Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT (43)

497–512 / 563 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Uzay Akımları Yazar:

    Florina gezegeninin yükseklerine kurulmuş Yüksek Kent’te Sark’ın Toprak Efendileri rahat ve bolluk içinde
    yaşıyorlardı. Yüksek Kent’in gölgesinde de köylüler çalışarak Sarklı efendilerini zengin eden “kirt” adlı önemli
    bir maddeyi üretmeyi başardılar. İsyan ise Florina için unutulmuş bir kelimeydi. Fakat işçilerin arasında
    yaşayan, hafızasını yitirmiş Rik isimli bir adam, kendisine iletilmesi için verilen mesajı hatırlayınca gezegende
    işler tersine dönmeye başlayacaktı: Florina’daki herkes ölecek. Toprak Efendileri ve Trantor İmparatorluğu
    casusları Rik’in peşine düşerken Uzay Akımları da Florina’ya yıkım getirecekti.

  • Uzayda Piknik Yazar: Arkadi Strugatski, Boris Strugatski, 1,00 

    “Heyecan verici, canlı ve hoş… Girift olaylar, yaratıcı detaylar içeren, etik ve entelektüel açıdan sofistike bir eser.” –Ursula K. Le Guin

    “Mükemmel… Strugatskiler’in sadakati ve hırsı, dostluğu ve aşkı, umutsuzluk ve tükenmişliği marifetli ve yetenekli şekilde ele alması ortaya şahane bir hikâye çıkarıyor. Yıllarca unutulmayacak bir kitap.” –Thedore Sturgeon

    Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. Uzayda Piknik ise yazarların en ünlü ve ilham verici romanı.

    Uzaylılar dünyanın beş bölgesini ziyaret etmiş ve giderken geriye “atıklarını” bırakmışlardır.  Bu atıklar, tüm dünyada bir gizem yaratır ve endüstri ve bilim çevrelerinin de odak noktası haline gelir. Atıkların bulunduğu yerler “bölge” olarak adlandırılarak karantina altına alınır ve bu bölgeler çevrelerindeki şehirleri ekonomik ve sosyal açıdan etkilemeye başlar.

    Redrick Schuhart, bölgeden uzaylı atıklarını kaçırıp satan bir “stalker” yani bir iz sürücüdür. Çoğu insan gibi, hayatı yasak “bölge” tarafından şekillendirilen Red ve bilim insanı arkadaşı Kiril’in bir “zamazingo” elde etmek amacıyla buraya yaptıkları yolculuk ise beklenmedik olaylara sebep olur… Tarkovski’nin Stalker ismiyle beyaz perdeye uyarladığı felsefi hikâye de işte burada başlar.

    Uzaylıların dünyaya yaptığı bu ziyaret bir piknikten mi ibarettir? Yoksa arkasında insan aklının alamayacağı bir gizem mi yatmaktadır?

  • Vadinin Hükümdarı Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Neil Gaiman’ın Locus adayı uzun öyküsü Vadinin Hükümdarı, Amerikan Tanrıları’nın iki sene sonrasını anlatıp kült romanın geleneğini devam ettiriyor. Daha önce Kırılgan Şeyler adlı öykü derlemesinde de yayımlanan eser, Amerikan Tanrıları için bir son ve Gölge için yeni bir başlangıç niteliğinde. Amerikan Tanrıları’ndaki olaylar çözüme kavuşalı ve Gölge, Amerika’yı terk edeli neredeyse iki yıl olmuştur. Artık alıştığı üzere, uykuları huzursuz edici kâbuslarla bölünür ve geceler giderek daha tehlikeli olmaya başlar. Yaşadıklarının etkisini atlatamamış olmasından dolayı eve dönüp dönmemeyi pek de umursamaz. Gökyüzünün soluk beyaz ve ulaşılmaz olduğu İskoçya’nın tepelerinde görkemli ve şatafatlı bir toplaşma olmak üzeredir ve vadinin tam ortasındaki gizemli bir evdeki buluşmaya Gölge de yine gizemli bir adam tarafından davet edilir. Canavarlarla insanlar arasında binlerce yıldır süren bir çatışmanın tam ortasında artık o vardır…

  • Vahşetin Çağrısı Yazar: Jack London 1,00 

    Ya sahip olacak ya da sahiplenilecekti, affetmek zayıflıktı… Öldür ya da öl, ye ya da yem ol, kanun buydu ve Buck da zamanın derinliklerinden gelen bu emre itaat ediyordu.

