Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ (48)

17–32 / 48 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Günler Haritası – Bayan Peregrine’in Tuhaf Çocukları 4 Yazar:

    Günler Haritası’nda Bayan Peregrine’in vesayeti altındaki çocuklar Amerika’da yepyeni bir maceraya
    atılıyorlar.
    Tuhafların dünyasını yerle bir eden savaştan sonra döngüler ve tuhaf halk hayatlarını yeniden kurmaya
    çalışmaktadır. Jacob Portman da savaştaki rolünden sonra evine, Florida’ya dönmüştür. Hayatının normale
    döndüğünü sanan Jacob, arkadaşlarının sürpriz ziyaretiyle aslında tuhaflıkların peşini bırakmayacağını fark
    eder. Tam da istediği gibi.
    Dedesi hakkında daha önce hiç bilmediği yeni şeyler öğrenen Jacob, bir gölge avcısı olarak dedesinin
    izinden gitmeye ve Amerika’daki tuhaflara yardım etmeye karar verir. Yepyeni tuhaflıklara ev sahipliği yapan
    Amerika, tuhaflar için kanunsuz bir kıtadır. Jacob ve arkadaşları kendilerini eskisinden bile daha büyük bir
    tehlikenin içinde bulacaklardır.

  • Hobbit – Özel Ciltli Baskı Yazar: J.R.R. Tolkien 1,00 

    Modern bir klasik ve Yüzüklerin Efendisi’nin çıkış kitabı.

    Bilbo Baggins rahatlık içinde kendi kendine yeten bir hayat süren, kilerinden ve bodrumundan daha öteye seyahat etme konusunda gönülsüz bir hobbittir. Ama büyücü Gandalf ve bir grup cüce onu bir maceraya götürmek için kapısında belirdiğinde keyifli hayatı sekteye uğrar. Muhteşem Smaug isimli devasa ve çok tehlikeli bir ejderhanın yıllar önce cücelerin elinden aldığı Yalnız Dağ’ı ve paha biçilemez hazineleri geri alacaklardır. Bilbo plana dahil olma konusunda ayak direse de bir hırsız olarak yeteneğini ve başarısını fark ettiğinde kendisi bile çok şaşırır!

    “J.R.R. Tolkien’in kendi çocukları için yazdığı Hobbit, 1937’de yayımlandığında büyük bir başarı yakaladı. Dünya çapında milyonlarca sattı ve ‘neslimizin en mühim kitaplarından biri’ olmayı başardı.” –The Times

    “Cücelerden, elflerden, korkutucu goblinlerden ve trollerden oluşan harika bir hikâye … seyahat ve büyülü maceralarla bezeli heyecan dolu bir epik.” –The Observer

    Hobbit’in ilk basımının 75. yıldönümünü kutlamak için hazırlanan bu edisyonda Christopher Tolkien’in önsözü ve J.R.R. Tolkien’in illüstrasyonları da metne eşlik ediyor.

  • İkinci Vakıf Yazar: Isaac Asimov 1,00 

    Hugo Tüm Zamanların En İyi Serisi Ödülü

    1941 yılında genç bir bilim insanı ve yazar olarak Isaac Asimov, Edward Gibbon’ın yazdığı Roma İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi’nden etkilenerek çağının çok ötesinde bir destan yazdı: Galaktik İmparatorluk’un çöküşü ve feodalizmin dönüşü, İkinci Galaktik İmparatorluk dönemindeki güvenli ortamdan geçmişe bakan bir bakış açısıyla anlatıldı. İşte bu süreç sonucunda “Tarih tahmin edilebilir mi?”, “Toplum nasıl yönetilmeli?” ya da “İmparatorluklar neden yükselir ve çöker?” gibi soruları sormaktan çekinmeyen destansı Vakıf Serisi ortaya çıktı.

