendinizi, iyi ile kötü çatışmasının donma noktasında, evrenin anlamı için verilen savaşın en kızgın anında bulacaksınız. Arcturus’a Yolculuk tanımlanmaya direnen bir kitap. Birinci elden tecrübe edip acı eşiğinizi güçlendirmeniz şiddetle tavsiye olunur.

    Arcturus’a Yolculuk, hayaller dünyasında bir benlik arayışı.

  • Ares Harikalar Diyarında Yazar: Derviş Zaim 1,00 

    Komiserim,

    Şu anda durakladınız, biraz öne eğildiniz. Bir önceki resimde sizi çizdim. Aynen benim çizdiğim gibi bu satırları okuyorsunuz. Kapıya yapıştırdığım “story board”un üzerindeki bu satırları eğilerek ve sırtınızı hafifçe kamburlaştırarak okuyorsunuz. Sizi aynen öyle çizdim. İsterseniz geri dönüp bir önceki kareye, o karede bu satırları okumaya çalışan size yeniden göz atabilirsiniz… Hepimizin çok az vakti var…. Bu satırlar sona erer ermez her şey silinip gidecek. Yurt amiri, kâğıt, kalem, yazı, senaryo, yurt odası, konsoloslar, kültür ataşeleri, yandan ve önden farklı görünümler veren kız… Hepsi bitecek… Bitecek ama…

    1992’de Yunus Nadi Roman Armağanı’nı kazanan Ares Harikalar Diyarında, kurgunun kendi yolunu çizmeye çalıştığı bir roman. Renkli dili ve özgün üslubuyla, edebiyat severleri benzersiz bir maceraya davet ediyor.

  • Arkadaş Yazar: Yılmaz Güney 1,00 

    1975 yılında 12. Antalya Film Şenliği’nde En Başarılı İkinci Film ve En Başarılı Özgün Müzik ödüllerini kazanan Arkadaş’ın senaryosu, Onat Kutlar’ın film üzerine Yılmaz Güney’le yaptığı röportajla birlikte.

    “Bugüne kadar Türk sinemasının belli bir mantığı vardı. Bu mantık, dramatik bir yapıyı gerektiriyordu. Bu yapıya

    göre, hikâyede birtakım tek yanlı insanlar vardı. Örneğin insanlar iyidir ya da kötüdür; kızlar vardır, sevilir; kızlar vardır

    sadece kötülük yapar; mutlaka olumlu kahraman niteliğinde “star” bulunur vb. Yani kalıplaşmış klişe birtakım tipler.

    Oysa biz Arkadaş’a bakarken hayatın akışı içinde insanlar neyi yapıyorlarsa, onları kendi doğallığı içinde yansıtmaya,

    bu kalıplardan kurtulmaya çalıştık.”

    Yılmaz Güney

    “Arkadaş, 1974-75 sinema mevsiminde göreceğimiz yerli filmlerin en iyilerinden biri, belki de en iyisi… Yılmaz Güney,

    bu yapıtında, çağdaş Türk insanının duygu dünyasını olağandışı inceliklerle dile getiriyor.”

    Selim İleri

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Artemis Yazar: Andy Weir 1,00 

    Goodreads okurlarına göre 2017’nin en iyi bilimkurgu romanı.

    Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olan Marslı‘nın yazarı Andy Weir’dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap!

    Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı.

    Artemis… Ay’daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse “zalim bir sevgilidir”. Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa.

    Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz’in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz, tüm Artemis’in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür.

    Andy Weir, Marslı’da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis’te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor.

    Marslı’dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zekice, eğlenceli, adrenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü.” –Ernest Cline, Başlat’ın yazarı.

    “Weir imkânsızı başardı – Ay’daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı’yı solladı. Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı.” –Blake Crouch, Karanlık Madde’nin yazarı.

