Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT (43)

465–480 / 563 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Talulla’nın Yükselişi Yazar: Glen Duncan 1,00 

    Kan, hayal gücü ve mizahın hüküm sürdüğü “Son Kurtadam”ın ardından, bugüne dek görmediğiniz türden bir kadın kahramanla tanışmaya hazır olun.

    Talulla Demetriou. Canavar. Katil. Anne olmak üzere.

    Sevgilisi Jake Marlowe’un yasını tutmakta olan Talulla, kendini yaşayan son kurtinsan olarak bulmuştur; üstelik hamiledir. Bebeğini gizlice doğurup soyunu devam ettirebilmek için Alaska’daki bir av kulübesine sığınır. Görünüşte her şey yoluna girmiş gibidir. Ta ki kapılar açılana ve kâbusun daha yeni başladığı anlaşılana kadar.

    Suçluluk ve öfkeyle yanıp tutuşan Talulla, oğlunu kurtarmak için zamana karşı yarışmak zorundadır. Söylentilere göre yeryüzünde yaşayan en yaşlı vampir de peşine düşmüştür. Oğluna duyduğu sevgi ve hayvani içgüdüleri arasında, Talulla Demetriou sayısız ölümcül tehditle yüzleşecektir.

  • Tanrı Olmak Zor İş Yazar: 1,00 

    “Baştan sona muazzam bir kitap. Derin, yaratıcı, tatmin edici bir hikâye.”

    –Ursula K. Le Guin

    “Okuduğum en korkutucu bilimkurgu romanlarından biri.”

    –Thedore Sturgeon

    “KENDİMİ TANRI OLARAK HAYAL EDEBİLSEYDİM, ZATEN TANRI OLURDUM.”

    Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Tanrı Olmak Zor İş ise insanlığın karanlık geçmişinin kalbine yapılmış en cesur yolculuklardan biri.

    İnsanlık, Dünya’nın tıpatıp aynısı olan, üzerindeki insanların karanlık çağdan öteye gidemediği bir gezegene gözlemciler göndermiştir. Bu gezegenin gidişatına müdahale etmelerine hiçbir şekilde izin verilmeyen bu gözlemcilerin asıl amacı insanlığın karanlık çağını her ayrıntısıyla kayıt altına almaktır.

    Büyük bir değişimin kıyısında olan Arkanar Krallığı’nda halk baskı altında yaşamakta, yenilikler beşiğinde boğulmakta, okuma yazma bilenler linç edilmektedir. Bu gezegene gönderilmiş gözlemcilerden biri olan Anton da Don Rumata ismiyle bir asilzade hayatı yaşarken, bir yandan da dönemin aydınlarını kurtarmaya çalışır.

    Hari Kunzru’nun Önsözüyle

    Boris Strugatski’nin Sonsözüyle

  • Tanrıların Alfabesi (Perg Efsaneleri 4. Kitap) Yazar: Barış Müstecaplıoğlu 1,00 

    Leofold ve Guorin’in olağanüstü yolculuğu, onlara hem çok tanıdık hem de çok yabancı topraklarda noktalanıyor. Kendileri ve sevdikleri hakkında tüm sırları öğrenecekleri Dernat’ta, kahramanlarımızı yine pek çok sürpriz bekliyor. Farklı kimliklere bürünmüş eski dostlar, asırlık gizemler, katledilmiş tanrılar, buzla kaplı ovalar, görkemli meydan savaşları ve düşmanını ararken kendini bulanlar… Tanrıların Alfabesi, her sonun yeni bir başlangıç olduğu Perg’de, unutulmaz bir son durak.

  • Tanrıların Tohumu Yazar:

    “Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.” –Kingsley Amis
    “Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.” –George Orwell
    H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun
    Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden
    bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.
    Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada
    keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki,
    daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.
    Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu
    besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.
    Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun
    günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.

