Arayın
Sadece Kesin Sonuç
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filtre
Ürünler
YENİ ÇIKANLAR (92)

17–32 / 92 sonuç gösteriliyor

Sırala:
  • Destanlar Çağı Yazar:

    Michael J. Sullivan, Destanlar Çağı ile efsanelerle gerçeği, insanlarla tanrıları karşı karşıya getirecek yepyeni bir seriye
    başlıyor…
    İnsanlık tarihinin başlangıcından beri İnsanlar, Fhrey denen ilahi yaratıklarla beraber yaşamışlardı. Fhreyler büyü
    üzerinde hâkimiyet kurmuş, yenilmez, ölümsüz, insanlardan tamamen ayrı bir ırktı. Ancak bir Fhrey bir insanın ellerinde
    can verdiğinde, insanlar ve kendilerini tanrı olarak görenler arasındaki yüzyıllardır süregelen denge bozulacaktı.
    Yaklaşmakta olan savaşta insanlığın kurtuluşuyla yok oluşu arasında duran sadece birkaç kişi vardı: Tanrı Katili olarak
    kaderini kabullenmekte zorlanan Raithe, yaklaşan felaketin işaretlerinden kaçamayan genç kâhin Suri ve halkının
    geleceğini tayin edebilmek için kişisel bir trajediyle başa çıkması gereken Persephone.
    Destanlar Çağı sona erdi. Şimdi isyan zamanı.

  • Dirilen Öfke Yazar:

    Dirilen Öfke ile birlikte Takeshi Kovacs’ın macerası nihayete eriyor!

    Takeshi Kovacs eve döndü. İki kez.

    Quellist devrimin kazanımları kaybolmuştu. İlk Aileler, şirketler ve yakuza, Harlan Dünyası’nı iliklerine kadar sömürmenin yolunu arıyordu. Kovacs ise katledilen rüyalarının intikamını almak için geri dönmüştü. Söylentilere göre, Quellcrist Falconer da öyle…

    İkinci bir isyanın söylentileri, makinelerin ele geçirdiği New Hokkaido’nun teknolojik gerilemesi ve Quell’in ölümden dönüşüne ve özgür bir dünyaya duyulan hasret karşısında bir siyasi entrika fırtınası kopmak üzereydi. Fakat isyanla karşılaşan İlk Aileler harekete geçecek ve isyanın kökünü kazımak üzere Kovacs adlı genç ve vahşi Kordiplomat’ı depodan çıkaracaklardı… kendini isyanın göbeğinde bulan daha yaşlı, yorgun ve suçlu ikinci bir Takeshi Kovasc’la beraber.

    Kesin olan bir şey vardı, Takeshi Kovacs adında biri ölecekti. Sonsuza dek.

  • Doctor Who Dehşet Ağı Cep Boy Yazar:

    “Daha büyük bir böcek göreceğinizi hiç sanmıyorum.” Doktor bu kez, İngiltere’nin Wiltshire kasabasının bütün sakinliği arasında II. Dünya Savaşı’ndan kalma bir gizemi aralamaya götüren esrarengiz ve ürkütücü macerasıyla karşınızda!

     

    Gabby Nichols oğlunu uyuturken aniden kızının bağırışını duyar. “Anne! Odamda bir örümcek var.” Ve birden çığlıklar başlar… Kevin Alperton okula giderken büyük bir sivrisinek tarafından saldırıya uğrar. Ve işler tehlikeli bir hal alır. Yine de Doktor’u asıl endişelendiren ne koca bir örümcek ağı yumağıyla kozalanmış ölü bir ceset ne de mutasyona uğramış böcek sürüsüdür. Kasabanın dış dünya ile bütün bağlantılarının kesilmesinin ve böceklerin yavaşça kontrolü ele geçirmesinin önüne geçilebilecek mi? Antik bir taş çemberdeki tuhaf semboller ne anlama gelmekte? Kökü II. Dünya Savaşı’na dayanan bu gizem çözülebilecek mi?

  • Doctor Who Savaş Makineleri Cep Boy Yazar:

    Büyük Zaman Savaşı ve Savaş Doktoru’na dair şimdiye dek anlatılan en detaylı hikâye!

     

    “Eğer Dalekleri yenmemize yardımı olacaksa, Doktor, milyarlarca kişinin ölümü bizim için hiçbir anlam ifade etmez.”