  • 5 üzerinden 4.00 oy aldı
    Vaiz 1 – Teksas Yolları Yazar: Garth Ennis, Steve Dillon, 1,00 

    “VAİZİN VAKTİ GELMİŞTİ…”

    Jesse Custer küçük bir kasaba rahibiydi ve yavaş yavaş inancını kaybediyordu… ta ki yarı melek, yarı şeytan bir yaratık olan Yaratılış onunla birleşene dek.

    Eski sevgilisi Tulip ve İrlandalı alkolik bir vampir olan Cassidy ile birlikte Vaiz Jesse, Tanrı’yı bulmak için Teksas’ın yüreğinden New York’un kasvetli ruhuna doğru yolculuğa çıkacaktı.

    Çizgi roman tarihinin en önemli serilerinden biri olan VAİZ’in ilk cildi; hızlı, sert ve kara mizahla birleşmiş: Teksas Yolları, Garth Ennis ve Steve Dillon birlikteliğinin benzersiz bir ürünü.

    “Garth Ennis Vaiz’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” –Kevin Smith

    “Çizgi romanlar kitap haline dönmeye başladığından beri yazılmış en iyi şey.” –Washington Post

    “Tür içerisinde yazılmış en iyi eser.” –Guardian

    Joe R. Lansdale’in sunumuyla

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Vakıf Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu‘nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Galaktik İmparatorluk’un altın çağıydı. Binlerce yıldır gezegenler bu kadim medeniyetçe yönetiliyordu. Ancak bir adam, imparatorluğun çökeceğini öngörme cüretini gösterdi: Psikotarih biliminin öncüsü Hari Seldon. Tahminlerine göre galaktik savaş kaçınılmazdı. Bu durumu olabildiğince ertelemek adına iki Vakıf kurdu; biri imparatorluğun sahip olduğu binlerce yıllık bilgiyi korumakla yükümlüydü, diğerinin ise ne yeri ne de amacı biliniyordu. İmparatorluk çökmeye başlayınca Galaktik Ansiklopedi üzerinde çalışan Birinci Vakıf sakinleri, Seldon’ın onlar için tahminlerinin de ötesinde bir rol biçtiğini anlayacaktı.

    İthaki Yayınları, Vakıf Serisi’ni yayımlanma sırasına göre yayımlamaya devam edecek.

    Yayımlanış tarihine göre: 1. kitap / Kronolojiye göre: 3. kitap

  • Vakıf ve İmparatorluk Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu‘nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Vakıf, çökmekte olan İmparatorluk’a rakip olacak kadar gelişmişti. Üstün teknolojisi ve diğer gezegenlerin sahip olmadığı enerji kaynaklarına ulaşabilmesi sayesinde Galaksi’nin dört bir yanından destek görüyordu, kısacası her şey Seldon’ın Planı’na göre ilerliyordu. Ancak öngörüsünü geniş kitleler üzerinden yapan bu plan, giderek daha da güçlenen bir kişiyi hesaba katmamıştı: duyguları ve düşünceleri kontrol etme gücü olan Katır’ı. Katır’ın, Galaksi’yi ele geçirmesini engelleyen tek şey ise yeri gizli tutulan ve insanların bu sırrı korumak adına ölmeyi göze aldığı, gizemli İkinci Vakıf’tı.

    Yayımlanış tarihine göre: 2. Kitap / Kronolojiye göre: 4. Kitap

  • Vampir Yazar:

    “Bir başyapıt.”
    –Johann Wolfgang von Goethe

    Modern vampir mitinin öncülerinden ve gotik korku edebiyatının klasik yazarlarından kabul edilen John William Polidori, Lord Byron’ın özel
    doktoru ve arkadaşıydı. Lord Byron, Percy Shelley ve eşi, Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’yle beraber korku hikâyeleri okudukları gecelerde
    doğan ve 1819’da yayımlanan bu öykü, Bram Stoker’dan Anne Rice’a, Alan Ball’dan Francis Ford Coppola’ya kadar birçok sanatçıyı etkiledi. Eser,
    satış kaygıları nedeniyle Lord Byron’ın ismiyle yayımlandı. John William Polidori hem eserini kendi ismiyle yayımlatamamanın bunalımı hem de
    kumar borçlarının yarattığı baskılar nedeniyle yirmi beş yaşında intihar etti. Ancak Vampir ve Polidori’nin yarattığı Lord Ruthven karakteri iki yüz
    yıldır okurların hayal güçlerine ve kâbuslarına musallat olmaya devam ediyor.
    Varlıklı bir ailenin çocuğu olan İngiliz centilmen Aubrey, yüksek sosyetenin içine yeni giren gizemli Lord Ruthven’in etkisine girer. Lord
    Ruthven’in bilinmeyen geçmişi, tuhaf davranışları Aubrey’nin merakını cezbetmektedir. Ancak genç adam, kısa sürede yeni arkadaşının şatafatlı
    görünümünün altında kötücül birinin gizli olduğunu keşfedecektir. İkilinin Avrupa gezileri sırasında Lord Ruthven onlara saldıran bir grup haydut
    tarafından yaralanır. Son nefesini vermeden önce Aubrey’den ölümünü ve işlediği suçları toplam bir yıl bir gün kadar gizli tutmasını rica eder.
    Ancak Lord Ruthven ölümünden bir yıl sonra Londra’da tekrar göründüğünde ve Aubrey’nin kız kardeşine kur yapmaya başladığında adamın
    korkunç sırrı da ortaya çıkar.

