Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
EDEBİYAT (43)

113–128 / 563 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Dağlı Yazar: İlhami Sidar 1,00 

    Kürtlerle Türklerin Anadolu topraklarında ilk karşılaşmaları, Behram Hekim’le Erzen Melikesi Rudabe’nin masalsı aşkı… İlhami Sidar’dan uzun süre belleklerde kalacak bir roman.

    Artık evren sonsuz kaosun öğüttüğü bir bilinmeyen değildi.
    Dünya küçüktü.
    Küçücüktü.
    Bir kara parçası kadar…
    Erzen kadar küçüktü!
    Kalp oysa, ne kadar büyüktü!

    Aşk, hem de hiç beklenmedik bir anda gelip kapısını çalıvermişti Behram’ın; Rudabe’yi tanımadan önceki hayatı birden ona bomboşmuş gibi görünmeye, onun o göz kamaştırıcı hayali bütün muhayyilesini doldurmaya başlamıştı, bir hayali taşıyordu kendinde hep, bir hayale âşık olmuştu sanki, o hayalin peşinden öylece sürüklenip gidiyordu.

  • Darius Methos Yazar: Gülcemal 1,00 

    Birazdan vakit gelecek. Bir üst kata çıkacağım. Sonra bir üst kata daha. Bir üst kata daha. Sonra o tek odalı kulede. Dar merdivenden süzülerek çıktığım kulede. Gece göğüne bir kez daha bakacağım. Ay kızarmış olacak, ucundan bir kan damlası düşecek kadar kızarmış. Uzanıp tutacağım. Ellerimi uzatacağım ve ay benimdir. Yalayacağım ayı. O damla dudaklarımı kızartacak. Ve ben geceye hazır olacağım. Ben Darius Methos. Geceler benim değil midir?

    Gülcemal’in renkli dili ve üslubuyla kimi zaman gotik bir havaya bürünen, ama daima içimizden birilerini anlatan Darius Methos, gecelerin niçin gündüzlerden daha güzel olduğunu merak edenleri çağırıyor…

  • Darwinya Yazar: Robert Charles Wilson 1,00 

    Kazandığı ödüller arasında John W. Campbell Anma Ödülü, Philip K. Dick Ödülü, Theodore Sturgeon Anma Ödülü bulunan ve yaşayan en iyi bilimkurgu yazarlarından biri olan Robert Charles Wilson’dan, mucize kıta Darwinya’nın gizemli öyküsünün anlatıldığı nefes kesici bir roman.

    1912’de insanlık tarihi bir mucizeyle altüst olur. Avrupa topraklarında artık Darwinya adlı yeni bir kıta ortaya çıkmıştır. Amerika’dan Darwinya’ya keşfe giden Guilford Law, hayal edebileceğinin çok ötesinde bir kaderle yüz yüze gelir. Usta yazar Robert C. Wilson, çok farklı bir yirminci yüzyılı anlattığı bu bilimkurgu romanında, sadece tarihe ve evrime bir alternatif getirmiyor, aynı zamanda modern insanın ve yaşadığımız dünyanın “öteki”sine yönelik tekinsiz bir yorum sunuyor.

  • 5 üzerinden 2.00 oy aldı
    Değiştirilmiş Karbon Yazar: Richard K. Morgan 1,00 

    21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon’dan uyarlanan ve Netflix’in yayımlayacağı distopik dizi Altered Carbon, 2018’in en çok seyredilecek projelerinden biri olmaya aday!

    PHILIP K. DICK EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

    25. yüzyıl. İnsanlık BM’nin gözetimi altında tüm galakside hüküm sürmekte. Irk, inanç ve sınıf farklılıklarının hâlâ devam ettiği bu dönemde teknolojideki yükseliş hayatı âdeta baştan tanımladı. Bir insanın bilinci depolanarak yeni bir bedene (ya da “kılıf”a) kolayca indirilebilir hale geldi ve ölüm olgusu, ekrandaki bir bip sesine indirgendi.

    Eski bir asker ve BM elçisi olan Takeshi Kovacs daha önce de öldürülmesine rağmen son ölümü bilhassa acı vericiydi. Evinden 180 ışık yılı uzakta, eski adıyla San Francisco, yeni adıyla Bay City’de yeni bir bedende uyanan Kovacs kendini, “varoluş”u alınıp satılır şeyler olarak gören bir topluma göre bile karanlık ve büyük ölçekli bir komplonun tam merkezinde buldu. Dünyanın en güçlü insanlarından biri olan Laurens Bancroft bir ölümün sırrını açığa çıkarmak için Kovacs’ı tutmuştu: Kendi ölümünün.

