Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ (48)

33–48 / 48 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Resimli Adam Yazar: Ray Bradbury 1,00 

    “Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”

    –Margaret Atwood

    Ulusal Kitap Ödülü

    Pulitzer Onur Ödülü

    Ulusal Sanat Madalyası

    “BU RESİMLER GELECEĞİ GÖSTERİR.”

    Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.

    Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.

    Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on yedi öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.

    Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği ortaya çıkarıyor.

    Resimli Adam, bilimkurgunun kaleydoskopu.

  • 5 üzerinden 1.00 oy aldı
    Rüzgarın Adı (Kral Katili Güncesi 1. Gün) Yazar: Patrick Rothfuss 1,00 

    32 Dile Çevrilerek Dünyada Fırtınalar Koparan Kralkatili Günceleri Nihayet Türkçede!

    Benim Adım Kvothe

    Fantastik kurgu edebiyatının eşsiz bir masalı, bir kahramanın kendi ağzıyla anlattığı öyküsü işte böyle başlıyor. Bir keder öyküsü bu… bir kurtuluş öyküsü… bir adamın evrenin anlamını arayışının ve gerek o arayışın gerekse de onu sürdürmesini sağlayan gem vurulamaz iradenin bir efsaneye dönüşmesinin öyküsü…

    “Rothfuss, Rüzgarın Adı ile başlayan bu muazzam hikâyede nereye giderse gitsin iyi bir şarkıyı taşıması gibi bizi de yanında götürecek.”
    -Ursula K. Le Guin-

  • Sandman 1 – Prelüdler Noktürnler Yazar: Neil Gaiman 1,00 

    Tüm zamanların en iyi grafik romanı yepyeni ve yetkin çevirisi ile hak ettiği yerde!

    Sandman macerasının bu ilk cildi grafik edebiyatta eşi benzeri görülmemiş bir efsanenin temelini atıp okurları rüyalarla kâbusların karanlık ve büyüleyici dünyasına, Rüyalar Kralı Morpheus ve diğer Sonsuzların mekânına götürüyor.

    Tüm zamanların hem en popüler, hem de eleştirmenlerce en çok beğenilen grafik romanlarından biri olan Sandman, çizgi roman dünyasında olgun ve lirik fantezinin dönüm noktası oldu. Mecranın en aranan sanatçılarının birlikte resimlendirdikleri seri, modern ve antik mitolojilerin, çağdaş kurgularla, tarihi dramalarla ve efsanelerle beraber dokunduğu zengin bir karışım.

    “Çizgi roman tarihindeki en müthiş destan.”
    -The Los Angeles Times Magazine-

    “Neil Gaiman hikâyelerle dolu bir hazine sandığı ve elini hangi işe atsa biz kârlı çıkıyoruz.”
    -Stephen King-

    “Çizgi roman okuyup okumamanız umurumda bile değil ama bu seriyi kesinlikle okumalısınız.”
    -Patrick Rothfuss-

    “Gaiman, zengin bir hayal gücüne ve büyük konuları ustalıkla anlatma yeteneğine sahip.”
    -Philip Pullman

  • Sendrom Yazar:

    Hugo Ödüllü yazar John Scalzi’nin yakın gelecekte geçen bilimkurgu – gizem türündeki Sendrom Serisi’nin ilk kitabı Sendrom’la
    heyecan başlıyor.
    Bilinmeyen bir virüs tüm dünyada yayılmaya başlamıştır. Virüsü kapanların çoğu bu durumdan etkilenmezken, şanssız beş milyon
    insanda “Sendrom” ortaya çıkar. Hastalar tamamen bilinçli ve kendinde olsalar da hiçbir şekilde hareket edemezler. Her çeşit insanı
    etkileyen bu hastalık tüm dünyayı değiştirir.
    Yirmi beş yıl sonra, “Haden sendromu” adı verilen hastalığın şekillendirdiği dünyada çaylak FBI ajanı Chris Shane, deneyimli bir
    ajan olan Leslie Vann ile ortak olur. İkili, Watergate Hotel’de işlenen ve Haden sendromuyla bağlantılı gibi duran bir cinayete
    atanırlar ve tek şüpheli de bir “entegreci” yani bedenini sendromlu birine bir süreliğine ödünç veren biridir. Bu yüzden asıl şüphelinin
    kim olduğunu bulmak oldukça zorlaşır.
    Shane ve Vann cinayetin gizemlerini ortaya sermeye başladıkça suçun çok daha büyük bir şeyle alakası olduğu açığa çıkar. Bir
    cinayet vakası olarak başlayan soruşturma, ikiliyi büyük şirketlerin salonlarından sendromluların Agora denen sanal ortamlarına ve
    sürprizlerle dolu yeni bir toplumun derinliklerine götürür. Orada karşılaşacaklarıysa akla hayale sığmayacak kadar büyüktür.
    “Zekice yazılmış, düşündürücü, eğlenceli ve ayrıca sağlam aksiyon barındıran bir roman.” —Patrick Rothfuss
    “John Scalzi, yazdıklarını bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sendrom, bugüne kadar yazdığı en iyi kitap.” —Cory Doctorow