    Ama önce dünyaya vampir olarak gideceksin,
    Kabrinden bir hışımla çıkacak cesedin;
    Bir hayalet gibi musallat olacaksın yuvana,
    Kanını emeceksin kendi ırkından her kim varsa.

    Yankı Enki’nin önsözüyle

  • Vathek Yazar: William Beckford 1,00 

    Vathek’in gotik edebiyat dahilinde değerlendirilmesini sağlayan en önemli özelliklerinden biri, Aydınlanmacı umudun yerine gotik umutsuzluğu yerleştirmesidir. Kutsal (ve tabii ki yasak) bilginin peşine düşen, dünyevi gösterişinin temsili olan zevk saraylarının tahtında otururken o meşhur Faustvari umudu taşıyan halife, arzusunun aşırılığı sonucunda Tanrı’nın en değerli armağanını yitirir: Umudu… Zaten, yazarın tasvir ettiği şekliyle Vathek’in vardığı yer, daha sonra birçok gotik edebiyat karakterinin de gideceği, hatta gitmek için çok uğraşacağı bir yerdir. Cehennemin Şark salonunda Vathek tek başına beklemektedir.

    “Doğu romansları konusunda bir uzman olan Beckford, atmosferi görülmemiş bir hassasiyetle ele alıyor ve şatafat düşkünlüğünü, ince bir kötülüğü, medeni bir kalleşliği etkili bir şekilde yansıtıyor.”
    -H. P. Lovecraft-

    “Beckford’ın Yeraltı Ateşi sarayı, edebiyatın ilk korkunç cehennemidir. Hatırladığım kadarıyla da Vathek’ten önce yazılmış hiçbir eserin ‘tekinsiz’ olduğu söylenemez.”
    -Jorge Luis Borges-

  • Vergilius’un Ölümü Yazar: Hermann Broch 1,00 

    “Broch’un Vergilius’u, bugüne kadar romanın esnek ortamı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve en temel deneylerden biridir.”
    Thomas Mann

    Broch, Joyce’tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius’un Ölümü, Ulysses’ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır…
    George Steiner

    “Vergilius’un Ölümü’nde Broch, tıpkı Proust, Joyce ve Musil gibi, şiirden bilgilendirme amacıyla yararlanmak ve felsefeyi sanat boyutuna yükseltmek tutkusundadır. Bilgiye ulaşmak için çaba harcayan sanatçı; eylemci; öğretici; artık hiçbir görev yüklenemeyen bir çağın başlıca temsilcisi; Vergilius’un arkasında Hermann Broch vardır.”
    Walter Jens

  • Vorace’nin Yeteneği Yazar: Felix Francisco Casanova 1,00 

    Bu kitabı yazdığında on yedi yaşındaydı.
    Bitirmesi sadece kırk dört gün sürdü.
    Eserinin kahramanı bir ölümsüzdü,
    Ancak o, on dokuz yaşında trajik bir şekilde öldü.
    İsmi Félix Francisco Casanova’ydı,
    “İspanya’nın Rimbaud’su” dediler ona…

    Genç yaşında birçok ödül kazanan hayalperest kalemden, çarpıcı ve ilham verici imgelerle örülü, deha ve çılgınlık arasında gidip gelen, defalarca okunacak şiirsel bir eser. Félix Francisco Casanova’nın sürrealist ve tekinsiz evrenine girmeye hazır olun!

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Watchmen Yazar: Alan Moore, Dave Gibbons, 1,00 

    KİM GÖZLEYECEK GÖZCÜLERİ?

    Seksenli yılların ortasında Alan Moore ve Dave Gibbons, çizgi roman tarihini kökten değiştiren ve popüler kültürün çizgi roman algısını yeni baştan yazan eşsiz bir eser yarattılar: WATCHMEN. Sıklıkla çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olduğu söylenen WATCHMEN, süper kahramanların çok yönlülüğünü, psikolojik karakter derinliğini olabilecek en gerçekçi biçimde yansıtan yegâne eser.

