Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ (48)

1–16 / 48 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Ağrı Dağı Yazar: Christopher Golden 1,00 

    2018 BRAM STOKER ÖDÜLLERİ EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

    Ağrı’da şiddetli bir deprem… Depremin yol açtığı çığ sonucu Ağrı Dağı’nda ortaya çıkan esrarengiz bir gemi… Bunun Nuh’un Gemisi olduğuna dair sonu gelmez iddialar…

    Maceracı bir çift olan Adam ile Meryem’in önderliğinde arkeologlar, akademisyenler, dağ rehberleri ve Türk hükümet görevlileri bu gizemli gemiye doğru fırtınalı Ağrı Dağı’nda yolculuğa çıkar. Orada buldukları ise tüm ekibi dehşete düşürür: bir tabut ve içinde korku verici bir ceset.

    Tuhaf olaylar, esrarı çözmeye çalışırken mağarada mahsur kalan ekibin peşini bırakmaz. İlk cinayet işlendiğinde ve yalnız olmadıklarını anladıklarında ise artık çok geçtir: Orada karşılaştıkları kötülük, yalnızca onları değil tüm insanlığı tehdit etmektedir.

    “Christopher Golden böylesine farklı konuları sürükleyici ve heyecan verici bir romana dönüştürerek çok büyük bir iş başarmış.” –Josh Malerman

    “Christopher Golden’ın Ağrı Dağı, Türkiye’deki ünlü dağın tepesinden çığ gibi düşen hareketli ve ürkütücü bir serüven. Dünyanın en eski hikâyelerinden birinin zekice, özgün ve korkutucu bir yeniden anlatımı.” –Paul Tremblay

    Ağrı Dağrı, Christopher Golden’ın başyapıtı. Lovecraft’ın Deliliğin Dağlarında’sı ve John Carpenter’ın The Thing’i tadında bir roman. Bayıldım!” –Brian Keene

    “Golden, içimizdeki karanlığa bir yüz ve bir isim veriyor. Sıradışı bir eser.” –M.R. Carey

    “Kısmen psikolojik-korku kısmen de doğaüstü gerilim kitabı olan Ağrı Dağı, bu türdeki kitaplar arasında bir şaheser. Sakın yatmadan önce okumayın!” –Sarah Pinborough

  • Anansi Çocukları Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi’nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor.

    Her şey Şişko Charlie’nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de…

  • Andromeda Nebulası Yazar:

    “Ivan Yefremov, modern bilimkurgunun nasıl yazılması gerektiğini gösterip Sovyet bilimkurgusunun altın
    çağını başlattı.” –Boris Strugatski
    Aynı zamanda bir biliminsanı olan Ivan Yefremov, Sovyet Rusya’da bilimkurgu edebiyatının öncülerinden biri.
    Başta Strugatski Kardeşler olmak üzere birçok Sovyet yazara ilham veren ve onlara yol gösteren belki de en
    önemli yazar.
    Andromeda Nebulası da sosyal içeriği ve Yefremov’un sahip olduğu bilimsel bakış açısıyla ilk modern Sovyet
    bilimkurgusu olarak kabul ediliyor.
    Kimsenin aç kalmadığı, fakirliğin yok olduğu, sınıf ayrımının ortadan kalktığı, insanların potansiyellerinin
    zirvelerine ulaşmak için tüm imkânlara sahip oldukları klasik bir komünist ütopya anlatısı Andromeda
    Nebulası. Zamanın bilimsel gelişmelerini sonuna kadar kullanmakla kalmayıp geleceğin toplumları hakkında
    çağdaşı bilimkurguların ötesinde şeyler söylemeyi de beceren, bunu yaparken macera dolu bir hikâye anlatmayı
    ihmal etmeyen bir kitap.

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Artemis Yazar: Andy Weir 1,00 

    Goodreads okurlarına göre 2017’nin en iyi bilimkurgu romanı.

    Son yılların en iyi bilimkurgu romanlarından biri olan Marslı‘nın yazarı Andy Weir’dan yepyeni, soluk soluğa bir kitap!

    Jazz Bashara hiçbir zaman kahramanlık peşinde koşmamıştı. Tek isteği zengin olmaktı.