     

    Büyük Zaman Savaşı yüzyıllardır sürüyor ve evreni tahrip ediyordu. İnsanların yaşadığı gezegenler, Dalekler tarafından ele geçirilmişti. Yorgun ve kızgın Doktor’un başını çektiği bir TARDIS filosu Daleklere saldırmaya hazırlanırken aniden Doktor’un TARDIS’i hemen altında bulunan gezegen Moldox’a çakılmaktan kurtulamadı. Bu kaotik toprak parçasında kısılı kalan Doktor’un dikkatinden bir şey kaçmamıştı: Dalekler insanları topluyor ancak öldürmüyorlardı. Cinder adında genç bir Dalek avcısıyla karşılaşan Doktor, durumun aslını öğrenmeye hazırdı. Moldox’tan Gallifrey’e kadar uzanan zorlu macerada, Daleklerin planını çözmeye çalışan ikili her şeyi hatta herkesi değiştirecek olaylara şahit olacaklardı. 8. ve 9. Doktor arasında köprü kuran, Doctor Who 50. Yıl Özel Bölümü olan The Day of the Doctor’la tüm dünyaya tanıtılan Savaş Doktoru’nun yalnızca kendisine ait ilk ve tek macerası: Savaş Makineleri.

     

    “Pek çok suratım oldu. Pek çok yaşamım. Hepsini gün yüzüne çıkarmadım. Unutmak için çok çabaladığım tek bir yaşamım oldu… Zaman Savaşı’nda savaşan Doktor.”

  • Doctor Who Trenzalore Öyküleri Cep Boy Yazar:

    “Yüzyıllardır buradayım, bir an olsun rahat vermediler…”

     

    Öngörüldüğü üzere, evrenin orduları Trenzalore kapılarına dayanmıştı. Gezegenin yerle bir olmasının önünde tek bir engel vardı: Doktor. Bu pejmürde adam, dokuz yüz yıl boyunca gezegeni ve üzerindeki Noel adlı ufak kasabayı kötü niyetli güçlere karşı korumuştu.O korkunç yıllarda yaşanan olayların bir kısmı kayıtlara geçti. Ancak diğer pek çok hikâye gizemini korumayı başardı. Ta ki bugüne dek…

     

     

    Bu kitapta anlatılanlar, yüzyıllar boyunca Noel’in ve sakinlerinin yüzleştiği tehlikeleri savuşturan Doktor’un öykülerinden sadece birkaçı. Bu öyküler, günün sonunda dizleri titreyen canavarların ve her şeye rağmen onlara karşı duran bir adamın son anına kadar nasıl direndiğinin şimdilik elimizdeki tek kanıtı.

  • Doctor Who: Buz Çarkı Yazar:

    Çark. Satürn’ün bir uydusu etrafında dönüp kaynaklara muhtaç Dünya için bir maden kolonisine ev sahipliği yapan, buzdan ve metalden bir halka… Problemlerinin ardı arkası kesilmeyen bir koloni. Giderek artan ekipman arızaları ve hırsızlıklar. Çark’ta görülmeye başlanan gizemli yaratıkların hikâyelerini anlatan çocuklar. Harap haldeki madenlere inmeyi reddeden bazı genç madenciler…

     

    Bu gençlerden biri Satürn’ün halkalarında gezerken gizemli, mavi bir kulübeyi yok olmaktan kurtaracağından habersiz.

     

    Çark’a ulaştıklarında ise Doktor ile yol arkadaşları Jamie ve Zoe süregelen sabotajın şüphelilerinden biri haline gelince büyük zorluklarla yüzleşmeye başlarlar. Çok geçmeden kendilerini, mazisi Güneş Sistemi’nin yaratılışına kadar uzanan bir gizemin içinde bulurlar. Ve bu gizem, Çark’ı yok etmek üzeredir…

     

    Çağımızın en büyük bilimkurgu yazarlarından biri olan Stephen Baxter’dan soluk soluğa ve benzersiz bir Doctor Who macerası.