    Katır, Galaksi’yi fethetmişti, en azından büyük bir kısmını. Birinci Vakıf’ın liderleri ya öldürülmüş ya da taraf değiştirmişti. Ancak İkinci Vakıf’ın varlığı Katır’ı hâlâ huzursuz ediyordu. Sır gibi saklanan Vakıf’ın yeri, Galaksi’deki “Yıldız Sonu”ndaydı; peki ama burası neresiydi? Ya da bu Vakıf gerçekten mevcut muydu? Katır, artık en sadık generali olan ve an itibariyle beyni yıkanmış eski direniş lideri ile zihni hâlâ özgür, hırslı genç Bail Channis’i Vakıf’ın yerini bulmak için görevlendirmişti. Ama arayış içindekiler yalnızca onlar değildi. Seldon’ın planını kendinden büyük pek çok kişiden daha iyi anlayan 14 yaşındaki Arkady Darrell da Vakıf’ın peşindeydi…

    Yayımlanış tarihine göre: 3. Kitap / Kronolojiye göre: 5. Kitap

  • İkna Yazar:

    “İkna, Jane Austen’ın gölgede kalmış başyapıtı.” —Harold Bloom
    Jane Austen’ın ölümünden önce yayımladığı son roman olan İkna’nın odağında İngiliz edebiyat tarihinin en
    önemli kadın karakterlerinden Anne Elliot var. Ailesinin baskısıyla Kaptan Frederick Wentworth’le olan
    nişanını atan Anne bu kararından büyük pişmanlık duymaktadır. Yıllar sonra Wentworth geri döndüğünde
    Anne’in duyguları tekrar gün yüzüne çıkacaktır.
    Jane Austen’ın belki de en olgun romanı olan İkna, aynı zamanda yazarın en otobiyografik romanlarından biri.

  • Kahramanın Sonsuz Yolculuğu Yazar: Joseph Campbell 1,00 

    Mitlerin ve masalların gizemini çözmek için başvurulacak ilk kitap.

    “Elinizdeki kitabın amacı, pek de karmaşık olmayan bir örnekler yığınını bir araya getirip kadim anlamın kendi kendini ortaya çıkarmasını sağlayarak dinsel ve mitolojik figürler altında çarpıtılmış bazı gerçekleri aydınlatmaktır. Eski öğretmenler ne dediklerini bilirlerdi. Hele onların simgesel dilini okumasını bir öğrendik mi, öğretilerinin anlaşılması için bir derlemecinin yeteneğinden fazlasına ihtiyacımız yoktur. Fakat ilk önce simgelerin dilbilgisini öğrenmeliyiz ve ben, bu esrara bir anahtar olarak psikanalizden daha iyi bir araç bilmiyorum.

    Psikanalizi konuya dair son söz olarak kabul etmesek bile, onun bir yaklaşım olarak iş görmesine izin verebiliriz. Buradan hareketle atılacak ikinci adım, dünyanın dört bir yanından bir dizi mitle halk hikâyesini bir araya getirmek ve simgelerin kendi adına konuşmalarına izin vermek olacaktır. Benzerlikler hemen gün yüzüne çıkacaktır; üstelik bunlar insanın gezegendeki binlerce yıllık ikameti boyunca yaşayageldiği temel gerçeklerin geniş ve şaşırtıcı biçimde değişmeyen bir ifadesini ortaya çıkaracaktır.”

    –Joseph Campbell

  • Kara Prizma Yazar:

    Son yılların en güçlü fantastik serilerinden Işıkyaratan, ilk kitabı Kara Prizma’yla başlıyor.
    “Kara Prizma, unutulmaz karakterleriyle, sürekli şaşırtan hikâyesiyle ve kesilmeyen aksiyonuyla beni ilk sayfasından itibaren esir
    aldı.” —TERRY BROOKS
    “Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” —PETER V. BRETT
    Işığın, tüm büyülerin kaynağı olduğu bir dünyada, Gavin Guile ışığın kırılımındaki tüm renkleri kullanabilen, barışın ve gücün
    odağındaki Prizma’dır. Halkın imparatoru ve dini lideri olan Prizma, büyünün dengesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak Prizmaların
    ömürleri çok kısadır.
    Gavin Guile da tam olarak ne kadar ömrü kaldığını biliyordu. Zekâsı, adaleti ve elinde bulundurduğu güçle görevlerini eksiksiz bir
    şekilde yerine getiren Gavin’in Prizma olarak süresi dolmadan gerçekleştirmek istediği beş şey vardı. Ancak bir oğlunun olması
    bunlara dahil değildi.
    Uzak bir Satraplık’ta bir oğlu olduğunu öğrenen Gavin ya oğlunun iyiliğini ya da bugüne kadar kurduğu düzeni seçmek zorunda
    kalacaktı. Bu uğurda vereceği kararlar Gavin’in karanlık sırlarını ortaya çıkaracak ve geçmişiyle yüzleşmesine neden olacaktı.
    David Gemmell En İyi Fantazi Romanı Ödülü adayı