  • 5 üzerinden 4.00 oy aldı
    Sessizliğin Müziği Yazar: Patrick Rothfuss 1,00 

    “Rothfuss nereye giderse gitsin bir şarkıcının bir şarkıyı yanında taşıması gibi bizi de yanında götürecek.”
    -Ursula K. Le Guin-

    Üniversitenin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. Kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. Genç bir kadın, Şeyaltı’nın sonu gelmez tünellerinde saklanıp, bu unutulmuş yerin kalbinde hayatını sürdürür. Bu genç kadın, gizemlerle dolu olan Auri’dir.

    Patrick Rothfuss Sessizliğin Müziği’nde yalnızca Auri’nin tatlı sert yaşamından küçük bir macerayı anlatmıyor, genç kadının tüm yaşadıklarından izler taşıyan bu macerayla bize, Auri’nin neşeli olduğu kadar tekinsiz de olan dünyasını karakterin gözlerinden görme fırsatı sunuyor. Ayrıca bu hikâye sayesinde okur, Kralkatili Güncesi serisinin en esrarengiz karakteri Auri’nin bildiği şeyleri öğrenme şansı da yakalıyor. Sessizliğin Müziği, parçalanmış bir dünyada yaşamaya çalışan parçalanmış bir kızın sır ve gizem dolu öyküsü…

  • Silmarillion Yazar: J.R.R. Tolkien 1,00 

    Tolkien’in en önemli çalışması olarak kabul edilen Silmarillion, onun yarattığı dünyanın özüdür. Kökleri Hobbit’ten önceye uzanır ve Yüzüklerin Efendisi’nde şekillenmeye başlayan bir dünyanın yaratılış öyküsünü barındırarak, tüm Tolkien eserlerinin üzerine yerleşebileceği bir yapı oluşturur. Yaşamı boyunca üzerinde çalışmayı terk edemediği ve giderek büyüyüp gelişen bu eser ancak ölümünden dört yıl sonra oğlu tarafından yayımlanabildi. Elflerin en beceriklisi olan Feanorun yarattığı üç Silmaril’in çalınmasıyla birlikte kadim dünyanın en kederli olayları gelişmeye başlar. Silmarillion, elflerin tanrılara isyan ederek Orta Dünya’ya sürülmelerini; orada insanlar ve Cücelerle birleşerek tanrıların en kötüsüne, Morgoth’a karşı verdiği umutsuz savaşı anlatır.

    Daha önce “Güç Yüzüklerine Dair” ismiyle yayımlanan ancak Silmarillion kitabında olması gereken metinde bu kitapla birlikte tam metin olarak yayımlanmıştır.