    Artemis… Ay’daki tek şehir. Eğer çok zengin değilsen ya da bir turist olarak ziyaret etmiyorsan Ay ve Artemis, tabiri caizse “zalim bir sevgilidir”. Haliyle hayatta kalmak için ufak tefek kaçakçılıklar yapmak pek de beklenmedik bir şey değil. Özellikle de çok borcun varsa ve alın terin bu borçları kapamaya yetmiyorsa.

    Ek iş olarak kaçakçılık yapan Jazz’in hayatı da karşısına reddedemeyeceği bir teklif çıkınca tamamen değişir. Küçük bir kaçakçı olarak kalkıştığı bu büyük sabotaj boyunu aşacak ve beklediğinin de ötesinde Jazz, tüm Artemis’in kontrolünü ele geçirmeyi ilgilendiren bir komplonun ortasında bulacaktır kendini. Bundan sonra alması gereken risk, işe ilk girdiği zamankinden çok daha büyüktür.

    Andy Weir, Marslı’da gösterdiği mühendislik, bilim ve teknoloji bilgisini Artemis’te de sergileyip yine fazlasıyla gerçekçi bir gelecek öngörüyor.

    Marslı’dan sonra isteyebileceğiniz her şey bu kitapta: zekice, eğlenceli, adrenalini yüksek, elinizden düşüremeyeceğiniz bir öykü.” –Ernest Cline, Başlat’ın yazarı.

    “Weir imkânsızı başardı – Ay’daki bir şehirde geçen bilimkurgu noir romanıyla Marslı’yı solladı. Bu hayattan daha ne isteyebilirsiniz ki? Gidip okuyun şu kitabı.” –Blake Crouch, Karanlık Madde’nin yazarı.

    “Heyecan verici, keskin zekâlı, adrenalin dolu bir macera… senenin en iyi bilimkurgu romanlarından biri.” –Booklist (starred review)

  • Bilge Adamın Korkusu (Kral Katili Güncesi 2. Gün) Yazar: Patrick Rothfuss 1,00 

    “Her bilge adamın korktuğu üç şey vardır: fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı birinin öfkesi.”

    Bilge Adamın Korkusu’nda Kvothe kahramanlık yolundaki ilk adımlarını atıyor ve kendi ömrü dahilinde efsane haline gelmenin hayatı bir adam için ne kadar zor kılabileceğini öğreniyor.

    Uyuyan höyük krallarından prensesler kaçırdım. Trebon kasabasını yakıp kül ettim. Felurian’la bir gece geçirdim ve hem canıma hem de aklıma mukayyet olabildim. Çoğu insanın alındığından daha küçük bir yaşta Üniversite’den atıldım. Başkalarının gündüz gözüyle ağızlarına almaktan bile korktukları yollardan ay ışığı altında geçtim. Tanrılarla konuştum, kadınlar sevdim ve ozanları ağlatan şarkılar yazdım. Benim adım Kvothe. Belki beni duymuşsunuzdur.

  • Bir Bedenin Gerçeği Yazar:

    Guardian Yılın En İyi Kitabı
    Lambda Edebiyat Ödülü Kazananı
    Chautauqua Ödülü Kazananı
    “Bir Bedenin Gerçeği, tek kelimeyle çarpıcı.”
    –Paula Hawkins, Trendeki Kız ve Karanlık Sular’ın yazarı
    “Muhteşem. Hem sürükleyici hem de sinir bozucu.”
    –Celeste Ng, New York Times çoksatanı Küçük Yangınlar’ın yazarı
    Korkunç bir suç. Gizlenen aile sırları. Bedenlere saklanan gerçekler. Avukatlar. Katiller. Hapishaneler. Alkolik ebeveynler.
    Yüzleşmemiz gereken travmalar. Affetmenin gücü… ve sarsıcı bir gerçek hikâye.
    Yıl: 1992. Bir çocuk kayboldu: Jeremy Guillory. Annesi mahalledeki komşulardan birinin kapısını tıklattı. Kapıyı açan gözlüklü,
    zayıf, saçları dağınık bir adam: Ricky Langley. Anne, Ricky’ye oğlunu görüp görmediğini sordu. Ricky görmediğini söyledi. Yalan
    söyledi.
    Sessiz ormandaki gönüllüler… Bir çocuğu, masum bir çocuğu arıyorlar. Jeremy, Ricky’nin kaldığı evde, odasındaki dolabın içinde,
    battaniyelere sarılmış duruyor. Ağzına kirli bir çorap sıkıştırılmış. Jeremy nefes almıyor. Katili Ricky ise arama çalışmalarına yardım
    ediyor.
    Alexandria Marzano-Lesnevich idam karşıtıydı. Ancak hukuk stajı sırasında Ricky’nin fotoğrafı ve davasıyla karşılaşınca içinde
    uyanan hislere kendi bile şaşıracaktı. Alexandria, Ricky’nin işlediği suçu araştırmaya başladı. Bu adam, Alexandria’nın da
    geçmişindeki bir düşmanı, izlerini hâlâ taşıdığı travmayı hatırlatacaktı.
    Bir cinayeti, kurbanı ve katili araştırırken, kendi geçmişini de anlamaya çalışan Alexandria Marzano-Lesnevich, Bir Bedenin
    Gerçeği’nde bir suçun sırlarını aydınlatarak aynı zamanda kişisel tarihimizi nasıl yazdığımızı da gösteriyor. Yazımı on yıl süren bu
    ezber bozan kitap, hukukun düşündüğümüzden daha da kişisel bir mevzu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

    “Hayatın sahici karmaşalarını benimseyen, nadir kitaplardan.”
    –Mark Haddon, Süper İyi Günler’in yazarı
    “Dolu dolu, tedirgin edici, gözü kara ve büyüleyici bir kitap.”
    –Tom Perotta, Kalanlar’ın yazarı
    “Olağanüstü bir kitap. Çok katmanlı, zorlayıcı ama kesinlikle okunması gereken bir eser.”
    –S.J. Watson, Uyuyana Kadar’ın yazarı

  • Cebirci Yazar: Iain M. Banks 1,00 

    Yıl Milattan Sonra 4034.

    İnsanoğlu uzayı kolonileştirmeyi çoktan başarmıştır. Gelgelelim Nasqueron Ahalisi’nin yüksek yönetim kademeleri arasına araştırmacı sıfatıyla kabul edilmiş bir Yavaş Kâhin olan Fassin Taak yılsonunu sağ salim getirebilirse kendini mutlu sayacaktır.

    Bir zamanların görkemli ama son dönemlerin çöküşteki bu topluluğu, her ne kadar görünürde son derece yüksek bir gelişmişlik düzeyine sahip olsa da, temelde barbarca kabul edilen bir yaşam tarzına sahip, kendi gençlerini avlamaktan haz alan ve sırf âdet yerini bulsun diye giriştiği anlamsız iç savaş silsilelerinden başını kaldıramayan bir ırk kabul edilip kendisi dışındaki tüm topluluklar tarafından yalnızlığa itilmiştir. Hakkında yok denecek kadar az bilgiye sahip olduğu askeri-dini özellikte bir emir-komuta zincirinin -ki bu, galaksinin yönetimini bir süreden beri elinde bulunduran son güç erkinin, yani Mercatoria adlı barok hiyerarşinin de bir parçasıdır aynı zamanda- beklenmedik desteğini de bu defa arkasına alan Fassin Taak bir kez daha Ahali’nin yaşam alanında seyahate çıkmak durumundadır. Peşinde olduğu şey ise, yarım milyar yıldır saklı olan bir gizemdir. Diğer yandan, muazzam bir savaş her geçen gün daha da yaklaşmaktadır… Kâhin Taak’ın o güne dek tanıyıp bildiği her şeyi ve de herkesi bir çırpıda ortadan kaldırması işten bile olmayan bir savaş…

    Birçok romanını “ölmeden önce okunması gereken 1001 kitap” listesinde görebileceğimiz Iain Banks, The Times tarafından “1945 sonrası En İyi 50 Britanyalı Yazar” listesine seçildi. İskoç yazar, yaşamı boyunca sayısız ödüle aday gösterildi ve birçoğuna da sahip oldu.
    “Bilimkurgunun standartlarını belirleyen yazar…”