  • Doğal Semboller: Kozmoloji Keşifleri Yazar:

    Mary Douglas, Doğal Semboller’de oldukça heyecanlı bir dil ve yaklaşımla ritüelin modern dünyada hâlâ çok önemli bir yer tuttuğunu iddia ediyor. Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısında toplumsal yapılarda ve bireysel tavırlarda formellikten uzaklaşıldığı ve ritüelin hor görüldüğü gözleminden yola çıkan Douglas, gerçekte bir düzen, bir hiyerarşi, bir sınırlama dürtüsünün ve teamülünün insan varoluşuna her zaman eşlik ettiğini savunuyor. 

    “Doğal Semboller bugün de Mary Douglas’ın düşüncesini anlamayı sağlayan en önemli yapıt. Bu gerçek, onu antropologların yirminci yüzyılda yazdığı en önemli  teori kitapları arasına yerleştiriyor.”

    —Richard Fardon Doğu ve Afrika Araştırmaları Okulu

     

     

    “Doğal Semboller… Durkheim geleneğinin büyük yapıtlarından biri.”

    —Times Literary Supplement

     

  • Dokudünya Yazar:

     

    “Clive Barker o kadar iyi bir yazar ki her okuduğumda nutkum tutuluyor.” —Stephen King

     

    “Çağımızın en büyük düş ustalarından.” —Quentin Tarantino

     

    “Clive Barker, Lovecraft’tan sonra, bir türü bütünüyle değiştirmiş nadir yazarlardan.” —China Mieville

     

    Yazar, sanatçı ve yönetmen Clive Barker, 30 yıldan uzun bir süredir kâbuslarını bizimle paylaşmaya devam ediyor. Dokudünya da ancak Barker’ın zihninden çıkabilecek bir ölçekte, korkunun fantastikle harmanlandığı bir epik.

    Kâhinsoylular denen bir tür, uzun yıllar insanlar arasında yaşamış, büyü gücüne sahip varlıklardı. Fakat Musibet denen bir kötülük Kâhinsoyluları avlamaya başlayınca onlar da tüm güçlerini ayrı bir düzlem yaratmaya harcadılar. Bir halının desenlerinde gizlenen bu düzlemde hem Musibet’ten hem de habis insanlardan uzakta hayatlarını sürdürmeye devam ettiler.

     

    Dokudünya denen bu düzlemin her zaman bir insan gardiyanı olurdu. Fakat son gardiyan yaşlı Mimi ölüm döşeğindeydi ve düzlem artık korumasızdı. Dokudünya’nın peşindeki gizemli güçler halıyı ele geçirmek için harekete geçtiğinde karşılarında Mimi’nin torunu Suzanna’yı ve Cal isimli bir genci bulacaklardı.

    Bir yerlerde, Musibet de kıpırdanmaya başlamıştı.

     

    Gözlerini dört aç.

    Aramızdalar.

  • Dr. Jekyll ile Bay Hyde Yazar:

    “Yalnızca iyi bir ‘öcü masalı’ değil aynı zamanda nesirden ziyade şiire yakın bir hikâye. Bu yüzden yeri
    Madam Bovary ve Ölü Canlar gibi şaheserlerin yanı.” –Vladimir Nabokov
    Çağının önde gelen yazarlarından Robert Louis Stevenson’ın en önemli eserlerinden biri olarak görülen Dr.
    Jekyll ile Bay Hyde, Viktoryen dönemin ahlakçı paranoyasının insan bilincinde yarattığı yarılmayı yansıtan bir
    başyapıt.
    Avukat Bay Utterson, kadim dostu Doktor Henry Jekyll’ın son isteğinin ardındaki gizemin peşine düşmekten
    kendini alamaz. Dr. Jekyll’ın tüm mirasını bıraktığı şu gizemli Bay Hyde kimdir? Soylu Sör Danvers’ı kim
    öldürmüştür?
    Stevenson, bir insanın ruhundaki iki farklı kişiliği, saf iyiyle saf kötünün temsillerini yansıttığı ürkütücü
    eseriyle hem gizem hem korku hem de bilimkurgu türünde çığır açmayı başarıyor.

  • Eksen Yazar:

    Robert Charles Wilson’ın, milenyum sonrası bilimkurgu edebiyatının en büyük eserlerinden biri olarak kabul edilen ödüllü eseri Dönüş’ün devam kitabı Eksen ile “Dönüş Üçlemesi” devam ediyor.