  • Spider-Man: Düşmanca Devralma Yazar:

    REKORLAR KIRAN OYUNUN RESMİ ÖN HİKÂYESİ!
    Peter Parker karmakarışık bir ilişki ağının içerisindeydi. En ileri teknolojileri barındıran bir laboratuvarda çalışıp dünyayı
    değiştirmeye çalışan genç bir biliminsanıydı. Yine de ikinci işi olan suçla mücadelenin getirdiği sorumluluklarla baş
    etmekte zorlanıyordu…
    Wilson Fisk, namıdiğer Kingpin, New York’a dönmüş ve kendisini halk arasında fedakâr bir girişimci ve hayırsever biri
    olarak gösterme çalışmalarına başlamıştı. Örümcek-Adam bunun böyle olmadığını bilse de gerçekleşmesi halinde “bir
    daha geri dönüşü olmayan” o kötü niyetli plana dair gerçekleri açığa çıkaramazdı.
    Örümcek-Adam’ın kostümü ve özellikleriyle sokakları altüst etmeye başlayan yeni tehdit karşısında Ağ Kafa, yaşanan
    kötü olayların sorumlusu olmadığını gösterip masum olduğunu kanıtlayabilecek miydi? Zaman daralıyor ve insanların
    hayatı tehlikedeyken Örümcek-Adam, bu eli kanlı Örümcek’in cani saldırını durdurabilecek miydi? Örümcek-Adam
    düşmanlarına ve korkularına boyun mu eğecekti yoksa ayağa kalkıp eskisinden de güçlü olduğunu mu gösterecekti?

  • Tüm Sistemler Çöktü Yazar:

    Hugo, Nebula ve Locus En İyi Kısa Roman Ödülü Kazananı
    Kalpsiz bir ölüm makinesi olarak tam bir başarısızlık abidesiydim.

    Uzay araştırmalarının kurumsallaştığı bir gelecekte, araştırmalarda kullanılacak tüm malzemelerin Şirket’ten
    kiralanması gerekmektedir. Buna, araştırma yapacağınız gezegene gitmek için kullandığınız uzay gemisinden,
    sizi koruması için gönderilen GüvBirim androidi de dahil.
    Uzak bir gezegende, yüzey testi yapan bir grup biliminsanına da kendine “Katilbot” diyen ve kendi idari
    modülünü hacklediği için bilinç kazanmış bir GüvBirim androidi kiralanmıştır. İnsanlardan çekinen ve
    dikkatleri üzerine çekmek istemeyen Katilbot’un tek yapmak istediği görevini başarıyla yerine getirip insanların
    onu rahat bırakmasıdır.
    Ancak komşu bir araştırma ekibinden haber alınamadığında gerçeği ortaya çıkarmak Katilbot’a kalacaktır.
    Katilbot Günlükleri, Tüm Sistemler Çöktü ile başlıyor…
    “Bu kitabı ne kadar övsem az. Hem güldürdü hem de kalbimi kırdı.”
    –Patrick Rothfuss
    “Katilbot’a bayılıyorum.”
    –Ann Leckie

  • Üç Sahtekâr Yazar:

    “İnsanın gecelerini esir alacak kadar iyi kurgulanmış bu kâbuslar kolay kolay unutulmayacak türden.” –Jorge
    Luis Borges
    Başta H. P. Lovecraft olmak üzere kendisinden sonraki birçok yazarı etkileyen Arthur Machen, modern korku
    edebiyatının erken dönem ustalarından biri. Türün en “garip” kitaplarından biri olan ve Robert Louis
    Stevenson’ın üslubundan fazlasıyla etkilenen Üç Sahtekâr ise yazarın hem üslup hem de kurgu konusundaki
    yeteneklerini gözler önüne serdiği bir korku klasiği.
    Londra’nın karanlık sokaklarında bir gizem dolaşmaya başlamıştır. Altın bir sikkenin ve “gözlüklü adam”ın
    peşinde olan karanlık bir tarikatın şehirde yol açtığı kaosla ilgili farklı kişilerin başından geçen gizemli ve
    birbiriyle bağlantılı öyküler, kadim zamanlara dayanan bir sırrı gözler önüne serer. Akılcı ve kuşkucu
    başkarakterler ise tanık oldukları her öyküde artan bir gizem ve dehşetle karşı karşıya kalırlar. Ortaya çıkan
    macera ise aldatmacalarla dolu, dehşet verici, ince ince örülmüş, grotesk bir okült anlatıdır.