    -Guardian-

    “Eğer onun kitaplarından hiçbirini okumadıysanız, birini okuyun. Sonra bir başkasını… Kötü kitapları bile iyidir, iyileriyse hayret vericidir.”
    -Neil Gaiman-

    “Banks bir fenomen… alışık olmadığımız caziplikte bir enerji ve zarafetle, katıksız bilimkurgu yazıyor.”
    -William Gibson-

    “Onun edebi kurgularına hep saygı duydum, ama bilimkurgularına daha derin bir hayranlık besledim.”
    -David Brin-

  • Cesur Yeni Dünya Yazar: Aldous Huxley 1,00 

    “Cesur Yeni Dünya” bizi “Ford’dan sonra 632 yılına” götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında “Cemaat, Özdeşlik, İstikrar” yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, “annelik’ ve ‘babalık’ pornografik birer kavram olarak görülür Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanır. Hipnopedya sayesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. “Herkes herkes içindir.”
    “Cesur Yeni Dünya”nın önemi yalnızca ardılları için bir standart oluşturması ve karamsar bir gelecek tasarımının güçlü betimlemesiyle değil, aynı zamanda ‘birey yok edilse de süren macerasının’ sağlam bir üslupta anlatılmasıyla da ilgili. Huxley, yapıtını ütopa geleneğinin kuru anlatımının dışına çıkarıp ‘iyi edebiyat’ kategorisine yükseltiyor.

  • 5 üzerinden 2.00 oy aldı
    Değiştirilmiş Karbon Yazar: Richard K. Morgan 1,00 

    21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon’dan uyarlanan ve Netflix’in yayımlayacağı distopik dizi Altered Carbon, 2018’in en çok seyredilecek projelerinden biri olmaya aday!

    PHILIP K. DICK EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

    25. yüzyıl. İnsanlık BM’nin gözetimi altında tüm galakside hüküm sürmekte. Irk, inanç ve sınıf farklılıklarının hâlâ devam ettiği bu dönemde teknolojideki yükseliş hayatı âdeta baştan tanımladı. Bir insanın bilinci depolanarak yeni bir bedene (ya da “kılıf”a) kolayca indirilebilir hale geldi ve ölüm olgusu, ekrandaki bir bip sesine indirgendi.

    Eski bir asker ve BM elçisi olan Takeshi Kovacs daha önce de öldürülmesine rağmen son ölümü bilhassa acı vericiydi. Evinden 180 ışık yılı uzakta, eski adıyla San Francisco, yeni adıyla Bay City’de yeni bir bedende uyanan Kovacs kendini, “varoluş”u alınıp satılır şeyler olarak gören bir topluma göre bile karanlık ve büyük ölçekli bir komplonun tam merkezinde buldu. Dünyanın en güçlü insanlarından biri olan Laurens Bancroft bir ölümün sırrını açığa çıkarmak için Kovacs’ı tutmuştu: Kendi ölümünün.

    Blade Runner ve Neuromancer gibi eserlerin izinden giden siberpunk türündeki Değiştirilmiş Karbon, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-distopya romanlarından biri.

    Değiştirilmiş Karbon’un evreni özgün ve çarpıcı. Muazzam karakterler ve eşsiz bir gizem barındırıyor.” –Patrick Rothfuss

    “Şahane bir iş. Mükemmel bir bilimkurgu. Değiştirilmiş Karbon, çok iyi bir giriş yapıyor ve hızını gittikçe arttırıyor. Eşit derecede merak uyandırıcı ve özgün bir eser; son sayfaya kadar elinizden düşüremiyorsunuz.” –Peter F. Hamilton

    “Zekâ dolu bir kara noir, eşsiz bir kurgu ve hikâyesini dört gözle öğrenmek isteyeceğiniz bir karakter.” –Ken McLeod

    “Bu hızlı okunan, etkileyici roman William Gibson’ın Neuromancer’ı ve Norman Spinrad’ın Deus X’inin merak uyandırıcı bir karışımı.” –Publishers Weekly

  • Destanlar Çağı Yazar:

    Michael J. Sullivan, Destanlar Çağı ile efsanelerle gerçeği, insanlarla tanrıları karşı karşıya getirecek yepyeni bir seriye
    başlıyor…
    İnsanlık tarihinin başlangıcından beri İnsanlar, Fhrey denen ilahi yaratıklarla beraber yaşamışlardı. Fhreyler büyü
    üzerinde hâkimiyet kurmuş, yenilmez, ölümsüz, insanlardan tamamen ayrı bir ırktı. Ancak bir Fhrey bir insanın ellerinde
    can verdiğinde, insanlar ve kendilerini tanrı olarak görenler arasındaki yüzyıllardır süregelen denge bozulacaktı.
    Yaklaşmakta olan savaşta insanlığın kurtuluşuyla yok oluşu arasında duran sadece birkaç kişi vardı: Tanrı Katili olarak
    kaderini kabullenmekte zorlanan Raithe, yaklaşan felaketin işaretlerinden kaçamayan genç kâhin Suri ve halkının
    geleceğini tayin edebilmek için kişisel bir trajediyle başa çıkması gereken Persephone.
    Destanlar Çağı sona erdi. Şimdi isyan zamanı.

  • Dönüş Yazar: Robert Charles Wilson 1,00 

    HUGO EN İYİ ROMAN ÖDÜLÜ

    LOCUS EN İYİ BİLİMKURGU ROMANI ÖDÜLÜ ADAYI

    JOHN W. CAMPBELL EN İYİ BİLİMKURGU ROMANI ÖDÜLÜ ADAYI

    “Robert Charles Wilson eşsiz bir yazar. Dönüş de muazzam bir roman.” –Stephen King

    “Okurun aklını alan fikirlere sahip bir bilimkurgu öyküsü anlattığı kadar insani bir hikâye de anlatması nazarımda Dönüş’le ilgili en mükemmel şeylerden biri.” –Jo Walton

    “Wilson, nefes kesici bilimkurgu-gerilim eseri Dönüş’te dokunaklı bir aşk hikâyesini, baba-oğul çatışmasını, apokaliptik bir dünyayı ve ekolojik sorunları mükemmel bir şekilde bir araya getiriyor.” –Publishers Weekly

    “Robert Charles Wilson yaşayan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri. Dönüş’te de bu ifadenin doğruluğu tekrar ortaya çıkıyor. Dönüş, son zamanların en iyi bilimkurgu romanı.” –Rocky Mountain News

     “Robert Charles Wilson ince bir zekâya sahip kışkırtıcı bir yazar. Okur, Wilson’ın hikâyeyi nereye götürdüğünü bildiğini düşünürken birden kendini tamamıyla farklı bir yerde buluyor.” –Robin Hobb

    Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilimkurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş ile “Dönüş Üçlemesi” başlıyor.

    Yıldızların kaybolduğu, gökyüzünün karardığı bir ekim gecesi, Ekim Olayı’na tanık olan üç genç: Tyler Dupree, Diane Lawton ve Jason Lawton. Tanık oldukları olay yalnızca kendi hayatlarını değil, tüm dünyanın gidişatını değiştirir. İsyanlar, intiharlar ve cinayetler hızla artış gösterirken inanç hareketleri de tıpkı dünyanın çevresindeki bariyer gibi dört bir yanı sarar. Bilim insanlarının çatısı altında toplandığı yeni bir kuruluş olan Perihelyon, Dönü’nün gezegene etkilerini çözmeye çalışırken hükümetler ve şartlar sürekli değişmekte,  tüm bunların ortasında, üç gencin Dönü’nün ve hayatın kendisiyle olan mücadelesi gittikçe tuhaflaşarak sürmektedir.

    İnsan ırkı, evrende yalnız olmadığının farkına acı bir biçimde varacaktır.

  • Düşmüş Melekler Yazar: Richard K. Morgan 1,00 

    21. yüzyıl bilimkurgu edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Değiştirilmiş Karbon serisi ve çarpıcı ana karakteri Takeshi Kovacs dizinin ikinci kitabı Düşmüş Melekler’le geri dönüyor!