  • Tanrının Oku Yazar: Chinua Achebe 1,00 

    2007 Man Booker ödüllü, Afrika edebiyatının babası Chinua Achebe’den modern bir klasik.
    Chinua Achebe’nin Afrika üçlemesinin en son kitabı Tanrının Oku
    Chinua Achebe’nin Afrika üçlemesinin en son kitabı Tanrının Oku, 1920’lerde İngiliz sömürgesi altında olan Nijerya’da geçmektedir. Igbo halkının yaşadığı Umuaro’nun altı köyünün en yüksek mertebeye sahip rahibi Ezeulu’nun hikâyesidir. Geniş bir aileye sahip olan Ezeulu, oğullarından birisini “gözü ve kulağı” olması, beyaz adamın dininde olan gelişmelerden haberdar olması için yerel Hıristiyan kilisesine gönderir. İngiliz sömürgeciler Nijerya’nın kültürünü değiştirmeye devam ederken, Ezeulu, köylerin geleneksel yaşam tarzını ve ruhani hayatını korumaya çabalamaktadır. Erdemleriyle beyaz adam dahil olmak üzere herkes tarafından saygı gösterilen Ezeulu’nun gururu zaman zaman yanlış kararlar almasına, halkın ona olan inancını zaman içinde kaybetmesine neden olur.

  • Tebaa Yazar: Heinrich Mann 1,00 

    Heinrich Mann’ın, otoriter kişiliğin oluşumunu canlı bir biçimde betimleyen ve başyapıtı olarak taçlandırılan romanı Tebaa, Alman toplumunun alelade bir karakteri olan Diederich Hessling’in hayat hikâyesi üzerinden 19. yüzyıl şafağındaki Kayzer Almanyası’nın toplumsal ilişkilerini gözler önüne seriyor. İtaatkâr, korkak, medeni cesaret yoksunu, konformist bir iktidar destekçisi olan Hessling, romanda, bir yandan başkalarına acımasızca şiddet uygulamaktan başka yeteneği olmayan ve Kayzer Almanyası’nın o boğucu hiyerarşik ilişkileri sayesinde güce erişmiş bir zorba, diğer yandan egemen toplumsal ilişkiler tarafından yaratılan ve bu gayrişahsi bütünden, acımasız ve insan onurunu hiçe sayan bu mekanik organizmadan muzdarip bir tebaa olarak tasvir edilir.

    Mann’ın Birinci Dünya Savaşı’nın arefesinde kaleme aldığı, ancak hemen yasaklandığı için ilk baskısı 1918 yılında yapılabilen bu kitabı, içerik ve yazıldığı döneme ilişkin tipik özellikleri bir yana bırakılırsa, betimlediği ilişkiler ve toplumsal-siyasal atmosferiyle günümüz Türkiye’sinde yazılmışçasına aktüel bir metin.

    “O zamanlar olduğu gibi, hâlâ bile müesses düzen, Alman’dan aldı ve Alman’a verdi: Ondan bireysel özgürlüğünü aldı ve ona başkaları üzerinde tahakküm kurmayı verdi. Hepsi uysal uysal tahakküm altına girmeyi kabul etti, tek başkalarına hükmedebilselerdi! Ve hükmettiler. Polis yayaya, astsubay acemi ere, kaymakam köylüye, çiftlik kahyası rençpere, memur kendisine işi düşen vatandaşa hükmetti. Ve herkes, her zaman sadece böyle bir makam, böyle bir mevki elde etmek için çırpınıp durdu elde ettiğinde de gerisi kendiliğinden geldi. Geriye kalan, itaat etmek, yönetmek, hükmetmek ve emretmekti.”