  • Kişisel Edebiyat Atlası Yazar: Ali Lidar 1,00 

    Stefan Zweig’dan Oğuz Atay’a, Franz Kafka’dan Yukio Mişima’ya yirmi yazar. Kıta Avrupası’ndan Uzakdoğu’ya, Anadolu’dan Latin Amerika’ya uzanan yirmi edip.  Edebiyata yön veren yirmi ulu çınar.

    Şiir, öykü ve anlatılarından tanıdığınız Ali Lidar’dan kişisel bir edebiyat kanonu; çevirdiğiniz her sayfada yazarın patikasını takip ederek ayak izlerinin ardında kaybolacağınız bir yazar atlası…

    “Bugüne kadar yayımlanan kitaplarımdan çok daha farklı oldu Atlas. Temel amacım da şuydu: Özellikle öğrencilerimden ve genç arkadaşlardan sık sık kimleri okuyalım, hangi kitabı tavsiye edersiniz gibi sorular aldım ve almaktayım. İşte bu kitap tüm bu sorulara toplu bir cevap mahiyetinde değerlendirilebilir. Hangi yazarları sevdiğimi, hatta o yazarların özellikle hangi kitaplarını sevdiğimi ve bunun nedenlerini aklımın ve dilimin yettiğince anlatmaya çalıştım.”

  • 5 üzerinden 4.50 oy aldı
    Kırmızı Piyano Yazar: Josh Malerman 1,00 

    “Sınır bilmeyen bir türde sınır tanımadan yazan Malerman, yirminci yüzyılın büyük korku ustaları Shirley Jackson ve Robert Aickman’ın yaptığı gibi dehşeti ve tüyler ürperten tuhaflığı anlatmayı çok iyi başarıyor. Bu son romanını da okurlar çok sevecek.” –Library Journal (starred review)

    “Josh Malerman’ın Kafes’i beklenmedik ve dehşet vericiydi. Korku okurları Kırmızı Piyano’da da benzer hisleri yaşayacak.” –Booklist

    “Malerman’ın yaratıcılığına söylenecek tek söz yok. Yazarın rahatsız edici, korku veren, karanlık ve sürükleyici ikinci romanı ise bu yıl içerisinde okuyacağınız en sıradışı kitaplardan biri olacak.” –Kirkus

    “Malerman’ın üslubu heyecan verici bir deneyim sunuyor. Konu ne kadar gerginse, yazarın üslubu da o kadar kusursuz.” –NPR

    SESE KULAK VERME

    KAFES KİTABININ ÇOKSATAN YAZARI JOSH MALERMAN’DAN BENZERSİZ BİR GİZEM ROMANI.

    Çölde keşfedilen, kaynağı belirlenemeyen bir ses…

    Philip Tonka ve grubu The Danes’in bir sonraki hit şarkıları için umutsuzca ilham arama çabaları, Amerikan ordusundan bir generalin ziyaretiyle bölünmüştü. Bir Afrika çölünde nükleer silahları bile etkisiz hale getirebilen bir ses keşfeden Amerikan ordusu, bu sesin kaynağını bulmak için Philip ve arkadaşlarını bir göreve göndermek istiyordu. Bu keşif yolculuğu, kızgın çöl kumları arasında gömülü kalmış bir gizemin kalbine yapılan bir yolculuğa dönüşecekti.