    “Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera… senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri.” –Booklist (starred review)

  • Aşk Çetesi Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    Kemal Tahir’in 1937’de Karikatür Dergisi’nde yayımladığı tefrika romanı Aşk Çetesi’nin alt başlığı “Neşeli İnsanlara Mahsus Aşk Romanı”. Geleceğin usta romancısının erken tarihli bir kalem denemesi niteliğindeki Aşk Çetesi, Kemal Tahir’in mizahi öğeleri ne kadar başarılı bir şekilde kullandığını da bir kez daha göstermekte.

    “Açtı, ama nasıl? Domuzuna. Açlık, geveze bir arkadaştır. Aç adam dehşetli düşünür. Dehşetli karar verir. Fakat canına tak demeyince, bir şeyler beceremez.”

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?

    İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık ( Cep Boy) Yazar: Mehmed Uzun 1,00 

    Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?
    İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır.
    Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız.
    Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.

  • Aşkın Karanlık Yüzü Yazar: 1,00 

    14 Şubat Sevgililer Günü: Kimilerinin kâbusu, kimilerinin rüyası; bazı ilişkilerin başlangıcı, bazılarının sonu; mutlu çiftlerin hediye telaşı, mutsuz çiftlerin baş belası; yalnızların hüznü, kalabalıkların coşkusu. Ve hiç umurunda değilmiş gibi davrananları bile hayattan bezdiren, adeta zorunlu bir bayram kutlaması…

    Demokan Atasoy, Alper Kaya, Mehmet Berk Yaltırık, Göktuğ Canbaba, Işın Beril Tetik, Hakan Bıçakcı, Galip Dursun, Orkide Ünsür, Murat Baykan, Özlem Ertan, Murat Başekim, Gülbike Berkkam, Uğur Batı, Murat S. Dural’ın elinden çıkan Sevgililer Günü öyküleri, sadece 14 Şubat’ta değil; yılın herhangi bir zamanında aşkın karanlık yüzü ile tanışmak isteyen herkesi tekinsiz bir randevuya davet ediyor.

  • Aslında Herkes Haklı Yazar: Ali Lidar 1,00 

    Linç Çağı’nda, Şirintepe Parkı’nda, heybende meleğin emanetleri, çölleri ve karlı ovaları aşacak, yangınlara tanık olacaksın, soyut atların gölgesinde soluklanıp, şirk sınırlarını zorlarken, deliydim geçti de geç.

    Bu yolculukta en çok kendine tanık olacaksın; ayrılık öfke ve keder yoldaşın olacak, müzevirler dünyanı karartacak. Ali Lidar şiirleriyle seni, sana anlatacak.

    Dünyanın yükü kendisinden ağırsa, tek çare terazinin kefesine bir tutam adalet koymaktır.

    Aslında Herkes Haklı, anılardan bir kırkyama…

  • Ateş Kraliçesi ( Kuzgunun Gölgesi 3. Kitap) Yazar: Anthony Ryan

    Kuzgunun Gölgesi serisi sona eriyor!

    “Tekrar kıpırdandığını hissettim. Sıcak çıplaklığını sırtıma dayadı ve başını omzuma koydu. Bana tutkulu bir şekilde değil, en azından hissedebildiğim kadarıyla yakınlık ihtiyacından ötürü sarılıyordu. ‘Kaybın için çok üzgünüm, şerefli efendi,’ dedi resmi bir Alpirce kullanarak. “Kardeşim Volar Yüksek Konseyi’nin en uzun süredir üyesi olan kişilerden biri, dolayısıyla Müttefik’in planlarını çoğu kişiden daha iyi biliyor. Buna rağmen bu planların gerçek doğalarını, nihai amacı göremeyecek kadar kör. Ama Müttefik’in adamları sık sık bir adamdan bahsederlermiş. Bizim gibi sonsuz yaşama sahipmiş ama bunun için Yeteneklilerin kanını içmesi gerekmiyormuş. Pek çok ömür yaşamış ve dünyayı birden fazla kez gezmiş bir adam. Müttefik, dediğim gibi, güce çekiliyor ve ölümü yenmekten büyük bir güç var mı?”