  • 5 üzerinden 4.00 oy aldı
    Vaiz 1 – Teksas Yolları Yazar: Garth Ennis, Steve Dillon, 1,00 

    “VAİZİN VAKTİ GELMİŞTİ…”

    Jesse Custer küçük bir kasaba rahibiydi ve yavaş yavaş inancını kaybediyordu… ta ki yarı melek, yarı şeytan bir yaratık olan Yaratılış onunla birleşene dek.

    Eski sevgilisi Tulip ve İrlandalı alkolik bir vampir olan Cassidy ile birlikte Vaiz Jesse, Tanrı’yı bulmak için Teksas’ın yüreğinden New York’un kasvetli ruhuna doğru yolculuğa çıkacaktı.

    Çizgi roman tarihinin en önemli serilerinden biri olan VAİZ’in ilk cildi; hızlı, sert ve kara mizahla birleşmiş: Teksas Yolları, Garth Ennis ve Steve Dillon birlikteliğinin benzersiz bir ürünü.

    “Garth Ennis Vaiz’le birlikte Alan Moore, Neil Gaiman gibi efsanelerin arasına katılıyor. Steve Dillon’ın çizimleri de bu macerayı bir üst seviyeye taşıyor. Sinemaya gitmekten çok daha keyifli.” –Kevin Smith

    “Çizgi romanlar kitap haline dönmeye başladığından beri yazılmış en iyi şey.” –Washington Post

    “Tür içerisinde yazılmış en iyi eser.” –Guardian

    Joe R. Lansdale’in sunumuyla

  • Vampir Yazar:

    “Bir başyapıt.”
    –Johann Wolfgang von Goethe

    Modern vampir mitinin öncülerinden ve gotik korku edebiyatının klasik yazarlarından kabul edilen John William Polidori, Lord Byron’ın özel
    doktoru ve arkadaşıydı. Lord Byron, Percy Shelley ve eşi, Frankenstein’ın yazarı Mary Shelley’yle beraber korku hikâyeleri okudukları gecelerde
    doğan ve 1819’da yayımlanan bu öykü, Bram Stoker’dan Anne Rice’a, Alan Ball’dan Francis Ford Coppola’ya kadar birçok sanatçıyı etkiledi. Eser,
    satış kaygıları nedeniyle Lord Byron’ın ismiyle yayımlandı. John William Polidori hem eserini kendi ismiyle yayımlatamamanın bunalımı hem de
    kumar borçlarının yarattığı baskılar nedeniyle yirmi beş yaşında intihar etti. Ancak Vampir ve Polidori’nin yarattığı Lord Ruthven karakteri iki yüz
    yıldır okurların hayal güçlerine ve kâbuslarına musallat olmaya devam ediyor.
    Varlıklı bir ailenin çocuğu olan İngiliz centilmen Aubrey, yüksek sosyetenin içine yeni giren gizemli Lord Ruthven’in etkisine girer. Lord
    Ruthven’in bilinmeyen geçmişi, tuhaf davranışları Aubrey’nin merakını cezbetmektedir. Ancak genç adam, kısa sürede yeni arkadaşının şatafatlı
    görünümünün altında kötücül birinin gizli olduğunu keşfedecektir. İkilinin Avrupa gezileri sırasında Lord Ruthven onlara saldıran bir grup haydut
    tarafından yaralanır. Son nefesini vermeden önce Aubrey’den ölümünü ve işlediği suçları toplam bir yıl bir gün kadar gizli tutmasını rica eder.
    Ancak Lord Ruthven ölümünden bir yıl sonra Londra’da tekrar göründüğünde ve Aubrey’nin kız kardeşine kur yapmaya başladığında adamın
    korkunç sırrı da ortaya çıkar.

    Ama önce dünyaya vampir olarak gideceksin,
    Kabrinden bir hışımla çıkacak cesedin;
    Bir hayalet gibi musallat olacaksın yuvana,
    Kanını emeceksin kendi ırkından her kim varsa.