    Amerika’da, gözlerden saklı bir hastanede Ellen isimli bir hemşire, vücudundaki tüm kemikleri kırılmış bir hastaya bakıcılık yapıyordu. Hasta bu şekilde nasıl yaralandığı bilmiyordu fakat vücudu mucizevi bir hızda iyileşiyordu. Başına gelenler hakkında her geçen daha çok şeyi hatırlayan bu gizemli hasta, Ellen’ı hiç beklemediği bir yola sokacaktı. Peki bu gizemli hastanın Afrika’daki olaylarla ne gibi bir ilgisi vardır?

  • Kül Dağı’ndaki Kütüphane Yazar: Scott Hawkins 1,00 

    “Cehennemden kaçmanın tek gerçek yolu onu fethetmektir.”

    Kayıp bir Tanrı.

    Evrenin sırlarını gizleyen bir kütüphane.

    İnsanlığını yitirdiğini fark edemeyecek kadar meşgul bir kadın.

    Carolyn, evrene dair her türlü bilgiyi barındıran, Baba adında gizemli bir adamın mutlak yönetimindeki Kütüphane’yi mesken tutmuş, her biri farklı konulara hâkim on iki kütüphaneciden biridir. Kendisi tarafından evlat edinildikleri günden beri Baba’nın korumasında sorumlusu oldukları konuları öğrenen bu on iki kişi bir gün açıklanamayan bir şekilde Baba’nın ortadan kaybolması sonucunda ne yapacaklarını şaşırırlar. Son altmış bin yıldır dünyayı gizlice yöneten Baba’nın ölmüş olması ihtimali, güçlü rakipler arasında bir mücadeleye sebep olur.

    Kül Dağı’ndaki Kütüphane, tanrı olmayı öğrenen bir kadının yitirdiği insanlığını geri kazanması üzerine tuhaf, korkunç ama dokunaklı bir hikâye anlatıyor.

    “Fantastik edebiyatın en yeni yeteneğinden benzersiz bir roman.”

    -Wall Street Journal-

    “Neil Gaiman’ın korku ve fantazi anlatılarına kafa tutuyor.”

    -Library Journal (starred)-

    “Josh Malerman’ın Kafes’inden beri okuduğum en iyi çıkış kitabı.”

    -Porter Anderson, CNN-

    “Dünyayı alt üst eden bir gücün ve intikamın muhteşem hikâyesi. Özgün, sürükleyici, rahatsız edici ve zarif.”

    -Kirkus (starred)-

    “Birinci sınıf bir roman… Zulüm ve dünyanın sonu üzerine destansı, çekici ve esrarlı bir fantazi. Elinizden bırakamayacaksınız.”

    -Cory Doctorow, New York Times çoksatan yazarı-

    “Okuduğum en sıradışı fantastik kitap. Hawkins çok büyük fikirleri, kuvvetli bir hayal gücü, derinlikli karakterler ve beklenmedik, çarpıcı bir sonla ustaca bir araya getiriyor. “

    -Nancy Kress, Hugo ve Nebula ödüllü yazar-

    “Eğlenceli, korku verici ve yaratıcı. Ne olacağını tahmin ettiğiniz her an, sizi beklenmedik yerlere sürükleyen türden bir roman.”

    -David Wong, New York Times çoksatan yazarı-

  • Kumsalda Yazar:

    “Nükleer savaşın ardından radyasyon zehirlenmesiyle ölen bir dünyanın unutamayacağınız bir anlatımı.” –The New York Times
    “DÜNYANIN SONU DEĞİL Kİ BU. YALNIZCA BİZİM SONUMUZ. DÜNYA ESKİDEN NASILSA YİNE ÖYLE DEVAM EDECEK.”
    Döneminin en çok okunan yazarlarından Nevil Shute’un iki dünya savaşını da gören bir uçak mühendisi olduğunu bilince, edebiyatındaki, mesleğini
    seven, çalışkan, iyi niyetli ama dünyanın korkunçluğuyla karşı karşıya kalan çaresiz karakterlerini daha iyi anlayabiliyoruz. Ancak Nevil Shute
    sadece karamsar değildi, mühendisliğin, bilimin insan hayatını nasıl daha iyiye götürebileceğini de düşünen bir yazardı. Yayımlandığı zamanın
    korkularını açıkça görebileceğimiz Kumsalda, günümüzde de kendini unutturmayan “büyük savaş” endişesini ve bu savaşın kazananı olmayacağını
    anlatıyor.
    Dünyadaki son nesil. Üçüncü Dünya Savaşı’nın masum kurbanları. Gittikçe yaklaşan radyoaktif bulut. Medeniyetin son günleri.
    Avustralya’ya sığınan Amerikan denizaltısı Scorpion’ın kaptanı Dwight Towers, eşiyle çocuklarının hâlâ yaşadığına inanmak istiyordu. Yeni
    istihbarat subayı Peter Holmes ise kaçınılmaz sonu ailesiyle nasıl karşılayacağını düşünüyordu. Hayatını çalışarak, birçok arzusunu gerçekleştirmeye
    cesaret edemeden geçiren biliminsanı John Osborne ise kalan zamanını elinden geldiğince güzel geçirmeye kararlıydı.