  • Tehlikeli Diyardan Öyküler Yazar: J.R.R. Tolkien 1,00 

    “Peri Diyarı tehlikeli bir yerdir ve ihtiyatsız ayaklar için pek çok çukur, fazla cüretli olanlar için pek çok zindan barındırır…

    …Peri masallarının dünyası engin, derin ve yüksektir, ve birçok şeyle doludur: Orada her tür hayvan ve kuş; kıyısız denizler, sayısız yıldız; kendisi bir büyü olan güzellik, ve her daim mevcut bir tehlike; kılıç kadar keskin coşku ve hüzün vardır. O diyara girmiş bir insan orayı gördüğü için kendini talihli sayabilir, ama Peri Diyarı`nın zenginliği ve tuhaflığı gezginin dilini bağlar, anlatamaz. Ve orada bulunduğu sürece, çok fazla soru sorması tehlikelidir, çünkü kapılar yüzüne kapanabilir ve anahtarlar kaybolabilir…” J. R. R. Tolkien

  • Tembellik Hakkı Yazar: Paul Lafargue 1,00 

    “Tembellik edelim her şeyde, sevmek ve içmek dışında, tembel olmak dışında.” –Lessing

    Tembellik Hakkı, retorikten güç alan bir denemenin ötesine geçmeye niyetli, söyleyecek önemli şeyleri olan, belki de bazı kapıları yüzünüze kapatacak bir metin.

    Paul Lafargue ise, günde üç saatten fazla çalışılmayacak yeni bir “Altın Çağ” için, hem terli vücutlara hem de beyaz yakalara, ama her şeyden önce de “zamane kafası”na konmaktan bıkmayan bir at sineği!

    Lenin’in konuşmasıyla.

  • Tersine Dünya Yazar: Rudolf Arnheim 1,00 

    Sanat ve film teorisi ve görsel algı üzerine yapıtlarıyla tanınan Rudolf Arnheim (1904-2007), yazdığı tek romanı Tersine Dünya’da, adeta zihinlerimize ve düşüncelerimize dair perspektifimizi sorgularken, kimi zaman Kafka’yı hatırlatan bir dünya yaratıyor. Sıradışı bir roman okumak isteyenler, Tersine Dünya’da aradıklarını fazlasıyla bulacaklar…

    “Ayrıca bütün katliamlardan ve yıkımlardan deliliğin, aptallığın, bencilliğin, kibrin ve dar kafalılığın, yani insan ruhunun zavallı bir karikatürünün sorumlu olduğunu kendime itiraf etmek zorunda kaldım… Nitekim yüzyıllardır Cervantes’in, Swift’in, Voltaire’in yazılarında yankılanan ve yakın zamanda Kafka’da korku dolu bir soru halinde körelip kalan kahkahalar gözyaşları kadar acıdır… Bu yüzden, tekinsiz ve kötücül bir biçimde bizimkine benzeyen bir dünya yaratmak için hayatımızı belirledikleri söylenen ana ilkeleri tersine çevirmenin yeterli olacağı fikri beni çok cezbetti…”
    -Rudolf Arnheim-

  • Tesirsiz Parçalar Yazar: Ali Lidar 1,00 

    “Beni affetme… Anlama da… Hayatımın özeti, düzeltilemeyecek kadar vahim bir anlatım bozukluğu… Beni daha fazla konuşturma… Ben susayım, sen ağla… Gusül abdesti alabileceğim kadar gözyaşı biriktir benim için… Sonra beraberce çayıma siyanür karıştıralım. Önce göm beni, sonra anla…”

    Çocukluğa, büyümeye, Beşiktaş’a, bayramlık ayakkabılara, içinden oyuncak çıkan yumurtalara, coğrafi uzaklıklara, bakmak için ölünen gözlere bakamaya, âşık olmaya ve olamamaya; bazen Deep Purple’a, bazen Ferdi Tayfur’a, bazen Salinger’a, bazen Oğuz Atay’a; anneye, babaya, kardeşe, sevgiliye, insana; kısacası hayata dair tesirli bir bakış açısı…

    Yanı başımızdaki insanların trajedilerine bir sigara içimi süresince üzülüp sonra unuttuğumuz bir dünyada Ali Lidar, yazdıklarıyla donmuş insanlığımıza ateşle yaklaşıyor.