    Yankı Enki’nin önsözüyle

  • Vergilius’un Ölümü Yazar: Hermann Broch 1,00 

    “Broch’un Vergilius’u, bugüne kadar romanın esnek ortamı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve en temel deneylerden biridir.”
    Thomas Mann

    Broch, Joyce’tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius’un Ölümü, Ulysses’ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır…
    George Steiner

    “Vergilius’un Ölümü’nde Broch, tıpkı Proust, Joyce ve Musil gibi, şiirden bilgilendirme amacıyla yararlanmak ve felsefeyi sanat boyutuna yükseltmek tutkusundadır. Bilgiye ulaşmak için çaba harcayan sanatçı; eylemci; öğretici; artık hiçbir görev yüklenemeyen bir çağın başlıca temsilcisi; Vergilius’un arkasında Hermann Broch vardır.”
    Walter Jens

  • 5 üzerinden 5.00 oy aldı
    Watchmen Yazar: Alan Moore, Dave Gibbons, 1,00 

    KİM GÖZLEYECEK GÖZCÜLERİ?

    Seksenli yılların ortasında Alan Moore ve Dave Gibbons, çizgi roman tarihini kökten değiştiren ve popüler kültürün çizgi roman algısını yeni baştan yazan eşsiz bir eser yarattılar: WATCHMEN. Sıklıkla çizgi romanların ciddiye alınmasını sağlayan ilk eser olduğu söylenen WATCHMEN, süper kahramanların çok yönlülüğünü, psikolojik karakter derinliğini olabilecek en gerçekçi biçimde yansıtan yegâne eser.

    Amerikalı süper kahramanların varlığının bile tarihe farklı bir yön verdiği bir dünyada, Amerika Vietnam Savaşı’nı kazanmıştır, Nixon hâlâ başkandır ve Soğuk Savaş devam etmektedir. WATCHMEN bir cinayet öyküsü olarak başlasa da kısa sürede tüm gezegeni ilgilendiren bir komplonun izleri ortaya çıkar. Nihayetinde, tekrar bir araya gelmiş bu kahramanlar –Rorscach, Gece Kuşu, İpek Hayalet, Dr. Manhattan ve Ozymandias–s inançlarının sınırlarını zorlamak ve iyi ile kötünün çizgisinin nereye çizileceğini kendilerine sormak zorunda kalacaklardır.

    Bu edisyonda, eserin yaratılış sürecindeki daha önce yayınlanmamış çizim taslakları ve çizer Dave Gibbons’ın yeni önsözü de metinlere eşlik ediyor.

    HUGO ÖDÜLÜ KAZANANI

    LOCUS ÖDÜLÜ KAZANANI

    EISNER ÖDÜLÜ KAZANANI

    “GRAFİK ROMANDA BİR DÖNÜM NOKTASI.”

    —Time

    “SANATKÂRLIĞIN ZİRVESİNDE BİR BAŞYAPIT.”

    —Entertainment Weekly

    “EN BÜYÜK ESİN KAYNAKLARIMDAN.”

    –Neil Gaiman

  • Yakın Yazar:

    Bilimkurgu edebiyatının en büyük ustalarından Octavia E. Butler’ın başyapıtı Yakın, ilk kez Türkçede.
    “Octavia E. Butler upuzun bir süre boyunca unutulmayacak bir yazar. Yakın ise nadir bulunan, büyülü bir eser.” –Harlan Ellison
    “Butler, yirminci yüzyılın en büyük edebi sanatçılarından biri.” –Junot Diaz
    “Yakın, bilimkurgu edebiyatında neler yapılabileceğinin en iyi kanıtı.” –Walter Mosley
    1976 YILINDA DANA, YAZAR OLMA HAYALLERİ KURUYORDU. 1815’TE İSE BİR KÖLE OLDUĞU VARSAYILIYORDU.
    Yalnızca kaleminin kuvveti değil aynı zamanda muhalif duruşu, hiyerarşiye baş kaldırması, ırk ve cinsiyet eşitsizliğine karşı
    tepkisiyle de döneminin en mühim yazarlarından biri olan tarihteki ilk kadın siyahi bilimkurgu yazarı Octavia E. Butler, hem
    bilimkurguda hem de Afroamerikan edebiyatında bir dönüm noktası. Sadece tür içerisinde değil, modern edebiyat okurları arasında ve
    hatta akademide dahi çok önemli bir yer tutan Yakın ise zaman yolculuğunun, fantazinin ve tarihi kurgunun iç içe geçtiği türler ötesi
    bir roman.
    26. doğum gününde Dana ve eşi Kevin yeni evlerine yerleşmeye çalışıyordu ama o sırada Dana’nın midesi bulanmaya ve başı
    dönmeye başladı. Baş dönmesi geçtiğinde kendini yeşilliklerin arasında, bir nehrin kıyısında buldu. İşte o nehirde boğulmak üzere
    olan küçük Rufus’u kurtardığında pek çok zaman yolculuğunun ve hayati tehlikelerin ilkinin başladığını bilmiyordu.
    Dana köleliğin en sert dönemlerinin yaşandığı Maryland’e istemsizce yaptığı her zaman yolculuğunda hem kendisi hem Rufus hem
    kan bağı hem de kölelik hakkında çok daha fazlasını şey öğrenecekti.

