Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
SUAT DERVİŞ KİTAPLIĞI (7)

7 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Aksaray’dan Bir Perihan Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Bizi çirkinleştiren veya utandıran şeyleri düşünmemek en hayırlısı değil miydi?

    Perihan, Aksaray’da yetişmiş, kaba, sınıf atlama hevesi içinde olan ve bu sınıf atlama çabasını eşi Nuri ile para üzerinden gerçekleştiren bir kadındır. Nuri ise saraylı bir aileden gelen, Perihan’ın kontrolünde yaşayan, hiçbir şeye ses çıkarmayan, her türlü ahlaksız davranışı bile kabul eden bir adamdır. Perihan bu yolda her türlü davranışı mübah görmekte ve eşine de bu konuda sürekli telkinler vermektedir.

    Gece Postası‘nda tefrika edilen Aksaray’dan Bir Perihan‘da Suat Derviş, Perihan karakteri üzerinden zenginleşen, ama bir taraftan da yozlaşmakta olan toplumu eleştirir.

  • Ankara Mahpusu Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Şehir, sokaklarda sürünenler, köprü altında yatanlar, arsalarda, oyuklarda, kovuklarda tüneyenler… binlerce biçare, binlerce sefille doluydu. Bu tıklım tıklım şehrin tek insanları, yalnız insanları nereye giderler, onu kimse bilmezdi.

    Vasfi, tıp fakültesinde okurken mahallesindeki Zeynep adlı kıza âşık olur. Gözü Zeynep’in aşkından başka bir şey görmeyen Vasfi, Zeynep’in büyük amcasıyla evlenmesinin ardından yıkılır. Zeynep’e toz kondurmayan Vasfi, bir gün kuzeninin Zeynep’in foyasını ortaya çıkarmak için kumpas kurduğunu öğrenince, Zeynep için hiç tereddütsüz, düşünmeden kuzenini öldürür. Uzun yıllar süren hapis hayatından sonra Vasfi, yeniden hürriyetine kavuşur ve insanlar arasında kendine bir yer bulmaya çalışır. Tutunacak hiçbir şeyi olmayan Vasfi’nin artık ne parası ne kalacak bir yeri ne de kimsesi vardır. Vasfi’ye ait tek yer sokaklardır…

    Suat Derviş’in 1957 yılında Fransa’da yayımlanan ilk Türk romanı olma özelliği taşıyan ve Türkiye’de “Zeynep İçin” adıyla yayımlanan romanı Ankara Mahpusu ismiyle Türkiye’de ilk kez 1968 yılında yayımlanır. 18 dile de çevrilen bu eserinde Suat Derviş, bir aşk için hürriyetinden vazgeçen Vasfi üzerinden umudun, özgürlüğün öyküsünü kaleme alır. Ayrıca yıkılan bir imparatorluğun yerine kurulan yeni bir sistem içinde kendine yer bulamayan insanların hikâyesinin düşündürücü portresini de çizer Suat Derviş. Yazar, diğer eserlerinden farklı olarak ilk kez bu eseriyle umuda ve mutluluğa göz kırpar.

  • Çılgın Gibi Yazar: Suat Derviş 1,00 

    İthaki Yayınları, Suat Derviş’in tüm eserlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor.

    Bugünün okurlarını da etkileyecek bir aşk romanı olan Çılgın Gibi’de Suat Derviş’in bir başka unutulmaz kahramanı Celile sahne alıyor. Geçmişin farklı dünyasına değişmeyen duyguların eşlik ettiği Çılgın Gibi’nin, Türk romanının önemli örnekleri arasında kalıcı bir yer edineceğine inanıyoruz…

    Suat Derviş, bence önemli bir romancımız. Siyasî görüşleri dolayısıyla hem epey eziyet çekmiş, hem de unutturulmak istenmiş. İlk romanlarını çok genç yaşta kaleme almış. O zamanın büyük bir ustası, Ahmet Haşim, bu ilk eserleri özellikle salık vermiş; genç romancıyı bir ‘üslûpçu’ olarak esenlemiş. Edebiyat tarihimiz pek farkında değil.

    Birkaç kez basıldığı halde, edebiyatseverlerin üzerinde yeterince durmadıkları Çılgın Gibi, Suat Derviş imzalı çok güzel bir romandır. Acı bir aşk romanı. Aşkı Marksist açıdan tahlil eden bir roman; bence, edebiyatımızda kardeşi yok.
    -Selim İleri-

    Suat Derviş önce kahramanlarının yaşadığı iklimi ustalıkla tarif ediyor. Dönemin İstanbul’u, karaborsa ve savaş zenginlerinin hayatı, güç tutkusu, soyluluğun bir hayalet gibi hâlâ gücünü hissettirmesi vs… Sonra kahramanlarımızı tanıyoruz tüm hususiyetleriyle ve ardından başlayan yasak aşk hikâyesi. “Aşkın masumluğundan kopması, aldatmanın insanda yarattığı haz ve pişmanlık, mutluluğun her halükârda elde edilemeyişi”, hepsini de ince ince işliyor.
    -Ercan Kesal-

  • Fosforlu Cevriye Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Atilla Dorsay’ın önsözüyle…

    Bir gece kadınına, bir karanlık kızına bundan daha güzel ve onu daha iyi vasıflandıran bir sıfat bulmaya imkân mı vardı! Güzelliği kadar, ismi de kaldırımlarda meşhurdu.