  • Titus Groan (Gormenghast 1) Yazar: Mervyn Peake 1,00 

    “Kolaylık olsun diye bu üçlemeyi gotik yazın olarak nitelendirebiliriz; ya da tüm eleştirmenlerin hemfikir olduğu gibi, gelmiş geçmiş en iyi fantastik yapıtlar arasında olduğunu söyleyebiliriz. Mervyn Peake’in fantastik edebiyatın tahtına oturmada, Tolkien dışındaki tek aday olduğunu iddia edebiliriz. Ama tıpkı ona adını veren şato gibi devasa, uçsuz bucaksız, keşfedilmemiş labirentlerle dolu bu yapıtın her sayfasına damgasını vuran özgünlük bizi bu kolaycılığa kaçmanın hazzından mahrum bırakacaktır. Çünkü Gormenghast’ta bir gotik-fantastik yapıttan beklenebilecek bir tema bulamayız. Bu kitaplarda; kurtarılan prensesler, doğaüstü olaylar, cinler, elfler ya da goblinler yok. Tersine, bizi bir girdap gibi içine çekip sersemleten karmaşık olaylar zincirinde, Dickensvari karakterlerin absürd gülünçlüğü, yaşamlarına bir tanrının demirden eli gibi damgasını vuran o dev şatonun, bin yıllık Gormenghast’ın Kafkaesk atmosferiyle dengelenirken sarsıcı bir gündelik gerçekliğe bürünür. Bu karakterleri tuhaf, komik, hatta fantastik bulabiliriz; ama acıları, hırsları ve tutkuları son derece gerçektir.”
    Dost Körpe
    “Titus Groan’da bizimkine yakın bir dünya neredeyse paranoyakça bir ayrıntı yoğunluğuyla betimlenmiştir. Ama bu delilik aldatıcıdır ve kontrol asla elden bırakılmaz. Akıl tarafından tam uygun dereceye gelene dek soğutulmuş kaliteli bir hayal gücü şarabıdır. Nesir edebiyatımızın tamamında ona yakın bir başka yapıt yoktur. Eşsiz ve dâhicedir. Onu modern bir klasik olarak tanımlamakta haklıyızdır.”
    Anthony Burgess

  • Titus Tek Başına ( Gormenghast 3. Kitap) Yazar: Mervyn Peake 1,00 

    “Ey Gormenghast! Varlığını nasıl kanıtlayabilirim?”

    Gormenghast serisinin üçüncü kitabında kahramanımız Titus, artık tek başına. Ona unvanını veren, onu Titus yapan her şeyden; ailesinden, öğretmenlerinden, şatosunun hem sevdiği hem de nefret ettiği ritüellerinden ve törenlerinden, evinden, Gormenghast’tan uzakta. Çocukluktan erkekliğe adım atıyor Titus, ama fantastik kurguda hep gördüğümüz o kahramanlıkları sergilediği için değil. Evinin adresini nihayet bulduğu için, kendisine daha yakından bakabildiği için ve bir de Gormenghast’a uzaktan bakabildiği için… Bu bir geri dönüş yolculuğu mu yoksa yolculuk yeni mi başlıyor?

  • Tılsım-ı Kudret Yazar: Göktuğ Canbaba 1,00 

    Göktuğ Canbaba, sonsuz kudretin peşindeki bir Osmanlı şehzadesinin, tarihi sırların izini süren sıradışı bir maceracının ve öte diyarlara fısıldayan bir muska üstadının öyküsünü Tılsım-ı Kudret’te bir araya getiriyor. Mezopotamya’da doğan bir efsane İstanbul’daki bir antika dükkânının duvarları arasına süzülüyor. Büyülü muskalarla açılan kapıların ardında, dehşeti yanlarında getiren davetsiz misafirler beliriyor.

    Tılsım-ı Kudret, sırlarla dolu tarihi bir yolculuğa davetiye çıkaran, fantastik boyutlarıyla tüylerinizi ürpertecek bir macera romanı!

    ”Kötü düşünceler ve hin kurtlar, kara zeminin ardından gelip yeri titreterek ilerleyen kâbus evlerinin mimarları Şehzade’nin aklına girmiş. Heyhat! Bu ne kara bir gün!”