    Sonra bir umut: Seattle yakınlarından gelen bir sinyal. Belki de hayatta kalan birileri daha vardı. Son bir göreve çıkan bu adamlar ne olursa olsun pes
    etmeden kıyametle yüzleşeceklerdi.
    Kumsalda, hayal bile edemeyeceğimiz bir kâbusu yaşayan sıradan insanların hikâyesi.

  • Las Vegas’ta Korku ve Nefret Yazar:

    Amerikan gazeteciliğinin ve edebiyatının yirminci yüzyıldaki en tartışmalı figürlerinden biri olan Hunter S. Thompson, döneminin en
    büyük akımlarından olan “Gonzo gazeteciliği”nin kurucusu olmasının yanı sıra önemli bir altkültür ve siyaset figürü. Thompson’ın
    1998’de Terry Gilliam tarafından sinemaya da uyarlanan romanı Las Vegas’ta Korku ve Nefret hem edebiyat hem de sinemada kült
    bir eser.
    Thompson, Amerikan rüyasının karanlık yanını bulmak için avukatı ile birlikte Las Vegas’a gider. Los Angeles’tan çıkıp çöl boyunca
    tam gaz ilerlerken, böyle tehlikeli bir görevi gerçekleştirmenin tek bir yolu olduğunu anlarlar: Kafayı iyice bulmak. Muazzam bir
    uyuşturucu cephaneliğiyle silahlanan ikili, dünyanın bayağılık başkentinde manik ve gerçeküstü bir tura çıkar. Casino yöneticileri,
    polis memurları ve her çeşit Orta Amerikalı ile yaşanan tehlikeli ve kimyasallarla yüklü karşılaşmalarda sanrılı bir mizah ve kâbuslara
    yaraşır bir dehşet hiç eksik olmaz.
    İnsanı gülmekten yerlere yatıran, cesur, özgün ve özünde fazlasıyla ciddi Las Vegas’ta Korku ve Nefret, altmışların Amerika’sında
    yıkılan hayallere dair bir modern klasik.
    “Yazarlar için önemli olan iki sıfat vardır sadece… ‘müthiş’ ve ‘olağanüstü’. Hunter S. Thompson ikisine de sonuna kadar sahip
    çıkıyor. El yakan, çığır açan, muhteşem bir kitap.” –Tom Wolfe
    “Amerikan edebiyatında Çıplak Şölen’den beri yazılmış en eğlenceli eser. Uyuşturucu çağının başyapıtı.” –New York Times

  • Madde 22 Yazar:

    “Madde 22, okuduğum mantıklı tek savaş romanı.” –Harper Lee

    “Madde 22, faşizme karşı verilen savaşta, Amerikalıların yarattığı en büyük destan.” –Kurt Vonnegut

    “Son elli yılda yazılmış iki büyük Amerikan romanı var. Biri Madde 22.” –Stephen King

    “Madde 22’nin muazzam başarısı, seçkin bir edebi eserin bazen gerçekten de çok geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabileceğini gösterdi.” –Anthony Burgess