     

    Eksen, Varsayımsallar’ın insan hayatını desteklemek için yarattığı, Kemer’in ötesindeki yeni dünyada geçiyor. Bu dünyadaki Ekvatorya ismi verilen kıtada insanlar kolonileşmiş ve yeni topluluklar oluşmuştur. Lise Adams ise on yıl önce ortadan kaybolan ve Marslılarla ilişkisi olduğunu düşündüğü babasının gizemini çözmek için Ekvatorya’ya gelir. Turk Findley ise eski bir denizcidir ve Ekvatorya’ya yeni bir hayat kurmak için gelmiştir.

     

    Yeni dünyada yaşanan bir kül yağmuru sonrası Turk ve Lise bir araya geldiğinde işler garipleşmeye başlar. Bu kül yağmuruyla Varsayımsallar’ın nasıl bir ilgisi vardır? Lise ile Turk karşılaştıkları gizemleri çözmeye çalışırken Dördüncüler’i ve Marslıları avlayan özel bir gruptan da kurtulmaya çalışırlar. Tüm bunlar olurken, bu misafirperver yeni gezegen gittikçe yabancılaşır. Bilinmez bir gücün yarattığı bu dünya ne kadar güvenlidir?

  • Elden Bittim Yazar:

    “Bir beşikti aşk

    Ama uzun süre sallamadı beni.

    Bir güzel uyuttu sallamadan.

    Geldi geçti yanımdan

    Salına salına.

    Neden sonra açıldı gözüm, uykum, sesim.

    Açıldı kâğıtlar.

    Ve elden bittim.”

     

    Birol Namoğlu şiirleri Fatih Uysal’ın fotoğraflarıyla farklı bir boyut kazanıyor. İçimizden akan, akarken bir şeyleri yıkan, dağıtan bazen de iyileştiren mısralar dilimize pelesenk olmaya aday; tıpkı şarkılar gibi…

  • Elric – Kılıçlar ve Güller Yazar:

    Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

    Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin altıncı ve sonuncu kitabı Kılıçlar ve Güller’de bizi çokluevrende bir maceraya götürüyor. Kitabın ana öyküsü olan Gül’ün İntikamı’nda Rüya Gören Şehir’e dönen Elric’in babasının hayaletiyle karşılaşmasını ve hem kendi ruhu hem de babasının ruhu için çokluevrende cehennemin sakinleriyle girişeceği mücadele anlatılıyor.

    Gül’ün İntikamı’na ek olarak Fırtınayaratan için yazılmış bir film senaryosunun taslağıyla Siyah Taç Yaprakları isimli bir Elric novellası da kitapta bulabileceğiniz metinlerden. Michael Moorcock önceki ciltlerde başladığı “Fantazi Suretleri” isimli fantastik edebiyat tarihi üzerine makalesini bu ciltte sona erdiriyor.

    Önsöz ise bir fantazi devi olan Tad Williams’tan

  • Elric Rüya Diyarları’nda Yazar:

    Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

     

    Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin beşinci kitabı Rüya Diyarlarında’da Elric hikâyesinin başlangıcına götürüyor bizi. Kronolojik olarak Melnibonéli Elric’ten sonra geçen İnci Kalesi’nde, Elric hikâyeye ismini veren kaleyi bulmak için kılıcından, ona güç veren büyülerden mahrum kalma pahasına bir genç kızın rüyalarına adım atıyor.

     

    Bu ciltte ayrıca Neil Gaiman’ın önsözü ve Michael Moorcock’a ithaf ettiği Eski Moorcock Dolu Bir Yaşam öyküsü, DC tarafından yayımlanmış Elric: Bir Büyücünün Eğitimi çizgi romanının senaryosu, Fildişinden Portre isimli bir Elric öyküsü ve Moorcock’ın fantazi edebiyatı üzerine yazdığı Fantazi Suretleri’nin üçüncü bölümü okurlarla buluşuyor.

  • Elric Rüya Diyarlarında Yazar: 40,00 

    Fantastik edebiyatta hiçbir karakterin yapamadığını yapan, takipçisi eserleri kökten etkileyen yegâne karakter: Moorcock’ın fiziksel olarak zayıf, zihinsel olarak sorunlu, bir uyuşturucu bağımlısı gibi kılıcına tutkun, rock’n’roll tarzı anti-kahramanı Elric!

     

    Michael Moorcock’ın yarattığı efsanevi karakter Melnibonéli Elric, serinin beşinci kitabı Rüya Diyarlarında’da Elric hikâyesinin başlangıcına götürüyor bizi. Kronolojik olarak Melnibonéli Elric’ten sonra geçen İnci Kalesi’nde, Elric hikâyeye ismini veren kaleyi bulmak için kılıcından, ona güç veren büyülerden mahrum kalma pahasına bir genç kızın rüyalarına adım atıyor.

     

    Bu ciltte ayrıca Neil Gaiman’ın önsözü ve Michael Moorcock’a ithaf ettiği Eski Moorcock Dolu Bir Yaşam öyküsü, DC tarafından yayımlanmış Elric: Bir Büyücünün Eğitimi çizgi romanının senaryosu, Fildişinden Portre isimli bir bir Elric öyküsü ve Moorcock’ın fantazi edebiyatı üzerine yazdığı Fantazi Suretleri’nin üçüncü bölümü okurlarla buluşuyor.

  • Esneyen Adam Yazar:

    Feryal Tilmaç, Esneyen Adam’da insanların içindekini dışarı dökme yöntemlerini odağına alıyor. Nasıl var olduğumuzu, varlığımızı nasıl başkalarına gösterdiğimizi ve bunu yaparken nelerden fedakârlık ettiğimizi kendine has üslubuyla gösteriyor. Sanat ve hayatın değirmeninde öğütülen insanın un ufak olması, zerrelerinin göğe yükselmesi ve dağılması ama her şeye rağmen bütün olan, direnip yüzyıllar öteye aktarılan bilinci vurgulanıyor. Sanat ve hayat zıddı olmayan iki kavram olarak her insanda ve her çağda farklı derecelerle kendilerini bir gösterip bir kaybolurken, Feryal Tilmaç geleceğe notlar alıyor. Bizi de şahit tutuyor: İnsan vardı, hayat vardı, sanat vardı ve hiçbiri vazgeçmeyecek olmaktan. Aynılaştığımız yerlerden nasıl farklılıkların oluştuğunu ve bunların ne kadar yaratıcı aynı zamanda yıkıcı olabileceği anlatılıyor Esneyen Adam’da.

    Ödüllü yazar Feryal Tilmaç’ın üçüncü öykü kitabı diliyle, anlatımıyla, seçtiği konularla ustalık günlerinin başladığını haber veriyor.

    “Okuduklarının dümen suyunda sağa sola savruluyorsun. Yine de bir onlardan eminsin. Durursan büsbütün kaybolursun. Okuyarak hiç olmazsa başkalarının cümlelerinde var oluyorsun. Çözümü sararmış sayfalardaki kelimelerde arıyorsun; kâğıdın kokusunda belki de, kim bilir?”

  • Fanon’un Hayaletleri: Fanon’la Konuşmayı Sürdürmek Yazar:

    “Hayaletler, modern toplumların ayrılmaz parçaları, kurucu çelişkileri veya fark unsurlarıdır.
    Ekonomik eşitsizliklerin yanı sıra kültürel eşitsizliklerin üzerinde dolaşan hayaletler. İşte, hiç kimse bu
    hayaletlere Frantz Fanon’dan daha çarpıcı bir biçimde dikkat çekmemiştir.”
    Bu kitap, altbaşlıkta ifade edildiği gibi, Fanon’la konuşmayı sürdürme arzusunun ürünü. Kitabı oluşturan
    makalelerin anafikri, Fanon düşüncesindeki eleştirel potansiyelleri ortaya koymak biçiminde ifade edilebilir.
    “…biz onu unutmuş olsaydık da Fanon bizimle konuşmaya devam edecekti. Elinizdeki kitapta bu konuşmaya
    eleştirel-rasyonel bir biçim vermeyi, ona yeniden siyasal biçim kazandırmayı amaçladık. Hayaletsiz bir gelecek
    mümkün mü?”
    Fırat Mollaer’in editörlüğünü de üstlendiği kitaba yazılarıyla ve çevirileriyle emek verenler:
    Barış Ünlü                 Güneş Ayas
    Elçin Aktoprak        Abdurrahman Aydın
    Vefa Saygın Öğütle   Ömer Mollaer
    Judith Butler           Immanuel Wallerstein
    Homi Bhabha          Fırat Mollaer
    Andrew Ryder