  • Tom Bombadil’in Maceraları – Ciltli Özel Edisyon Yazar: J.R.R. Tolkien 1,00 

    “Elinizdeki kitap, bu ilgi çekici karakterlerin hikâyelerinin devamını bekleyen Hobbit hayranlarının kaçırmak istemeyeceği bir kitaptır.”

    Elli yıl önce ilk kez basıldığında kitabın üzerine bu sözler yazılmıştı.

    Yüzüklerin Efendisi’ndeki en ilginç karakterlerden biri olan eğlence dolu ve esrarengiz Tom Bombadil, Hobbitlerin yazdığına inanılan, Bilbo ile Frodo Baggins ve arkadaşlarının hikâyeleriyle beraber Kırmızı Kitap’a kaydedilen şiirlerde de yer almaktadır. Tom Bombadil’in Maceraları, bu şiirlerin yanı sıra Üçüncü Çağ’ın sonunda Shire’ın efsanelerini konu alan diğer şiirleri de bir araya getiriyor.

    “Profesör Tolkien, Hobbit’in içerisine yerleştirdiği şiirlerde şarkılara, tekerlemelere ve baladlara yeteneği olduğunu bize göstermişti. Tom Bombadil’in Maceraları’nda bu yeteneğin deha seviyesinde olduğu anlaşılıyor.”

    Listener

    Bu özel edisyon Tolkien’in bazı şiirlerinin ilk kez yayımlanacak öncel versiyonları, Tom Bombadil’in nesir şeklinde yazılmaya başlanan hikâyesinin bir parçası ve Tolkien araştırmacıları Christina Scull ve Wayne G. Hammond’ın ayrıntılı notlarıyla genişletilmiştir.

  • Tom Sawyer’in Maceraları Yazar: Mark Twain 1,00 

    “Mark Twain ilk gerçek Amerikan yazarı ve hepimiz de onun varisleriyiz.”

    -William Faulkner-

    Tom Sawyer’ın Maceraları, Amerikan edebiyatının en sevilen karakterlerinden birinin sahnedeki yerini ilk kez aldığı eserdir. Ünlü yazar Mark Twain bu eserde yalnızca heyecanlı bir çocukluk hikâyesi anlatmıyor, intikam, ölüm, açlık ve kölelik gibi birçok meseleyi da kendi tarzında ele alıyor. Mississippi Nehri’nin kıyısındaki ufak bir kasabada geçen bu olağanüstü hikâyede Tom Sawyer ve yakın arkadaşı Huckleberry Finn’in hayatı, tehlikeli ve olağanüstü maceralarla hareketleniyor. Twain, onları “terbiye etmek ve eğitmek” için her daim hazır ve nazır bekleyen yetişkinlerin dünyasına masum ve cesur çocukluğun gözünden bakıyor. Nesillerdir her yaştan okurun beğenisini kazanan Tom Sawyer’ın Maceraları, umudu ve masumiyeti yaz gününün kokusuyla birleştiren bir roman.

  • Toplu Oyunlar 2 ( Nekrassov – Kean – Troyalı Kadınlar – Bariona veya Acı ve Umut Oyunu) Yazar: Jean Paul Sartre 1,00 

    Sartre, Toplu Oyunlar’da, insanlığın en evrensel sorunlarını ele alırken, temel duygulardan yola çıkarak insanın varoluşunu anlamaya çalışıyor… Kadın erkek ilişkileri, aşk, intikam, öldürme güdüsü, ırkçılık ve savaş… Sartre, oyunlarında Antik Yunan’a kadar gidip, insanı anlamaya çalışmış, siz de istediğiniz kadar geriye gidebilir ve insana dair pek çok şeyin nasıl değişmeden kaldığını görebilirsiniz… Böylece Sartre’la bir kere daha görüyoruz, yüzyıllardır dünyaya hükmeden insanoğlunun “insan olmak” konusunda nasıl bir arpa boyu yol alamadığını… Hâlâ savaşıyoruz, hâlâ öldürüyoruz, hâlâ açız ve dünya hâlâ adaletsiz…?Yirmi birinci yüzyılda Sartre okumak, insanı utandırıyor.