    “Orijinal. Kimse buna benzer bir kitap okumamıştır.” –Norman Mailer
    II. Dünya Savaşı’nda bombardıman uçağı pilotu olarak görev yapıp askeri bürokrasinin nasıl işlediğini gören Joseph Heller tecrübelerinden ilhamla yazdığı bir kitapla
    Amerikan edebiyatını dönüştürdü. Edebiyatta mizahi geleneğin ve savaş karşıtlığının en önemli ürünlerinden olan Madde 22 ise yazarını gölgede bırakacak kadar
    popülerleşip başlı başına Amerikan kültürünün bir parçası haline geldi.
    İtalya’da Amerikan ordusu adına bombardıman uçağı pilotu olarak görev yapan ve hiç karşılaşmadığı binlerce kişi tarafından öldürülmek istendiği için kızgın olan
    Yossarian’ın asıl derdi, askerlik görevini bitirmek için gereken uçuş sayısını her geçen gün artıran ordusuyladır. Yossarian, görevlerden feragat etmek için herhangi bir
    girişimde bulunursa, fazlasıyla komik bir kural olan Madde 22’ye takılacaktır: Eğer biri tehlikeli savaş uçuşlarını yapmaya gönüllüyse aklını kaybettiği düşünülür ama
    görevlere katılmak istemediğini belirten resmi bir başvuruda bulunursa delirmediği ortaya çıkar ve böylece görevine devam etmek zorunda kalır.
    Yayınlandığı günden beri Amerikan edebiyatının köşe taşlarından biri olarak görülen Madde 22, tarihin en çok ilgi gören, en sıradışı kitaplarından biri. Edebiyatta kara
    mizahın doruk noktası.

  • Maskenin Düştüğü Yer Yazar: Yankı Enki 1,00 

    “İnsanoğlunun en eski ve en kuvvetli hissi korkudur ve korkuların en eskisi, en kuvvetlisi bilinmeze dair korkudur,” der korku edebiyatının büyük üstadı H. P. Lovecraft. Bir diğer korku edebiyatı ustası Algernon Blackwood ise korkuyla olan ilişkisini “Bir hayalet görülmüşse, onun ne olduğu, beni onu neyin gördüğünden daha az ilgilendirir,” diyerek açıklar.

    İşte bu sözler ışığında Yankı Enki, yerli eleştirmenlerin elinin pek uzanmadığı bir alan olan ve hem insan hem de hayvan olanın, ölümsüz olup da ölmek isteyenin, her zaman evsiz ve yabancı olanın, gömülüp de geri dönenin, gölgelerde gizlenenin ve bilinmeyenin edebiyatı olan korku edebiyatının tekinsiz derinliklerine dalıp vampirlerden kurtadamlara, gotikten moderniteye kadar türü enine boyuna tartışıyor.

    Bir eleştirel denemeler derlemesi olan Maskenin Düştüğü Yer, uygarlık ve barbarlık, insan ve hayvan, kültür ve doğa gibi modern ve müphem tanım kümeleri ile korku edebiyatının zaman, mekân ve kahramanları arasında nasıl bir ilişki kurulabileceğini zengin örneklerle anlatıyor.

    Korku edebiyatı bir kaçış edebiyatı değil, kaçtıklarımıza dönüş edebiyatıdır.

  • Mevt Tek Hecelik Uyku Yazar: Feryal Tilmaç 1,00 

    Feryal Tilmaç Mevt Tek Hecelik Uyku’da sakin ama yakıcı, derin ama yalın bir dille insanlık hallerine ayna tutuyor. On dokuz öyküde sokaklar, apartman girişleri, arka bahçeler, iş çıkışları, vapurlar, ağaçlar, banklar, kafeler bir dekor olmaktan çıkıp öykülerin karakteri haline geliyor. Şehrin kalabalığında eriyen, tükenen insanın hisleri, varoluş mücadelesi yankılanırken her yerin bir savaş alanı olduğu görülüyor. İnsanın kendiyle, ailesiyle, sevdiğiyle, duygularıyla, geçmişiyle verdiği savaşların ne kadar yıkıcı ve aynı zamanda ne kadar gerekli olduğu gözler önüne seriliyor.

    Feryal Tilmaç’ın yayımlandığında ses getiren ilk öykü kitabı Mevt Tek Hecelik Uyku on sene sonra okurla buluşuyor. 2009 Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülen Tilmaç, insanı ve insana dair her şeyi ustalıkla anlatıyor.