    Ölümün kıyısından dönen Kraliçe Lyrna, işgalci Volar ordusunu geri püskürtmeye kararlıdır. Fakat amacına ulaşmak için sadık müttefiklerini bir araya getirmekten fazlasını yapması gerekecek ve bir zamanlar hor gördüğü Kara’nın tuhaf güçleriyle bir araya gelmek zorunda kalacaktır. Zaman, savaşı düşmanın kapısına götürme zamanıdır.

    Diyar’ın Savaş Lordu Vaelin Al Sorna zafer kazanmak zorundadır. Fakat yolu meşakkatli ve uzundur. Volar ordusunun yeni bir silahı vardır: hizmetkârlarına doğaüstü uzunlukta bir ömür bahşeden gizemli Müttefik. Diyar galip gelecekse, Vaelin’in bu silahı yok etmesi gerekmektedir. Fakat öldürülmesi imkânsız birini yenmek hiç de kolay olmayacak. Özellikle de Vaelin’in efsanevi bir savaşçı olmasını sağlayan mistik gücü kan şarkısı, artık duyulmaz olduğunda…

  • Atlı Tomofil Yazar: Erol Yılmaz, Nursel Özkan, 1,00 

    Zamanla yok olan ve bu topraklardaki farklı kültürlerin nesiller boyu bir arada yaşayarak yaşattıkları ustalıklardan birisidir “faytonculuk”. Döşemesinden fenerine, tekerleğinden güneşliğine kadar her detayı ayrı bir ustalık istiyor. Fayton imalatına yönelik İstanbul’da geriye kalan tek usta 1933 Bulgaristan doğumlu, 1935 yılında Türkiye’ye göçmüş Mustafa Serin’dir. Trajik olan sadece ustanın tek usta kalması değil; 1955 yılından beri kullandığı imalathanesinin bulunduğu arazinin Vakıflara ait olduğu için kat karşılığı inşaat firmasına verilmesi ve 2009’un sonlarında da yıkılmış olmasıdır.

  • Ay ve Güneş Yazar: Vonda N. McIntyre 1,00 

    Nebula En İyi Roman Ödülü
    -Publisher Weekly’nin En İyi Kitabı-

    “Gelmiş geçmiş en iyi alternatif tarih kitabı… zekice yazılmış göz alıcı bir roman.”
    -Ursula K. Le Guin-

    “Tarihi kurgunun büyüleyici bir parçası.”
    -Kirkus Reviews-

    “McIntyre’ın yaptığı en iyi şey. Bayıldım. Şahane bir kitap.”
    -Peter S. Beagle-

    New York Times’ın çok satan yazarı Vonda N. McIntyre “hem hayal gücü hem de yaratıcılıkla kutsandığını” bu nefes kesen romanıyla kanıtlıyor. Hem macera, hem mitoloji, hem de bilimkurgusal öğelerin eşsiz bir birleşimi olan kitap, Publishers Weekly’nin “müthiş bir alternatif tarih masalı” tanımını sonuna kadar hak ediyor.

    Fransa Kralı XIV. Louis ile birlikte kraliyet mensupları ve tüm Fransız halkı La Havre Limanı’nda büyük bir bekleyiş içindedir. Doğa filozofu Yves, Kralının emriyle açıldığı denizlerden dönüyordur ve gemisinde türüne ender rastlanan iki deniz canavarı vardır. Yves, ölü deniz canavarı üzerinde incelemeler yapacak ve canlı yakalanan diğer deniz canavarının Kral’a ölümsüzlüğü getirip getiremeyeceğini araştıracaktır. Canlı deniz canavarının kaderi, Yves’in kız kardeşi Marie-Josèphe’in onun bakıcılığını üstlenmesiyle değişir. Canavarın yalnızca Marie-Josèphe’in anladığı bir dilde şakıdığı hikâyeleri vardır. Aslında o bir canavar, bir deniz hayvanı değildir. Onun adı Şherzad’dır ve özgürlüğü Güneş Kral Louis ile Papa’nın ellerindedir. Marie-Josèphe, Şehrzad’ın hayatını kurtarmak için bu iki büyük güce karşı bir mücadele içinde bulur kendini. Bu mücadele artık sadece Şehrzad için değil; tutsak edilen tüm yaşamlar ve sessizliğin yakıştırıldığı tüm kadınlar içindir.