    Değiştirilmiş Karbon’daki olayların üzerinden otuz sene geçti. Ancak eski bir BM elçisi olan Takeshi Kovacs’ın maceraları hız kesmedi. Pek çok kez kariyer ve kılıf değiştirip yeni bir bedenle bu kez daha büyük olayların ortasında buldu kendini: Kanlı bir ayaklanmayı durdurmak üzere uzak bir gezegenin hükümetince tutulan bir askerdi artık.

    Ancak mesele taraf tutmaya geldiğinde ona kimin ödeme yaptığına bakmaksızın Kovacs istediği tarafı seçerdi – yani kendininkini. Haliyle sıradışı bir ekip onu kadim bir uzaylı gemisine yapılacak hazine avı için çağırdığında bu teklife hayır diyemezdi. Kalaşnikoflarını hazırlayıp görevini yarıda bırakan Kovacs için bu yeni macera tek başına yapamayacağı kadar büyüktü. Ama o istediğini almak için her şeyi yapmaya hazırdı; ölüleri diriltmeye bile.

    Yıldız Gemisi Askerleri ve Bitmeyen Savaş gibi eserlerin izinden giden askeri bilimkurgu/siberpunk türündeki Düşmüş Melekler, son zamanların en dikkat çeken bilimkurgu-aksiyon romanlarından biri.

    “Takeshi Kovasc geri döndü. Morgan, Değiştirilmiş Karbon’da yaratılan dünyayı çok daha ileriye taşıyor.” –Anthony Ryan

    “Bilimkurguyla gerilimi birleştirmedeki ustalığıyla türe hak ettiği yeri kazandırmayı başardı.” –Peter F. Hamilton

    “Morgan şirketlerin açgözlülüğünü, siyasetin çürümüşlüğünü muazzam bir kurguyla ele alıyor.” –The Times

  • Elric – Kılıçlar ve Güller Yazar:

    Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

    Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin altıncı ve sonuncu kitabı Kılıçlar ve Güller’de bizi çokluevrende bir maceraya götürüyor. Kitabın ana öyküsü olan Gül’ün İntikamı’nda Rüya Gören Şehir’e dönen Elric’in babasının hayaletiyle karşılaşmasını ve hem kendi ruhu hem de babasının ruhu için çokluevrende cehennemin sakinleriyle girişeceği mücadele anlatılıyor.

    Gül’ün İntikamı’na ek olarak Fırtınayaratan için yazılmış bir film senaryosunun taslağıyla Siyah Taç Yaprakları isimli bir Elric novellası da kitapta bulabileceğiniz metinlerden. Michael Moorcock önceki ciltlerde başladığı “Fantazi Suretleri” isimli fantastik edebiyat tarihi üzerine makalesini bu ciltte sona erdiriyor.

    Önsöz ise bir fantazi devi olan Tad Williams’tan

  • En Yakın Arkadaşımın Şeytan Çıkarma Ayini Yazar: Grady Hendrix 1,00 

    80’ler müzikleri ve sineması, dostluk ve şeytan tarafından ele geçirilme üzerine kalpleri ısıtan bir korku romanı.

    Yıllardan 1988… Lise ikinci sınıf öğrencisi olan Abby ve Gretchen çocukluklarından beri çok yakın arkadaşlardı. Ters giden bir yüzme macerasından sonra Gretchen oldukça… farklı davranmaya başladı. Aksi ve sinirli bir insandı artık. Bulunduğu her yerde tuhaf olaylar peşinden geliyordu.

    Bu sıradışı durumu araştırmaya başlayan Abby ürkütücü sonuçlarla karşılaşacaktı. İki kızın hikâyesi dehşet verici bir noktaya geldiğinde, kaderlerini şu soru belirleyecekti: Dostlukları, Şeytan’ı alt edecek kadar güçlü mü?

    The Exorcist ve Heathers gibi klasiklerin yanı sıra Stranger Things ve Welcome to Night Vale gibi popüler kültlerle de dirsek temasında bulunan En Yakın Arkadaşımın Şeytan Çıkarma Ayini, gençlik sıkıntılarını, tarifsiz korkuları, E.T.’yi ve 80’ler nostaljisini tüyler ürperten bir doğaüstü gerilime dönüştürüyor.