    Güzelliği dillere destan, yeri geldiğinde mangalda kül bırakmayan, gökyüzündeki yıldızlardan düştüğüne inanacak kadar saf bir fahişe Fosforlu. İstanbul’un her sokağını, karakollarını bilen Cevriye’nin karşısına hiç tanımadığı bir adam çıkar. Hayatında kimse Cevriye’ye, hastalığında kendisine bakan, itina eden, ilk kez bir kadın olduğunu hissettiren bu adam gibi davranmamıştır. Bu yabancıyı tanımasıyla birlikte Cevriye daha önce hiç hissetmediği, hiç bilmediği duyguları tadacak ve sevmeyi, tutsaklığı öğrenecektir.

    Suat Derviş, ilk kez 1968’de yayımlanan Fosforlu Cevriye adlı kitabında, toplumun dışına itilmiş, “öteki” olarak konumlandırılan bir fahişenin hayatını anlatıyor. Toplumun farklı sınıflarından karakterlere yer verdiği, sade bir dille yazdığı ve insan sevgisini temel aldığı bu romanıyla, toplumda var olan iki yüzlülüğe de ironik yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

  • Hiç Yazar: Suat Derviş 1,00 

    “Evet, her şey hiç! Her şey bir sabun köpüğü! Saadet de öyle! Tutmak, yakalamak istediğiniz zaman parmaklarınız birbirine sürünüyor. Ve ortada hiçbir şey yok. Ya aşk! Aşk nedir? O kadar kahir, o kadar elle tutulabilecek kadar muazzam bir ıstırabı olan bu aşk nedir? Hiç, o da bir hiç, öyle değil mi?”

    Seza, küçük oğlu Mehmet ve dadısıyla yaşarken evli bir adam olan Atıf’la ilişkisi olur. Atıf, ölen kocasının ortaklarında kalan parayı alması için Seza’nın yurtdışına gitmesine yardım eder. Seza yurtdışındayken Atıf’ın başından savmak için kendisini yurtdışına gönderdiğinin farkına varır. Yurtdışında bir taraftan kocasından kalan parayı almaya çalışırken, bir taraftan da oğlu Mehmet’in hastalanmasıyla hastane ve sanatoryumlarda vakit geçirmeye başlar. Her şeye rağmen Mehmet’i kurtaramaz.

    Suat Derviş, 1935 yılında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen ve 1939 yılında kitap olarak yayımlanan eseri Hiç’te bir kadının dünyasını anlatıyor. Yazar, bu eserinde farklı açılardan annelik ve aşk temasını ve Doğu ile Batı arasındaki farklılıkları da olağanın dışında bir bakış açısıyla ele alıyor.

  • Kara Kitap Yazar: Suat Derviş 1,00 

    Hayaletler, fırtınalı geceler, ölümler, eski evler ve doğaüstü güçler… Bunların yanı başında kıskançlık, güzellik ve aşk…

    Hasta bir genç kız olan Şadan, güzelliğinden dolayı acı çeken Fatma, bir babayla oğlu arasında kalan Zeliha ve kocasına çok âşık olan Zehra…

    İlk kitabı olan Kara Kitap’la birlikte, daha önce Latin harfleriyle hiç yayımlanmamış Fatma’nın Günahı, Ne Bir Ses… Ne Bir Nefes… ve Buhran Gecesi adlı romanlarının yer aldığı bu ciltte, Suat Derviş’in gotik edebiyata girebilecek özellikler gösteren, dört kadının hikâyesinin anlatıldığı dört eserine bir arada yer verilmiştir.

  • Yıldızları Seyreden Kadın: Suat Derviş Edebiyatı Yazar: Kolektif 1,00 

    “Suat Derviş 1920’lerden 1970’lere kadar durmadan yazmış; öyküler, romanlar, gazete yazıları, röportajlar ve edebiyat eleştirileri bırakmış ardında. Siyasi görüşleri ve bireysel duruşuyla da özgür ve özgün bir kadın Suat Derviş. Bu denli üretken bir yazarın ve cesur bir kadının hafızalardan tamamen silinmiş olduğu düşünülemez elbette…”

    Günseli Sönmez Işık tarafından yayına hazırlanan Yıldızları Seyreden Kadın – Suat Derviş Edebiyatı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin düzenlediği 3. Kadın Yazarlar Sempozyumu’nda yapılan sunumlardan bir seçki. Türk edebiyatında hak ettiği yere kavuşamamış bir ismin edebi dünyasını bütün yönleriyle ele alan çalışma, hem Suat Derviş’in yapıtlarını severek takip eden okurlar hem de araştırmacılar için bir başvuru kitabı niteliğinde.

İthaki Yayınları