    Hepimizin içindeki dürüstlüğün hassas bir incelemesi olan Ay ve Güneş şimdiden düşsel bir klasik olarak görülebilir.

    “Kadınların da ruhları vardır. Şherzad bir kadın. Onu öldürmek, ölümcül bir günah işlemek demektir.”

  • Ay Zalim Bir Sevgilidir Yazar: Robert A. Heinlein 1,00 

    Robert A. Heinlein şüphesiz ki tarihin en etkili bilimkurgu yazarlarından; Isaac Asimov’un deyişiyle bilimkurguya yön veren üç büyük yazardan biriydi. Samuel R. Delany ise yazarın tür üzerindeki etkisini, “Heinlein’ın etkisinden kurtulmaya çalışanlar her seferinde gökyüzü ya da okyanus gibi engin bir şeyle uğraştıklarını fark ediyorlar,” diyerek anlatmıştı. En iyi roman dalında Hugo Ödülü’nü dört kez kazanan üstat halen bu rekoru elinde tutuyor. Hugo ve Prometheus ödüllü Ay Zalim Bir Sevgilidir ise pek çoklarınca yazarın en iyi eseri olarak kabul ediliyor. Ay’ı Dünya’dan kontrol eden Otorite’ye karşı, yalnızca mahkûm ve sürgünlerin gönderildiği ceza kolonisine dönüşmüş Ay’daki isyanın ve devrimin öyküsü bu. Ayrılıkçı hareketin liderleri haline gelen bir bilgisayar uzmanı, karizmatik bir genç kadın ve yaşlı bir akademisyenin köleleştirilmiş insanların geleceğini değiştirme hikâyesi. Ve birbirinden farklı bu üçlüye ek olarak, kendi kendine bilinç kazanmış, mizah yolunda tüm özelliklerini devrimin nihai başarısına adamış olan süper bilgisayar Mike’ın çabası burada anlatılan. Ay Zalim Bir Sevgilidir siyaset, insanlık, tutku, devrim, teknoloji, mizah ve insan özgürlüğüne adanmış yaşamların peşinde koşan bir başyapıt. LeGuin’in Mülksüzler’i gibi, siyasi bilimkurguda bir devrim! “Heyecan verici, zihin açıcı, inanç zorlayıcı… Döneminde yazılan her şeyden daha iyi!” -Theodore Sturgeon- “Ay’daki devrimi ve bilinç kazanan bir robotu incelikle anlatan eşsiz bir klasik.” -Jo Walton- “Beatles müzik için ne anlama geliyorsa, Heinlein da bilimkurgu için eşdeğer öneme sahip.” -John Scalzi- “Heinlein, bilimkurgunun üç büyük novasından biri.” -Isaac Asimov-

  • Ay’da 172 Saat Yazar: Johan Harstad 1,00 

    Ay’a gitmek ister misiniz?

    NASA, kırk yıllık uzun aranın ardından Ay’a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar verir. Dünya’dan üç genç de bu yolculuğa katılmaya hak kazanır: Midori, Antoine ve Mia.

    Ay’a yolculuk sorunsuz bir şekilde tamamlanır, ama aslında sorun Ay’ın bizzat kendisidir. Ay üssü DARLAH 2’de sıradışı olaylar baş gösterir; Ay’daki bir şey uzun uykusundan uyanmıştır. Kısa bir süre sonra DARLAH 2’nin sakinleri orada yalnız olmadıklarını fark ettiklerinde, yaşamak ve eve dönmek için mücadele etmek zorunda kalırlar.