    Blade Runner ve Neuromancer gibi eserlerin izinden giden siberpunk türündeki Değiştirilmiş Karbon, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-distopya romanlarından biri.

    Değiştirilmiş Karbon’un evreni özgün ve çarpıcı. Muazzam karakterler ve eşsiz bir gizem barındırıyor.” –Patrick Rothfuss

    “Şahane bir iş. Mükemmel bir bilimkurgu. Değiştirilmiş Karbon, çok iyi bir giriş yapıyor ve hızını gittikçe arttırıyor. Eşit derecede merak uyandırıcı ve özgün bir eser; son sayfaya kadar elinizden düşüremiyorsunuz.” –Peter F. Hamilton

    “Zekâ dolu bir kara noir, eşsiz bir kurgu ve hikâyesini dört gözle öğrenmek isteyeceğiniz bir karakter.” –Ken McLeod

    “Bu hızlı okunan, etkileyici roman William Gibson’ın Neuromancer’ı ve Norman Spinrad’ın Deus X’inin merak uyandırıcı bir karışımı.” –Publishers Weekly

  • Deli Tanrının Gazabı: Karanlık Savaş Efsanesi 3 Yazar: Raymond E. Feist 1,00 

    “Hepiniz Gedik Savaşı’nın neden patlak verdiğini biliyorsunuz. Dolayısıyla, zaten bildiğiniz bir şey hakkında size vaaz vermeyeceğim. Politik kazanç için, ganimetten gelecek zenginlik için, zafer imtiyazları için gerçekleştirilecek bir istila değil bu. Bildiğimiz türde bir savaştan da bahsetmiyoruz. Sıradan bir istila değil, bu dünyadaki her bir hayat formunu büsbütün yok edecek bir sömürge sürecinin başlangıcı söz konusu.”
    Gece Şahinlerinin Uçuşu ile başlayan, Karanlık Bir Diyara Doğru ile devam eden efsanenin son perdesi bu kitapta!

  • Deliliğin Dağlarında Yazar: Howard Phillips Lovecraft 1,00 

    Anlatmam gereken gerçeklerden kaçınılmaz olarak kuşku duyulacak; yine de eğer mantıksız ve inanılmaz gözüken şeyleri çıkaracak olsaydım, geriye hiçbir şey kalmazdı.

    Howard Phillips Lovecraft, küçük yaşta babasını kaybeden, gençliğinde de annesini akıl hastanesine uğurlayan yalnız bir adamdı. Büyükbabasının anlattığı korku öyküleri onun dehşetlere gebe hayal dünyasının kapılarını açtı. Hep içine kapanık biri oldu. Tek çaresi yazmaktı. 1920’li ve 30’lu yıllarda yazdığı öykülerle korku edebiyatına damgasını vurdu ve korku diye adlandırdığımız duyguyu yeniden tanımladı. Onun eserlerinin çoğu modern insanın adlandıramadığı dehşetler hakkındaydı.

    Deliliğin Dağlarında, adlandıramamanın yarattığı dehşeti bir bilim adamının, yani asıl işi tanımlamak ve sınıflandırmak olan birinin gözünden yansıtıyor okura. Tam da bu yüzden korku edebiyatının meselesi olan metinlerinden biri bu. Bilinmeyeni aydınlatma çabasının ve modern insanın umutlarının karşısında, derinden yükselen bir karanlığın ve sözcüklere dökülemeyen bir deliliğin öyküsü…

  • Demir Çoraplı Adam ( Yaratıklar Aramızda 2. Kitap ) Yazar: Alan Snow 1,00 

    Arthur ve korsan arkadaşları, bir de faresi, Snatcher’in şeytani planlarına karşı koymak için görevdeler! Ama acaba tekinsiz Peynir Sarayı’na girmeye cesaret edebilecekler mi?

  • Demir Ökçe Yazar: Jack London 1,00 

    “Sözlerimin hiçbirinin sizi etkileyeceğini sanmıyorum,” dedi.
    “Çünkü sizde etkilenecek ruh yok. Siz, omurgasız, solucan gibi birer yaratıksınız. Burnunuz havada, Demokratız, Cumhuriyetçiyiz, diyorsunuz…

    Siz, tükürük yalayıcı asalak yaratıklarsınız. Plütokrasinin kuklalarısınız siz. Sırtınızda Demir Ökçe’nin kan kırmızı uşak üniformasıyla kalkmış özgürlük aşkı denen modası geçmiş sözler kullanıyorsunuz.”