    “80’lerin popüler kültürüne göndermelerle dolu bu karanlık ve mizahi korku öyküsü, okurların yeni favorisi olacak.” –Booklist, starred review

    Stranger Things’i sevdiyseniz ve 80’ler nostaljisi arıyorsanız bu kitap tam size göre. Okurlara Black Mirror’ın ‘San Junipero’ bölümünü de hatırlatacak.” –Kirkus

    “Satir, nostalji, kara komedi ve… şeytanlara ilgi duyanlar bu kitabı kesinlikle okumalı.” –BookPage

    “Bu kitabı yazmak büyük bir başarı. Şeytan çıkarma temalı korku öyküsü gibi ilerlese de daha fazlasını hissettiriyor ve büyümenin o hüznü, heyecanı ve eğlencesini çok iyi yansıtıyor.” –Austin Grossman

  • Faust Yazar: Johann Wolfgang Von Goethe 1,00 

    Goethe’yi neredeyse bütün hayatı boyunca meşgul eden Faust, hemen her okura cazip gelecek olaylar ve kahramanlar kadar, eleştirmenleri ve yorumcuları uğraştıracak muammalarla da dolu bir yapıt.

    İster Şeytan’la anlaşma imzalayan kahramanının şaşırtıcı öyküsü olarak okunsun, ister büyük bir sanatçının köklü bir edebiyat geleneğindeki sayısız temayı ve motifi bir potada eritmeyi başardığı bir başyapıt gözüyle ele alınsın, Faust’un sırrını korumasının ardında belki de Heine’nin şu gözlemi yatmaktadır: “Herkes kendi Faust’unu yazmak isterdi…”

    “Goethe gerçekten de Dante’nin başlattığı çağın en son büyük yazarıdır.”
    -Harold Bloom-

    Faust I ve II’yi Genç Osman Yavaş’ın çevirisiyle sunduğumuz bu ciltte, B.W. Wells’in aydınlatıcı yorumlarını içeren bir önsözü de bulabilirsiniz.

  • Gölün Dibindeki Ev Yazar: Josh Malerman 1,00 

    2015 ve 2016’da Türkiye’nin En Çok Satan Korku Gerilim Kitabı Olan Kafes’in Yazarı Josh Malerman’dan Tüyler Ürpertici, Yepyeni Bir Roman! İkisi de on yedi yaşındaydı. İkisi de korkuyordu. İkisi de evet diyordu. Mükemmel bir ilk randevuydu: üzerinde kanoyla kürek çekilen göller, sandviçler ve soğuk içecekler… Ama Amelia ve James aniden suyun altında yaşamlarını sonsuza dek değiştiren bir şey keşfettiler. İki katlı. Bir bahçeli. Ve ön kapısı da açık. Gölün dibinde bir ev. Amelia ve James için tek bir kural var: Evle ilgili soru sormak yok. Peki böylesine muhteşem bir yerin, belli bir bedelinin olmaması mümkün mü? İkili dalgaların altında parıldayan evde vakit geçirirken gerçekler de ortaya çıkmaya başlıyor: Bir Evin Boş Olması, Orada Kimse Olmadığı Anlamına Mı Geliyor? “Josh Malerman bu işi biliyor.”

    -Hugh Howey, Silo serisinin çoksatan yazarı-

    “Josh Malerman ilk aşkın getirdiği o peri masalı havasındaki nostaljiyi ustalıkla yansıtıyor ve biz okurlar da gerilimi hissettiğimizde bile uyarı işaretlerini görmezden gelip, bile isteye o yolda ilerlemeye devam ediyoruz.”

    -LitReactor.com-

    “Gölün Dibindeki Ev, klasik korku anlatılarında çıtayı yükseğe koyuyor. Malerman cüretkâr ve yetenekli bir hikâye anlatıcısı.”

    -Dead End Fullies-

    “Malerman, bu harikulade korku hikâyesinde, bizi aşk ve büyünün soğuk sularına sokuyor, iki gencin bu sulara açılma macerasını incelikle anlatıyor.”

    -Livius Nedin, Booked, Podcast-