    Amerikalı süper kahramanların varlığının bile tarihe farklı bir yön verdiği bir dünyada, Amerika Vietnam Savaşı’nı kazanmıştır, Nixon hâlâ başkandır ve Soğuk Savaş devam etmektedir. WATCHMEN bir cinayet öyküsü olarak başlasa da kısa sürede tüm gezegeni ilgilendiren bir komplonun izleri ortaya çıkar. Nihayetinde, tekrar bir araya gelmiş bu kahramanlar –Rorscach, Gece Kuşu, İpek Hayalet, Dr. Manhattan ve Ozymandias–s inançlarının sınırlarını zorlamak ve iyi ile kötünün çizgisinin nereye çizileceğini kendilerine sormak zorunda kalacaklardır.

    Bu edisyonda, eserin yaratılış sürecindeki daha önce yayınlanmamış çizim taslakları ve çizer Dave Gibbons’ın yeni önsözü de metinlere eşlik ediyor.

    HUGO ÖDÜLÜ KAZANANI

    LOCUS ÖDÜLÜ KAZANANI

    EISNER ÖDÜLÜ KAZANANI

    “GRAFİK ROMANDA BİR DÖNÜM NOKTASI.”

    —Time

    “SANATKÂRLIĞIN ZİRVESİNDE BİR BAŞYAPIT.”

    —Entertainment Weekly

    “EN BÜYÜK ESİN KAYNAKLARIMDAN.”

    –Neil Gaiman

  • Xewneke Payize – Bir Sonbahar Rüyası Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    Xewn di nav xewnê de, Roman di nav romanê de… Xewneke Payîzê

    Xewneke Payîzê/Bir Sonbahar Rüyası,Kürt Edebiyatının Hafız-ı Şirazî’si Melayê Cizîrî’nin romanı Kırmızı Medrese’nin mistik hücrelerinde başlayan, Hasankeyf’in olağanüstü şiirsel dokusu içinde süren eşsiz bir ruh serüveni Bir Sonbahar Rüyası “aşk”ın romanı…”

    Edîb Ehmed doçentekî navsere yê edebiyata klasîk e. Gava piştî sî saliya xwe di îroniyeke dojehî de fêrî zimanê xwe yê zikmakî dibe dikeve nav cîhana edebiyata kurdî û di wê cîhanê de rastî Melayê Cizîrî tê. Piştî ku dubare sêbare diwana Mela dixwîne û di kûrahiya hest û ramanên wî de ji xwe dibihûre, biryar dide ku xebatek li ser şa’irê nemir bike û ev yek her diçe dibe yekane mebesta jiyana wî.

    Edîb Ehmed şeveke payîzê di rêwîtiyeke hiş de ji dem û wusatê dişiqite û diqevêze gerdûneke din. Di vê gerdûnê de çawa ku Vergilius di rêwîtiyeke hiş de rêbertiya şa’irê Komedyaya Îlahî Dante Alighieri dike, Melayê Cizîrî jî rêbertiya wî dike û wî li Medresa Sor diezmîne. Piştî nimêjeka sibehê Mela berî ku bikeve xewekê, qewdek keval radestî wî dike. Di van kevalan de Mela çîroka xwe vedibêje, çîroka eşqê, çîroka Selma’yê… Xewneke Payizê romana Melayê Cizîrî ye, ango romana eşqê…

  • Yaban Diyarlarda Yabancı Yazar:

    Hugo En İyi Roman Ödülü

    Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü

     

    “SİZ TANRI’SINIZ, BEN TANRI’YIM VE GROKLAYAN HER ŞEY TANRI’DIR.”

     

    Robert A. Heinlein, Clarke ve Asimov’la birlikte Altın Çağ bilimkurgusuna damga vuran üç büyük ustadan biri. İdeolojisi ve bunu eserlerinde kullanma tarzıyla çağdaşlarından farklılaşan yazarın yalnızca kendi külliyatında değil bilimkurgu türünde yazılmış en önemli, en tartışmalı ve en sıradışı romanlardan biri olan Yaban Diyarlarda Yabancı ise altkültür için bir dönüm noktası.

     

    Mars’ta Marslılarca geliştirilmiş insan Valentine Michael Smith, Arz’a geleli çok olmamıştır. Kendi halkıyla ilk kez tanışan Smith, bu mavi gezegendeki geleneklere, insan ırkının önyargılarına alışmakta zorlansa da –telepati, telekinezi, teleport ve kehanet gibi– zihinsel güçleri sayesinde insanlar arasında âdeta bir mesih gibi dolaşır. En nihayetinde Mars yönetiminin varisidir.