  • Deniz Altındaki Alevler Yazar: Lydia Millet 1,00 

    “Dalgalanan yosun dalları arasında, kökler ve yaşlı midyelerle kaplı bir kayanın üzerinde, açık renkli, gri-mavi yüzlü, kocaman kara gözleriyle onlara bakan bir yaratık süzülüyordu. Üst bedeni bir kadın vücudunu andırıyordu -Cara az önce aklına gelen, denizkızı hakkındaki fikirlerini düşündü- fakat kafası bedenine oranla bir kadınınkinden çok daha büyüktü ve burnu bir fokunki gibi, çenesine doğru inen yumuşak bir eğime sahipti. Kara gözleri insanlarınki gibi önde değil, yüzünün iki yanında yer alıyor, uzun siyah saçları suda dalgalanıyordu.”

    Hem çocukların hem de gençlerin ilgiyle okuyabileceği bu kitapta, 13 yaşındaki Cara’nın annesi gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Kardeşleriyle birlikte annesinin geri döneceğini umut eden Cara, bir gün ilginç bir deniz yaratığıyla karşılaşıyor. Acaba bu korkutucu ve büyüleyici misafirin, Cara’nın annesiyle bir ilgisi olabilir mi?

  • Denizkızının Deliliği Yazar: Jim C. Hines 1,00 

    Denizkızının prense duyduğu sevgi o kadar masum, bağlılığı o kadar saftır ki, onunla beraber olmak için her şeyi göze alabilir. Hayatından, ailesinden ve yaşadığı denizden vazgeçip insan olur. Ancak, prens başka birine âşık olmuştur. Efsaneye göre küçük denizkızı çok sevdiği prens âşık olduğu kadınla mutluluğu bulsun diye kendi hayatını feda eder. Ama efsaneler yalan söylüyor!

    Masalların üç önemli prensesini bir araya getiren bu sürükleyici romanda Jim Hines, Küçük Denizkızı’nın öyküsünü Külkedisi, Pamuk Prenses ve Uyuyan Güzel üzerinden anlatıp, genç okurlarını eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Derini Yüzeceğim Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    – Merhaba Mister Hammer, diye büsbütün sırıttı, nasıl, iyi dinlendiniz mi?

    – Eh… Şöyle böyle. Beni arayan soran?

    Con’un yüzü hayretle asıldı:
    – Siz gazete filan okumadınız galiba?

    – Bir haftadan beri gazete gördüğüm yok. Ne olmuş?
    Kemal Tahir’in kaleminden, ünlü dedektif Mayk Hammer’ın maceraları…

    Düşün ve edebiyat dünyamızın dev ismi Kemal Tahir’in, F. M. İkinci takma adıyla yazdığı özgün Mayk Hammer maceraları yıllar sonra yeniden yayımlanıyor.

    Aslından daha iyi olmakla “itham” edilen bu romanları mutlaka okuyun…

  • Destanlar Çağı Yazar:

    Michael J. Sullivan, Destanlar Çağı ile efsanelerle gerçeği, insanlarla tanrıları karşı karşıya getirecek yepyeni bir seriye
    başlıyor…
    İnsanlık tarihinin başlangıcından beri İnsanlar, Fhrey denen ilahi yaratıklarla beraber yaşamışlardı. Fhreyler büyü
    üzerinde hâkimiyet kurmuş, yenilmez, ölümsüz, insanlardan tamamen ayrı bir ırktı. Ancak bir Fhrey bir insanın ellerinde
    can verdiğinde, insanlar ve kendilerini tanrı olarak görenler arasındaki yüzyıllardır süregelen denge bozulacaktı.
    Yaklaşmakta olan savaşta insanlığın kurtuluşuyla yok oluşu arasında duran sadece birkaç kişi vardı: Tanrı Katili olarak
    kaderini kabullenmekte zorlanan Raithe, yaklaşan felaketin işaretlerinden kaçamayan genç kâhin Suri ve halkının
    geleceğini tayin edebilmek için kişisel bir trajediyle başa çıkması gereken Persephone.
    Destanlar Çağı sona erdi. Şimdi isyan zamanı.