    “Her hayat bir yerinden kırılırmış.”

  • Öksüz Brooklyn Yazar:

    National Book Critics Circle En İyi Roman Ödülü
    Gold Dagger En İyi Suç Romanı Ödülü
    Polisiyeden Western’e, bilimkurgudan büyüme öyküsüne kadar birçok farklı tür arasında belki de hiçbir yazarın yapmadığı kadar çok
    geçiş yaparak “yüksek edebiyat” ile popüler kültürü iç içe geçiren ve pek çok prestijli ödülün sahibi olan Jonathan Lethem, kendi
    jenerasyonunun en sıradışı yazarlarından. Kariyerinde dönüm noktası olan Öksüz Brooklyn ise edebiyat tarihinin en alışılmadık
    başkahramanlarından birini okurlara sunan, benzersiz bir suç romanı.
    Tourette sendromlu “özel dedektif” Lionel Essrog, hastalığının sebep olduğu dürtüler, takıntılar ve sinir krizleri arasında ona hayatta
    en yakın olan kişinin ölümünü çözmek için Brooklyn’in altını üstüne getirmeye kararlıdır. İpuçlarının peşine düştüğü, çıkmaz
    sokaklarla ve belalı karakterlerle dolu bu yolculukta en büyük yardımcısı ise kararlılığı ve obsesif kompulsif bozukluğu olacaktır.
    Oyunbaz dili, unutulmaz karakterleri ve özgün konusuyla benzerlerinden ayrılan Öksüz Brooklyn, hem klasik dedektif romanlarına bir
    saygı gösterisi hem de yakın dönem postmodern edebiyatta kilometre taşı.
    “Bir dedektiflik hikâyesi okumak bile yeterince ilginçken Lethem’ın Tourette sendromlu bir karakterin de sırlarını açığa çıkarmasına
    şahit olmak çok daha eğlenceli.” –Time
    “Tekinsiz bir hayal gücünün ve her okumada okuru etkileyen kurguların yazarı.” –Colson Whitehead

  • Parçalanma Yazar:

    TIME’ın seçtiği “1923-2005 Yılları Arasında Yayımlanan En İyi İngilizce 100 Roman”dan biri.
    Afrika edebiyatının en büyük ismi Chinua Achebe gerçekçi tarzda yazdığı ve çoğunlukla Batı’nın Afrika’yı kolonileştirmesi üzerine
    kaleme aldığı romanlarıyla her ne kadar yerel bir hikâye anlatsa da yarattığı karakterler ve kurgularıyla evrensel meselelere değinmeyi
    başaran nadir yazarlardan. 2007’de dünya edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Man Booker Uluslarası Ödülü’nü kazanan
    Achebe’nin ilk romanı Parçalanma ise hem yazarın hem de bir kıtanın başyapıtı.
    Okonkwo kendi döneminde yaşayan en büyük güreşçi ve savaşçıdır. Ünü bir yangın gibi tüm Batı Afrika’ya yayılmıştır. Fakat bir gün
    istemeden bir kabile üyesini öldürür ve o andan itibaren her şey parçalanmaya başlar. İşlediği bu suçtan dolayı gittiği sürgünden yıllar
    sonra geri döndüğünde, köyünde misyonerleri ve sömürge idarecilerini bulur. Artık kontrolünü tümden yitirdiği hayatı, hızla yok
    oluşa sürüklenir.
    Parçalanma, klasik bir kahramanlık anlatısı olmakla birlikte klişelerden uzak, son derece özgün bir roman. Modern edebiyatın belki
    de en büyük trajedisi.
    “Büyüleyici bir yazar. Yirminci yüzyılın en iyilerinden.” –Margaret Atwood
    “Achebe’nin eserleri olmadan Afrika edebiyatını düşünmek olanaksız.” –Toni Morrison
    “Achebe insanı sarsıyor… Sert üslubunu, sıradan insanlara duyduğu gerçekçi ve kararında bir şefkatle hafifletiyor.” –Anthony Burgess

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları