Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
TÜRKÇE EDEBİYAT (104)

145–147 / 147 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Yorgun Savaşçı Yazar: Kemal Tahir 1,00 

    Esir Şehir Üçlemesi’nde Millicileri İşgal Kuvvetleri’nin baskısı altındaki İstanbul’da anlatan Kemal Tahir, ‘Yorgun Savaşçı’da onları Anadolu’ya gönderir. ‘Yol Ayrımı’nda yan karakterlerden biri olarak karşımıza çıkan Cehennem Topçu Cemil, ‘Yorgun Savaşçı’nın baş kahramanıdır. İstanbul’a geldiğinden beri, bir türlü üzerinden atamadığı yorgunluğu sanki dinlendikçe çoğalan Cemil, bir yandan aşık olup evlendiği teyze kızı Neriman ile her şeyi bırakıp uzakta bör köyde yaşamayı isteycek kadar bıkkın; diğer yandan Anadolu’ya geçip Milli Mücadele’de ön saflardayer almayı isteyecek kadar da cesurdur. 1919 ve 1920 yıllarında İstanbul’daki örgütlenmeleri ve Anadolu direnişini anlatan ‘Yorgun Savaşçı’, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden sürecin romanı olarak da okunabilir.

  • Yüzü Silinenler-Darbe Günlükleri Yazar: Kaan Arslanoğlu 1,00 

    İşte bu bir internet romanı. Çağımız iletişiminin, çağımız insanının güncel romanı diyebiliriz. Evet, bir bölümünüz bu biçimi, biçemi yadırgayacaktır. Hepimiz derin bir yabancılaşma ve yadırgama içinde değil miyiz zaten! İnsan özde değişmedi ama, yüzleri, yansımaları dönemlere göre çok değişebiliyor. İnsanın bu anlamda hızla değiştiği ve değişim hızını yakalayamadığımız zamanlardayız.

    -Kaan Arslanoğlu-

    “Batılı insan yüzlerinde ruh boşalmış diyor. Ruh çekilmiş. Apaçık belli. Suretler hep aynı. Görmüyor musun, diyor bana. Nasıl yani diye sordum. Sovyetler Birliği döneminden insan fotoğraflarına takmış bir zaman. Yüzlere odaklanmış. Binlercesi üstünde çalışmış. Aylarca. Ortak olan ne? İfadesizlik. Amerikan porno filmlerindeki, manken fotoğraflarındaki yüzler… Bir süre de onlara takmış. Reklamcılık açısından incelemiş bunları. Sonra manyaklığı olmuş. Ortak özellik şu, bu yüzlerde: Ruhları çekilmiş, başka bir ruh girmiş içlerine. Aynı ruh. Aynı ruh, aynı ifadeyi veriyormuş. Boşluk. Avrupa’daki yüzler, Batılı yüzler, her geçen gün aynı hissi veriyormuş…”  Kaan Arslanoğlu bu yeni kitabında, önceki romanlarının ve düşünce eserlerinin geçtiği yolu izleyerek, güncel ve güncel kalmaya aday olguları, insanlık hallerini sorguluyor.

  • Z Raporu Yazar: Ali Lidar 1,00 

    “Birini ya da bir şeyi sevmek, değer vermek, onu her şeyiyle sevmek demektir çoğu zaman. Ne olduğunu, ne olacağını, sınırlarını bilip, hatalarıyla, eksiklikleriyle, yanlışlarıyla ve sebep olduğu üzüntülerle kabul etmek demektir. Hiç kıvırmasak mı? Kıvırmadan söyleyelim evet, gerçekten sevmek bir tür çaresizliktir. Bir şeyi gerçekten çok seviyorsan başka çaren yoktur da ondan seviyorsundur.” Ramazan’ın, Zöhre’nin, Aziz’in, Musa’nın, Pervin ablanın ve görmediklerimizin, görmezden geldiklerimizin hikâyeleri… Ali Lidar bu defa anlatılarının yanına öykülerini de ekliyor; hatıraların hesabını tutuyor ve hayatın z raporunu gözlerimizin önüne seriyor…

İthaki Yayınları

İthaki Yayınları