     

    Tüm bir gezegene ve ırka “groklamayı”, sevgiyi ve su paylaşımını öğretecek bu Marslı, otoriteyle ve Mars’ın yönetimini isteyen bürokratlarla uğraşmak zorunda kalsa da yazar Jubal Harshaw’un yardımlarıyla amacına adım adım ilerleyecek ve kendi kilisesini kurarak “serbest aşk”ı yaygınlaştırmaya devam edecek ve en nihayetinde –her mesihinki gibi– kaderiyle yüzleşecektir.

     

    Müfit Özdeş’in önsözüyle

    Virginia Heinlein’ın sunumuyla

    Neil Gaiman’ın sonsözüyle

     

    Yaban Diyarda Yabancı kısaltılmamış tam metin olarak İthaki Bilimkurgu Klasikleri’nde!

  • Yakın Yazar:

    Bilimkurgu edebiyatının en büyük ustalarından Octavia E. Butler’ın başyapıtı Yakın, ilk kez Türkçede.
    “Octavia E. Butler upuzun bir süre boyunca unutulmayacak bir yazar. Yakın ise nadir bulunan, büyülü bir eser.” –Harlan Ellison
    “Butler, yirminci yüzyılın en büyük edebi sanatçılarından biri.” –Junot Diaz
    “Yakın, bilimkurgu edebiyatında neler yapılabileceğinin en iyi kanıtı.” –Walter Mosley
    1976 YILINDA DANA, YAZAR OLMA HAYALLERİ KURUYORDU. 1815’TE İSE BİR KÖLE OLDUĞU VARSAYILIYORDU.
    Yalnızca kaleminin kuvveti değil aynı zamanda muhalif duruşu, hiyerarşiye baş kaldırması, ırk ve cinsiyet eşitsizliğine karşı
    tepkisiyle de döneminin en mühim yazarlarından biri olan tarihteki ilk kadın siyahi bilimkurgu yazarı Octavia E. Butler, hem
    bilimkurguda hem de Afroamerikan edebiyatında bir dönüm noktası. Sadece tür içerisinde değil, modern edebiyat okurları arasında ve
    hatta akademide dahi çok önemli bir yer tutan Yakın ise zaman yolculuğunun, fantazinin ve tarihi kurgunun iç içe geçtiği türler ötesi
    bir roman.
    26. doğum gününde Dana ve eşi Kevin yeni evlerine yerleşmeye çalışıyordu ama o sırada Dana’nın midesi bulanmaya ve başı
    dönmeye başladı. Baş dönmesi geçtiğinde kendini yeşilliklerin arasında, bir nehrin kıyısında buldu. İşte o nehirde boğulmak üzere
    olan küçük Rufus’u kurtardığında pek çok zaman yolculuğunun ve hayati tehlikelerin ilkinin başladığını bilmiyordu.
    Dana köleliğin en sert dönemlerinin yaşandığı Maryland’e istemsizce yaptığı her zaman yolculuğunda hem kendisi hem Rufus hem
    kan bağı hem de kölelik hakkında çok daha fazlasını şey öğrenecekti.

  • Yaklaşan Dip Yazar: Onat Bahadır 1,00 

    “Işık tümden kaybolur ve gövdem yosunların arasına karışırken orada başka bir şey fark ediyorum. En başından beri orada olduklarını biliyordun duygusu eşlik ediyor bu gördüğüme. Sağa sola dalgalanıp duran yeşil uzantıların arasından bana bakıyorlar. Ne dehşet ne de merak hissettiğim… Bildiğini hatırlamanın, ya da belki dipte olmanın, serinliği çöküyor üstüme.”

    Psikolojik gerilim ve korku edebiyatının Türkiye’deki sayılı yazarlarından biri olan Onat Bahadır, içinde yaşadıkları zamana ve mekâna yabancılaşmış insanların öykülerini anlatıyor Yaklaşan Dip’te.

    Bu dünyanın sakinleri, yalnız kalmanın ve kalabalığa karışmanın, canlı ve ölü olmanın, intikamın ve kabullenmenin ikilemleriyle dolu kahramanlar olarak karşımıza çıkıyor. Kimi göğe varıyor bu kahramanların, kimi dibe…

    Derinlerde yatan dehşetle hesaplaşmak için yapılabilecek tek şey var: Dalmak, daha da derine dalmak…