  • Devlet Ana Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    ‘Devlet Ana’, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü üve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahir’iin en önemli romanı olarak gösterilen ‘Devlet Ana’, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.
    “Kemal Tahir, tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerinden hareket ettiği için hem ‘mahalli ağızları’, hem Türkçe’nin küçümsenmiş ve unutulmuş nesir dilini hem de yeni imkanlarını kaynaştırarak ve aşarak kullanabilirmiştir. Eserlerindeki eşsiz dil ve üslup güzelliğinin kaynağı bu davranıştadır. Daha önceki romanlarında da görülen bu özellik ‘Devlet Ana’da en yüce noktasına erişmiştir. Türkçe’nin unutulmuş olan dehası bütün boyutları, zenginliği ve haslığıyla ilk olarak Kemal Tahir’in eserlerinde kendini göstermektedir.”
    – Selahattin Hilav-

  • Devlet Ana – 50. Yıl Özel Edisyonu Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    İlk olarak 1967 yılında yayımlanan ve 1968 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü kazanan Devlet Ana, Kemal Tahir’in romancılığının zirve noktası olarak kabul edilmektedir. Sözlü ve yazılı kaynaklardan aldığı unsurlara kendi mührünü vurarak bütün bir edebiyat kariyeri boyunca aradığı dil ve üsluba bu romanda ulaşan Kemal Tahir, Osmanlı Devleti’nin ve Anadolu’nun tarihine ilişkin birçok çarpıcı düşünceyi de Devlet Ana’nın dokusuna ustaca yedirmiştir.

    Devlet Ana: Türkçe edebiyatta bir dönüm noktası!

  • Dirilen Öfke Yazar:

    Dirilen Öfke ile birlikte Takeshi Kovacs’ın macerası nihayete eriyor!

    Takeshi Kovacs eve döndü. İki kez.

    Quellist devrimin kazanımları kaybolmuştu. İlk Aileler, şirketler ve yakuza, Harlan Dünyası’nı iliklerine kadar sömürmenin yolunu arıyordu. Kovacs ise katledilen rüyalarının intikamını almak için geri dönmüştü. Söylentilere göre, Quellcrist Falconer da öyle…

    İkinci bir isyanın söylentileri, makinelerin ele geçirdiği New Hokkaido’nun teknolojik gerilemesi ve Quell’in ölümden dönüşüne ve özgür bir dünyaya duyulan hasret karşısında bir siyasi entrika fırtınası kopmak üzereydi. Fakat isyanla karşılaşan İlk Aileler harekete geçecek ve isyanın kökünü kazımak üzere Kovacs adlı genç ve vahşi Kordiplomat’ı depodan çıkaracaklardı… kendini isyanın göbeğinde bulan daha yaşlı, yorgun ve suçlu ikinci bir Takeshi Kovasc’la beraber.

    Kesin olan bir şey vardı, Takeshi Kovacs adında biri ölecekti. Sonsuza dek.

  • Disko Topu Yazar: Ayça Güçlüten 1,00 

    “Boşluğa doğru yol alacak hikâyem çok kısa zamanda unutulup gidecektir.

    Unutulmamak hayata ait değil zaten.

    Ama… Hiç umulmadık insanların da yazılı tarihleri olur bir yerlerde.”

    Bu dünyayla aynı dili konuşmayan, aynı pencerelerden bakmayan ve aynı kapılardan geçmeyen, çoğunluğun ezberi dışında kalan yönleriyle, alışılmışın dışında görme biçimleriyle bilinçdışındaki asıl dünyasına körü körüne bağlı bir kadın. Topluma göre ise belki de sadece “öteki”.

    “Ben bir hiçtim. Ben her şeydim. Ne olursam olayım, vardım.

    Ben de biri idim.

    Tokalaşmak istemediğiniz biri.

    Çevrenizi dikkatle taradığınızda bile gözlerinizin görmeyi atladığı biri.

    Rağmen biri.”

    Çıkmaz sokakların ve mutlu sonla bitmeyen masalların da kahramanları olur. Efendilerle, çiçeklerle, patronlarla, komşularla, dikenlerle, devlerle, Nene’yle, ağaçlarla, susamlı akide şekerleriyle, cücelerle, yoldaşlarla, kardeşlerle dolu bir hayatın içinde o hep kendine ait tek parçanın peşinde: Küçük’ün.

    Dünya dönüyor. Disko topu dönüyor. Döndükçe bir şeyler değişiyor. Birileri gidiyor, birileri dönüyor…