    “İskandinav gerilimi, adeta bilimkurgu-korku sinemasıyla buluşuyor.” –
    -Voya-

    “Okuru kendine bağlayan, eşsiz bir bilimkurgu.”
    -SLJ-

    “Hem psikolojik hem de atmosferik olarak rahatsız edici.”
    -Publishers Weekly-

    “Baş döndürücü ve korkutucu.”
    -Booklist-

    Bu kitapta okuyacaklarınız belki de neden Ay’dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtiğimizin ürkütücü bir cevabı.Brageprisen Ödülü (2008) Ubok/Dagbladet: Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı Ödülü (2014)

  • Ayağına Taş Değmesin Yazar:

    Yollar…
    Revan olduğumuz, ortasında kaldığımız, kendimizi unuttuğumuz, menzili şaşırdığımız, kaybolduğumuz yollar.
    Bazen seyyah bazen yolcu olduğumuz, sürüldüğümüz, kırıldığımız, acıyla, huzurla, kederle, hasretle, neşeyle
    çıktığımız yollar.
    Birol Tezcan üçüncü öykü kitabıyla bizi bir yolculuğa davet ediyor. Ayağına Taş Değmesin bir yol kitabı. Fakat
    sıradan bir yol kitabı değil. Yolun değiştirdiklerinin, yoldan çıkanların, yolu bulamayanların, yola dönüşenlerin
    öyküleri var bu sayfalarda.
    Birbirimizi daha yakından tanıyalım.
    Yol açık, hadi yola çıkalım.
    “Sustu. Bana baktı. Dinlediğime kanaat getirdi belki. Belki de ben öyle sandım. Sustu. Pencereden dışarı baktı.
    O bakınca ben de baktım. Dağlar geçti uzaktan. Ağaçlar geçti yakından. Sanki anlaşmışız gibi, sanki
    mizansenmiş gibi, aynı anda birbirimize baktık. Ben sustum. Bir yudum daha aldı içkisinden. Bana baktı. Beni
    görmeden baktı. İçime baktı. Ya da benden öte bir şeye baktı. Benden öte bir yere baktı. Ben yokmuşum gibi
    anlattı. Bana anlattı. Benden öte anlattı. Uzun bir ağıt gibi anlattı.”

  • Aynadaki Sır Yazar: Özge Doğar 1,00 

    Kimsin Sen? Özgür zannettiğin bilinç, kendi seçimlerini kendisi mi yapıyor? Seni ve kitleleri yöneten bir güç mü var? Gerçekten de insan kendi kendisini var edebilen tek canlı mıdır, yoksa sanal bir dünyanın sana uydurduğu rolü mü oynuyorsun? Yaşam dediğin alanda kimin eserisin; başarı dediğin şey yalanlara uyum sürecin mi, kimin istediği hayatı yaşıyorsun ya da gerçekten yaşıyor musun? Peki ya özgürlüğün nerede, sen neredesin… “Apartmanda bir kadın, dalmış pembe âlemlere, uzaklaşmış kendince kendinden. Girmiş metal kutuya saklamış beynini, gizlemiş çıkarmamış gün yüzüne. Kadın dalmış rüyalara, bulmuş kendini bir saltanat koltuğunda, elinde bir kumanda dünya kimin umurunda. Dalmış dalmış uyutmuş beynini ninnilerle, kendisi bile kendinden çok uzak, bambaşka boyutta… Bir adam apartman boşluğunda derdini vurmuş bedenine, vurmuş vurmuş da yetmemiş beynine. Adı değişmiş, şekli değişmiş zehrin ama değişmemiş beyin dalgalarının hafif frekansta dans edişi ruhunda. Hafif çakır keyiften tanrısal ayinlere kadar uzanan bir yol yapmış kendine. Donmuş beyni, kimin umurunda, kendisi bile kendinden çok uzak…”