  • Yedikuleli Mansur Yazar: Mehmet Berk Yaltırık 1,00 

    “Mansur içinde bulunduğu durumun tuhaflığına şaşmaktaydı. Öncesinde Osman Ağa’nın gümüş karşısında duman tüten koluna ve o ayı mı kurt mu belirsiz ürkünç mahlûkun leşine şahit olmuştu. Peşinde dolaştıkları ihtiyar bir meyhaneci anladığı kadarıyla uzun seneler büyücülükle, sihirle uğraşmıştı. Şimdi ise yeraltında gezinir hortlakların, ecinnilerin başıyla, onların kabadayısıyla karşılaşmak üzere yola çıkmışlardı. An geliyor gerçek bir dünyanın hakiki dertleriyle hemhal olup dayılara ve zorbalara denk geliyor, sonra bir anda masallardan çıkma tuhaf bir düşler âlemine gark oluyordu. Yaşadığı acayipliklerin ömrünü nereye sürükleyeceğine şaşırmaktaydı…” Galata Kulesi’nin akbabayı andıran gölgesi. Bıçak parıltıları, şarap kokuları, sarhoşların koynunda yattığı eğri büğrü sokaklar, bükülen kaytan bıyıklar, kadı neferlerinin ayak patırtıları, külhani topuk vurmalar, başlayan ve biten efsaneler, zorbaların kanunu, kanunun falakası… Sultan Süleyman Han’ın saltanatının son senelerinde, zorbazların ipinin ucunu çoktan kaçırmış Kara Şaban Ağa, zorbazlığa namzet Mansur, simyaya tövbeli meyhaneci Panayot, insan kaçkını ve daim karanlıkta yürüyen Ayı Osman Ağa, zorbazların rüzgârında savrulan Roza ve bir nice tılsımlı, efsunlu, ürpertili mekân ve mavra… Yedikuleli Mansur kısmen korkulu, ziyadesiyle fantastik ve tarihi bir sergüzeşt…

  • Yol Yazar:

    Modern Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, sıklıkla Herman Melville ve William Faulkner gibi
    ustalarla kıyaslanan Cormac McCarthy kariyeri boyunca Güney gotiği, Western ve postapokaliptik türlerde verdiği
    birbirinden başarılı eserlerle Pulitzer, National Book, National Book Critics Circle ve MacArthur Fellowship gibi
    ödüllerin sahibi oldu. 2009 yılında sinemaya da uyarlanan Pulitzer ödüllü Yol, kıyamet sonrası edebiyatının en önemli
    örneklerinden.
    Bir baba ve oğlu yanıp kül olmuş Amerika topraklarında sonu asla gelmeyecekmiş gibi görünen bir yolculuğa çıkar.
    Niyetleri orada onları bir şeylerin bekleyip beklemediğini dahi bilmedikleri sahile ulaşmaktır. Rüzgârda uçuşan kurşuni
    küller her yeri ele geçirmiştir. Bu yıkım sonrası yolculukta kendilerini savunabilecekleri bir tabanca, yağmaladıkları
    yemekler ve birbirleri dışında hiçbir şeyleri yoktur.

    Hiçbir umudun kalmadığı bir gelecekte bir baba ile oğulun hayatta kalmak için verdiği mücadeleyi anlatan Yol nihai
    yıkım, umutsuz azim ve bunlara rağmen kaybolmayan şefkatin anlatıldığı bir şaheser.