Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
Genel (10)

10 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret Yazar: 15,00 

    Yirminci yüzyılda hem edebiyata hem de felsefeye büyük katkılar sağlayan, başta Cesur Yeni Dünya, Algının Kapıları ve Ada olmak üzere yazdığı elli kadar kitapla yalnızca çağını değil çağdaşlarını da derinden etkileyen, döneminin en önemli entelektüellerden İngiliz yazar Aldous Huxley, yedi kez de Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi. Başyapıtı Cesur Yeni Dünya’nın güncelliğini sorgulayan ve panoramasını çıkaran Cesur Yeni Dünyayı Ziyaret, Huxley’nin kaynak eserinin bir sağlaması niteliğinde.

    Cesur Yeni Dünya’dan yaklaşık otuz sene sonra yayımlanan eser, romandaki kehanetlerin ne ölçüde gerçekleştiğini mercek altına alıyor. Romanı yazarkenki öngörülerinin izini süren Huxley, dünyanın, tasavvur ettiği distopyaya çok daha büyük bir hızla dönüştüğü sonucuna varıyor.

    Nüfus artışından uyuşturucu kullanımına kadar pek çok konuda fikirlerini belirten Huxley, bu kitabıyla birlikte Cesur Yeni Dünya’yı yeniden ele alırken bir diğer romanı Ada için de köprüler kuruyor.

     

    “Huxley’nin uzak bir geleceğe dair satirik öngörülerinin bu kadar kısa sürede gerçeğe dönüştüğünü keşfetmek dehşet verici.”

    -New York TImes

    “Çağımızın belirsizliğinde bize kim olduğumuzu gösteren şeylerden biri de Huxley’nin dehasıdır.”

    -Margaret Atwood

  • Dilbilim Kuramları İki Düzlem Beş Kuram Yazar: 34,00 

    Bu kitap, çağdaş dilbilim kuramlarını güncel kaynaklar ışığında ayrıntılı bir şekilde tanıtmakta ve analiz etmektedir.

    Ülkemizdeki dilbilim araştırmalarına yeni bir soluk katacak nitelikteki bu çalışma hem dilin kendisini hem de ideolojiyi ve söylemi anlamada bir araç olarak dili incelemeye yönelik bakış açılarının bilimsel düzlemde ele alınışının önünü açmak amacıyla; dilin özne ve nesne olarak yer aldığı tüm alanlarda araştırma yapmak isteyen araştırmacılar, kendilerine araştırmacı olma yönünde yol çizen öğrenciler ve dil çalışmalarının bilimsel yönüne ilgi duyan ve kimi düzenekleri dil aracıyla anlamaya, açıklamaya çalışan herkes için yazılmış bir başvuru kaynağıdır.

  • Doğal Semboller: Kozmoloji Keşifleri Yazar:

    Mary Douglas, Doğal Semboller’de oldukça heyecanlı bir dil ve yaklaşımla ritüelin modern dünyada hâlâ çok önemli bir yer tuttuğunu iddia ediyor. Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısında toplumsal yapılarda ve bireysel tavırlarda formellikten uzaklaşıldığı ve ritüelin hor görüldüğü gözleminden yola çıkan Douglas, gerçekte bir düzen, bir hiyerarşi, bir sınırlama dürtüsünün ve teamülünün insan varoluşuna her zaman eşlik ettiğini savunuyor. 

    “Doğal Semboller bugün de Mary Douglas’ın düşüncesini anlamayı sağlayan en önemli yapıt. Bu gerçek, onu antropologların yirminci yüzyılda yazdığı en önemli  teori kitapları arasına yerleştiriyor.”

    —Richard Fardon Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu

     

     

    “Doğal Semboller… Durkheim geleneğinin büyük yapıtlarından biri.”

    —Times Literary Supplement

     

  • Elric Rüya Diyarlarında Yazar: 40,00 

    Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

     

    Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin beşinci kitabı Rüya Diyarlarında’da Elric hikâyesinin başlangıcına götürüyor bizi. Kronolojik olarak Melnibonéli Elric’ten sonra geçen İnci Kalesi’nde, Elric hikâyeye ismini veren kaleyi bulmak için kılıcından, ona güç veren büyülerden mahrum kalma pahasına bir genç kızın rüyalarına adım atıyor.

     

    Bu ciltte ayrıca Neil Gaiman’ın önsözü ve Michael Moorcock’a ithaf ettiği Eski Moorcock Dolu Bir Yaşam öyküsü, DC tarafından yayımlanmış Elric: Bir Büyücünün Eğitimi çizgi romanının senaryosu, Fildişinden Portre isimli bir bir Elric öyküsü ve Moorcock’ın fantazi edebiyatı üzerine yazdığı Fantazi Suretleri’nin üçüncü bölümü okurlarla buluşuyor.

  • Hiçbiri Yazar: 25,00 

    Ayşegül Utku Günaydın’ın önsözü,

    Serdar Soydan’ın titizlikle hazırladığı kronolojik biyografisiyle

     

    Suat Derviş, gerçek sevginin önemini ve sevgisizliğin insan ve toplumu ne hale getirdiğini tüm gerçekliğiyle anlatıyor.

     

    1923 yılında Kütüphane-i Sudi Neşriyatı tarafından basılan Hiçbiri, insani ilişkilerin, yalnızlığın, hayal kırıklıklarının ortaya çıkardığı ruh hallerini derinlemesine tahlil ederek karakterlerini kuruyor. Ablası Hamiyet Derviş’le olan ilişkilerinden de beslenen romanda Suat Derviş, yer yer kendini bir roman karakterine dönüştürmekten çekinmiyor.

     

    “Derviş, karakterleri üzerinden kadının gerçek anlamda yaşamaması ve hayatın içine girememesi sorunlarını dile getirmiştir.”­ – AYŞEGÜL UTKU GÜNAYDIN

  • Kadınlar Ülkesi Yazar:

    Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.” —Marge Piercy

     

    “Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.” —Joanna Russ

     

    Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.

     

    Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.

     

    Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.

     

    Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?

     

    Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.

  • Selimiye Mektupları Yazar:

    “Sevgili çocuk, demir yürekli kadınım! Korkular, acılar ve zulüm yenilecektir bir gün… İnsanoğlunun yıkılmaz inancı ezecektir vahşeti… Mutlaka ezecektir… İnsanları taş duvarlar, demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi, onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır… Taş duvarlar, kelepçeler, zincirler, demir kapılar yok olacaktır…

     

    Sevgili… Bahar bütün kuşları, çayırları ve çiçekleri ile geldi… Bahar biziz sevgili, biziz baharı yaşatan… Bahar yeni baharlara varacak içimizde… Ağaç, kuş, çiçek bizimle güzeldir sevgili… Çünkü ona can veren biziz…

     

    Otuz sekiz yaşım, ranzam ve taş duvarım…

     

    Parmaklığım… Kelepçem… Kırlangıç kuşları ve

     

    Oğlum ve karım ve anam… Hepiniz… Merhaba!”

    5 Nisan 1974

    Yılmaz Güney

     

     

    Selimiye Mektupları, siyasi görüşleri ve eylemleri gerekçe gösterilerek 1972-1974 yılları arasında mahkum edilen Yılmaz Güney’in Selimiye Cezaevi’nden eşi Fatoş Güney’e gönderdiği umut, inanç ve aşk dolu mektuplarını içeriyor. Bu mektuplar; taş duvarlar ve demir parmaklıkların düşünmeye, üretmeye, aydınlık yarınlara inanmaya engel olmadığının, umudun yeşerebilmesi için önemli olan tek şeyin boyun eğmeyen bir baş olduğunun altını çizen yiğit bir adamın, Çirkin Kral’ın mektupları.

  • Uykulu Kuytu Söylencesi Yazar: 14,00 

    “Washington Irving öyle bir yazar ki çağdaşlarını gölgede bırakıyor.” –Stephen King

     

    Amerika’nın ilk gotik yazarlarından Washington Irving’le İç Savaş sonrasının puslu coğrafyasına bir yolculuk.

     

    “Uykulu Kuytu Söylencesi” Amerikan edebiyatının ilk hayalet öykülerinden biri olmasının yanı sıra ilk gotik öykülerden de biridir. Uykulu Kuytu’nun Başsız Süvarisi, söylenceye göre, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda bir top atışında başını yitirmiştir ve artık geceleri cepheye yetişmek için atını dörtnala süren bir süvariye dönüşmüştür.

     

    Bu seçkide, “Uykulu Kuytu Söylencesi”ne ek olarak Irving’in bir diğer meşhur öyküsü “Rip Van Winkle” ile “Lanetli Ev”, “Şeytan ile Tom Walker”, “Hortlak Damat”, “Alman Öğrencinin Serüveni” ve “Gibbet Adası’ndan Gelen Konuklar” isimli öyküler de yer alıyor.

  • Uzaktan Kumandalı Kız Yazar: 10,00 

    “Tiptree, yazıda ve üslupta ‘erkek’ ile ‘kadın’ın ne olduğunu belirleyen sınırları yerle bir etti.” –Ursula K. Le Guin

     

    Hugo En İyi Kısa Roman Ödülü

     

    Alice B. Sheldon 1967 yılında James Tiptree Jr. adıyla bilimkurgu yazmaya başladığında kimse onun aslında bir kadın olduğunu bilmiyordu. Bu durum ortaya çıktığında ise insanlar ne şaşkınlıklarını gizleyebilmiş ne de yazarı takdir etmekten kendilerini alabilmişti. Ötekilikten cinsiyete, gerçeğin yanıltıcılığından insanın evrendeki yerine kadar pek çok konuyu eşsiz üslubuyla anlattığı onlarca eserinin en önemlilerinden biri olan Uzaktan Kumandalı Kız‘da ise Tiptree yalnızca kendisinin yazabileceği, feminist, antikapitalist bir siberpunk hikâye ortaya koyuyor.

     

    Kurumlarca yönetilen bir yakın gelecek. Reklamların yasaklandığı bir distopya. Bu durumla baş etmek için farklı yöntemler deneyen şirketler. Bu mücadele sonucunda ortaya çıkan ve tek görevleri alışveriş yaparken görüntülenip subliminal reklamların bir parçası olmak olan popüler kültür ikonları – yani geleceğin tanrıları.

     

    Kendi halinde bir kız olan ve hastalığından dolayı fiziksel olarak fazlasıyla deforme hatta çirkin P. Burke hiç beklemediği bir anda hayatının fırsatıyla karşılaşır. Elinde artık bir tanrı olma fırsatı vardır, hem de insan elinin ürettiği en güzel canlılardan biri olarak, Delphi olarak.

     

    Kilometrelerce öteden P. Burke’ün kumanda etmesiyle dünyayı sarsmaya başlayan Delphi şöhret basamaklarını hızla tırmanırken bu akıldan yoksun Kumandalı’nın arkasındaki Burke de yaşam amacını bulmuş gibidir. Ta ki bu sahte bedenini fazla benimseyip âşık olana dek.

     

    İnsanı insan yapan bilinci midir? Ruh mu bedene hapistir yoksa beden mi ruha?

     

    Uzaktan Kumandalı Kız, hayallerin yeniden bedenlenme süreci.

     

    Ursula K. Le Guin’in önsözüyle

  • Yabancı: Kalecinin Tarihi Yazar:

     

    “Kaleci yalnız bir kartal, esrarengiz bir adam, son kurtarıcıdır.” –Vladimir Nabokov

    Albert Camus, Arthur Conan Doyle, Yevgeny Yevtuşenko, Julian Barnes ve Nabokov… yolu kalecilik pozisyonundan geçen sıradışı karakterlerden bazıları.

    Jonathan Wilson, futbolun “yalnız” adamlarının kültürel tarihini ve futbol sahasındaki evrimini kendine has üslubuyla, edebiyat dünyasından isimlerin de hikâyeleriyle birlikte anlatıyor. Yazar, Afrika’nın en büyük iki kalecisinin yetiştiği Kamerun’un Bassa bölgesine ve 1986 Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde dört penaltı kurtararak tarih yazan Steaua Bükreş kalecisi Helmuth Duckadam’la konuşmak için Romanya’ya yolculuk ediyor. Wilson şahane taktik ve teknik bilgileriyle, kaleciliğin diğer on pozisyondan nasıl farklı bir yerde olduğunu en ince ayrıntısına kadar aktarıyor.

    Yabancı, futbolun en gizemli şahsiyetleri olan kalecilerin kusursuz hikâyesi.